istanbul escort bayan

porno izle

porno indir

istanbul escort

istanbul escort bayan

Gergerlioğlu: Milliyetçi cephe Türkiye’yi geriye götürür

Türkiye’nin milli ittifaklara, milliyetçi cephelere değil, demokrasiye ihtiyacı olduğunu söyleyen MAZLUMDER eski Başkanı Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Ülkede şuan boş yere milliyetçi bir popülizm güçlendiriliyor. Bu çekilen kürek Türkiye’yi geriye götürüyor” dedi.

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim ittifakı için arayışları devam ediyor. Erdoğan en son Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile bir görüşme gerçekleştirdi. Son dönemdeki ittifak tartışmalarını değerlendiren İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) eski Başkanı Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, Türkiye siyasi tarihindeki ittifakların büyük bölümünü milliyetçi cephelerin oluşturulduğunu hatırlatarak, ittifakların kamplaşma, kutuplaşmadan başka bir şeye hizmet etmediğini söyledi.
‘DAYATILAN BİR İTTİFAK VAR’
Milli, milliyetçi muhafazakar bir ittifak kurmanın, başarılı olamayacağını belirten Gergerlioğlu, “Evet 15 Temmuz’dan sonra böyle bir ittifak kuruldu. Milliyetçiler de böyle bir ittifakı bulunmaz bir nimet olarak görüp dahil oldular. Çünkü buradan nimetleniyorlar. Bu yüzden ülkede şuan savaş, milli seferberlik havası estiriliyor ve bununla beraber 2019 seçimlerini ‘beka sorunu’ sorunu olarak yansıtıyorlar. Devletin beka sorunu var diye AKP-MHP-BBP milliyetçi muhafazakar bir işbirliği ön görülüyor. Devletin bir beka sorunu yok, bunlar kendilerine milliyetçi, muhafazakar yeni bir yapılanma oluşturmaya çalışıyorlar. Ve bu ittifak dayatılan bir ittifaktır” şeklinde konuştu.
‘SAADET PARTİSİ KÜRT OYLARINI KAYBETMEK İSTEMİYOR’
Milliyetçi Cephe ittifaklarından bilhassa Saadet Partisi’nin memnun kalmadığını ve katılmayacağını belirten Gergerlioğlu, “Çünkü Saadet Partisi, 12 Eylül öncesi yaptığı cephe ittifaklarıyla Kürt oylarını kaybetti. Bu riski bir daha almayacaktır. Bir dönem Saadet Partili Kürtler çoğunlukla AKP’nin politikalarını desteklerdi; ama bilhassa Efrin operasyonundan sonra Kürt illerindeki Saadet Partililer de AKP’nin politikalarına oldukça öfkeliler. Bu harekatın hiçbir şeye hizmet etmeyeceğini görüyorlar. Saadet Partililer de dindar yapılarıyla bu harekatın yanlışa hizmet edeceğini görebiliyorlar. Demek ki mesele, öyle bir milliyetçi dini hamaset olayı değil, mesele net gerçeği görebilme meselesidir. Bu noktada yavaş yavaş biraz ortalık aydınlanacak diye düşünüyorum” diye konuştu.
‘CHP EFRİN MÜTABAKATINA ZORAKİ KATILDI’
CHP’nin de “Yenikapı ruhu” adını verdikleri ittifaka dahil olduğunu ancak kısa sürede bu ittifakın dışına itildiğini ifade eden Gergerlioğlu, CHP’nin dönem dönem AKP ile aynı politikaları izleyebildiğini belirtti. Gergerglioğlu, “Efrin konusunda bir milli mutabakat konusu oluşturuldu, ‘bu mutabakata katılmayan haindir’ gibi bir hava oluşturuldu. Fakat biz biliyoruz ki, bu 40 yıldır yapılan siyasetin bir parçasıdır. CHP de Efrin ittifakına zoraki katılmış durumdadır. Kendisini orada olmak zorunda düşündüğü için mutabakatın içerisinde yer almıştır. Çünkü bütün medya, iktidar gücü, milliyetçi hamaset bir ajitasyon yönünde seyrediyor ve katılmayanı ‘vatan haini’, ‘terörist’ ilan ediyor. Ülkede ‘barış’ diyeni dahi terörist ilan eden bir mantık var. Ama şu anda CHP’nin tavrında değişiklik olduğunu görüyoruz, yani olayın problemli noktaya geldiğini düşünerek ‘Efrin’e girmeyelim’ diyor. Bu önemli bir şeydir. Yani ilk başta tam destek veren CHP, olayın çok vahim duruma geleceğini düşünüyor ve geri adım atma düşüncesi hakim” dedi.
’15 TEMMUZ ÖNESİNDE DE DEMOKRASİ YOKTU’
Türkiye’deki sorunların demokrasi ile çözülebileceğini söyleyen Gergerlioğlu, 12 Eylül darbesi, 15 Temmuz’u güçler savaşı olduğu ve demokrasi ortamının olmadığından dolayı yaşadıklarını ifade etti. Gergerlioğlu, “15 Temmuz’dan önce de demokrasi açısından geriye gidiyorduk. 15 Temmuz sonrası ittifaklarla ülkeyi kurtarıyorlar mantığındalar, öyle bir durum yok. Milli ittifaklar, milliyetçi cepheler demokrasiye gidiş değildir. Bu memleketin ihtiyacı milliyetçi cephe değil, demokrasidir. Ülkede şuan boş yere milliyetçi bir popülizm güçlendiriliyor. Bu çekilen kürek Türkiye’yi geriye götürüyor. Bu yüzden son derece sıkıntılı buluyorum. Bu mutabakata da dört elle sarılan MHP’ye de şunu hatırlatıyorum; uçurumdan aşağı düşmekte olan ağır bir kütlenin eteğine sarılmak gibidir, AKP’nin eteklerine sarılmak” şeklinde konuştu.
‘HALKLAR KADERİNİ TAYİN ETMELİ’
Son olarak Türkiye’nin Efrin saldırısına da değinen Gergerlioğlu, şunları söyledi: “Hem içeride hem de dışarıda Kürt sorununun insan hakları çerçevesinde masada çözülmesi gerekir. Halkların kendi kaderini tayin, tespit etmesi lazımdır. Ve insanlara en doğal insan haklarının iade edilmesi lazım. Bakıyoruz Türkiye’de bir çözüm süreci oldu, anadilde eğitim dahi aşılamadı. Türkiye kendi kırmızı çizgilerini kesinlikle aşamıyor. Bu yüzden güneyindeki bir Kürt hakimiyetinden çok rahatsız oluyor. Türkiye’nin bunları aşması, gerek sınır içerisinde gerekse sınır dışında Kürtleriyle kucaklaşması lazım. Bu kucaklaşmaların mutlaka formülleri vardır; bunlar oturulup barış masasında çözülür. Savaşla, çatışmayla, vurma, kırmayla çözülmez. İnsanları birbirine düşürmenin, burayı bir cehenneme çevirmenin anlamı yok. İnsanların özgür iradelerine saygı göstermek lazım, korkmamak lazım. İnsanların kendi kendisini yönetmesinden korkmamak lazım.”
MA / Bilal Seçkin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.