SON DAKİKA

Dayanışmaya çorba ile başladılar şimdi de çocuk atölyesi kurmak istiyorlar

Bu haber 28 Şubat 2018 - 13:00 'de eklendi ve 1 views kez görüntülendi.

 İzmir’de ihtiyaç sahibi mültecilere haftanın iki günü çorba dağıtarak dayanışan Sokak Çorbacıları Derneği, şimdi de kurmak istedikleri çocuk atölyeleriyle dayanışmayı bir aşama ileriye taşımayı düşünüyorlar. Dernek, toplumun farklı kesimlerinden destek bekliyor.

İzmir’de Sokak Çorbacıları Yardımlaşma Derneği Alsancak ve Basmane semtinde bulunan binlerce mülteciye, evsizlere ve sokakta yaşayan insanlara kendi imkanları ile yaptıkları çorbaları dağılarak dayanışma örneği gösteriyor. 2014 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencisi Ece Altınörs ve Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü öğrencisi Sibel Arslan’ın yaptıkları çorbayı kentin sokaklarında bisikletleriyle gezerek, yardıma ihtiyacı olanlara dağıtarak başlayan dayanışma etkinliği, kurulan dernek aracılığı ile sürüyor. Yağmur çamur demeden haftanın 2 günü çorba dağıtan dernek, bütün gönüllülerine ilk etapta hijyen kurallarını anlatıyor. Üniversite öğrencilerinin de aralarında olduğu 9 kişinin sürdürdüğü faaliyet, ayrıca yüzlerce kişiye de örnek olurken, gönüllüler çorba dağıtımına ilk başlayan isimlerden Sibel Arslan’ın yaşamını yitirmesinin ardından anısını da yaşatmaya çalışıyor.
Sokak Çorbacıları Yardımlaşma Derneği üyeleri dernek hakkında bilgi vererek, tek amaçlarının dayanışmak olduğunu belirtti.
‘TEK REFERANSIMIZ İNSAN’
Daha önce “Çorbada tuzun olsun”, “İzmir sokak çorbacıları” ve “İzmir sokak gönüllüleri” gibi temalarla hareket ettiklerini aktaran Yurdasever, iki arkadaşlarının başlatmış olduğu dayanışma örneğini sürdürmeye çalıştıklarını söyledi. Sokakta yaşayan ve yoksul olan kesimlerle başladıklarını ve sonrasında mültecilerle devam ettiklerini belirten Yurdasever, “Basmane camisi önünde toplanan mültecilerin bir nebzede olsa yardım çığlığı olduk” dedi. Kendileri için tek referansın insanlar olduğunu ve herhangi bir etnik ya da siyasi ayrım yapmadan faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydeden Yurdasever, son zamanlarda derneklerine gönderilen kıyafetleri de ihtiyaç sahiplerine dağıtmayı sürdürdüklerini söyledi.
‘GÖNÜLLÜLÜK TEMELİNDE YAPIYORUZ’
Çorbanın malzemesinin daha çok gönüllüler tarafından temin edildiğini ifade eden Yurdasever, pek çok gönüllünün evlerinden, mercimek, soğan ve patates gibi malzemeler getirdiğini aktardı. Bazen de imece usulü aralarında para toplayıp malzeme aldıklarını belirten Yurdasever, dernek bünyesinde çocukların eğitimi için çocuk atölyesi kurmaya hazırlandıklarını kaydetti.
‘ÇOCUKLARIN İSTİSMAR EDİLMESİNİN ÖNÜNE GEÇMEYE ÇALIŞIYORUZ’
Müzik öğretmenliği yapan dernek üyesi Ulvi Küçük de, çocuklar için oluşturulacak atölye için daha yolun başında olduklarını vurguladı. Çocuk atölyeleri için bilgi topladıklarını ve neler yapabileceklerini tartıştıklarını aktaran Küçük, müzik atölyesine dair ufak tefek atölyelerin oluştuğunu aktardı. 7-14 yaş grubu çocuklara daha çok atölye eğitimi vereceklerine dikkat çeken Küçük, “Durumu olmayan ailelerin çocukları tabiri caizse kontrolsüz bir şekilde sokakta geçirdikleri vakitte kötü yönlere sevk olabiliyorlar. Bizim istediğimiz o kötü alışkanlıkları almadan önce çocuğa biraz farkındalık ve eğitici bilgiler vermek. Çocukların sokakta istismar edilerek ve para kazanılarak gelineceği noktayı önlemeye çalışıyoruz. Daha çok çocukları topluma kazandıracak eğitimli faaliyet yürütmeyi düşünüyoruz. Çocuklara kendi dillerinden eğitim vermeyi düşünüyoruz. Tercümanların bize bu konuda destek vermelerini de istiyoruz” dedi.
‘BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN’
Dernek üyesi Kardelen Kösen ise, her çalışma ve faaliyetlerinin bir ihtiyaç doğurduğunu belirtti. Kösen, bugüne kadar yapılan bütün çalışmalarında imece usulüyle hareket ettiklerini dile getirirken, “Tahta, sıra, sandalye ne materyal varsa çalışmalarımızda kullanabileceğimiz bunlar için çağrı yapıyoruz. Pedagojik eğitim desteği verebilecek psikologlar gönüllü olarak bize destek verebilirler. İsmimiz sokak çorbacıları ama biz o çorbayı servis ederken aslında ‘biz buradayız’ diyerek umut ve sevgi dağıtmak istiyoruz. Çorba insanlara, sadece dokunmak için bir başlangıçtır. Asıl en büyük hedefimiz eğitim. Bu şehrin arka sokakları için başka bir dünya mümkün. Bu gerek çorba ile gerek vereceğimiz eğitim ile gerek verdiğimiz çorbadaki gülümsememiz ile mümkündür. Haftada 2 gün dağıttığımız çorba sadece o gün karın doyuruyor. Biz bunu her güne yaymaya çalışıyoruz.”
MA / Ruken Demir – Ayşe Sürme