Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Hrant Dink cinayeti davasında 20. duruşma…

Türkiye – Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin yeniden görülen davaya bugün Çağlayan Adliyesi’ndeki İstanbul 14. Ağır Ceza Ma

AleviNet

Published

on

Savunmasına başlayan, dönemin İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde astsubay rütbesiyle görev yapan tutuklu sanık Yavuz Karakaya, “Bu kirli cinayete adımın karıştırılmasından hicap duyuyorum” dedi.

“BAKIRKÖY’E FARKLI AMAÇLARLA GİTTİM”

Bülent Aydın’ın twitter hesabından aktardığına göre Yavuz Karakaya, olay gününe ait Ogün Samast’ın söz ettiği video kaydının kanıtlanamadığını belirterek, “Samsun’da bu görüntünün kendine izlettirildiğini söyledi. Bu kayıt henüz dosyada Yok. Ogün Samast ifadesi inandırıcı değil. Olay yeri kamera kayıtları teşhise uygun değil. Düzenlenen polis teşhis tutanağı kasıtlıdır. Jandarma personeli doğrudan suçlanmış. Kullanılan ifadeler kabul edilemez. Cinayetle ilgili beni suçlayan kanıtlar şaibelidir. 15 Temmuz ile ilgili suçlamalar masumiyet karinesine aykırı. O davada henüz sanık durumundayım. Darbe girişimine katılmadım. Çatışmalara katılmadım. 15 Temmuz günü kışladan çağrılarak giden ama aslında darbeyle ilgisi olmayan binlerce kişiden biriyim. Hrant Dink ile ilgili keşif yaptığı iddia edilen Trabzon personelini tanımıyorum. Bakırköy’e farklı amaçlarla gittim” dedi.

“SAMAST’I TAKİP EDEN ARAÇ POLİS TARAFINDAN TAHRİF EDİLMİŞTİR”

Hrant Dink’in apartman görevlisini tehdit edenlerin tavır ve konuşmaları polis olmadıklarını gösterdiğini belirten Karakaya. “Kanımca bunlar mafyavari sivil kişilerdir. Davaya yıllar sonra dahil edildik. Ben ve arkadaşlarım olay yerinde değildik. Benziyor şeklindeki tesbiti kabul etmiyorum. Ogün samast’ın ifadesini kabul etmiyorum. Görüntülerdeki şahıslar biz değiliz. Kimlikleri telefon kayıtlarından tesbit edilebilir. Olay günü Samast’ı takip eden Renault araç konusu polis tarafından tahrif edilmiştir. Bu araçlar bize ait değil. Muharrem Demirkale benim amirim değil. Olay günü Beni yönlendirdiği doğru değil” dedi.

“FETÖ ÜYESİ DEĞİLİM, GÖREVİM GEREĞİ ONLARLA MÜCADELE ETTİM”

Karakaya, “Olay günü telefon görüşmelerim için bu kadar yıl sonra kesin olarak bir şey söylemem mümkün değil. Fetö üyesi değilim. Görevim gereği onlarla mücadele ettim. Özel yaşamımda da böyle bir ilişkim olmadı” dedikten sonra tahliyesini isteyerek ifadesini bitirdi.

Yavuz Karakaya’nın sorgusunun tamamlanmasının ardından duruşmaya saat 14.00’e kadar ara verildi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Serêkaniyê’ye saldırılarda 22’si çocuk 235 sivil şehit düştü

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eşbaşkanı Ciwan Mustafa ve Cizre Bölgesi Sosyal Yardım Komitesi Xalid İbrahim tarafından, işgalci Türk devletinin saldırılarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

“İşgalci Türk ordusunun Serêkaniyê’deki sağlık merkezlerini hedef alması sonucu bu merkezler hizmet dışı kaldı” diyen Ciwan Mustafa şöyle konuştu:

“5 gündür kuşatma altında bulunan Serêkaniyê kenti tamamen kuşatılmış durumda. Kentteki hastanede onlarca yaralı bulunmakla beraber enkaz altlarında çok sayıda şehit cenazesi bulunmaktadır.

Kentte 22’si çocuk olmak üzere 235 sivil şehit düşmüş, 677 sivil de yaralanmıştır.”

Xalid İbrahim ise basın toplantısında şunları söyledi: “İnsani bir krizle yüz yüzeyiz. Sınır üzerindeki köylerde, 300 bin kişi halen evlerinde bulunuyor. Hesekê kentinde bulunan 42 okul binasında siviller bulunmaktadır.

9 Ekim tarihinde Serêkaniyê’deki Elok su istasyonunun işgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından bombalanması sonucu Hesekê kentinin suyu kesilmiştir.”

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’nin Suriye harekatı Köln’de protesto edildi

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu Almanya’nın Köln kentinde Kürt gruplar tarafından protesto edildi.

“Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki saldırı savaşına karşı – Rojava ile dayanışma” sloganıyla düzenlenen gösteri Ebertplatz’da başladı. Göstericilerin “Türkiye’nin saldırı savaşını durdurun” ve “Alman hükümetinin Türkiye ile askeri işbirliğine son verilsin” yazılı pankartlar ve YPG flamaları taşıdığı görüldü.

Gösteriye sol grupların yanı sıra meclisteki muhalefet partilerinden Sol Parti de destek veriyor.

Gösteri öncesinde Köln’de güvenlik amacıyla helikopterler, TOMALAR ve binlerce polis memuru görevlendirildi. Polis Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada gösteri öncesinde Köln ana tren istasyonunda birçok kişinin arandığını ancak kimsenin gözaltına alınmadığını söyledi.

Güvenlik güçleri gösteriye 20 bin kişinin katılmasını bekliyor. 

dpa, epd / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Sol Parti: Türkiye’ye tüm silah ihracatları durdurulsun

AleviNet

Published

on

Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger Hamburg’da yaptığı açıklamada Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının durdurulmasını istedi. Partisinin eyalet kongresinde konuşan Riexinger “Türkiye’ye tüm silah ihracatları derhal durdurulmalı, verilmiş izinler de geri çekilmeli” dedi. Sol Parti lideri, “Kürtlere karşı savaşı durdurmak sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Riexinger partisinin bugün birçok kentte “Suriye’deki kirli ve uluslararası hukuka aykırı” savaşa karşı “Kürt dostlarıyla” birlikte gösteriler düzenlediğini söyledi.

Silah ihracatının askıya alınması eski izinleri kapsamıyor

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, geçen hafta Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG milislerine karşı düzenlenen askeri operasyonda kullanabileceği silah ve teçhizatın satışına izin verilmeyeceğini duyurmuştu. Ancak diğer silahlar ve daha önce onaylanan satışlar bu karardan etkilenmiyor. Bu sebepten dolayı Almanya’dan Türkiye‘ye, senenin sonuna dek silah gönderilmeye devam edilebilecek. Durumun böyle olduğu Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich’in verdiği soru önergesine hükümetin verdiği yanıta da yansıdı. Liebich konuyla ilgili yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kamuoyunu yanılttığını söyledi.

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Liebich “Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edilmiş olmasına rağmen silah teslimatlarının sürmesi bir rezalettir. Suriye’nin kuzeyindeki ölü ve yaralılar konusunda Almanya kendini suçlu konumuna sokmuştur” diye konuştu.

Almanya Türkiye’ye geçen yıl da 242 milyon 800 bin euro değerinde silah satmış, bu da Almanya’nın toplam 770,8 milyon euro tutarındaki yıllık silah ihracatının yaklaşık üçte birine tekabül etmişti.

CDU’dan da sesler yükseliyor

Almanya’da konuyla ilgili bir açıklama da koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Christian Baldauf’tan geldi. CDU Rheinland-Pfalz Eyalet Başkan Yardımcısı Baldauf Türkiye’ye yönelik ihracatlar için hükümetin verdiği “Hermes kefaletlerini” kaldırması gerektiğini söyledi.

“Hermes kefaleti” Alman ihracat firmalarına ve kredi şirketlerine yabancı müşterilerin ödeme yapmaması halinde hükümetin vermeyi taahhüt ettiği güvenceye deniyor. Daha önce Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes güvencelerinin kaldırılması istenmişti. 2018 yılında Almanya’nın hazinesinden en çok güvence, Rusya’nın ardından Türkiye’ye ihracat yapan firmalara tanınmıştı. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye yapılan ihracatlara 2 milyar 600 milyon euroluk Hermes kefaleti vermeyi üstlendi.

CDU’lu Baldauf ayrıca Volkswagen’ın Manisa’da açmayı planladığı yeni fabrikasını Türkiye’nin Suriye operasyonu üzerine “incelemeye almasını memnuniyetle karşıladığını” söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı değerlerini ayaklar altına aldığını söyleyen Baldauf Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yapılan hangi desteklerin kaldırılabileceğini gündemine alması gerektiğini söyledi. CDU’lu siyasetçi “Bu tarzda hareket eden bir devletin Avrupa ve dolayısıyla Almanya hazinelerinden para alması kabul edilemez” diye konuştu.

DW, dpa / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI