Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Kürt Siyaseti ‘Ulusal Birlik’ İçin IKBY’i Ziyaret Etti

AleviNet

Published

on

HDP Yönetimi ve milletvekilleriyle, Demokratik Toplum Kongresi başkan ve üyelerinden oluşan bir heyet, Kürtler arasında ulusal birliği sağlamak amacıyla Irak Kürt bölgesini ziyaret etti. Heyet temaslardan umutlu döndü.

Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Genel Başkanı ve Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, HDP Diyarbakır Milletvekilleri Feleknas Uca ve İmam Taşçıer’in bulunduğu Kürt siyasetçilerden oluşan heyet, dört günlük Irak Kürt Bölgesi ziyaretini tamamladı.

Heyet, IKBY Eski Başkanı ve KDP Lideri Mesut Barzani’yi ziyaret ederek temaslarına başladı. Barzani’nin ardından IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani ile bir araya gelen Kürt siyasetçiler daha sonra Kürdistan Yurtseverler Birliği, Goran, Yekgirtü İslam, Tevgera Azadi gibi partilerle bir araya geldi. Yapılan görüşmelerin gündemi Ortadoğu’da Kürt Ulusal birliği oldu.

Ziyareti Amerika’nın Sesi’ne değerlendiren DTK Eş Başkanı ve HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, ziyaretin daha önce ulusal birlik için yapılan çalışmaların devamı olduğunu söyledi. Öztürk, “Böylesi bir süreçte Kürtlerin statü sahibi olmamalarına yönelik ciddi anlamda saldırılar var. Bu anlamda biz de Güney Kürdistan’daki siyasi partilerle bir araya geldik. Başlamış olan çalışmaların bir devamı olarak görebiliriz. Görüşmeler çok olumlu geçti, karşılıklı birbirini güçlendiren fikir alış verişleri oldu. İleriki zamanlar için temel oluşturduğunu söyleyebilirim ”dedi.

Öztürk, birlikten kasıtlarının sadece Kürtler olmadığını belirterek, ”Ulusal birlikten kastım şu; bu coğrafyada yaşayan bütün halklar için, milliyetçilik anlamında bir birlikten bahsetmiyoruz. Kadim ahlakların ulusal birliğinden söz ediyoruz. Farklı şekilde yorumlanıyor ama öyle değil. Bu coğrafyanın kadim halklarından biri olan Kürtlere yönelik ciddi anlamda saldırı söz konusu. İradesizleştirmek, statü sahibi olmaması noktasında ciddi anlamda saldırılan diplomatik faaliyetler var. Görüştüğümüz partilerle ideolojik anlamda bire bir uyuşmayabiliriz ama nasıl ki Kürtlerin statüsüne karşı birliktelik oluşuyorsa, Kürtler de bu anlamda Kürt halkının menfaatleri açısından sözlerinin büyük olması ve ayrı ayrı ağızlar yerine tek ağızdan çıkacak şekilde bir araya gelip tepki göstermeleri lazım” diye konuştu.

Öztürk, görüşmelerde Mesut Barzani’nin Türkiye ve HDP arasında arabulucu olmak istediği yönündeki haberlerin doğru olmadığını söyledi.

Heyetin diğer üyesi HDP Diyarbakır milletvekili İmam Taşçıer’di. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Taşçıer, “Görüşmelerimizin temel noktası Kürt ulusal birliği. Hepsi de bu konuyu çok olumlu karşıladı, mutlaka birliğin olması gerektiği konusunda hem fikir olduk. Kürtler tabanda birliktir, Kobani sürecinde herkes sahip çıktı. Referandum sürecinde tüm Kürtler sahip çıktı. Kerkük’ün kaybedilmesi herkesi üzdü. Halk içinde bu birlik var siyaset kurumlarına da yaymak istiyoruz. Birlik konusunda parçalı olmamak lazım. Ulusal reflekslerde ortaklaşması anlamında önemini vurguladık. Bunu hayata nasıl geçiririz konusunda çalışmalar devam edecektir” diye konuştu.

VOA

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Serêkaniyê’ye saldırılarda 22’si çocuk 235 sivil şehit düştü

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eşbaşkanı Ciwan Mustafa ve Cizre Bölgesi Sosyal Yardım Komitesi Xalid İbrahim tarafından, işgalci Türk devletinin saldırılarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

“İşgalci Türk ordusunun Serêkaniyê’deki sağlık merkezlerini hedef alması sonucu bu merkezler hizmet dışı kaldı” diyen Ciwan Mustafa şöyle konuştu:

“5 gündür kuşatma altında bulunan Serêkaniyê kenti tamamen kuşatılmış durumda. Kentteki hastanede onlarca yaralı bulunmakla beraber enkaz altlarında çok sayıda şehit cenazesi bulunmaktadır.

Kentte 22’si çocuk olmak üzere 235 sivil şehit düşmüş, 677 sivil de yaralanmıştır.”

Xalid İbrahim ise basın toplantısında şunları söyledi: “İnsani bir krizle yüz yüzeyiz. Sınır üzerindeki köylerde, 300 bin kişi halen evlerinde bulunuyor. Hesekê kentinde bulunan 42 okul binasında siviller bulunmaktadır.

9 Ekim tarihinde Serêkaniyê’deki Elok su istasyonunun işgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından bombalanması sonucu Hesekê kentinin suyu kesilmiştir.”

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’nin Suriye harekatı Köln’de protesto edildi

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu Almanya’nın Köln kentinde Kürt gruplar tarafından protesto edildi.

“Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki saldırı savaşına karşı – Rojava ile dayanışma” sloganıyla düzenlenen gösteri Ebertplatz’da başladı. Göstericilerin “Türkiye’nin saldırı savaşını durdurun” ve “Alman hükümetinin Türkiye ile askeri işbirliğine son verilsin” yazılı pankartlar ve YPG flamaları taşıdığı görüldü.

Gösteriye sol grupların yanı sıra meclisteki muhalefet partilerinden Sol Parti de destek veriyor.

Gösteri öncesinde Köln’de güvenlik amacıyla helikopterler, TOMALAR ve binlerce polis memuru görevlendirildi. Polis Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada gösteri öncesinde Köln ana tren istasyonunda birçok kişinin arandığını ancak kimsenin gözaltına alınmadığını söyledi.

Güvenlik güçleri gösteriye 20 bin kişinin katılmasını bekliyor. 

dpa, epd / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Sol Parti: Türkiye’ye tüm silah ihracatları durdurulsun

AleviNet

Published

on

Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger Hamburg’da yaptığı açıklamada Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının durdurulmasını istedi. Partisinin eyalet kongresinde konuşan Riexinger “Türkiye’ye tüm silah ihracatları derhal durdurulmalı, verilmiş izinler de geri çekilmeli” dedi. Sol Parti lideri, “Kürtlere karşı savaşı durdurmak sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Riexinger partisinin bugün birçok kentte “Suriye’deki kirli ve uluslararası hukuka aykırı” savaşa karşı “Kürt dostlarıyla” birlikte gösteriler düzenlediğini söyledi.

Silah ihracatının askıya alınması eski izinleri kapsamıyor

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, geçen hafta Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG milislerine karşı düzenlenen askeri operasyonda kullanabileceği silah ve teçhizatın satışına izin verilmeyeceğini duyurmuştu. Ancak diğer silahlar ve daha önce onaylanan satışlar bu karardan etkilenmiyor. Bu sebepten dolayı Almanya’dan Türkiye‘ye, senenin sonuna dek silah gönderilmeye devam edilebilecek. Durumun böyle olduğu Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich’in verdiği soru önergesine hükümetin verdiği yanıta da yansıdı. Liebich konuyla ilgili yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kamuoyunu yanılttığını söyledi.

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Liebich “Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edilmiş olmasına rağmen silah teslimatlarının sürmesi bir rezalettir. Suriye’nin kuzeyindeki ölü ve yaralılar konusunda Almanya kendini suçlu konumuna sokmuştur” diye konuştu.

Almanya Türkiye’ye geçen yıl da 242 milyon 800 bin euro değerinde silah satmış, bu da Almanya’nın toplam 770,8 milyon euro tutarındaki yıllık silah ihracatının yaklaşık üçte birine tekabül etmişti.

CDU’dan da sesler yükseliyor

Almanya’da konuyla ilgili bir açıklama da koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Christian Baldauf’tan geldi. CDU Rheinland-Pfalz Eyalet Başkan Yardımcısı Baldauf Türkiye’ye yönelik ihracatlar için hükümetin verdiği “Hermes kefaletlerini” kaldırması gerektiğini söyledi.

“Hermes kefaleti” Alman ihracat firmalarına ve kredi şirketlerine yabancı müşterilerin ödeme yapmaması halinde hükümetin vermeyi taahhüt ettiği güvenceye deniyor. Daha önce Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes güvencelerinin kaldırılması istenmişti. 2018 yılında Almanya’nın hazinesinden en çok güvence, Rusya’nın ardından Türkiye’ye ihracat yapan firmalara tanınmıştı. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye yapılan ihracatlara 2 milyar 600 milyon euroluk Hermes kefaleti vermeyi üstlendi.

CDU’lu Baldauf ayrıca Volkswagen’ın Manisa’da açmayı planladığı yeni fabrikasını Türkiye’nin Suriye operasyonu üzerine “incelemeye almasını memnuniyetle karşıladığını” söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı değerlerini ayaklar altına aldığını söyleyen Baldauf Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yapılan hangi desteklerin kaldırılabileceğini gündemine alması gerektiğini söyledi. CDU’lu siyasetçi “Bu tarzda hareket eden bir devletin Avrupa ve dolayısıyla Almanya hazinelerinden para alması kabul edilemez” diye konuştu.

DW, dpa / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI