Connect with us

.

Kültür-Sanat

Renk, ışık ve titreşimin izinde

AleviNet

Published

on

Açıldığı 2011 yılından bu yana, İzmir’de uluslararası boyutta sergilere ev sahipliği yapan Arkas Sanat Merkezi, bahar döneminde yepyeni bir sergiyle kapılarını sanatseverlere açtı. “Renk, Işık, Titreşim: Türk İzlenimcileri” isimli sergi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte manzara, natürmort ve portre başta olmak üzere müze ve özel koleksiyonlardan derlenen eserlerle Türk resim sanatına damgasını vuran Türk izlenimcilerine ışık tutuyor. Ağırlıklı olarak Türkiye’nin modernleşme sürecinde yurtdışında gördükleri eğitimlerden sonra yurda dönen ve modern sanatın temsilcileri olarak bilinen 1914 Kuşağı sanatçılarını kapsayan sergide 125 eser yer alıyor.

Farklı dönemler bir arada

Sergi İbrahim Çallı, Nazmi Ziya, Hikmet Onat, Hüseyin Avni Lifij, Feyhaman Duran, Namık İsmail, Mehmet Ruhi Arel, Sami Yetik gibi izlenimci anlayıştan etkilenen farklı dönem sanatçılarından zengin bir seçki sunuyor. Sergide ayrıca Nazmi Ziya Güran, Halil Paşa, Hamit Görele, Mehmet Ali Laga, İzzet Ziya, İbrahim Safi, Celal Uzel, Diyarbakırlı Tahsin, Hayri Çizel, Şevket Dağ gibi ressamların tablolarıyla Halife Abdülmecid’in de iki eseri bulunuyor. “Renk, Işık, Titreşim: Türk İzlenimcileri” sergisi 27 Temmuz’a dek ziyaret edilebilir.

1914 Kuşağı ve İzlenimcilik

20. yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye’de resim sanatına damgasını vuran 1914 Kuşağı sanatçıları, Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanma sürecinin ve aynı zamanda Batılılaşma hareketlerinin ivme kazandığı Meşrutiyet dönemlerinin tanığı, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin de karşılayıcısı olan kuşak olarak bilinir. Türkiye’de modern resmin kurucusu olan 1914 Kuşağı sanatçıları, portreler, nü resimleri, modern kadın imgesi, iç mekân resimleri, natürmortlar, çok figürlü kompozisyonlar üretmiş ve doğaya öznel bir yorum getirdikleri manzaralarıyla da önceki kuşaktan ayrılmışlardır. Kuşağa adını veren İbrahim Çallı, Nazmi Ziya, Hikmet Onat, Hüseyin Avni Lifij, Feyhaman Duran, Namık İsmail, Mehmet Ruhi Arel, Sami Yetik kendinden önceki kuşaktan farklı olarak resim sanatına konu çeşitliliği katkısında bulunmuş ve bunun yaygınlaştırılmasında öncü olmuşlardır.

Arkas Sanat Merkezi

İzmir’in 130 yıl önce inşa edilmiş ve ayakta kalmayı başarmış nadir binalarından biri olan Fransa Konsolosluğu binası, 2010 yılının ekim ayında Arkas Holding tarafından Yüksek Mimar Niko Filidis ve ALTERA Mimarklık işbirliğiliyle restore edilerek binanın denize bakan bölümünün Arkas Sanat Merkezi adıyla hayata geçirilmesi hedeflendi. 8 ay süren çalışmalar sonucunda binanın izolasyonu sağlandı, elektrik, sıhhi-güvenlik tesisatı ile ahşap aksamı yenilendi, dış cephesi temizlendi. Böylelikle İzmir, güçlü altyapısıyla çağdaş, donanımlı bir sanat merkezine kavuştu.

Modernleşme ve kadın

Sergide yer alan Şeref Akdik’in “Sohbet”, İbrahim Çallı’nın “Ada’da Sohbet” ve Mehmet Ruhi Arel’in “Fatih Kaymakamlığı” resimleri modernleşmenin kadına atfettiği önemi görselleştiren ve kadını kamusal alana taşıyan başlıca örnekler arasında gösteriliyor. Bu dönem resimlerinde kadın, kısa saçları, ağırbaşlı kıyafeti ve açık yüzü ile moderleşmenin simgesi haline dönüşmüş, cinselliğinden arındırılarak görselleştirilen kadın imgesiyle Batı’nın oryantalist resimlerinden beri süregelen Doğu kadını algısının da değiştirilmesi hedeflenmiştir. Bu hedef, kuşkusuz, kadının erkeklerin özel alanına itilmiş olmadığı mesajını vermeyi de amaçlamaktadır. Bu nedenle bu dönem resimlerinde kadın, artık oryantalist ressamların betimlediği gibi, minderler üzerinde kösnül bir halde ele alınmaz, aksine tüm resimlerde kadın dik duruşu, zarafeti ile dikkat çekerken ya kamusal alanda betimlenir ya da iç mekânda bir eylem halinde gösterilir. Burcu Pelvanoğlu’nun sergi kataloğundaki yazısından alınmıştır.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür-Sanat

Koma Berxwedan: Sesimizi halkımız sesine katalım

AleviNet

Published

on

Koma Berxwedan, Rojava’ya dönük işgalci saldırılara ilişkin bugün yazılı bir açıklama yayımladı.

‘TÜM İNSANLIĞIN ONURU KORUNDU’

Koma Berxwedan’ın açıklaması şöyle:

“Rojava Devrimi, başta Kürt halkı, Kuzey ve Doğu Suriye halkları ve dünyanın her yerinden onurlu enternasyonalist devrimci bireylerin katılımıyla, yıllarca amansız bir mücadele yürütmüştür. Bu mücadelede güçlü kazanımlar elde edilmiştir. 11 bin şehidi olan Rojava Devrimi aslında Ortaçağ’ın karanlık barbar zihniyetine karşı kazanılmıştır. Kazanılan, insanlık değerleri ve dünya halklarıdır. Destansı direniş ile aslında tüm insanlık savunulmuş ve onuru korunmuştur.

‘ERDOĞAN KÜRT SOYKIRIMINDA’

Şimdi insanlığı DAİŞ belasından kurtaran özgürlük savaşçıları ve Rojava Devrimi’ne karşı DAİŞ’in örtük şefi Erdoğan, üzerindeki örtüyü tümden atarak, çok açık bir Kürt soykırımına girişmiştir. Devletler düzeyinde direkt ya da dolaylı Erdoğan’a destek sunulsa da insanlık vicdanı dünyanın her yerinde QSD, YPG, YPJ güçlerinin yanındadır. Tüm ilerici insanlığın yüreği Rojava halkları için çarpıyor. Bu yürekler çok iyi biliyor ki, Rojava Devrimi’nde ortaya çıkan değerler, bu dünyayı kendi çıkarları için kaosa çeviren, toplumsallık adına her şeyi tahrip eden, halkları birbirine düşman eden kapitalist modernite sisteminin panzehiridir. Bu değerler her geçen gün daha da büyüyerek halklara umut olmuştur. Bu umut, diktatörleri, tekçi ulus-devletleri korkuttuğundan hedef haline getirilmiştir.

Oysa ki, dünyanın bütün güzel insanları, hümanistleri, sosyalistleri, çevrecileri, demokratları, feministleri, insanlıktan yana her kesimi,  Rojava Devrimi’ne yapılan bu saldırıyı kınıyor ve karşısında duruyor. Ve biliyoruz ki, bu direnişi, halkların güç birliğini hiçbir güç yıkamaz.

‘ORTAK DÜŞMAN KARŞISINDA BİRLEŞMEK ÇOK ÖNEMLİ’

Ne kadar zulmetseler, katliamlar gerçekleştirseler, savaş suçu işleseler de onurlu insanlığı asla korkutamayacak ve sindiremeyeceklerdir. Rojava Devrimi’nin kadın devrimi olduğundan korkup Hewrin Xelef’i katlederek bu kazanıma saldırmak isteseler de asla amaçlarına erişemeyecekler.

Bu önemli tarihi süreçten geçerken dünya halklarının desteği kadar, Kürtlerin kendi iç barışını sağlayarak ortak düşman karşısında birleşmeleri çok önemlidir.

Bu yönlü çabalar ve gayretler halkımızı ve biz sanatçıları sevindiriyor, heyecanlandırıyor ve mücadele azmimizi pekiştiriyor, direnç gücü katıyor.

Bedeli ağır da olsa , karanlığın en zifiri vaktinde, şafağın atacağı unutulmamalıdır.

SANATÇILARA ÇAĞRI

Biz, bu mücadelenin ve halkımızın stranlarını söyleyen, resmini çizen, filmini çeken, tiyatrosunu yapan, ateşle dansını icra eden bütün sanat çevrelerini, sanatçı arkadaşımızı halkımızın bu zor ve  bir o kadar da tarihi zaferleri içinde barındıran süreçte sesini, yüreğini halkımızın sesine katmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz.

Özgürlük ve zafer sadece direnenlerin olacaktır. Ve son sözü her zaman direnenler söyleyecektir.”

Continue Reading

Kültür-Sanat

İranlı ünlü şairden işgal tepkisi: DAİŞ gitti, babası geldi!

AleviNet

Published

on

 

Seyit Ali Salihi yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: “Türk devletinin Rojavaya başlattığı işgal saldırı, özgürlük istemlerinin hedef alınmasıdır. Bu büyük zülüm ve saldırılara karşı her türlü sessizlik ve kaçış zorbaların desteklenmesidir. DAİŞ giti şimdi babası geldi.”

Continue Reading

Kültür-Sanat

Kürt Müzisyen Kelhor: Direnerek yenebiliriz!

AleviNet

Published

on

Türk devletinin Rojava ve Kuzey Doğu Suriye topraklarına yönelik başlattığı işgal saldırılarına tepkiler devam ediyor.

Birçok siyasetçi, sanatçı, yazar, aydın, şairden sonra şimdi de ödüllü Kürt Müzisyen Kayhan Kelhor’dan tepki geldi.

‘GÜCÜMÜZ YETİYOR’

Kayhan Kalhor, yazılı bir mesaj yayımlayarak, “Kürtler olarak direnerek bu saldırıları kırabiliriz” dedi. Kalhor, şunları kaydetti:

“Zorbalık, zulüm ve bir halkın yok edilmesine karşı hiçbir zaman sessiz kalınamaz. Silahım olan müziğim bu gecelerde Rojava’ya göre ayarlanıyor ve elim silahım olan müziğimin tetiğindedir. Ağır gece ve gündüzler geçiyor. Biz Kürtler olarak direnerek işgali durdurabiliriz. Kürt olarak da gücümüz buna yetiyor.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI