Connect with us

.

Politika

Suriye operasyonu Alman siyasetçileri böldü

AleviNet

Published

on

Duma’ya kimyasal silahla düzenlendiği iddia edilen saldırıdan Beşar Esad rejimini sorumlu tutan ABD, Fransa ve İngiltere’nin ortak operasyon ile Suriye’deki hedefleri vurmasına Alman hükümetinden destek geldi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, operasyona destek verdiğini ifade eden bir açıklama yaptı. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) lideri Merkel açıklamasında, “Kimyasal silahlarla ilgili uluslararası düzenlemelerin etkisini korumak ve Suriye rejimini başka ihlallere karşı uyarmak amacıyla yapılan askeri operasyon gerekli ve orantılıydı” ifadelerini kullandı.

Almanya bilgilendirildi

Deutschland Bundestag Ursula von der Leyen (Reuters/H. Hanschke)

Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen

Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen operasyona ilişkin Hannover’de bir açıklama yaptı. CDU’lu Bakan von der Leyen, Esad rejiminin kimyasal silahlarını hedef alan bu saldırının “orantılı ve gerekli” olduğunu belirtti.

Gece operasyon öncesinde Amerika ve Fransa tarafından bilgilendirildiğine dikkat çeken von der Leyen, “Suriye halkının çektiği acılara son verilmesi için Cenevre görüşmeleri çerçevesinde siyasi sürecin yeniden canlandırılması gerektiğini” söyledi.

Maas’tan hem destek hem de siyasi çözüm vurgusu

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Berlin’de yaptığı açıklamada sadece siyasi bir çözümün Suriye’de kalıcı barış sağlayacağını söyledi. Maas, “Alman hükümetinin siyasi bir çözüme katkı sağlayacağını ve Suriye’yle ilgili devam eden müzakerelerde ilerleme sağlamak için tüm diplomatik yolları kullanacağını” kaydetti. Maas, “hükümetin Rusya’da yapıcı bir duruşu empoze edebilmek için kendi mecralarını da kullanacağını” belirtti.

Sosyal Demokrat Partili (SPD) Dışişleri Bakanı, “Almanya’nın Fransa ile birlikte siyasi açıdan etkili devletlerin yürüteceği ve (Suriye konusunda) süreci ileriye taşıyacak bir format ortaya koymayı istediğini” kaydetti. Maas bunun için öncelikle Suriye’de silahların kalıcı olarak susması ve insani yardımlara olanak sağlanması gerektiğini ifade etti.  

Almanya Dışişleri Bakanı Maas operasyona ilişkin yazılı bir açıklama da yaptı. Maas açıklamasında, Suriye’de yedi yıldan beri süren savaşta, Esad rejiminin sivillere yönelik olarak kimyasal silah kullandığını hatırlatarak bu konuda BM Güvenlik Konseyi’nin alacağı kararların Rusya tarafından veto edildiğine dikkat çekti.

Heiko Maas in Brüssel (picture-alliance/AP Photo/V. Mayo)

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas

Maas, bu durum karşısında ABD, Fransa ve İngiltere’nin Suriye’deki askeri hedeflere yönelik ortak operasyonunu Esad rejimine verilen “yerinde ve gereken bir işaret” olarak değerlendirdi.

Rusya ile diyalog çağrısı

Koalisyon ortaklarından SPD’nin genel başkanlığına aday olan Andrea Nahles ise Suriye krizine çözüm bulunması için Rusya ile müzakere yapılması çağrısında bulundu.

Nahles, partisinin Aşağı Saksonya teşkilatının kongresinde yaptığı açıklamada “Suriye’deki bu ölüm ve cinayetlerin ancak Rusya ile diplomatik çözüm sayesinde son bulacağını” söyledi. Nahles, kimyasal silah kullanılmasının kabul edilemez olduğunu da sözlerine ekledi.

Lindner: Türkiye ve Rusya ile diyalog kopartılmasın

Deutschland Berlin - Bundestag - Christian Lindner (picture-alliance/dpa/C. Gateau)

FDP lideri Christian Lindner

Muhalefetteki Hür Demokrat Parti (FPD) Genel Başkanı Christian Lindner, kimyasal gaz kullanılması karşısında “uluslararası toplumun tepki göstermek zorunda” olduğunu söyledi. Lindner, partisinin Kuzey Ren-Vestfalya teşkilatı toplantısında yaptığı açıklamada, ancak diplomatik çözümden yana olduğu mesajını verdi.

Alman hükümetine çağrıda bulunan Lindner, Suriye’de çözüm için Rusya ve Türkiye ile diyalogun kopartılmaması gerektiğini vurguladı.

Yeşiller: Askeri gerilimin artırılması yanlış

Yeşiller partisi Eş Başkanı Annalena Baerbock, Berlin’de yaptığı açıklamada ortak operasyonu “Suriye rejiminin vahşeti ne kadar korkunç ise akseri gerilimin tırmandırılması da o kadar yanlış” sözleriyle değerlendirdi.

Esad rejiminin eylemleri karşısında misilleme yapılmasını eleştiren Baerbock, ekonomik yaptırımların artırılmasını önerdi. Baerbock ayrıca Avrupa Birliği’nin Suriye’ye yönelik ortak bir tutumda uzlaşmasını talep etti.

AfD: Saldırı aceleci bir tutum

Sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) ortak operasyonu “aceleci” bir tutum olarak nitelendirdi. Parti Eş Başkanı Alexander Gauland, “Duma’da zehirli gaz kullanıldığına dair kesin kanıt” olmadığını belirterek ABD, Fransa ve İngiltere’nin saldırısını “acelecilik” olarak değerlendirdi.

Bundestag - Angela Merkel gibt Regierungserklärung ab: Alexander Gauland (picture-alliance/dpa/W. Kumm)

AfD lideri Alexander Gauland

Gauland, kimyasal silah saldırısından Esad’ın sorumlu olduğuna dair kesin kanıtların bulunmasının ardından “misilleme” üzerinde düşünülebileceğini kaydetti.

Sol Parti’den saldırıya tepki

Sol Parti ise ABD ve müttefiklerinin Suriye’ye yönelik hava saldırısında tepki gösterdi.

Sol Parti’nin Alman meclis grubu Eş Başkanı Dietmar Bartsch, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda saldırıyı “uluslararası hukukun ihlali” olarak değerlendirdi. Bartsch, “Başkalarını uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlayanlar uluslararası hukuku ihlal ediyorlar” dedi. Bartsch, “Diplomatlar yerine bombalar konuştuğu sürece, dünya korkunç bir çatışmaya doğru ilerliyor” ifadesini kullandı.

Sol Parti grubu Eş Başkanı Sahra Wagenknecht de Heilbronner Stimme gazetesine yaptığı açıklamada, Moskova’nın Washington, Londra ve Paris’ten daha “itidalli” bir tutum izlemesini umduklarını söyledi.

dpa/JD,HS

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Temelli’den HDP’lilere çağrı: Her yer mücadele alanıdır

AleviNet

Published

on

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ve milletvekillerinden oluşan bir heyet HDP Ankara İl Örgütünü ziyaret ederek basın açıklaması yapmak istedi.

HDP burada polis saldırısıyla karşılaştı. Üç HDP’li yaralandı. Ankara İl Örgütü’nde açıklama yapan Temelli, “Bu saldırı sonucunda yaralanan 3 arkadaşımız şu anda hastanede. Onlara buradan geçmiş olsun diyorum, saldırıya uğrayan bütün arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyorum” dedi.

ANAYASAL SUÇ

“Aşağıda aslında birçok suç bir arada işlendi” diyen Temelli, “açık açık anayasa suçu işlendiğini” ifade etti.

Temeli, “Buradan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’na çağrıda bulunuyorum. Valilerin bu talimatları anayasa suçudur. Resen bu konuda soruşturma başlatma yetkiniz var. Bu yetkinizi kullanın” diye ekledi.

TÜRKİYE HIZLA FELAKETE SÜRÜKLENİYOR

Temelli konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bakın bu gidişat Türkiye’yi çok ciddi bir felakete hızla sürüklüyor. Bu iktidar artık yönetemiyor. Yönetemedikçe bu şiddeti bütün sokaklarımıza yayıyor. Evet Suriye’de savaş Türkiye’de şiddet vardır. Suriye’de savaş sonlanmalıdır, Türkiye’de şiddet sonlanmalıdır. Bunun yolu da bu iktidardan kurtulmaktan geçiyor. Bakın buradan Meclis 3 adım mesafede. Buradan Meclis’e de çağrı yapıyorum, Meclis inisiyatif almalıdır. Halkın temsilcileri oradadır. Bir iktidarın milletvekili olmanız o iktidarın o partinin her talimatına uymanız zorunluluğunu getirmez. Halkın temsilcileri olarak bugün halkın, halklarımızın karşı karşıya kaldığı bu şiddete karşı çıkmak gerekir. Bu savaşa karşı çıkmak gerekir. Bugün Suriye’deki savaşın farklı bir tezahürünü aşağıda izledik. Bu iktidar savaştan ve şiddetten beslendiği sürece bu zalimliği her yere yayacaktır. Buna dur diyebilir, durdurabiliriz.”

YÖNETEMEDİKÇE TEK ADAM VE KAYYIM REJİMİ DAYATILIYOR

“Bu iktidar yönetemedikçe Türkiye’ye tek adam rejimini ve kayyım rejimini dayatmaya devam ediyor. Bu iktidar yönetemedikçe tecridi dayatmaya devam ediyor. Bu iktidar yönetemedikçe çürüdükçe, çöktükçe savaşı, savaş politikalarını dayatmaya devam ediyor. Bu iktidar Kürt düşmanlığından beslenerek ayrımcılıkla toplumu bölerek ayakta durmaya çalışıyor. Duramayacaklar. Gidiyorlar, giderken de bugüne kadar yaratmış oldukları tahribatı büyütmeye devam ediyorlar. Buna itirazımız var. Buradan Türkiye’nin her yerine sesleniyorum. Savaşa karşı çıkın, bu savaşın hiçbir haklı gerekçesi yoktur. Tüm uluslararası kamuoyu tarafından da ortaya konulduğu gibi bu savaş kabul edilemez. Tamamıyla Kürt düşmanlığı üzerinden yaratılmış olan bugüne kadar ısrarla sürdürülen bu savaş politikalarına artık son verme zamanı gelmiştir. Yine Türkiye’ye sesleniyorum. Kadınlara, emekçilere herkese sesleniyorum: Kayyım rejimine karşı çıkın. Bu kayyım bizim belediyelerimize atanmıştır. Ama bu kayyım bizim halkımıza atanamaz.”

KAYYIMA KARŞI SESİNİZİ ÇIKARTIN

“Halkımız kayyımları kabul etmiyor. Türkiye’nin her yerinde sesini çıkarmaya, kayyım rejimine karşı mücadele etmeye devam ediyor. Sessiz kalırsanız bilin ki kayyım size atanmıştır. O yüzden kayyım Mardin’e, Van’a, Amed’e atanamaz. Kayyım Gever’e, Hakkari’ye atanamaz. Hakkari halkı da Van halkı da Amed halkı da Mardin halkı da kayyımı kabul etmiyor. Kayyımı kabul etmediği için de her gün daha güçlü bir şekilde sesini çıkarıyor. Mücadelesini sürdürüyor. Tüm halkımıza tüm seçilmişlere sesleniyorum: Kayyıma karşı sesinizi çıkartın.”

TÜRKİYE HALKLARI BARBARLIĞA KARŞI YAN YANA GELMELİ

“Tüm Türkiye halklarını bu barbarlığa bu zorbalığa karşı yan yana gelmeye çağırıyorum. Sessiz kalmayın, korkmayın. Onlar korkuyorlar, korktukları için işte aşağıdaki biraz önce hep birlikte yaşadığımız rezilliği Türkiye’ye yaşatıyorlar. Korktukları için ellerindeki silah ve şiddet gücüyle halklara zulmü dayatıyorlar. Bugün savaş kabul edilemez dedik, savaşa karşı çıktık. Dediler ki buna savaş demeyin. Bu bir savaş. Ordunun yarısı Suriye sınırında, ordunun 3’te biri Suriye‘ye girmiş, işgal girişimi söz konusu. ÖSO denilen, milli ordu denilen IŞİD artığı bir çete ile orada bir savaş var. O savaş 120 saatliğine durduruluyor. Bir ateşkes söz konusu oluyor, bu sefer diyorlar ki buna da ateşkes demeyin. Siz aslında Pence’in önünüze koyduğu şeyi imzalayarak bütün bu süreçte yaptığınız şeyleri itiraf ettiniz. Suçlarınızı itiraf ettiniz. Teşhir oldunuz. Suriye politikanızla bugün Türkiye’de izlemiş olduğunuz politika da gün gibi ortaya çıktı. Bu Kürt düşmanlığı ile gidecek yolunuz kalmadı.”

BÜTÜN HDP’LİLERE: BULUNDUĞUNUZ HER YER MÜCADELE ALANIDIR

“Kürtler Türksüz, Türkler Kürtsüz yapamaz. Bir arada yaşama irademizle Demokratik bir Cumhuriyeti var edeceğiz, demokratik bir çözüm bulacağız” diyen Öcalan’a tecrit uygulayarak aslında Türkiye’nin bir çıkış yolunu kapatma amacındasınız. Buna izin vermeyiz. Hep birlikte Türkiye’nin çıkış yolunu öreceğiz. Demokrasi ittifakı ile yan yana gelerek faşizme karşı mücadele ederek bu ceberrut iktidardan mutlaka ama mutlaka kurtulacağız. Ben bir kez daha hastanedeki arkadaşlarımıza ve burada şiddete maruz kalan tüm arkadaşlarıma geçmiş olsun diyorum. Basın mensubu arkadaşlarıma da geçmiş olsun diyorum. Onlar da saldırıdan etkilendiler. Ama bu zorbalık eninde sonunda son bulacaktır. Hiç kimse umudunu yitirmesin. Bütün HDP’lilere ve arkadaşlarıma çağrı yapıyorum. Bulunduğunuz her yer mücadele alanınızdır. İş yeriniz eviniz, mahalleniz, sokağınız olduğunuz her yerde sesinizi çıkarın. Savaşa hayır deyin, onurlu bir barış demokratik bir cumhuriyet için mücadelenizi yükseltin.”

Continue Reading

Politika

Taşdemir: Kürt karşıtlığından beslenen kaybeder

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Rojava’ya yönelik işgalci saldırılarını ANF’ye değerlendiren HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, AKP’nin uzun zamandır hem ülke içinde hem de dışarıda Kürt düşmanlığı ve karşıtlığı üzerinden politika yaptığını vurguladı.

‘SİYASİ ÖMRÜNÜ MİLLİYETÇİLİKLE UZATMAK İSTİYOR’

İktidarın gittikçe zayıfladığını, ülkenin siyasal ve ekonomik anlamda geldiği nokta itibarıyla ciddi bir güç kaybıyla karşı karşıya olduğunu kaydeden Taşdemir, bu nedenle tıpkı daha önceki iktidarların yaptığı gibi milliyetçiliği yükselterek siyasi ömrünü uzatmaya çalıştığını belirtti. Bu durumun aslında ülkenin kuruluş felsefesiyle de birebir bağlantılı olduğuna işaret eden Taşdemir, Kürtlerin herhangi bir demokratik hakka sahip olmaması konusunda bir konsensüsün söz konusu olduğunu ifade etti. Bugün Kuzey ve Doğu Suriye’de tam da bu konseptin devrede olduğunu vurgulayan Taşdemir, ancak Kürtlerin de süregelen bu yok sayma politikasına karşı direnmeye devam ettiğinin altını çizdi.

‘ROJAVA DEVRİMİ ORTADOĞU’NUN RÖNESANSI GİBİ’

Suriye’de savaş başladığı andan itibaren, kendi topraklarında özgürce yaşamak isteyen Kürtlerin DAİŞ ve El Nusra gibi çetelere karşı ciddi bir direniş sergilediğini söyleyen Taşdemir, büyük bedeller ödeyerek elde ettikleri kazanımların yok olmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Kürtlerin Rojava’da kadınlar öncülüğünde gerçekleştirdiği devrimin Ortadoğu’nun Rönesans’ı denilebilecek bir değişim, demokratik bir model sunduğunu belirten Taşdemir, “Rojava devrimi bölgedeki bütün kriz ve kaoslara çözüm olabilecek bir yol anahtarı da sundu. Ama bugün maalesef hem bu çözüm anahtarı ortadan kaldırılmak isteniyor hem de Ortadoğu’da değişen dengelerle birlikte Kürtleri bir kez daha kimliksiz, dilsiz, tarihsiz, hafızasız bırakmak istiyorlar. Türkiye de bu Kürt düşmanlığına öncülük ediyor” dedi.

‘BU SAVAŞ, AKP’NİN EMPERYAL HAYALLERİYLE İLGİLİ’

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik 9 gün süren saldırıların AKP’nin emperyal hayalleriyle de çok yakından ilgili olduğunu dile getiren Taşdemir, Suriye savaşı başladığından beri AKP’nin Müslüman Kardeşler ve cihatçı örgütler üzerinden coğrafyaya müdahale etmek isteyen emperyal bir dış politika izlediğini belirtti. Bu politika ile birlikte ciddi yanılgılar, sorunlar, krizler ve çöküşler yaşadığının altını çizen Taşdemir, iktidarın bu çöküşü şimdi de sahte bir zaferle örtbas etmeye çalıştığını söyledi. İktidardan yansıyan ruh halinin kötülüğün ruh hali olduğunu vurgulayan Taşdemir, şunları kaydetti: “Karşılarında sanki yedi düvel varmış, dünyanın en büyük orduları varmış ve onlarla savaşa girilmiş gibi bir algı yaratıp, manipülasyon üretiyorlar. AKP’nin iktidarı korumak için gerçekten de sahte zaferlere ihtiyacı var ve sahte zafer naraları atıyorlar. Ama biz biliyoruz ki Ortadoğu denklemi ve coğrafyasında buna benzer çok sayıda aktör ortaya çıktı, buna benzer çok siyaset izlendi ama hiçbiri başarıya ulaşmadı. En yakını Irak örneğidir. Bütün bunlara baktığımızda, halklar karşısında AKP ve onun zihniyeti kaybetmeye mahkûmdur.”

‘KÜRT SORUNU ÇÖZÜLÜNCE AYAKTA KALAMAYACAKLARINI BİLİYORLAR’

Diktatoryal ve baskıcı rejimlerinin yegane aracının düşmanlaştırmak ve milliyetçilik olduğunu vurgulayan Taşdemir, demokratik bir Türkiye ve Kürt sorununun çözüldüğü bir Ortadoğu’da, halkların barış içinde yaşadığı bir ortamda, tek adam rejimlerinin de yaşayamayacağını belirtti. Otoriter rejimler ve diktatörlüklerin gıda ve enerjisini tekçilikten, inkârdan ve yarattığı korkudan aldığını vurgulayan HDP Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, “O açıdan tabii ki AKP iktidarı Kürt sorununun demokratik çözümünden korkuyor. Nitekim Sayın Öcalan çağrı yaparak, ‘Kürt meselesini bir haftada çözerim’ dedi. Peki bir haftada çözülecek bir meselenin üzerine sen neden ordularla, askerlerle, büyük bütçeleri, sivil kayıpları ve dünyadan tecrit edilmeyi göze alan işgal girişimleri, saldırılarla gidiyorsun? Demek ki mesele tehdit meselesi değil, demek ki beka dedikleri kendi iktidarını ayakta tutma meselesi” dedi.

Continue Reading

Politika

HDP: AKP içeride ve dışarıda suç işliyor

AleviNet

Published

on

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü, Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, bugün yazılı açıklama yaparak, “Partimizin iki belediyesi daha kayyum eliyle gasp edildi” dedi.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
“Hakkari Belediyesi Eş Başkanı Cihan Kahraman, Yüksekova Belediye Eş Başkanlarımız İrfan Sarı ve Remziye Yaşar; Nusaybin Belediye Eş Başkanlarımız Semire Nergiz ve Ferhat Kut’un hukuksuzca tutuklanmaları yetmezmişçesine, İçişleri Bakanlığı partimizin demokratik yollarla kazandığı Nusaybin ve Yüksekova belediyelerine de kayyım atamıştır. Halkın iradesini gasp etmiştir.
Böylece partimizin yerel seçimlerde kazandığı üç büyükşehir belediyesi ve dört ilçe belediyesi gasp edilmiştir.
AKP Genel Başkanı ve tüm yöneticiler, sandıktan çıkan halk iradesini ayaklar altına alarak, seçme ve seçilme hakkını sistematik olarak ihlal etmektedir.

‘İÇERİDE VE DIŞARIDA SUÇ İŞLİYOR’

Sınırın ötesinde savaş suçları, sınırın bu yanında ise anayasal suçlar işleyen; Kürt halkının kazanımlarını kayyım siyaseti ve baskılar ile alaşağı etmeye çalışan AKP-MHP ittifakı, düştüğü bataklığa tüm toplumu çekmeye çalışmaktadır.
Tüm Türkiye ve uluslararası demokratik kamuoyunu demokratik siyasete destek vermeye, intikam siyaseti yürüten AKP iktidarına karşı durmaya çağırıyoruz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI