Connect with us

.

Politika

HDP’de Gözler Demirtaş’ın Duruşmasında

AleviNet

Published

on

Geçtiğimiz hafta yapılan Parti Meclisi toplantısında cumhurbaşkanlığı seçiminde Selahattin Demirtaş’ın aday gösterilmesi üzerinde uzlaşma sağlayan Halkların Demokratik Partisi son kararını 4 Mayıs’ta verecek.

HDP’nin kararının şekillenmesinde halen tutuklu bulunan Demirtaş’ın haftanın ilk günü Silivri Cezaevi’nde görülecek duruşması önem taşıyor.

2013 yılındaki İstanbul Kazlıçeşme’de yapılan Nevroz kutlamasında yaptığı konuşma nedeniyle ‘terör örgütü propagandası yapmak’ ile suçlanan Demirtaş hakkında savcının esas hakkındaki mütalaasını vermesi halinde karar çıkması bekleniyor.

Buldan: “Adayımız herkesin istediği cesur bir aday olacak”

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 4 Mayıs’ta Türkiye toplumunu ve barış ihtiyacını kucaklayan adaylarının açıklanacağını belirtti.

24 Haziran’ı Türkiye açısından tarihi bir seçim ve belki de son şans olarak değerlendiren HDP Eş Başkanı, “Adayımız cesur bir aday olacak, açıkladığımız aday Türkiye toplumunun, Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Çerkes’in, kadınların, gençlerin herkesin istediği bir aday olacak. Türkiye toplumununun barışa, demokrasiye olan ihtiyacını kucaklayacak bir adayımız olacak. Türkiye’nin toplumsal barışa ihtiyacı var. Türkiye’nin demokrasiye ihtiyacı var. Türkiye’de bugüne kadar demokrasiyi, insan haklarını, hukuku askıya alan zihniyete karşı, faşizme karşı direnişi savunan adayımızla seçimlere gireceğiz” dedi.

Buldan: “AKP-MHP ittifakına Kürt halkının vereceği hiçbir şey yok”

Pervin Buldan, Cumhur İttifakı adı altında Milliyetçi Hareket Partisi’yle birlikte erken seçimlere girecek iktidar partisinin Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı coğrafyada tabela partisi haline döneceğini iddia etti.

“Yarın öbür gün dilimizi yasaklayan AKP ile işbirliği yapan milletvekilleri gelip sizden oy isteyecek. Bugün yaptıkları ortaklık, Kürt halkının soykırımını isteyen bir partiyle yapılmıştır. AKP-MHP ittifakına Kürt halkının vereceği hiçbir şey yok. AKP’ye verilecek oyların MHP’yi Meclis’e taşıyacağını kimse unutmasın. ‘Oralara girin taş üstünde taş omuz üstünde baş bırakmayın’ diyen zihniyetle ortaklık yaptılar. Şimdi gelip bu ortaklıklarıyla birlikte Kürt halkından oy isteyecekler. Hadi oradan diyoruz, hadi oradan. MHP Kürdistan’da bir tabela partisidir. Şimdi sıra AKP’de. AKP Kürdistan’da tabela partisine dönecek.”

Sezai Temelli: “HDP’yi dışlayan hesap tutmaz”

HDP’nin diğer eş genel başkanı Sezai Temelli ise Şırnak’ta yaptığı konuşmada CHP’nin başını çektiği ittifak görüşmelerinde partisinin dışlanmasını eleştirdi.

Temelli, “Cumhurbaşkanı adayını hala bulamamışlar. CHP’den 15 vekil oraya geçiyor, bakıyorlar olmadı. O hesap tutmaz. Eğer Türkiye’ye huzur getirecekseniz, bunun yolu HDP’den geçiyor. Bu programı, bu hassasiyetleri dikkate alarak bu ceberut iktidardan kurtarabilirsiniz, aday pazarlığı yaparak değil. HDP’yi hesaba katmazsanız ancak Yenikapı’da buluşursunuz. Ankara kulislerinde ürettiğiniz aday pazarlık ürünüdür ve bu halkın pazarlıklarla işi yoktur” dedi.

HDP’nin cumhurbaşkanı adayının birinci turun en güçlü adayı olacağını ve seçimin ikinci tura taşınacağını savunan Temelli’ye göre, HDP temsiliyeti arttıkça Türkiye’ye, Ortadoğu’ya barış ve huzur gelecek.

İstanbul’da gözaltına alınan 39 HDP üyesinden 10’u hala Emniyet’te

Cumartesi günü HDP İstanbul Güngören ilçe merkezine yapılan operasyonda gözaltına alınan 39 partiliden 29’u serbest bırakıldı.

İstanbul Emniyeti, 10 HDP’li için 7 gün gözaltı süresi aldı.

Gözaltında bulunan parti üyelerin bir an evvel serbest bırakılmasını talep eden HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Acar Başaran, “Bu yapılan anayasal suçtur. Seçim sürecini yargı eliyle iktidar lehine düzenlemektir. İktidar bu kirli hamleler ile amacına ulaşamayacaktır. Yargının bu tutumu adil bir seçim sürecinin hedeflenmediğinin açık bir göstergesidir. Bu baskılarla ne bizim seçim çalışmalarımızı engelleyebilirsiniz ne de iktidarınızın sonunun gelmesini” dedi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Almanya ‘güvenli bölge’den bihabermiş!

AleviNet

Published

on

Geçtiğimiz günlerde Sol Parti milletvekili Gökay Akbulut, Ankara ile Washington’un arasında anlaşmaya varılan “güvenli bölge” ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rojava Kürdistanı ile Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditlerini Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’ne sormuştu.

“Bilirkişi” konumundaki daire, Rojava Kürdistan’ın sınırında kurulan “güvenli bölge”nin uluslararası yasalara aykırı olup olmadığını ve Almanya’nın Erdoğan’ın işgal tehditleri karşısındaki yaklaşımına ilişkin kısa bir rapor hazırladı. Uluslararası medya kuruluşlarında çıkan haberlerin bir özeti andıran raporda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırı planlarına ilişkin somut bilgilerin olmadığı ifade edildi.

ALMANYA’NIN POZİSYONUNU AÇIKLAMADILAR!

Raporu hazırlayan uzmanların “Güvenli bölge” tartışmalarına ilişkin Almanya’nın pozisyonu açıklamaktan kaçındıkları görülürken, Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümet adına şu açıklamayı yapmaları dikkat çekti: “Federal Hükümet Türkiye- Suriye sınırında durumu tespit edecek bir malumata sahip değil.”

Türk devletinin Rojava ve Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditleri için ise Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi “meşru müdafaayı” gerektirecek gelişmelerin olmadığını ifade ederek, YPG güçlerinin sınırdaki ağır silahlarını çektiğine dair medyada çıkan haberleri hatırlattı.

Türkiye’nin Suriye politikası çerçevesinde Ankara rejimine silah ihracatının devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise Bilimsel Hizmetler Dairesi, bu konuda 2 Şubat 2018’de açıklanan raporun geçerliği olduğunu bildirdi. Türk devletinin Efrîn’e Alman yapımı Leopard tanklarıyla saldırısı sonrasında Sol Parti’nin talebi üzerine daire “Türkiye’ye yapılan tank ihracatının şu anki veriler ışığında uluslararası hukuku ihlal etmiyor” görüşünü öne sürmüştü.

Continue Reading

Politika

Van’dan Soylu’ya: Çok kalitesiz ve devşirmesin!

AleviNet

Published

on

19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı 29 gündür Demokrasi Nöbeti adı altında oturma eylemleri yapılıyor.

Van’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe Binası önünde devam eden eyleme, belediye eşbaşakanları, milletvekilleri, Barış Anneleri, HDP’liler, TJA’lılar, Kiği, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’nin (KAYYDER) temsilcilerinin de içinde olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Eylem yine polis ablukası altında gerçekleşti. “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldığı eylemde konuşan HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Amed ziyaretini sert bir dille eleştirdi.

Bu çerçevede esnaflara seslenen Bülbül, “Siz de gidin Süleyman’ın kapısında oturun. Süleyman’a deyin ki ‘Sen HDP’nin kapısında oturmak için bakan olmadın, sorunlara çözüm bulmak için bakan oldun.” şeklinde konuştu.

Bülbül, “Süleyman Soylu ve avanesi Kürt halkına, demokrasiye karşı her gün her dakika suç işliyor. Çocukları dağa gitmiş olan mazlum İnsanları kullanarak da suç işliyor. Biz o annelere diyoruz ki HDP’nin kapısı önünde oturmayın, içeri girin HDP çözüm kapısıdır. Süleyman Soylu çözüm bulamayıp tıkandığı için HDP’nin kapısına geldi” ifadelerini kullandı.

DEVLETİN BİR KAPISI YOK, SOYLU ÇOK KALİTESİZ

Bülbül, 17 bin faili meçhul cinayetin hesabının verilmesi gerektiğini belirtirken, katledilen Mehmet Sincar’ın, Musa Anter’in, Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un hesabının verilmediğini hatırlattı.

HDP’li vekil Bülbül, “Sizin kapınızda bütün Türkiye’nin oturması lazım değil. Sizin kapınız olsa Pir Sultan Abdal’ın tabiri ile ‘Bizim sorunumuz kapının ipi ile değil, o kapının sahibi iledir.’ Ama kapı yok, düşmanlığın da bir adabı olur. Süleyman Soylu sen çok kalitesizsin” diye konuştu.

“SEN BİR DEVŞİRMESİN”

Hükümetin organizesiyle HDP Amed İl binası önünde oturan bazı aileleri ziyaret eden Soylu’ya seslenen Bülbül, şunları belirtti:

“Süleyman Soylu, avaneni de al git Kandil’de oturma eylemi yap. Çocuklar Diyarbakır’da değil, Kandil’de. Sizin yönteminizle siyaset yapılmaz. Şah Hüseyin Kerbela’da beklerken yanında kimse gitmedi. Çünkü; Yezit her kapıya bir asker dikmişti kimse gitmesin diye. Süleyman Soylu, her sokağa bir TOMA koymuş, diyor; ‘HDP’lilerin yanına giden yok’ diyor. Sen bu TOMA’yı, gözaltı furyasını, işkenceyi, baskıyı kaldır bakayım Van nasıl yerinden sarsılıyor. Sen bize siyaset öğretemezsin, sen bir devşirmesin. AKP’ye, Tayyip Erdoğan’a küfür ve hakaret ederek geldin. Sen Fethullah Gülen ile birlik oldun AKP’yi vurmaya çalıştın. Şimdi AKP ile birlik olup bizi vurmaya çalışıyorsun. Bu siyasetin adı, hokkabazlıktır, düzenbazlıktır.”

“Biz belediyelerimizi tekrar geri alacağız” diyen Bülbül, şunları ekledi: “Ya seçimle ya hukukla ama bir şekilde alacağız. Hakkımızı yerde bırakmayacağız. Bu gökten parlayan güneş, kıpırdayan yapraklar, Van halkı şahit olsun ki, dünya insanlığı şahit olsun ki Süleyman Soylu ve zihniyeti kaybedecek, haklar kazanacak. Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet kazanacak. Hani tecridi kaldırmıştınız, hani söz vermiştiniz, hani Kürt Halk Önderi ile düzenli avukat görüşmesi olacaktı. Be hey yalancılar, be hey sahtekârlar bu ne biçim politikadır. Kendi sözünüzü tutmuyorsunuz. Kendi yasanıza uymuyorsunuz. Kendi yasanıza uyun. Sizin yasanıza göre Van’ın meşru başkanı Mustafa Avcı ve Bedia başkanımızdır. Kabul etmiyorsanız bunun adı faşizmdir.”

Bu açıklamaların ardından bir süre daha sloganlar ve ezgilerle oturma eylemi yapıldı ve sonlandırıldı.

Continue Reading

Politika

Taşçıer: Kürt sorunu çözülmeden kimse hakkını kullanamaz

AleviNet

Published

on

Mardin’de kayyum gasplarına karşı 29 gündür süren Demokrasi Nöbeti, HDP binası önünde devam etti. Eylemlerini Karayolları Parkı’nda yapmak isteyen HDP’lilere polislerce yine engel olunurken, zırhlı araç, gözaltı otobüsleri ve çevik kuvvet polisleri ile abluka altında tutulan il binası önünde oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminin ardından HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer açıklama yaptı.

YÜZ YILLIK İNKÂRA DİKKAT ÇEKİLDİ

Taşçıer, “Sadece bugün Kürt halkının iradesine kayyum atanmıyor. Tarihsel olarak baktığımızda 1924 yılında Türkiye’nin yeni Anayasası yapıldığında da Kürt halkı yok sayıldı. Bu da Kürt halkının iradesinin yok sayılmasıydı. Ardından yapılan değişikliklerde de Kürt halkının iradesi yok sayılmaya, Kürt halkı inkâr edilemeye bugüne kadar devam etti” dedi. Kürtlerin haklarını talep ettiklerini ve her dönem baskı ile karşılaştıklarını dile getiren Taşçıer, Şeyh Sait ve arkadaşlarının İstiklal Mahkemelerince idam edilmesini hatırlattı.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİ’

Taşçıer, 31 Mart seçimlerine de değinerek, önceki dönem yapılan kayyum atamalarına rağmen halkın tercihini yine HDP’den yana yaptığını söyledi. HDP Milletvekili İmam Taşçıer, AKP-MHP’ye “Ne olursa olsun, bu halk size destek vermeyecek” derken, şunları da söyledi: “Kürt sorununu çözmek adına bir adım atılmadığı sürece, Kürt sorunu çözülene kadar Türkiye’de Kürt halkının da Türk halkının da haklarını kullanması mümkün değil. Demokrasi de Türkiye’de hayat bulamayacak. Öncelikle Kürt sorunu çözülecek, ondan sonra hep birlikte çalışabileceğiz, kendimizi yönetebileceğiz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI