Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Front Line Defenders İnsan Hakları Savuncuları Ödülü Nurcan Baysal’a verildi

AleviNet

Published

on

2005 yılından bu yana şiddet içermeyen yöntemlerle, cesaretle, kendi hayatını riske atarak başkalarının haklarını korumak ve olayı dünyaya duyurmak için katkı sağlayan insan hakları savunucularının çalışmalarını desteklemeğe ve kaydetmeğe devam eden Front Line Defenders, uzun yıllardır cesaretle yürüttüğü insan hakları ve barış mücadelesinden dolayı bu yıl ödüle Nurcan Baysal’ı layık gördü.

Ödülünü Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Kate Gilmore’un elinden alan Nurcan Baysal konuşmasında “Kürtler ve Türkiye olarak çok karanlık günlerden geçiyoruz. Bu karanlığa rağmen hala insan hakları, barış ve demokrasi için mücadele eden insanlar var. Şırnak’ta, İstanbul’da, Diyarbakır’da, İzmir’de, Cizre’de… isimsiz kahramanlar var. Bu insanların bazıları insan hakları ihlallerini kaydediyor, bazıları işkenceyi durdurmaya çalışıyor, bazıları şiddet mağdurlarına hukuki destek veriyor ve bazıları yerden ölü bedenleri kaldırıyor. Bu ödülü, bu isimsiz kahramanlar ve Türkiye’deki ve özellikle Kürdistan’daki tüm insan hakları savunucuları adına kabul ediyorum. Bu ödülü, Türkiye’deki karanlığı aydınlatmak için mücadeleye devam eden insanlar adına kabul ediyorum. “Bir daha asla”nın mümkün olduğuna inanmak istiyorum. Bu zalim hükümetlere güç vermeyi bırakalım. Gözlerimizi bu suçlara, insanlığa karşı işlenen suçlara karşı kapatmaya son verelim. “Bir daha asla”yı gerçekten bir daha asla yapalım! Azadî nezi ke! ” dedi.

 Nurcan Baysal Hakkında

Nurcan Baysal, Diyarbakır Anadolu Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Bilkent Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı. 1997-2007 yılları arasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na bağlı olarak Diyarbakır ve çevresinde kalkınma ve yoksulluk projeleri yürüttü.

2008-2013 yılları arasında Hüsnü Özyeğin Vakfı’nda kırsal kalkınma program direktörü olarak çalıştı. Diyarbakır’da zorunlu göç, yoksulluk, kalkınma, kadınlar ve Kürt sorunu konusunda çalışan çeşitli sivil toplum kuruluşlarının kuruluşunda ve çalışmalarında yer aldı.

Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nün (DİSA) kurucularından biri olan Nurcan Baysal, Kadın İçin Küresel Fon, Acil Destek Fonu gibi çeşitli uluslararası fon kuruluşları ve vakıfların Ortadoğu danışmanlığını yapıyor. Baysal, 2013 yılından beri farklı platformlarda düzenli olarak yazmakta, Kürt illerindeki yıkımı ve insan hakları ihlallerini duyurmaya çalışmaktadır. İletişim’den daha önce O Gün (2014) ve Kürdistan’da Sivil Toplum (, ortak yazar, 2015) ve Ezidiler: 73. Ferman (2016) kitapları çıktı. O SESLER isimli yeni kitabı bu ay Dipnot Yayınlarından çıkacak.

İŞİD tarafından zorla alıkonan kadınları kurtarmak ve onlarla dayanışmak amacıyla 2015 yılında Diyarbakır’da kurulan “Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu”nun üyelerinden biri olan Baysal, 2017 yılında İtalyan Gazeteciler Birliği tarafından ‘cesur kadın gazeteci’ ödülüne layık görüldü.

Baysal Türkiye’deki barış insiyatiflerinin aktif bir üyesidir. Bölgede yaşanan insan hakları ihlalleri, savaş suçlarına ilişkin çalışmaları ve yazılarından dolayı kendisine çeşitli davalar açılmıştır. Bir kısmından ertelemeli mahkûmiyet almış, bir kısmı ise devam etmektedir. Baysal, tüm bu baskılara karşın Diyarbakır’da kalarak mücadeleye, Bölgenin sesini duyurmaya, bu karanlık dönemi kaydetmeye devam diyor.

 Front Line Defenders 

Front Line Defenders 2001 yılında, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin koruma altına aldığı hakların bazıları ya da tamamı için şiddet kullanmadan çalışan risk altındaki insan hakları savunucularını (İHS) korumak amacıyla Dublin’de kuruldu. Front Line Defenders İHS’lerce tespit edilen koruma ihtiyaçları üzerine çalışır. Front Line Defenders insan hakları savunucularının korunması için daha güçlü uluslararası ve bölgesel tedbirlerin hayata geçmesini İnsan Hakları Savunucularının Durumuna İlişkin BM Özel Raportörü’nün çalışmalarını destekleyerek savunur ve teşvik eder. Özel Raportör ofisine ayrıca Frank Jennings Staj Programı ile de destek verilir. Front Line Defenders BM İnsan Hakları Savunucuları Bildirgesi’ne saygı gösterilmesi için de çalışır. Front Line Defenders Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi’nde Özel Danışmanlık Statüsüne sahiptir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Serêkaniyê’ye saldırılarda 22’si çocuk 235 sivil şehit düştü

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eşbaşkanı Ciwan Mustafa ve Cizre Bölgesi Sosyal Yardım Komitesi Xalid İbrahim tarafından, işgalci Türk devletinin saldırılarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

“İşgalci Türk ordusunun Serêkaniyê’deki sağlık merkezlerini hedef alması sonucu bu merkezler hizmet dışı kaldı” diyen Ciwan Mustafa şöyle konuştu:

“5 gündür kuşatma altında bulunan Serêkaniyê kenti tamamen kuşatılmış durumda. Kentteki hastanede onlarca yaralı bulunmakla beraber enkaz altlarında çok sayıda şehit cenazesi bulunmaktadır.

Kentte 22’si çocuk olmak üzere 235 sivil şehit düşmüş, 677 sivil de yaralanmıştır.”

Xalid İbrahim ise basın toplantısında şunları söyledi: “İnsani bir krizle yüz yüzeyiz. Sınır üzerindeki köylerde, 300 bin kişi halen evlerinde bulunuyor. Hesekê kentinde bulunan 42 okul binasında siviller bulunmaktadır.

9 Ekim tarihinde Serêkaniyê’deki Elok su istasyonunun işgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından bombalanması sonucu Hesekê kentinin suyu kesilmiştir.”

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’nin Suriye harekatı Köln’de protesto edildi

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu Almanya’nın Köln kentinde Kürt gruplar tarafından protesto edildi.

“Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki saldırı savaşına karşı – Rojava ile dayanışma” sloganıyla düzenlenen gösteri Ebertplatz’da başladı. Göstericilerin “Türkiye’nin saldırı savaşını durdurun” ve “Alman hükümetinin Türkiye ile askeri işbirliğine son verilsin” yazılı pankartlar ve YPG flamaları taşıdığı görüldü.

Gösteriye sol grupların yanı sıra meclisteki muhalefet partilerinden Sol Parti de destek veriyor.

Gösteri öncesinde Köln’de güvenlik amacıyla helikopterler, TOMALAR ve binlerce polis memuru görevlendirildi. Polis Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada gösteri öncesinde Köln ana tren istasyonunda birçok kişinin arandığını ancak kimsenin gözaltına alınmadığını söyledi.

Güvenlik güçleri gösteriye 20 bin kişinin katılmasını bekliyor. 

dpa, epd / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Sol Parti: Türkiye’ye tüm silah ihracatları durdurulsun

AleviNet

Published

on

Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger Hamburg’da yaptığı açıklamada Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının durdurulmasını istedi. Partisinin eyalet kongresinde konuşan Riexinger “Türkiye’ye tüm silah ihracatları derhal durdurulmalı, verilmiş izinler de geri çekilmeli” dedi. Sol Parti lideri, “Kürtlere karşı savaşı durdurmak sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Riexinger partisinin bugün birçok kentte “Suriye’deki kirli ve uluslararası hukuka aykırı” savaşa karşı “Kürt dostlarıyla” birlikte gösteriler düzenlediğini söyledi.

Silah ihracatının askıya alınması eski izinleri kapsamıyor

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, geçen hafta Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG milislerine karşı düzenlenen askeri operasyonda kullanabileceği silah ve teçhizatın satışına izin verilmeyeceğini duyurmuştu. Ancak diğer silahlar ve daha önce onaylanan satışlar bu karardan etkilenmiyor. Bu sebepten dolayı Almanya’dan Türkiye‘ye, senenin sonuna dek silah gönderilmeye devam edilebilecek. Durumun böyle olduğu Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich’in verdiği soru önergesine hükümetin verdiği yanıta da yansıdı. Liebich konuyla ilgili yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kamuoyunu yanılttığını söyledi.

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Liebich “Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edilmiş olmasına rağmen silah teslimatlarının sürmesi bir rezalettir. Suriye’nin kuzeyindeki ölü ve yaralılar konusunda Almanya kendini suçlu konumuna sokmuştur” diye konuştu.

Almanya Türkiye’ye geçen yıl da 242 milyon 800 bin euro değerinde silah satmış, bu da Almanya’nın toplam 770,8 milyon euro tutarındaki yıllık silah ihracatının yaklaşık üçte birine tekabül etmişti.

CDU’dan da sesler yükseliyor

Almanya’da konuyla ilgili bir açıklama da koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Christian Baldauf’tan geldi. CDU Rheinland-Pfalz Eyalet Başkan Yardımcısı Baldauf Türkiye’ye yönelik ihracatlar için hükümetin verdiği “Hermes kefaletlerini” kaldırması gerektiğini söyledi.

“Hermes kefaleti” Alman ihracat firmalarına ve kredi şirketlerine yabancı müşterilerin ödeme yapmaması halinde hükümetin vermeyi taahhüt ettiği güvenceye deniyor. Daha önce Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes güvencelerinin kaldırılması istenmişti. 2018 yılında Almanya’nın hazinesinden en çok güvence, Rusya’nın ardından Türkiye’ye ihracat yapan firmalara tanınmıştı. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye yapılan ihracatlara 2 milyar 600 milyon euroluk Hermes kefaleti vermeyi üstlendi.

CDU’lu Baldauf ayrıca Volkswagen’ın Manisa’da açmayı planladığı yeni fabrikasını Türkiye’nin Suriye operasyonu üzerine “incelemeye almasını memnuniyetle karşıladığını” söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı değerlerini ayaklar altına aldığını söyleyen Baldauf Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yapılan hangi desteklerin kaldırılabileceğini gündemine alması gerektiğini söyledi. CDU’lu siyasetçi “Bu tarzda hareket eden bir devletin Avrupa ve dolayısıyla Almanya hazinelerinden para alması kabul edilemez” diye konuştu.

DW, dpa / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI