Connect with us

Dünya

Dünya da uyarıyor: Risk artıyor

Published

on

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının haziran ayında yapılacak seçimlerden sonra keyfi politika yapımı ve politika öngörülebilirliğinin baskı altına girmesi olasılığını gündeme getirdiğini belirtti.

Fitch ayrıca bu durumu daha zorlu küresel finansman koşullarının Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının yarattığı kırılganlığı test edeceği bir zamanda gelmesi muhtemel olduğunu belirtti.

Erdoğan Londra’da Bloomberg TV’de yer alan konuşmasında, “Tabii ki TCMB bağımsızlığı söz konusudur. Ama TCMB bağımsızlığının gereği ile kalkıp, herhalde yürütmenin başı olan bir başkanın burada vermiş olduğu sinyalleri bir kenara koyacak hali yok. O da buna göre değerlendirmelerini yapacaktır. Adımlarını ona göre yapacaktır. Ben bunun gelecek için çok isabetli adımların atılmasına vesile olacağına inanıyorum” demişti. Bu açıklamalar son dönemde dolar/TL’deki yükselişte önemli bir etken olarak gösterildi.

Dolardaki güçlenme eğilimi, ABD faizlerinin yüzde 3 üzerinde seyretmesi gibi küresel nedenlerin yanı sıra Erdoğan’ın başkanlık sistemi ile para politikası üzerindeki etkinliğini artıracağına yönelik söylemleri gibi lokal nedenler de kuru baskılıyor.

TCMB’nin TL’deki değer kaybı sonrasında piyasalardaki gelişmeleri yakından izlediğini ve gerekli tedbirlerin alınacağını açıkladığına işaret eden Fitch açıklaması şöyle devam etti:

“Yaşanan son gelişmeler bizim, TCMB’nin kurdaki zayıflığa yanıt verme istekliliğinin devam ettiği görüşümüzü değiştirmedi. Geçtiğimiz ay yapılan faiz artırımı (TCMB’nin) sıkılaşan global finansal şartlar ve yükselen petrol fiyatlarının, Türkiye’de seçim kampanyası ile bir araya gelmesinden kaynaklı risklerin bilincinde olunduğuna işaret etti. Türkiye’nin para politikası bağımsızlığında daha büyük aşınma, Türkiye’nin ülke kredi profili üzerinde daha da baskı yaratır”

Merkez Bankası (TCMB) geçen hafta yaptığı yazılı açıklamada, “Piyasalarda gözlenen sağlıksız fiyat oluşumları yakından takip edilmektedir. Gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkileri de dikkate alınarak gerekli adımlar atılacaktır” demişti.

Sadece para politikası değil…

Dünya gazetesinin aktardığına göre Fitch’in bugün yayınladıgı raporda Türkiye’deki para politikasının siyasi sınırlamalara maruz kaldığı ancak merkez bankasının bağımsızlığının sınırlanmasının politika etkinliğini ve karar alma ortamındaki riskleri artırdığı belirtilerek “Erdoğan’ın faizle ilgili açıklamaları sadece para politikası değil genel ekonomik politikanın da seçim sonrası öngörülebilirliğini azaltıyor” denildi.

Raporda ayrıca “Para politikasının bağımsızlığının daha fazla zedelenmesi özellikle ülkenin dış finansman üzerindeki baskılara ve makroekonomik ortamdaki bozulmaya katkıda bulunması ya da daha geniş ekonomi politikası oluşturma kredibilitesine ve ülkenin iş ortamına zarar vermesi halinde, Türkiye’nin kredi notu görünümü üzerinde daha fazla baskı oluşturacaktır” denildi.

Dolar, avro ve sterlin DURDURULAMIYOR! Bloomberg: Türkiye’de tabuta son çiviyi o çaktı Döviz için yeni korku Kriz çıkışı: “Türkiye’nin iflası başladı” Erdoğan ile görüşen yatırımcıların Türkiye korkusu

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

İran’dan, ‘telefon numarası veren’ Trump’a yanıt

Published

on

Sanatçılarla buluştuğu toplantıda konuşan Ruhani, “Diyalog, müzakere ve mantık taraftarıyız, fakat birisi ‘sizi müzakere masasına çekeceğim’ diyorsa biz onunla müzakere yapmayız. Tüm dünya güçleri arka arakaya gelse bile böylesi bir müzakereyi kabul edemeyiz. Birisi zorbalık yapmaya çalışıyorsa ona asla teslim olmayız” diye konuştu.

‘TRUMP TELEFON NUMARASI İLETTİ’ İDDİASI

Twitter hesabından “İran’ın yakında (bizimle) konuşmak isteyeceğinden eminim” paylaşımında bulunan ABD Başkanı Donald Trump’ın, “İran beni arasın” sözleriyle İsviçreli yetkililere bir telefon numarası ilettiği iddia edilmişti.

‘ABD ile savaş çıkmayacak’ ABD, İran ile bir savaşa doğru mu ilerliyor?

Continue Reading

Dünya

İsrail’den füze saldırısı

Published

on

Tel Aviv, ABD’nin “İsrail toprağı” olarak tanımasının ardından meşruiyet arayışına hız verdiği Golan Tepeleri’nden bir kez daha Suriye’ye saldırı düzenledi. Suriye devlet haber ajansı SANA, İsrail’in işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nden başkent Şam yakınlarına saldırı düzenlendiğini, hava savunma sisteminin atılan füzelerden çoğunu etkisiz hale getirdiğini duyurdu.

Suriyeli yetkililer, hava savunma sistemlerinin Kuneytra yönünden gelen düşman hedefleri durdurduğu açıklamasında bulundu.

Muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise Şam’ın güneybatısında üç şiddetli patlamanın meydana geldiğini aktardı. Gözlemevi sözcüsü, saldırılarda İran ve onun desteklediği Lübnan Hizbullahı’na ait depoların ve hedeflerin bulunduğu Kisve bölgesinin vurulduğunu ileri sürdü. Sputnik’e konuşan bir analist de, İsrail savaş uçaklarının “Şam yakınlarındaki İran Devrim Muhafızları Ordusu birliğine ait iki bölgeyi hedef aldıklarını” söylerken Tel Aviv’den bu iddialara ilişkin doğrulama gelmedi.

Öte yandan, Astana ortakları Rusya ve Türkiye tarafından geçen eylül ayında ateşkes uzlaşısı ilan ettiği İdlib vilayetine Şam güçlerinin operasyon başlatması üzerine başlayan çatışmalar sürüyor. SANA, büyük oranda El Kaide uzantılı Heyet Tahrir Şam tarfından kontrol edilen İdlib’deki “gerilimi azaltma bölgesi” ve Lazkiye’nin kuzeyinden düzenlenen füze saldırıları sonucunda bir Suriyelinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Continue Reading

Dünya

Le Pen: Hedef AP’de ‘süper grup’ kurmak

Published

on

Aşırı sağcı Fransız lider Marine Le Pen, İtalya’nın Milano kentinde Avrupa’nın diğer aşırı sağcı ve sağ popülist parti temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, önümüzdeki hafta yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin ardından, Strasbourg’da aşırı sağcıların daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir grup oluşturabileceklerini dile getirdi. Bu olasılığın “heyecan verici” olduğunu belirten Le Pen, partisinin AP seçimlerinden birinci parti olarak çıkmaması durumunda, siyasi rakibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un istifa etmesi gerektiğini savundu.

Bazı seçim anketlerine göre Le Pen’in partisi Ulusal Birleşme, Macron’un Yürüyüş Halindeki Cumhuriyet (LREM) partisinin önünde bulunuyor.

Amaç Avrupa Birliği’ni zayıflatmak

Milano’daki buluşmanın ev sahibi olan sağ popülist İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini de seçimlerin ardından “Avrupalı Halklar ve Uluslar Birliği”ni kurmak istediğini dile getirerek, hedeflerinin Strasbourg’ta en güçlü siyasi grup olmak olduğunu belirtti. Yine bazı kamuoyu yoklamalarına göre aşırı sağcı ve sağ popülist milletvekillerin oranı yeni kurulacak parlamentoda yüzde 10 civarında olacak.

Italien Innenminister Salvini (picture_alliance/dpa/ZUMA Wire/S. Guidi)

İtalya İçişleri Bakanı Salvini

Ancak farklı siyasi partilerin bu oluşuma katılmaları halinde oranın yükselebileceği bildiriliyor. Milano’da bir araya gelen aşırı sağcı siyasetçiler, Avrupa Birliği’ni bugünkü şekli ile devam ettirmeye karşı çıkarak, Birliğin birkaç temel ortak konu dışında yetkilerinin azaltılmasını ve uluslara devretmesini talep ediyor. Marine Le Pen de konuyla ilgili olarak, “Biz Avrupa diplomasisi istemiyoruz” dedi.

Aynı ideolojik çizgiyi paylaştığı Avusturya Başbakan Yardımcısı Strache ile ilgili video skandalına da değinen Le Pen, bunun Avusturya’nın iç meselesi olduğunu ancak görüntülerin iki yıl önceye ait olmasına rağmen, AP seçimlerinden bir hafta önce yayınlanmasını manidar bulduğunu vurguladı.

dpa/ET,JD

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI