Connect with us

.

Kültür-Sanat

Cesaret Ana

AleviNet

Published

on

İrlandalı Martin McDonagh başarılı bir oyun yazarı, senarist ve yönetmen. The Beauty Queen of Leehane, The Cripple of Inishmaan, A Behanding in Spokane adlı oyunlarını yazdıktan sonra ilk kısa metrajı Six Shooter’la (2006) Oscar ödülü aldı. Ardından In Bruges (2008) ile Seven Psychopats (2012) adlı uzun metrajlarını gerçekleştirdi. Üçüncü uzun metrajı Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri) sekiz yıllık bir proje. Yoksul bir işçi ailesinin çocuğu olarak büyüyen, büyük bir ABD hayranı olan McDonagh “Bu kıtaya her gidişimde kendimi 1970’lerin Amerikan filmlerinde varolan sinematik ve düşsel dünyanın içinde duyumsuyorum” diyor.

Yirmi yıl once Amerika’nın güney eyaletleri, Florida, Georgia, Alabama, Colorado, Ohio, Mississippi, New Mexico’yu otobüsle gezerken Georgia, Alabama ve Florida’da gördüğü reklam panolarından etkilenmiş. Panoların üstünde aynı filmindeki gibi cinayeti çözemeyen polislere hesap soran yazılar varmış. “Senaryoyu sekiz yıl önce yazdım. Trump’ın Amerikası’na doğrudan doğruya bir yanıt ya da önceki yıllarda Missouri’deki olaylara bir yanıt değildi. Irkçı, ayrımcı, saldırgan insanlar, ırkçılık, ayrımcılık, şiddet uzun bir süredir varlar, bundan sonra da var olmayı sürdürecekler” diyor Martin McDonagh.

Modern western, kara komedi ve dram türlerini birleştiren sinemacı karakterlerinin iyi polis, kötü polis, yaslı anne gibi klişe, prototip karakterler olmasını istememiş, öyküsünü güçlü, zeki, kışkırtıcı, acımasız Mildred Hayes’in üstüne kurmuş. Mildred yedi ay önce tecavüze uğrayan ve öldürülen kızı Angela’nın katilini bulamayan Ebbing Emniyeti’ne sonunda restini çeker. Ebbing, Missouri çıkışındaki 1986’dan beri kiralanmayan üç reklam panosunu kiralar ve üzerlerine “Bu nasıl olur Şef Willoughby, hala daha kimse tutuklanmadı, ölürken tecavüze uğradı” yazılı afişler astırır. Panolardaki bu yazıları Şerif Bill Willoughby’nin yardımcısı, ırkçı, alkolik, ana kuzusu, zeka özürlü, öfke sorunlu polis memuru Dixon görür. Vicdan azabı çeken, suçluluk duyan Şerif Willoughby harekete geçer.

Oğlu Robbie’yle yaşayan, ondokuz yaşındaki bir kızla oturan eski kocasından dayak yüzünden ayrılan Mildred, güçlü, başı dik, yıkılmaz görünmesine karşın vicdan azabı ve acı çekmektedir. Dramla komediyi harmanlayan McDonagh, özgün diyaloglarıyla, pastoral görüntülerle kayıp, yas, öfke, öç, umut, empati, bağışlama, iyileşme, insanlık, acı, keder, ırkçılık, cinsiyet ayrımı temalarını yetkin bir anlatımla sorgular. Görüntü bütünlüğünü 1970’lerin Amerikan filmlerinden esinlenerek oluşturan yönetmen hiçbir şey siyah ya da beyaz değildir diyor.

Usta oyuncu Frances McDormand, Mildred Hayes karakterini John Wayne’i örnek alarak oluşturduğunu açıklıyor:”Yorumumda hangi sinema ikonunu örnek alacağımı düşünürken kadın yıldız bulamadım. Yetmişlerde siyahi aktris Pam Grier vardı ama o seksüalitesi ile kötülerle savaşırdı. John Wayne, The Searchers (Çöl Aslanı/ 1956) filminde son derece ırkçı bir karakteri oynadı, üstelik sempati de topladı. John Wayne’i örnek almaya karar verdim”. Martin McDonagh ise John Wayne’in aptal bir faşist olduğunu, büyük bir yıldız fakat kötü bir insan olduğunu düşünüyor.

Bugüne dek işçi sınıfından kadınları, taşralıları, zor tiplemeleri canlandıran Frances McDormand kökenlerine sadık kalmış bir karakter oyuncusu. Doğar doğmaz annesi tarafından terkedilen, sekiz kardeşiyle birlikte büyüyen, sete teknisyenlerle birlikte erkenden gelen, ışık provalarına katılan, saçını ve makyajını kendi yapan bir anti star Joel Coen’in karısı Frances McDormand.

Filmin Özel Bölümler’inde Martin McDonagh’ın Oscar ödüllü kısa metrajı Six Shooter, çıkarılmış sahneler, fotoğraf galerisi, fragmanlar yer alıyor.

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (Üç Billboard Ebbing, Missouri Çıkışı) Yönetmen: Martin Mc Donagh Oyuncular: Frances McDormand, Woody Harrelson, Sam Rockwell, Abbie Cornish, Lucas Hedges, Zeljko Ivanek, Caleb Landry Jones, Clarke Peters, Samara Weaving, John Hawkes/ 2017, 111 dakika, BirFilm/ Format: Dvd, Blu-ray.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür-Sanat

Sevcan Orhan hastane odasından paylaştı! İşte son durumu

AleviNet

Published

on

Akciğerinde bir kitle olduğu ortaya çıkan ünlü türkücü Sevcan Orhan, özel bir hastanede ameliyat oldu. Geçirdiği operasyonun ardından yoğun bakımda tedavi gören Orhan, yaşadığı zor günlerin ardından hastanede odasında çektiği videoyu paylaştı.

Sağlık durumunun iyi olduğunu söyleyen Sevcan Orhan, “Akciğerimde bir kitle olduğu ortaya çıktı. Çok küçük bir kitleydi. Kötü huylu olmadığı belliydi ama doktorum orada durmaması ve alınması gerektiğini söyledi. 15 Mayıs günü hastaneye yattım. Kitle küçük ve kötü huylu olmasa da akciğer ameliyatları gerçekten ağır. İki gün yoğun bakımda kaldım. Dört gündür hastanedeyim. Bir iki gün sonra taburcu olacağım. İyi olduğumu görmenizi istedim” açıklamasını yaptı.

SEVCAN ORHAN KİMDİR?

1982 yılında İstanbul’da doğdu. Aile kökeni Erzincan ili çayırlı ilçesinin Yeşilyaka (Şebge) köyüne dayanmaktadır.

1994 yılında babasından öğrendiği kara düzen bağlamayla müzik hayatına ilk adımını attı.

Aynı yıl profesyonel eğitim almak isteyen Orhan, özel bir müzik okulunda nota, solfej, bağlama ve repertuar dersleri almaya başladı.

Bu arada ortaokul ve lise öğrenimini tamamladı.

Lise yıllarında Milliyet gazetesinin düzenlediği “Liselerarası Türk Halk Müziği Yarışması”nda 3. oldu.

1999 yılında “İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservataurı” nın açmış olduğu yetenek sınavlarına girdi ve “Ses Eğitimi Bölümü”nü kazandı.

2000 Yılında üniversitedeki müzik eğitimine devam ederken ilk solo çalışması olan “Nenni Bebek” isimli albümünü yaptı.

Aynı yıl yaklaşık yedi yıl eğitim aldığı “Müzik Okulunda solfej ve bağlama dersleri vermeye başladı. Okul dahilinde çok önemli konser çalışmalarına katıldı.

2003 yılında “Aşıklık Geleneği İçerisinde Aşık Mahzuni Şerif’in Yeri ve Önemi” adlı bitirme ödevini hazırlayarak “Ses Eğitimi Bölümü”nden üçüncülük derecesiyle mezun oldu.

2003 yılında “Bir Türküydü Yaşamak” isimli ikinci solo albümünü müzikseverlere sundu.

2006 yılında TRT aracılığıyla programcılığa merhaba diyen Sevcan Orhan sırayla TRT İNT, TRT TÜRK ve TRT AVAZ kanallarında 4 yıl süreyle canlı olarak yayınlanan “Tatlı Dile Güler Yüze”adlı müzik programının sunuculuğunu ve solistliğini yaptı.

Ayrıca Cem Radyo’da “SAZINDA USTALAR” adlı müzik programını hazırlayıp sundu.

2008 yılında türkü ve bestelerden oluşan”ADI AŞK” isimli albümünü müzik severlerle buluşturdu.

2010 yılında “Cem Radyo”da “Sevcan Orhan Mikrofonda” adlı programı hazırlayıp sundu.

Sevcan Orhan erken yaşlarda başladığı müzik yaşamı boyunca yurtiçinde ve yurtdışında sayısız konser ve festivallerde yer aldı. Genç sanatçı çok sayıda ödül ve plakete sahiptir.

2011 yılında 4. Albümü olan “Zemheriden Ötesi Bahar” isimli çalışmasını Özdemir Plak etiketiyle müzik severlerin beğenisine sundu.

2012 yılında Star TV’de Ayşe Özyılmazel’in ayrılmasından sonra türkücü Alişan ile birlikte ‘Alişan ile Sevcan’ isimli sabah programını sundu.

2016 yılında ilk teklisi olan “Alışırım” isimli eserini Özdemir Plak etiketiyle müzik severlerin beğenisine sundu.

2019 yılında 5. albümü olan “içimden geldi söyledim” isimli çalışmasını Özdemir Plak etiketiyle müzik severlerin beğenisine sundu.

Continue Reading

Kültür-Sanat

Nilüfer’in yeni imajı dikkat çekti

AleviNet

Published

on

Pop müziğin efsane ismi usta yorumcu Nilüfer, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı konseri için Kıbrıs’ta bir otelde sahneye çıktı. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100 yıl kutlamalarında keyifli bir konser veren sanatçı kahkül model kesilmiş saçları ve beyaz mini ceket elbise kıyafeti ile dikkat çekti.

Hafta sonunda Kıbrıs’ta Cuma ve cumartesi geceleri bir otelde sahneye çıkan usta yorumcu Nilüfer, Kıbrıs’ta rüzgar gibi esti. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100. yıl kutlamalarına denk getirilen konserinde eskimeyen şarkılarını seslendiren sanatçıyı dinlemeye kalabalık bir dinleyici grubu geldi. Keyifli geçen konserde ünlü sanatçı 19 Mayıs’a vurgu yaparak “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100.yıl dönümünde Cumhuriyetimizin kurucusu başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnet saygı ve rahmetle anıyorum. Atatürk’e şu anda sahip olduğumuz her şey için minnet duymalıyız” dedi.

Nilüfer yeni saç modeli kahküllü saçı ile beğeni toplarken giydiği beyaz renk ceket elbise mini modeli ile de dikkat çekti. Nilüfer yoğun bir tempoda devam eden müzik çalışmaları ve konser programı ile ilgili de konuştu. Sanatçı 28 Haziran gecesi ‘Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda sahneye çıkacağını belirtti. Bu konser için hazırlandığını belirten sanatçı “İstanbul’da sevenlerimiz ile 28 Haziran gecesi Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda buluşuyoruz” dedi.

Continue Reading

Kültür-Sanat

‘Gitmek’ filminin Avrupa gösterimi başladı

AleviNet

Published

on

İlk gösterim Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu’nun organizasyonunda İsviçre’nin Lozan ve Basel kentlerinde yapıldı. Basel kentindeki gösterime Suruç katliamına tanık olan Güneş Erzurumluoğlu da katıldı.

Gösterimlerin ardından film ekibinde yer alan Arzu Demir, izleyicilerini sorularını yanıtladı.

19 Mayıs günü İstanbul’da da sadece aileler ve tanıklara özel bir gösterim yapıldı. İstanbul gösterimine de yönetmen Mustafa Emin Büyükcoşkun ile film ekibi katıldı.

Türkiye’deki gösterimler Haziran ayının sonunda yapılacak.

25 Mayıs’ta ise Brüksel’de gösterim planlanıyor.

Suruç Aileleri İnisiyatifi, SGDF ve BEKSAV adına hazırlanan belgesel filmin yönetmenliğini Mustafa Emin Büyükcoşkun yaptı.

Çok sayıda kişinin gönüllü olarak destek olduğu filmin ekibinde, Arzu Demir, Ezgi Aydın, Leyla Postalcıoğlu ve Emre Altan yer aldı.

FİLM NE ANLATIYOR?

“Gitmek” belgesel filmi, Suruç’ta katledilen 33 kişiyi anlatıyor. “Neden yola çıktılar?” sorusuna yanıt arıyor. İstanbul’da, Ankara’da, Samsun’da, İzmir’de, Van’da da çeşitli dayanışma kampanyaları yapmak varken, bu insanlar neden yola çıkmışlardı ve ne yapmak istiyorlardı?

Belgesel, bu sorunun yanıtı için katledilen devrimcilerin aileleri, yoldaşları, arkadaşları ile görüştü. 33 devrimcinin doğup büyüdükleri kentlerde çekimler yapıldı. Katliamdan sağ kurtulanlar, katliamın ardından hayatlarında yaşanan değişiklikleri anlattı.

Tanıklara, “Gittiğinize pişman mısınız?” sorusu soruldu. Katliama tanık olduktan sonra Rojava devriminin savunmasında yer alan gençlerle görüşüldü. Rojava’da bulunmalarında katliamın etkisinin olup olmadığı soruldu.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI