Connect with us

.

Politika

Demirtaş: Bu ülke cezaevinden Çankaya’ya gideni ilk defa görecek

AleviNet

Published

on

Türkiye jet hızıyla erken seçime giderken, manifestolarını açıklayan adaylar seçim meydanlarına çıkmaya başladı. HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş ise cezaevinde.

2014’te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 4 milyona yakın oy alan Demirtaş, bu seçim kampanyasını, ketıl izin verdiği ölçüde, sosyal medya paylaşımları ve avukatları aracılığı ile verdiği röportajlarla sürdürmeye çalışıyor.

Demirtaş’ın serbest bırakılması için avukatlarının yaptığı son başvuru da Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Bu ret kararı sonrası cezaevinden sorularımızı yanıtlayan Demirtaş, “Yargı değil yargısız infaz dönemi” diye tanımlıyor içinden geçilen süreci.

Partilerin aday listelerinden, ittifak tartışmalarına kadar pek çok konuda Evrensel’den Meltem Akyol’un sorularına yanıt veren Demirtaş, seçim sürecinin 7 Haziran seçimleri öncesi ile benzerlik taşıdığını fakat 7 Haziran’ı aşan sonuçlar alacaklarını söyledi. Seçime ilişkin iddialı konuşan Demirtaş, “Bu ülke Çankaya’dan cezaevine gideni gördü de, cezaevinden Çankaya’ya gideni ilk defa görecek: F Tipinden Çankaya Köşkü’ne” dedi.

 Bir kez daha adınıza yapılan tahliye talebi reddedildi. Beyanı olduğu iddia edilen gizli tanığın da aslında olmadığını biliyoruz. Cumhurbaşkanı adayısınız ve kesinleşmiş bir cezanız da yok. Buna rağmen ısrarla cezaevinde tutulmanızı nasıl yorumluyorsunuz?

Bizim cezaevinde olmamız tümüyle siyasi kararlar ve siyasi nedenlerledir. Hukukun askıya alındığını, OHAL yargılamalarından adalet çıkmayacağını zaten biliyoruz. Siyasi gelişmeler yargı sürecimizin akıbetini de belirleyecektir. Cumhurbaşkanı adayı olmasam da rehinelik durumum, diğer tüm arkadaşlarım gibi tam bir hukuk skandalıdır. Ama adayken bile tutuksuz yargılanmıyor olmam, kanunla falan izah edilemez.

Tam da seçim arifesinde İdris Baluken ve Abdullah Zeydan arkadaşlarımızın aldıkları haksız cezaların alelacele onaylanması da ortada bir yargı sürecinin değil “yargısız infaz” sürecinin olduğunu en net şekilde ispatladı. Ama eminiz ki bütün bu haksız, hukuksuz cezalar en kısa zamanda düzeltilecek ve adalet yerini bulacak. Keza diğer vekil ve belediye eş başkanlarımıza, yüzlerce yöneticimize, partilimize verilen cezalar da 24 Haziran seçimlerinden çıkacak demokrasi zaferi sonrasında mutlaka düzeltilecektir.

 Partilerin milletvekili aday listeleri açıklandı. Her biri, liste dışı kalan isimler dolayısıyla çokça tartışıldı. Partinizden başlayalım; HDP’nin listesi seçmene ne söylüyor?

HDP en katılımcı yöntemle, en çoğulcu aday profilini oluşturmaya çalıştı. Bütün kimlik, inanç, cinsiyet ve ezilen sınıf temsilcileri bu listelerde kendini temsil ettirmeyi sağladı. Elbette eksiklikleri, yetmezlikleri vardır. Her zaman daha iyisini istemeli ve sağlamaya çalışmalıyız. Özellikle bundan sonraki ilk seçimden başlayarak doğrudan ön seçim yöntemiyle aday belirlemeyi önümüze hedef olarak koymalıyız. Demokrasi güçleriyle ittifak meselesinde de daha kalıcı ve seçime endeksli olmayan mücadele ittifakları kurabilmeliyiz. Tüm eksikliklerine rağmen en renkli, en güçlü, en canlı ve en fazla umut vaat eden listeler HDP’nin listeleri oldu. Şimdi artık adaylarımızın etrafında kenetlenme zamanıdır. Çünkü Türkiye toplumunu en iyi anlatan liste HDP’nin listesidir.

 AKP’de mevcut vekillerden 167’si listeye giremedi. Ekonomi kurmayları liste dışı kaldı. Kürt illerinden Mehmet Metiner, Orhan Miroğlu gibi isimlerin üzeri çizildi… Sizce bunlar önümüzdeki dönem AKP politikasına dair nasıl ipuçları veriyor?

AKP’de kimin milletvekili olup olmadığının bir kıymeti harbiyesi yoktur. Tek adam partisinde iradesi olmayan bir Meclis grubuna kim girmiş kim girmemiş çok da önemli değildir. Zaten aday listesi de iddiasız, heyecansız, renksizdir. Her şey tek adama göre ayarlandığı için, bireylerin çok da belirleyiciliği yoktur. Yeni rejimin nasıl olacağını AKP listesine bakarak da anlayabiliriz. Ancak bizi çok da ilgilendirmez, kendi kararlarıdır. Biz kendi işimizle ilgilenmeyi tercih ederiz.

 CHP listesinde ise sol kanadın önemli oranda tırpanlandığına dair görüşler yaygın…

Şimdilik görünen odur. Ama yeni giren isimleri pek tanımadığımız için bir şey diyemem. CHP’nin kendi tercihidir, AKP ve diğer partiler gibi her parti kendi kararını kendi verir. Biz saygı duyarız sadece. Partilerin kendi iç işidir sonuçta.

  seçim sürecini avukatlarınız aracılığıyla takip edebiliyorsunuz. seçim atmosferini nasıl değerlendiriyorsunuz? HDP’nin çalışmaları nasıl gidiyor?

Biraz gecikmiş olsa da HDP hızla sahaya iniyor artık. Görebildiğim kadarıyla halkta büyük bir heyecan ve coşku var. Halk, çalışmak için HDP yönetiminin planlamasını sabırsızlıkla bekliyor. 7 Haziran’a benzer bir atmosferden söz ediliyor, sonuçları da 7 Haziran’ı aşacaktır, eminim.

 Önceki dönemde cumhurbaşkanı adayıyken de medyaya dönük ‘eşitsizlik’ eleştirileriniz olmuştu. Hatta TRT’de seçmene hitaben yaptığınız konuşmanız aslında TRT’ye dönük bir eleştiriydi. Bugün aday olarak TRT’ye çıkarsanız, neler söyleyeceksiniz? Ve bu dönem ile o dönem arasında nasıl bir karşılaştırma yaparsınız?

Bugün TRT’ye çıksam geçmişte onları eleştirdiğim için özür dilerim herhalde. Çünkü bugünkü durumlarıyla geçmişe rahmet okutuyorlar. Geçen 7 Haziran döneminde HDP’ye toplamda 2 saat falan zaman ayırmışlardı, şimdi ise “sıfır” saattir. Hakkımızı kesinlikle haram ediyorum. Mümkün olsa bunu TRT ekranlarından da söylemek isterim.

 Bu seçimin belirleyicisi ekonomi, şeklinde analizler yapılıyor… Bu tablo nasıl etkiliyor seçmeni, gözlemleyebiliyor musunuz?

Ekonomi, doğal olarak her yurttaşın günlük yaşamını en çok belirleyen faktördür. Şu anda yaşanan derin ekonomik kriz bu seçimlerin temel belirleyeni olacaktır. Vatandaşlar kendilerini her gün biraz daha yoksullaştıran bu hükümetten hesap sormak için sandığı sabırsızlıkla bekliyor olacaklar.

 Cumhurbaşkanı olursanız, nasıl bir program uygulayacaksınız. Bunca yıllık tahribatı nasıl gidereceksiniz?

Kolay olmayacak tabii ki. Ama ilk olarak parlamento içi ve dışı bütün siyasi partilerin görüşlerini de alarak demokrasi için bir acil eylem planı ve yol haritası çıkaracağız. OHAL’i ve haksız sonuçlarını derhal kaldırıp parlamentoyu işlevsel hale getireceğiz. Hızla yeni bir anayasa yapılması için toplumu harekete geçireceğiz ve öncelikli olarak adalet, barış, toplumsal uzlaşı konularında adımlar atacağız.

 Muharrem İnce’nin Kürt meselesine dair açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz. CHP’nin Kürt sorununa bakış açısından ayrı bir noktada değerlendirilebilir mi?

Kürt sorununun her düzeyde tartışılması ve çözüm arayışlarına dair fikirlerin beyan edilmesi önemlidir. Tartışmanın önünü kesmemek gerekir. Eksik ve yetersiz de olsa herkesi bu konuda siyasi çözüm üretmeye cesaretlendirmek gerektiği kanaatindeyim. Yeter ki seçim taktiği olarak değil, samimiyetle arayış devam etsin. Konuşa konuşa mutlaka ortak bir çözüm noktasına gelinir. Her parti ve adayın bu konuda çözüm projesi üretmesini önemsemek ve desteklemek gerek. Ancak bunların bir niyet beyan etmenin ötesinde ciddi bir çözüm programı halinde ifade edilmesi gerekir. Tartışma bu şekilde olursa daha faydalı olur.

 Diğer adaylara üzüldüğünüzü yazmıştınız, nedir orada durum?

Halen üzülüyorum, değişen bir şey yok. Diğer adaylar koşturup yoruluyor, ben yan gelip yatıyorum. Bu adaletsizliği içime sindiremiyorum. Çok da ayıp etmiş oluyorum onlara karşı. Onlara gelin siz de sırayla yatın dedim, ama kabul etmediler, ben daha ne yapabilirim ki?

 Son olarak, seçim meydanlarına çıkamıyorsunuz, bu röportaj vesilesiyle bir meydana çıktığınızı farz edelim, neler söylerdiniz o mitingde?

Bu kadar aradan sonra pek bir şey söyleyemem herhalde. Uzun uzun bakardık halkla birbirimize. Bazen söz gereksiz kalır, fuzuli olur ya… İlk mitingimizi sessiz yapardım sanırım. Şimdi bu röportaj vesileyle bütün halkımıza gülerek baktığımı farz edin. Onlar anlar zaten neler söylemek istediğimi. Mitinglerde halkla göz göze gelmeyi özledim galiba:) Siz yine de hepsini çok sevdiğimi söyleyin, görüşeceğiz, bakışacağız bir gün, mutlaka…

 Bu röportaja manşet lafı söyleseydiniz, ne derdiniz?

Bu ülke Çankaya’dan cezaevine gideni gördü de, cezaevinden Çankaya’ya gideni ilk defa görecek: F Tipinden Çankaya Köşkü’ne.

 Bir de Filistin meselesini sormak isterim, Yenikapı’da ve Diyarbakır’da mitingler yapıldı, muhalefetten ciddi eleştiriler geldi ve ‘Cumhur İttifakı’nın seçim propagandasına dönüştü. Nasıl yorumluyorsunuz iktidarın Filistin meselesindeki tutumunu? Sosyal medyada paylaşımlar iyi oluyor, ketılda sorun yok herhalde bu aralar?

İsrail ile ilişkiler ve Filistin sorununda AKP’nin politikaları hep ikiyüzlü oldu. İsrail Hükümeti’yle en üst düzeyde askeri, ekonomik, diplomatik ve siyasi ilişkiler yürüten de Filistin halkının haklı mücadelesini sözde destekleyen de aynı AKP’dir. Yenikapı mitingi de zaten bu yüzden başarısız olmuştur. İnsanlar bu ikiyüzlü politikaya ve Filistin’de yaşayan katliamın seçim malzemesi yapılmasına prim vermemişlerdir. Ben de imkânlar ölçüsünde, sosyal medya aracılığıyla görüşlerimi paylaşmaya çalışıyorum ama bu çok yetersiz ve gecikmeyle olabiliyor ancak. Sonuçta ketıl ısınana kadar bazen gündem değişiyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

CHP’li Özgür Özel, Bakan Hulusi Akar’ın açtığı davada hakim karşısına çıktı

AleviNet

Published

on

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 27 Aralık 2018’de CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel hakkında, kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunarak, 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Davanın ilk duruşması, bugün görüldü. 28’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, CHP’li Özel ve avukatı ile Bakan Akar’ın avukatları katıldı.

Mahkemedeki savunmasında, davanın siyasi nitelikte olduğunu savunan Özgür Özel, söylediği her sözün arkasında olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Davalı taraf, dava açarken silahlı kuvvetlerden aldığı emekli ikramiyesinin 4 katı yüksekliğinde bir tazminat talep edilmiştir. Manevi tazminat verenin fakirleşmesi ve tazminat alanın zenginleşmesi hedeflenmemelidir. Bu bedelin davaya dikkat çekmek için talep edildiği kanaatindeyim. Bütçe görüşmeleri, siyasi denetimin bir unsurudur. Doğrudan bir gensoru niteliğindedir. Bakanlar, bu görüşmeler sırasında hesaba çekilir. Davaya konu eleştirilerde görevle ilgili bir sataşma bulunmamaktadır. Mahkemenin bu konuda hakkımı teslim edeceğine inanıyorum. Davacının ‘balyoz’, ‘ergenekon’ ve ‘askeri casusluk’ davalarında, sorumlu olduğu Hasdal Cezaevi hariç kimseye ziyarette bulunmadığını iddia ediyoruz. Balyoz ve kumpas kitabı mahkemeye sunulmuştur. Dava, siyaseten açılmış bir dava olup, muhalefet görevimizi tehdit etmektedir.”

Savunmanın ardından duruşma, 11 Ekim Cuma günü saat 14.00’e ertelendi.

Duruşma çıkışında basın mensuplarına açıklama yapan CHP’li Özel, “Yargılanan muhalefet hakkıdır” dedi.

Continue Reading

Politika

DSP’li Muammer Aydın İstanbul’da resmen adaylıktan çekildi: Her şey çok güzel olacak

AleviNet

Published

on

Demokratik Sol Parti (DSP) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Muammer Aydın, geçen hafta adaylıktan istifa ettiğini duyurmuştu.

İşte o paylaşım;

ÖNEMLİ İSİMLERİ İSTİFA ETMİŞTİ

DSP’de Hikmet Sami Türk ve Necmiye Çölaşan, partinin Ekrem İmamoğlu’na destek veren açıklama yapmaması üzerine DSP’den istifa etmişti. İSTANBUL’DAN ADAYLIKTAN ÇEKİLENLER BTP adayı Selim Kotil, Demokrat Parti adayı Ersan Gökgöz, Türkiye Komünist Hareketi adayı Aysel Tekerek ile Emekçi Hareket Partisi adayı Özge Akman İstanbul seçimlerinden çekildiklerini açıklamıştı. MUSTAFA SARIGÜL’E ÇAĞRI Mustafa Sarıgül’ün eski zdanışmanı Mustafa Gültekin de Twitter’dan yaptığı açıklamada Sarıgül’e çağrıda bulundu. Gültekin’in mesajı şöyle: “Her seferinde CHP gençlik kollarından geldiğini o kültürle büyüdüğünü söyleyen @M_Sarigul bu parti sayesinde başkan oldun zengin oldun hukuk devleti için insanlar canlarını veriyor. Sen neden @herseycokguzelolacak diyemiyorsun. Kimden neden korkuyorsun. Marşımızı unutma KORKMA!”

Continue Reading

Politika

Canan Kaftancıoğlu’ndan iddianame açıklaması: Skandal ancak ne yazık ki alışılageldik bir durum

AleviNet

Published

on

Canan Kaftancıoğlu’nun hakkında açılan soruşturma ile ilgili açıklaması şu şekilde:

“2018 Ocak ayından itibaren hakkımda soruşturmalar başlatılmış ve bu soruşturmalarla ilgili 12 Aralık 2018 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade vermiştim. Soruşturma dosyasında, ifade özgürlüğü kapsamında yer alan şahsıma ait beyanlarım ile birlikte; üretilmiş, kurgulanmış, sahte ifadeler de bulunmaktaydı.

Yazıldığı ve kabul edildiği söylenen iddianameye ilişkin tarafıma resmi bir tebligat ulaşmadan yandaş medya organlarına sızdırılması soruşturmanın gizliliği açısından skandal, ancak ne yazık ki alışılageldik bir durum olmuştur. Soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesi kadar önemli olan bir diğer husus ise, nasıl ve ne amaçlarla bu ihlale göz yumulduğu ve sızdırmanın zamanlamasıdır.

Hukuk eliyle gösterdikleri sopayla susturacaklarını, korkutacaklarını, yıldıracaklarını zannedenler olabilir. Ancak bilinsin ki tek gündemim İstanbul’un çocukları, gençleri, kadınları, yoksulları kısacası onaltı milyon vatandaşı için hiç durmadan, dinlenmeden, yorulmadan çalışmaktır.

Zaman susma değil tam tersine vatandaşa hakikati daha yüksek sesle anlatma zamanı. Ve böylesi bir zamanda; geçmişten bugüne, halka hakikati anlatanlara yaşatılan onca mağduriyetin yanında bu dava benim açımdan konuşmayı bile ayıp sayacağım bir teferruat olarak kalacaktır.

Soran, merak eden dayanışma gösteren tüm dostlar rahat olsunlar.

Çok yakında hak kazanacak, halk kazanacak, hakikat kazanacak ve her şey çok güzel olacak.”

Kaftancıoğlu’nun 17 yıla kadar hapsi istendi

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI