Connect with us

Dünya

Kolombiya’da başkanlık seçimi

Published

on

2010’dan beri ülkeyi yöneten ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri ( FARC ) ile imzalanan barış antlaşması sebebiyle Nobel Barış Ödülü alan Juan Manuel Santos’un (üstte) halefini seçmek için oy kullanacak olan 36 milyon 230 bin seçmen bugün sandık başına gidiyor.

2018 – 2022 arasında başkanlık görevini üstlenmek için yarışan isimler arasından (Ivan Duque, German Vargas Lleras, Gustavo Petro, Humberto de la Calle, Sergio Fajardo ve Jorge Antonio Sarmiento) yüzde 50 oy oranına ulaşan olmadığı taktirde, 17 Haziran’da düzenlenecek ikinci tura en yüksek oy alan iki kişi çıkacak.

Seçimler için devlet daireleri, sokaklar ve meydanlarda 11 bin seçim noktası belirlendi. FARC ‘ın yolunu izleyen Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (ELN) seçimlerden önce ateşkes ilan etmiş olmasına rağmen, 115 bin asker ve polis sandıkları korumak ve çıkabilecek olayları engellemek için görevlendirildi.

Geçtiğimiz hafta, Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütüne (OECD) üye olarak kabul edildiklerini, ayrıca NATO’yla ortaklık ilişkilerinin de gelecek hafta resmileşeceğini açıklamıştı.

Muhafazakar sağın adayı Ivan Duque’nin işimdilik lk turu önde götürdüğü bildiriliyor. 1976 doğumlu Duque, 50 yıldır iç savaştaki ülkenin FARC ile barış antlaşması imzalamasına karşı tavır almıştı.

Aslen avukat ve iktisatçı olan Duque’nin babası da Kolombiya ‘da enerji bakanlığı görevini yürütmüş, ayrıca BM’de denetçi olarak görev almıştı. Duque’nin ilk turda oyların yaklaşık yüzde 41’ini alacağı konuşuluyor.

Anketlerde ikinci sıradaki aday ise kendini bağımsız sol olarak tanımlayan “İnsancıl Kolombiya ” partisinin adayı Gustavo Petro. Başkent Bogota’nın eski belediye başkanı olan Petro, 1990’da kendini fesheden solcu M-19 örgütünün bir üyesiydi. Gençler ve işçi sınıfı tarafından desteklenen Petro, evlilik eşitliğinin ve eşcinsel çiftlerin evlet edinme hakkının de büyük bir savunucusu.

Merkez solun ve yeşillerin desteklediği matematik öğretmeni Sergio Fajardo’nun ise, oyların yüzde 16’sını alarak üçüncü sırada olacağı öngörülüyor.

Kolombiya’da yeni barış anlaşması imzalandı Silahlarını BM’ye teslim eden FARC’dan Kolombiya hükümetine çağrı Kolombiya’da barışın fotoğrafı… Dağlardan gelip silahlarını bırakıyorlar

Dünya

İran’dan, ‘telefon numarası veren’ Trump’a yanıt

Published

on

Sanatçılarla buluştuğu toplantıda konuşan Ruhani, “Diyalog, müzakere ve mantık taraftarıyız, fakat birisi ‘sizi müzakere masasına çekeceğim’ diyorsa biz onunla müzakere yapmayız. Tüm dünya güçleri arka arakaya gelse bile böylesi bir müzakereyi kabul edemeyiz. Birisi zorbalık yapmaya çalışıyorsa ona asla teslim olmayız” diye konuştu.

‘TRUMP TELEFON NUMARASI İLETTİ’ İDDİASI

Twitter hesabından “İran’ın yakında (bizimle) konuşmak isteyeceğinden eminim” paylaşımında bulunan ABD Başkanı Donald Trump’ın, “İran beni arasın” sözleriyle İsviçreli yetkililere bir telefon numarası ilettiği iddia edilmişti.

‘ABD ile savaş çıkmayacak’ ABD, İran ile bir savaşa doğru mu ilerliyor?

Continue Reading

Dünya

İsrail’den füze saldırısı

Published

on

Tel Aviv, ABD’nin “İsrail toprağı” olarak tanımasının ardından meşruiyet arayışına hız verdiği Golan Tepeleri’nden bir kez daha Suriye’ye saldırı düzenledi. Suriye devlet haber ajansı SANA, İsrail’in işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nden başkent Şam yakınlarına saldırı düzenlendiğini, hava savunma sisteminin atılan füzelerden çoğunu etkisiz hale getirdiğini duyurdu.

Suriyeli yetkililer, hava savunma sistemlerinin Kuneytra yönünden gelen düşman hedefleri durdurduğu açıklamasında bulundu.

Muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise Şam’ın güneybatısında üç şiddetli patlamanın meydana geldiğini aktardı. Gözlemevi sözcüsü, saldırılarda İran ve onun desteklediği Lübnan Hizbullahı’na ait depoların ve hedeflerin bulunduğu Kisve bölgesinin vurulduğunu ileri sürdü. Sputnik’e konuşan bir analist de, İsrail savaş uçaklarının “Şam yakınlarındaki İran Devrim Muhafızları Ordusu birliğine ait iki bölgeyi hedef aldıklarını” söylerken Tel Aviv’den bu iddialara ilişkin doğrulama gelmedi.

Öte yandan, Astana ortakları Rusya ve Türkiye tarafından geçen eylül ayında ateşkes uzlaşısı ilan ettiği İdlib vilayetine Şam güçlerinin operasyon başlatması üzerine başlayan çatışmalar sürüyor. SANA, büyük oranda El Kaide uzantılı Heyet Tahrir Şam tarfından kontrol edilen İdlib’deki “gerilimi azaltma bölgesi” ve Lazkiye’nin kuzeyinden düzenlenen füze saldırıları sonucunda bir Suriyelinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Continue Reading

Dünya

Le Pen: Hedef AP’de ‘süper grup’ kurmak

Published

on

Aşırı sağcı Fransız lider Marine Le Pen, İtalya’nın Milano kentinde Avrupa’nın diğer aşırı sağcı ve sağ popülist parti temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, önümüzdeki hafta yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin ardından, Strasbourg’da aşırı sağcıların daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir grup oluşturabileceklerini dile getirdi. Bu olasılığın “heyecan verici” olduğunu belirten Le Pen, partisinin AP seçimlerinden birinci parti olarak çıkmaması durumunda, siyasi rakibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un istifa etmesi gerektiğini savundu.

Bazı seçim anketlerine göre Le Pen’in partisi Ulusal Birleşme, Macron’un Yürüyüş Halindeki Cumhuriyet (LREM) partisinin önünde bulunuyor.

Amaç Avrupa Birliği’ni zayıflatmak

Milano’daki buluşmanın ev sahibi olan sağ popülist İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini de seçimlerin ardından “Avrupalı Halklar ve Uluslar Birliği”ni kurmak istediğini dile getirerek, hedeflerinin Strasbourg’ta en güçlü siyasi grup olmak olduğunu belirtti. Yine bazı kamuoyu yoklamalarına göre aşırı sağcı ve sağ popülist milletvekillerin oranı yeni kurulacak parlamentoda yüzde 10 civarında olacak.

Italien Innenminister Salvini (picture_alliance/dpa/ZUMA Wire/S. Guidi)

İtalya İçişleri Bakanı Salvini

Ancak farklı siyasi partilerin bu oluşuma katılmaları halinde oranın yükselebileceği bildiriliyor. Milano’da bir araya gelen aşırı sağcı siyasetçiler, Avrupa Birliği’ni bugünkü şekli ile devam ettirmeye karşı çıkarak, Birliğin birkaç temel ortak konu dışında yetkilerinin azaltılmasını ve uluslara devretmesini talep ediyor. Marine Le Pen de konuyla ilgili olarak, “Biz Avrupa diplomasisi istemiyoruz” dedi.

Aynı ideolojik çizgiyi paylaştığı Avusturya Başbakan Yardımcısı Strache ile ilgili video skandalına da değinen Le Pen, bunun Avusturya’nın iç meselesi olduğunu ancak görüntülerin iki yıl önceye ait olmasına rağmen, AP seçimlerinden bir hafta önce yayınlanmasını manidar bulduğunu vurguladı.

dpa/ET,JD

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI