Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Gezi Parkı eylemlerinin 5. yılında hayatını kaybedenler anılacak

AleviNet

Published

on

Gezi direnişi sırasında kurulan Taksim Dayanışması, 31 Mayıs’ta direniş sırasında hayatını kaybedenlerin hatıra ve taleplerine sahip çıkmak için Gezi Parkı’nda olacak.

Dayanışmadan yapılan açıklamada şu çağrıda bulunuldu; “Taksim Dayanışması olarak çocuklarımızın hatıralarına ve taleplerine sahip çıkmak için ellerimizde çiçekler, yüreklerimizde taşıdığımız barış ve kardeşlik duygularıyla 31 Mayıs saat 19.00’da parkımıza gideceğiz.#Gezi5Yaşında #GeziKalır”

2013 Mayıs sonunda başlayan Gezi Direnişi sırasında ülkenin çeşitli yerlerinde milyonlarca kişi sokaklara çıkmış, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Berkin Elvan, Ahmet Atakan ve Hasan Ferit Gedik direnişin sürdüğü sırada yaşamını yitirmişti.

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

DAD: Mazlum Çaresiz, Mekan Rızasız, Zaman Sahipsiz Değidir…

AleviNet

Published

on

BASINA VE KAMUOYUNA
Hakk hiçbir ana, babaya evlat acısı göstermesin. Kainatta doğmak gayretle haktır. Yaşamak ise korunması gereken bir haktır. Cümle varlık Masum u Pak olanı yeni doğmuşları birlikte korumakla mükelleftir. Çünkü onlar korunmasız sevgililerdir. Onlar sevgi ile doğmaya gayret etmiş Paklardır. Gayretleri doğuranların emeği ile yüce sevgiye dönüşür. Bu nedenle Annelerin sabrını anlamakta zorlanır Hakk bilmeyenler. Hakk olana ilk doğumundan bağlı olduğunu unutur. Şir’e gelen sevgi ile beslenir. Bu nedenle Kainatın değişmez yasası Şir’i(Sütü) helal kılmaktır. Analık rızasıdır. Varlık bu Şeriat üzere kanun koyar. Bu Şeriatın şirazesi ise Hakk Yasası olan Şir’in(Ana Sütünün) Pak yasasıdır. Bu nedenle Munzur dağların göğüslerinden Şir gibi akar. O suyu içen de pak bedenli evlatlar büyütür. Balığı kutsal, ağaçı kutsal, taşı kutsal, mekanı niyaz mekanıdır. Hakk bilmeyenlerin önünde, Hakk bilenlerin sığındığı Doğa Ananın sevgi mekanıdır. Bawa Duzgin da öyledir. Haskar da Jele de. Munzur bolluk olsun, bereket olsun diye çıldırırcasına Şir’ini akıtıyor Dersim topraklarına. Nehak bentler çekerken önüne, bentleri yıkarcasına yaşam için akıyor Munzur. Bir ağaç meyvesi ile yüzlerce canın rızalığını alırken. Hakk bilmeyen nefis iktidarları o cömert ağaçları kesiyor. Açlık savaşları için diplerine mayın döşüyor. Munzur kaç savaş gördü, kaç beden sırladı ciğerleri parçalanırcasına. Kaç ana bağrına attı kendini, anasının rahmine doğarmışçasına. Zülümkarın kininden kaçmak için. Şirini helal edercesine atladı bağrına. Reya Heq coğrafyası mekan bildiğimiz, yer gösterdiğimiz, niyaz olduğumuz bolluk coğrafyası Dersim çok zülümkar gördü. Biz Reya Heq Aleviler / Hakk Yol Aleviler topraklarımızda tüm Kainata barış dilerken, Hakk aşkına, Xızır gayreti ile yaşamak istiyoruz. Binyıllardır bu inançla lokma veriyoruz. Her can ikrarlıdır. Fakat Nehak ikrar bilmez nefis körüdür. Fakat biz biliriz ki her can bir anadan doğar ve her ana tüm zülme rağmen vicdanlıdır. Doğa rızalıdır, yaşam ısrarlıdır. İnsanı ise Kamil ahlaklı olmaya çağırıyoruz. Anasından emdiği Şir’i Helal kılmasını diliyoruz.
Bağrımızı parçalayan Ayaz ve Nupelda canların mekanı Hakk mekanıdır. Cümle evladı Koruyamadığımızın acısı bizi yakarken Ceylanı, Aylanı, Valeriayı, Ayaz ve Nupelda canımızdan can götürmüştür. Hakk bizlere evlatların yüzü suyu hürmetine savaşları durdurma gayreti versin.
Bu Manada…
1) Ayaz ve Nupelda kardeşleri katleden savaş zihninin son bulması ve topraklarımıza yerleştirilmiş onbinlerce mayının ve başıboş patlayıcının temizlenmesi ahlaki, vicdani, hukuki bir sorumluluktur.
2) Türkiye halkları daha ağır bir savaş travmasını kaldıramayacak durumdadır. Karar vericilerin bu konuda çözümden yana vicdan geliştirmeleri temel beklentimizdir.
3) Hakk Yol Aleviler bir egemenlik düzeninden çok, cümle mekanı Hakk Mekanı olarak görür. Erkanımız rızalık yasasını düstur sayar. Ahlakımız cümle canı birlik makamında görür. Yolumuzu softalığa dönüştürmeye çalışan iktidar karar vericileri ve onlara payanda olan sofular proje liselerinde öldürmedikleri evlatları nefislerine kurban etmek istiyorlar. Bu ahlaksızlıktan derhal vazgeçmelidirler. Projeye ihtiyacımız yok cümle canla eşit görülmeye ihtiyacımız var. Hakk Yasasında azınlık olmaz, azınlık diye hukuk koyanlar Hakk’tan cuda nefis Fetvacılarıdır.
4) Doğamız, ormanlarımız cümle varlığın evidir. Yolumuzda bir böcek ile bir insanın ömrü birdir. Can Hakk’ın birlik deryasıdır. İnsanı herşeyin üstünde görme cahilliğinden, Hakk bilmeyen hadsizlikten vazgeçilmelidir. Bugün alemde katledilen kamil insan değerleridir. Gözümüzün önünde katlederken doğayı ve yaşamı her seyirci kalan ahlaksızlaşır. Buna göz yuman mühür verdiklerimiz ise ilk ahlaksızlaşanlardır.
5) Cümle canı Hakk elçisi bildikleri 124 bin Nübüvvetin Hakikat kelamlarını hatırlamaya, ibret almaya ve yaşatmaya gayret etmesini diliyoruz. Hakk Yol Alevi canları ise yaşamın her alanında barışı ve birlikte yaşam umudunu güçlendirmek için ortak çabada ısrarcı olmalarını bekliyoruz. 18.07.2019 Perşembe’den başlayarak devam eden her Perşembe Evlatların, Anaların, Babaların yüzü suyu hürmetine evde, işyerinde, Cemde, sokakta Çerağlarımızı Barış dolu bir dünya umudu ve inancıyla uyandırmaya çağırıyoruz.
Mazlum Çaresiz, Mekan Rızasız, Zaman Sahipsiz Değidir…

DEMOKRATİK ALEVİ DERNEKLERİ GENEL MERKEZİ – DERSİM

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Pentagon: Türkiye 9 milyar dolar kayba uğrayacak

AleviNet

Published

on

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Beyaz Saray’ın Türkiye’nin F-35 programından çıkarıldığını duyurmasının ardından bir açıklama yaptı. Açıklamada, Türkiye’nin S-400 tipi Rus yapımı hava savunma sisteminden vazgeçmemesi nedeniyle kararın alındığına dikkat çekilerek “ABD ve F-35 programına katılan ortakların Türkiye’nin programdan çıkarılması konusunda görüş birliği içinde olduğu” belirtildi.

Pentagon Satın Alma ve İdame İşlerinden sorumlu Müsteşar Yardımcısı Ellen Lord, Pentagon’da düzenlenen basın toplantısında F-35 programı çerçevesinde yaklaşık 900 parçanın Türkiye’de üretilmesinin öngörüldüğünü hatırlatarak, sevkiyat zincirinin Türk fabrikalardan Amerikan fabrikalarına kaydırılacağını belirtti. Sevkiyat zincirinin kaydırılmasının ABD’ye maliyetinin 500-600 milyon dolar olacağını kaydeden Müsteşar Yardımcısı, “Türkiye bu karar sonucu maalesef kaçınılmaz bir şekilde istihdam kaybına uğrayacak ve uzun vadeli ekonomik fırsatları kaçıracaktır” diye konuştu. Lord, Türkiye’nin F-35 programı sürecinde aktarılması öngörülen toplam 9 milyar dolarlık kaynaktan da yararlanamayacağını dile getirdi.

Pentagon Satın Alma ve İdame İşlerinden sorumlu Müsteşar Yardımcısı Ellen Lord, F-35 uçaklarının kullanımı için ABD’de eğitilen Türk pilotların ve diğer teknik personelin de ülkeyi 31 Temmuz’a kadar terk edeceğini açıkladı. Pentagon’da düzenlenen basın toplantısına katılan ABD Savunma Bakan Vekili David Trachtenberg de ABD’nin Türkiye ile ilişkilerine her zaman değer verdiğini belirterek “Stratejik ortaklığımız devam ediyor. Ancak söylendiği gibi, bu belirli bir faaliyete verilen belirli bir yanıt” şeklinde konuştu.

Ankara: Kararın meşru dayanağı yok

Beyaz Saray ve Pentagon’dan yapılan açıklamalara Ankara’dan da yanıt geldi. Türkiye Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasının müttefiklik ruhuyla bağdaşmadığı ve kararın meşru bir gerekçesinin de bulunmadığı belirtildi.

Türkei Außenministerium Ankara

Bu kararın ABD-Türkiye ilişkilerinde onarılmaz yaralar açacağı vurgulanan açıklamada, “F35 programının ana ortaklarından olan Türkiye’nin programın dışında bırakılması adil olmadığı gibi, S-400 sisteminin F-35’leri zaafa uğratacağı iddiası da geçersizdir. Bu konuda NATO’nun da katılacağı bir çalışma grubu kurulması teklifimizin karşılıksız bırakılması ABD tarafındaki önyargının ve meseleyi iyi niyetle kendi boyutları içinde çözme iradesinin eksikliğinin en bariz göstergesidir” ifadeleri kullanıldı.

Türk Dışişleri, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump arasında geçen ay Osaka’da gerçekleşen görüşmeye sadık kalınmasını da istedi.

NATO Genel Sekreteri: Endişeliyim

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de ABD’nin Türkiye’yi F-35 programından çıkarma kararından endişe duyduğunu söyledi. ABD’nin Colorado eyaletindeki Aspen Enstitüsü’nde düzenlenen Güvenlik Forumu’na katılan Stoltenberg, burada yaptığı açıklamada,  S-400 hava savunma sisteminin NATO’nun hava ve füze savunmasının bir parçası olamayacağını, ancak bununla birlikte Türk savaş uçakları ve radarlarının NATO sisteminin parçası olmayı sürdüreceğini belirtti.

ABD, Türkiye’deki S-400’ler üzerinden Rusya’nın F-35 tipi savaş uçakları ile ilgili casusluk faaliyetlerinde bulunmasından endişe ediyor. Washington, sevkiyattan vazgeçmemesi durumunda Türkiye’nin Temmuz ayı sonunda F-35 programından çıkarılacağını açıklamıştı. ABD, Türkiye’yi ekonomik yaptırımlarla da tehdit etmişti. ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası’na (CAATSA) dayanılarak hazırlanan bir yaptırım listesi ABD Kongresinde.

Reuters/HS,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Almanya’da TKP/ML davasında 3 tahliye

AleviNet

Published

on

“TKP/ML örgütünün üye ve yöneticileri olmak”la suçlanan 10 Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) üye ve yöneticisi 2016 yılının Haziran ayından bu yana Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde yargılanıyor.

Son yıllarda Almanya’da toplu şekilde görülen en kalabalık siyasi davası niteliğini taşıyan yargılamanın geçtiğimiz Haziran ayında görülen duruşmasında Dr. Banu Büyükavcı, Dr. Sinan Aydın ve Sami Solmaz tutuklanmışlardı.

“İzinsiz Almanya dışına tatil amaçlı çıkmakla” suçlanan aktivistler için mahkeme heyeti savcılığın iddialarını haksız bularak serbest bırakma kararı verdi.

Her üç aktivist bundan sonra tutuksuz yargılanacak. Ayrıca Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi sözcülüğü ise Alman basınının “Münih Komünistler Davası” olarak adlandırdığı yargılanmanın Nisan 2020’ye kadar uzatıldığını açıkladı.

Almanya, Fransa, İsviçre ve Yunanistan polisinin 15 Nisan 2015 günü ortak operasyonlarıyla tutuklanan Türkiyeli aktivist ve siyasetçiler “terörist” bir örgüte üye olmakla suçlanıyor. Alman yargı birimleri söz konusu aktivistlerin “yabancı terör örgütü” maddesi olarak bilinen 129b uyarınca yurtdışında “terör” örgütüne destek, örgüte üyelik ve yöneticilik yaptığını iddia ediyorlar.

DAVA VE SORUŞTURMA BİLGİLERİ TÜRKİYE’DEN

Sanıklardan bazıları Türkiye’de ağır işkencelerden geçirilmiş ve baskılardan dolayı Almanya’ya gelip sığınma talebi kabul edilen siyasi mülteciler olarak dikkat çekiyor. Yargılamalarda Alman federal savcılığın topladığı bilgilerin önemli bir bölümünün Türkiye’den gönderildiği ortaya çıkmıştı. 2006’da federal savcılık, Almanya ve Avrupa çapında “TKP/ML’nin faaliyetleri” başlığı altında bir soruşturma açmış, bu amaçla da 2008 yılında Türkiye’den destek istemişti.

2016 yılının Haziran ayından bu yana sürmekte olan davada şimdiye kadar 200’ün üzerinde duruşma gerçekleşti. Ancak aktivistler savcılığın haklarında istediği 3 yıl hapis cezasından daha fazla cezaevlerinde tutulmuşlardı. 10 aktivisten 8’i belirli aralıklarla duruşmalara katılma koşuluyla şartlı tahliye edilirken, Deniz Pektaş ve Müslüm Elma ise hala tutuklu olarak yargılanıyor.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI