Connect with us

Güncel

‘Adalet ararken tutuklandım’

Published

on

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015’te terör örgütü IŞİD’in canlı bomba saldırısında, Kobani’ye oyuncak götürmek ve çocuk parkı yapmak isteyen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu ( SGDF ) üyesi 33 kişinin yaşamını yitirmesi 100’den fazla kişinin yaralanmasıyla ilgili davaya Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Davanın 5. duruşmasına sanık Yakup Şahin tutuklu bulunduğu cezaevinde SEGBİS ile katılırken, katliamdan yaralı kurtulanlar, Suruç Aileleri İnisiyatifi Üyeleri, Şanlurfa Baro Başkanı Ahmet Tüysüz ve HDP’nin Şanlıurfa Milletvekili adayı Ayşe Sürücü de duruşmayı izledi. Söz alan mağdur ve müştekiler katliamda yaşamını yitiren Polen Ünlü’nün 3 Nisan’da kalp krizi geçirerek ölen annesi Şennur Ünlü’yü andı.

Katliamda yaralanan Volkan Uyar, “Yolda bebek mamaları dahi arandı. Ancak Amara Kültür Merkezi çevresinde hiçbir arama yoktu. Biz katliam gerçekleştiğinde yanan bedenleri kurtarmaya çalışırken, üzerimize gaz bombaları yağdırlar. Buna neden olanlar davada sanık olarak yargılanmalıdır” dedi.

Gösterin, nerede adalet?

Uğur Özkan’ın babası Mehmez Özkan da “Bizim çocuklarımızı korumayanlar burada bize karşı önlem alıyorlar. Geçen duruşmadan çıktığımızda askerler bize saldırdı. Arkanızda adalet mülkün temeli yazıyor. Adalet nerede bize göstermenizi istiyorum” diye konuştu.

Katliamda yaralanan ve davada ilk kez ifade veren Zindan Dorudemir, ise “ Hiç unutmayacağız o günü. Duruşmanın 5’inci celsesi ve ben henüz beyanda buluyorum. Çünkü bu dava için adalet aradığımdan dolayı tutuklandım. Bu davayı OHAL koşullarında hapishanede gazeteden takip edebildim. Nitekim hâlâ tutsak Suruç tanıkları var. Davaya katılmaları engelleniyor” diye konuştu. Müşteki avukatları ize ortak talepte bulunarak duruşmanın cezaevi kampüsünde değil, bir adliyede görülmesini Ankara 10 Ekim Gar Katliamıyla birleştirilmesini, sanığın duruşmalara bizzat getirilmesini talep etti.

Sanık Yakup Şahin ise “Eğer bir şey yaptıysam en ağır cezayı versinler. Zaten beni Ankara’daki patlamadan dolayı gözden çıkardılar. Kimseden adalet ve merhamet beklemiyorum. Ankara patlamasında ceza alacağımı biliyorum” dedi. Verilen kısa aranın ardından kararını açıklayan mahkeme sanığın duruşmaya bizzat getirilmesi ve davanın adliyede görülmesi taleplerini duruşma salonlarının küçük olması gerekçesiyle reddetti. Sanığın tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme, duruşmayı 28 Ağustos’a erteledi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Cumartesi Anneleri’ne 4 ülkeden destek

Published

on

Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 738’inci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelmek isteyen Cumartesi Anneleri, bir kez daha polis tarafından engellendi. Cumartesi Anneleri, polis engeli üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta eylemlerini gerçekleştirdi. 

Bu haftaki eyleme, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve milletvekilleri Oya Ersoy, Hüda Kaya ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri Ali Şeker ve Sezgin Tanrıkulu destek verdi. Eyleme Lübnan, İran, Rusya ve Kıbrıs’tan gelen kayıp yakınları da dayanışmada bulundu. 

‘TÜRKİYE, BM SÖZLEŞMESİNİ İMZALAMALI’

Bu haftaki eylemde Amed’den Lice’ye giderken 1994 yılında Türk askerleir tarafından gözaltına alınan ve kendisinden bir kez daha haber alınmayan 29 yaşındaki beş çocuk babası Ahmet Tekin’in akıbeti soruldu. 
Basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe yaptı. Tepe, “Türkiye, imzalamaktan kaçındığı, Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalasın, onaylasın ve uygulasın” dedi. 
Tepe, yarım asırdır kayıp olan Ahmet Tekin’in kaybedilme hikayesini ve ailesinin verdiği hukuki mücadeleyi anlattı.

‘BİZE HESAP VERECEKLER’

Tepe’nin ardından 1995’te gözaltına alındıktan sonra kendisinde bir daha haber alınmayan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun söz aldı. Yine Mayıs ayında ve kayıplar haftasında olduklarını dile getiren Tosun, “Bize bir gün hesap verecekler. Bize hesap verene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti. 

‘SESİNİZİN YANINDA OLACAĞIZ’

Ardından İran’dan gelen kayıp yakını Shadi Sadr konuştu. Sadr, “On yıllardır burada kayıplarınızın başına neler geldiğini öğrenmek için bekliyorsunuz, tıpkı İran’da olduğu gibi. On yıllardır kayıplarınızın fotoğraflarını tutarak adalet istediniz, tıpkı İran’daki gibi. Hakikat ve adalet evrensel bir mücadeledir. Sizin sesinizin yanında olacağız” diye konuştu. 

‘BU DAVALARIN HEPSİ MÜCADELEYLE ÇÖZÜLDÜ’

Lübnan’da kayıp yakınlarıyla birlikte mücadele eden aktivist Nona Nasseraldin de şunları dile getirdi: “Ben sizi çok yakından tanıyorum. Nereden tanıdığımı soracaksınız, biliyorum. Ben Lübnan’da kaybedilenlerin ailelerini, kardeşlerini, yakınlarını, annelerini ve babalarını tanıyorum. Sizi oradan biliyorum. Yakınlarınızın akıbetini öğrenmek sizin en doğal hakkınız. Açıklamanızda yer alıyordu ‘hak’ talebi. Hak talep etmeniz en gerçekçi hakkınız. Dünyanın başka yerlerinde de sizinle aynı acıyı paylaşanlar var. Bu davalar hiçbir yerde kendi başına çözülmedi, hepsi mücadeleyle çözüldü.” 

 

Continue Reading

Güncel

Suriyeli göçmenler, bayram için ülkelerine gitmeye başladı

Published

on

Kilis Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de barınan ve Ramazan Bayramı nedeni ile ülkelerine gitmek isteyen Suriyeli göçmenler, bugünden itibaren gerekli izin belgeleri ile sınır kapılarından geçebileceği duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ülkemizde geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin Ramazan Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek isteyenlerinin Suriye’ye geçişleri sağlanacaktır. Geçici koruma statüleri sonlandırılmaksızın Türkiye’den Suriye’ye çıkış yapmak isteyen Suriyelilerin www.suriyedebayramlasma.com web adresinden randevu alarak geçişleri sağlanacaktır. Türkiye’den Suriye’ye çıkışlar bugün başladı ve dönüşler ise Kurban Bayramı’nı içine alacak şekilde 30.11.2019 kadar devam edecek. Bayram izni kapsamında hangi kara hudut kapısından çıkış yapıldı ise dönüş de aynı kapıdan yapılacaktır. Her bir aile üyesi için başvuru formları dolduracak ve bu formlar bayramlaşma izni kapsamında Suriye’ye çıkış isteyen her bir aile üyesi için ayrı ayrı almak üzere çıktısı ile birlikte geçici koruma kimlik belgeleri ve yol izin belgeleri ile birlikte formda yer alan tarihte Öncüpınar Kapısı’na geçebileceklerdir. Geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilerin Türkiye’den Suriye’deki güvenli alanlara (Azez, Mare, Soran, Aktarin, Çobanbey, Afrin, Cerablus ve El Bab) çıkışları ve dönüşleri başvuru belgesi, yol izin belgesi, geçici koruma kimlik kartı ile sağlanacaktır. 15 yaş altı çocuklar için aşı kartlarının yanında getirilmesi gerekmektedir.”

Continue Reading

Güncel

HDP: Kaypakkaya’dan 4’lere mücadele yolunda düşenleri unutmadık

Published

on

Yazılı bir açıklama yapan HDP Merkez Yürütme Kutulu, “Yarattıkları yaşam felsefesi, mücadele azmi ve eşitlik, özgürlük yolundaki yürüyüşleri ile halkların tarihinde unutulmaz bir yer kazanan pek çok devrimciyi Mayıs ayında kaybettik” dedi.

“18 Mayıs’ta ser verip sır vermeyen, devrimciliğe son anına kadar bağlı kalan İbrahim Kaypakkaya’nın işkence ile katledilmesinin üzerinden 46 yıl geçti” diyen HDP, şunları ekledi. “Kaypakkaya, mücadele eden herkese paha biçilmez bir mücadele inancı ve mirası bıraktı. Çok genç yaşta hayatını feda etti ve hiçbir zaman unutulmadı.”

HDP, “Dörtler’i de unutmuyoruz” diyerek şöyle devam etti: “12 Eylül 1980 darbesinden sonra, Diyarbakır cezaevindeki işkence sistemine ve tutsaklara yönelik faşist saldırılara boyun eğmeyerek kendilerini ateşe veren ve devrim tarihine ‘Dörtler’ olarak geçen Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Eşref Anyık ve Necmi Öner de unutulmayacaklara adlarını yazdırdılar. Türk-Kürt halklarının eşitliği, özgürlüğü ve ortak yaşamı için yola çıkan Hakki Karer de aynı karanlık dönemde katledildi.”

Açıklama şu ifadelerle son buldu: “O günlerden bugünlere mücadele eden herkes ödediği bedel ile Türkiye’de demokrasi ve özgürlük mücadelesini yürütenlere büyük bir miras ve sorumluluk bıraktı. Mayıs ayı içinde bu uğurda düşenleri saygı ve minnetle anıyor, hayallerini yaşatma sözümüzü yeniliyoruz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI