Connect with us

.

Kadın

Kadınların söz üretebileceği yeni mecra: Eşitlik Adalet Kadın Platformu

AleviNet

Published

on

Kadın mücadelesi veren pek çok sivil toplum kuruluşunun yer aldığı Eşitlik Adalet Kadın Platformu, tüm kadınların söz üretebileceği bir mecra olma iddiasında. Platform Koordinatörü Gülseren Onanç, “Amacımız düşünceyi geliştirmek, cesareti oluşturmak, dayanışmayı birleştirmek, değişimi sağlamak” dedi.

30 Kasım-1 Aralık 2017 tarihinde gerçekleştirilen Eşitlik Adalet Kadın Zirvesi’nde alınan karar doğrultusunda kadınların ortak talebiyle dayanışma ağı olan Eşitlik Adalet Kadın Platformu kuruldu. Bileşenleri arasında kadın mücadelesi veren pek çok sivil toplum kuruluşunun yer aldığı Platform, tüm kadınların söz üretebileceği bir mecra olma iddiasında.
Kadının eşitlik ve adalet talebini savunan herkesin dijital örgütlenmesi olarak konumlanan Platform, kadınların sesini daha etkin yükseltmesine destek vermeyi amaçlıyor.
TOPLUMSAL DEĞİŞİMİ TETİKLEMEYİ AMAÇLIYOR
Platform; aynı zamanda, her alanda eşitlik ve adalet mücadelesini bağımsız olarak sürdüren dernek, vakıf, kooperatif, kolektif, kadın araştırmaları merkezi, inisiyatif, topluluk, örgüt ve dayanışma gruplarını bir araya getirmeyi hedefliyor. Platform, eşitlik ve adalet dilini, düşüncesini geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, kadın STK’larının ve bağımsız aktivistlerin birbirinden haberdar olmasını, dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlıyor.
Evrensel kadın gündemini takip etmeyi ve global kadın örgütlenmeleri ile işbirliği sürdürmeyi, kadının eşitlik-adalet mücadelesini örnekler ve dayanışma ile cesaretlendirmeyi ve yaratıcı kampanyalar yolu ile toplumsal değişimi tetiklemek de Platform’un amaçları arasında.
Platformun kuruluş hikayesi ve amacını Eşitlik Adalet Kadın Platformu Koordinatörü Gülseren Onanç ve Web sitesini hazırlayan Platform İçerik yöneticileri Ceren Gülbudak ile Aslı Aydemir anlattı.
‘PLATFORM KADININ ADALET TALEBİNİ DİLLENDİRECEK’
Kadının adalet talebini dillendirmek üzere kurulduklarını söyleyen Platform Koordinatörü Gülseren Onanç, amaçlarının düşünceyi geliştirmek, cesareti oluşturmak, dayanışmayı birleştirmek ve böylelikle değişimi sağlamak olduğunu söyledi. Onanç, “Çok uzun yıllardır gözlemlediğimiz şey, maalesef Türkiye’de kadının her türlü ayrımcılığa uğradığı ve bunun değişmez bir noktada durduğu. Buna karşı platform ne yapacak derseniz? Birlikte değiştireceğiz, çünkü içinde bulunduğumuz bu eşitsiz adaletsiz ortamdan memnun değiliz. Bu nedenle, kadının eşitlik ve adalet mücadelesine destek olmak isteyen herkes platforma üye olsun. Yazılan içeriklere yorum yapmasını ve böylelikle bu ailenin büyümesini istiyoruz” dedi.
‘İLK DOSYA KADININ SİYASETTEKİ YERİ’
Onanç, baskın seçim sürecinde her türlü ayrımcılık çok net olarak görüldüğü için Platformun ilk dosyasının kadının siyasetteki yeri olduğuna vurgu yaptı. Onanç, siyasi partilerin kadın aday sayılarını hatırlatarak şöyle devam etti: “Yapılan listelerde kadına yönelik ayrımcılığı net olarak gördük. Meclis’te var olan oranı bile zor tutturabilecek bir süreçten geçiyoruz. Platformumuz, onlarca kadın inisiyatifinden, sivil toplum örgütünden ve aktivistten oluşuyor. Dolayısıyla sesimizi daha da yükseltip bundan sonraki alınacak kararlarda siyasi süreçlere daha aktif katılımı sağlayabileceğiz. Bu da ona bir vesile olsun diye de özellikle özen gösterdik ve çalışmamızı hızlandırdık. Seçim öncesine getirdik ki kadının siyasette var olmama sürecini sorgulamak, bunlara çözüm bulmak istedik.” Onanç, Platformun, tüm kadınların söz üretebileceği bir mecra olduğunu ve tüm bileşenler kanalıyla bunu gerçekleştirmek istediklerini belirtti.
‘DEĞİŞTİREMİYORSAN TAVRINI DEĞİŞTİR’
Ünlü feminist yazar Maya Angelou’nun, “Bir şeyi beğenmiyorsan değiştir, değiştiremiyorsan tavrını değiştir” sözünü hatırlatan Onanç, “Platform, tavrımızı değiştirecek ve sonuçta kadının hak ettiği eşitlik mücadelesinde gerektiği yeri elde etmesine katkı sunacak. Ne kadar çok çoğalırsak o kadar çok etkimiz artar. Çoğalmayı ve birlikte değiştirmeyi talep ediyoruz”  diyerek kadınları platforma üye olmaya çağırdı.
‘DOĞRU BİLGİYİ ÜRETEBİLECEĞİM PLATFORM’
Web sitesini hazırlayan Platform İçerik yöneticilerinden İstanbul Üniversitesi Sosyal Psikoloji alanında doktora öğrencisi olan Aslı Aydemir de, platformun farklı sınıflardan kadınların örgütlü ya da örgütsüz deneyimlerine yer verebilecek bir alan olduğunu belirtti. Aydemir, “Bir arada olmamızı ve birbirimizden haberdar olmamızı, değişimi sağlayabilecek bir şey platform. Benim için de hem deneyim hem de deneyimden doğru bilgiyi üretebileceğim bir platform olacak” dedi.
‘İŞLEVSEL ANLAMI VAR’
Platformun bir diğer İçerik Yöneticisi Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü doktora öğrencisi Ceren Gülbudak da, platformun ortaya çıkış hikayesinde yer almasının nedenini şu sözlerle anlattı: “Genç bir kadın olarak kendi hayat hikayemi düşündüğüm zaman, toplumsal hallerimiz ve buna getirilen kısıtlılıkları düşündüğümde benim için anlamlı bir platform haline geliyor. Kadın gündemine dair çeviriler, haberler çalışmalar yapmıştım. Kadın yayıncılığı noktasında da kadın bülteni yayın kurulundaydım. Hem benim gündemimi beslemesi açısından hem de içinden geçtiğimiz günlerde değerli bir adım olduğunu düşündüğümden platformun web sitesinde çalışmaya başladım. Platform tüm kadınların bir araya gelebileceği, iş yapabileceği bir alan olarak işlevsel bir anlam ifade ediyor.”
Platforma katkı sunmak isteyenler esitlikadaletkadin.org web sitesi üzerinden ulaşarak üye olabilir.
MA / Necla Demir 
Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Fransız hükümetinde ilk kez kadın sayısı erkeklerden fazla

AleviNet

Published

on

Aşırı harcamaları ortaya çıkan Ekolojik Geçiş Bakanı François de Rugy’in istifası ardından yerine Elisabeth Borne’nun geçmesiyle birlikte, hükümetteki kadın sayısı erkekleri geçti. Bundan böyle hükümette 18 kadın ve 17 erkek yer alıyor. Buna karşın bakan düzeyindeki mevkilerde kadınların sayısı (9 kadın, 10 erkek) daha az. Sekreter düzeyinde ele alındığında kadınların sayısı 9 iken erkeklerinki 6 olarak dikkat çekiyor. Sosyal alanı hedef alan politikaları nedeniyle yoğun tepki konusu olan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, iktidara geldiğinden bu yana kadın erkek eşitliği konusuna öncelik verdi.

5. Cumhuriyet’ten bu yana uzun bir yol alındığı görülüyor. 1959’da hükümette sadece bir kadın vardı, o da Cezayir’deki sosyal işlerden sorumlu bakan Nafisa Sid Cara olarak dikkat çekiyordu. Cara’nın 1962’de hükümetten çıkması ardından hükümet yüzde 100 erkek oldu. Ancak Mayıs 1968 hareketi ardından Eğitim Bakanı olarak Marie-Madeleine Dienesch’in atanması ile hükümete kadınlar geri döndü. 1974’e gelindiğinde Simon Veil, Sağlık Bakanı oldu.

1995’te Jacques Chirac’ın seçilmesi ardından 12 kadının atanmasıyla bir bu alanda bir çıkış sağlandı. Böylece hükümetin yüzde 28’i kadınlardan oluştu. Sonraki hükümetlerde zaman zaman artan, bazen düşen kadın oranı, François Hollande döneminde yüzde 45 ile yüzde 50 arasında temsiliyet gördü. Emannuel Macron döneminde ise kadın oranı yüzde 47 ile yüzde 51 arasında değişiyor.

Ancak bazı bakanlıklarda halen erkeklerin varlığı oldukça güçlü kalmaya devam ediyor. Bununla birlikte 5. Cumhuriyet’te sadece bir kadın başbakanlık görevine geldi. Edith Cresson, Mayıs 1991 ile Nisan 1992 arası başbakanlık görevinde bulunmuştu.

Continue Reading

Kadın

Hatay’da 22 yıllık bir kadın eğitim programı: KİHEP

AleviNet

Published

on

Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği tarafından 1995’den bu yana sürdürülen Kadın İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP) 2005- 2011 yıllarında yapılan bağımsız araştırma raporuna göre 15 bin kadına ulaştı.

Bu çerçevede eğitimi yarıda kesilen her on kadından dördü eğitimini devam ettirebildi. Her on kadından üçü iş yaşamına katılabildi. Katılımcıların yüzde 94’ünün özgüveni arttı ve yüzde 89’u aile yaşamında daha fazla söz sahibi olmaya başladı. Yüzde 67’si siyasi açıdan aktifleşti ve yüzde 59’u kadın örgütlenmelerinde yer almaya başladı.

Hatay’da da Mor Dayanışma Kadın Derneği tarafından 16 hafta süren eğitim programın içeriğine ilişkin deneyimlerini paylaşan kadınlar, aldıkları eğitimden oldukça memnun.

Bu eğitim ile kadınların demokratik, eşitlikçi ve barışçı bir toplum düzeninin kurulması ve korunması sürecine özgür bireyler ve eşit yurttaşlar olarak katılımlarını destekleyen bir yerel taban oluşması amaçlanıyor.

Eğitimin içeriğinde, kadının insan hakları, anayasal ve medeni haklar, kadına karşı şiddet, aile içi şiddet, şiddete karşı nasıl stratejiler geliştirilebileceği, kadının ekonomik hakları, iletişim, toplumsal cinsiyetrollerine dayalı çocuk eğitimi ve çocuk hakları var.

Kadın ve cinsellik, doğurganlık hakları, kadın ve siyaset, feminizm, kadın hareketi ve kadın örgütlenmelerini kapsayan on altı hafta sürecek bir eğitim aslında bu.

Continue Reading

Kadın

Êzidi kadınlar 3 Ağustos’ta küresel eyleme çağırdı

AleviNet

Published

on

3 Ağustos 2014 günü Güney Kürdistan’ın Şengal kentine saldıran DAİŞ çeteleri binlerce çocuk, kadın, sivil insanı katletti. Binlerce Êzîdî kadın çeteler tarafından alıkonularak, cinsel köle statüsüne indirgendi, çok sayıda kadın işkencelere ve infazlara konu oldu. 21. yüzyılın en korkunç soykırımlarından birisiyle karşı karşıya kalan Êzidilerin onbinlercesi, YPG/YPJ savaşçıları ve HPG gerillalarının açtığı koridor sayesinde kurtarıldı.

Soykırım olarak kabul edilen bu saldırıların 5. yılı nedeniyle Almanya Êzidî Kadın Meclisleri Federasyonu 3 Ağustos’u Feminisid’e karşı eylem günü” ilan etti. Sadece kadın oldukları gerekçesiyle işlenen cinayetler için kullanılan Feminisid’e karşı dünyadaki bütün kadınları meydanlara çağıran federasyon 3 Ağustos’ta düzenleyecekleri renkli ve değişik eylem/etkinliklerle Şengal’e dikkat çekeceklerini bildirdiler.

Federasyonun öncülüğünde 3 Ağustos günü saat 11’de dünya çapında Şengal’de DAİŞ çeteleri tarafından katledilen ve kaçırılan kadınlar için 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleşecek.

Kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarına da ortak eylemler yapma çağrısı yapan Êzidî Kadın Meclisleri Federasyonu, eylemlerle başta Êzidi kadınların yaşadığı trajedi olmak üzere kadın cinayetlerinin son bulmasını talep edecek.

Feminisid’in bizzat DAİŞ çetelerinin eliyle gerçekleştiğine dikkat çeken federasyon, 3 Ağustos 2014’te kaçırılan Êzidi kadınların başta köle pazarlarında satılmak ve sistematik şekilde tecavüze uğramak olmak üzere her türlü insanlık dışı uygulamaya maruz kaldığını hatırlattı.

FEMİNİSİD NEDİR?

Yer yer batı Avrupa dillerinde “Femisid” olarak da kullanılan Feminisid kavramı ilk olarak İtalya ve Meksika’daki feminist hareketler tarafından kullanıldı. Kavram, 1970’li yıllarda feminist hareketinin öncülerinden Diana Russel’in geliştirdiği ve “cinsiyet nötrlüğünü” ifade eden “Femicide“ kelimesinden üretildi.

Cinayet anlamına gelen “homicide/homicide” kelimesiyle birleştirilerek üretilen kavrama göre kadın ölümleri ataerkil iktidar yapılarının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Êzidî kadınlardan Merkel hükümetine suç duyurusu

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI