Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Ali İsmail Korkmaz yaşıyor…

AleviNet

Published

on

Ali İsmail Korkmaz’ın öldüresiye dövüldüğü Sanayi Sokak’ta düzenlene basın açıklamasına anne Emel Korkmaz,  ağabeyi Gürkan Korkmaz,  Ali İsmail Yaşam Ödülü’nün bu yılki sahipleri HDP İstanbul Milletvekili adayı Ahmet Şık , TTB  Merkez Konseyi Üyeleri, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Odunpazarı Belediye Başkanı CHP’li Kazım Kurt, CHP İl Başkanı Rabia Akman ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı. Katılımcılar, “Ali İsmail Korkmaz ölümsüzdür” ve “Ali İsmail Korkmaz onurumuzdur” sloganları attı. Eğitim- Sen Eskişehir Şube Başkanı Faik Alkan, Ali İsmail’in unutmayacaklarını söyledi. DİSK Bölge Temsilcisi Günay Ayaz ise Ali İsmail’e sözleri olduğunu belirterek, daha bir Türkiye için mücadelelerinin süreceğini söyledi. Ayaz, “Bundan 5 yıl önce gençler emekçilerle, Türkiye’deki bütün insanlarla özgür, eşit, insanca yaşanacak bir Türkiye özlemiyle, adalet özlemiyle sokaklara çıktılar. Mesele 4 ağaç meselesi değildi. Mesele insanca yaşamak, özgürlük meselesiydi. Gençlerin kendini ifade etme meselesiydi. Buna tahammül edemeyenler büyük bir baskıyla, büyük bir şiddetle onlarca genci sakatladılar, gençlerimizi öldürdüler. Ali İsmail’in özlemi de adaletli bir Türkiye özlemiydi” dedi. Konuşmaların ardından katılımcılar Ali İsmail’in dövüldüğü yere fotoğraflarını ve karanfiller bıraktı.     Anne Emel Korkmaz’ın gözyaşları    En son konuşmayı yapan anne Emel Korkmaz, “Olaydan sonra geçen yıl ilk kez bu sokağa girdim. Buraya gelmeden önce sokağın sapa bir yerde olduğunu düşünüyordum. Sokak şehrin tam orta yerindeymiş. 5 yıl önce evladım burada katledildi.  O kadar çok canım yandı ki, herkesin ortasında bu şekilde darp edilmesi. Kabullenemiyorum, hazmedemiyorum. Ali’mi yaşattığınız için, onu unutmadığınız için teşekkür ederim” dedi. Anne Korkmaz etkinliğe katılanlara sarılarak gözyaşı döktü.     Ali öğrencilerinin karnelerini hazırlıyor olacaktı    Ali İsmail Korkmaz Yaşam Ödülleri ise bu yıl HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve TBB Merkez Konseyi Üyeleri’ne verildi. Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’ndeki törende anne Emel Korkmaz, gözyaşlarını tutamadı. Anne Korkmaz,  “Hepinize çok teşekkür ediyorum Ali İsmail’i yaşattığınız için, onun anısına bugün burada olduğunuz için. İnanın konuşacak o kadar çok şey var ki ama boğazım düğümleniyor. Ali buraya öğrenci olarak geldi. Hayatta kalsaydı öğrencilerinin karnelerini hazırlıyor olacaktı ama malesef katiller tarafından elimizden alındı. Ama yine de Ali İsmail sadece bedenen aramızda değil. Ali İsmail’in ruhu burada aramızda. O yüzlerce, binlerce gencin yüreğinde yaşıyor. Binlerce annenin babanın evladı olarak evinde onu biliyorum” dedi. Anne Korkmaz’ın konuşması sırasında salonda bulunanlar da gözyaşlarını tutamadı. Ali İsmail’in ağabeyi Gürkan Korkmaz da “Hepinize teşekkür ediyoruz. Aradan 5 yıl geçti ve Ali İsmail’i unutmadınız, unutturmadığınız ve Ali İsmail yaşıyor. Bunu her geçen gün görüyoruz” diye konuştu. Anne Korkmaz daha sonra HDP İstanbul Milletvekili adayı Ahmet Şık’a ödülünü verdi. Anne Korkmaz’a sarılan Şık duygusal anlar yaşadı.   CHP Eskişehir Milletvekili Prof. Dr Gaye Usluer de  TTB adına ödülü TTB Merkez Konseyi üyesi Prof. Dr Sinan Adıyaman’a verdi.     Şık: Biliyoruz emri sen verdin ama hükmü halk verecek      Ahmet Şık , “içimden geçenleri aktaracak sözcüklerin tümü kifayetsiz kalıyor.  Halkın hekimleriyle birlikte Ali İsmail kardeşimin adına verilmiş bir ödülü Emel annemizin elinden aldım çok teşekkür ediyorum. Sinevizyonu izlerken herkes gibi ben de duygulandım. Çok öfkelendim ama en çok da umutlandım. Öfkelendim çünkü 5 yıl önce bir sokakta devletin resmi faşistleriyle sivil faşistleri düşlerinde özgür dünya hayali kuran, düşlerinde kurduğu özgür dünyanın hayali gülüşüne yansıyan Ali İsmail kardeşimizi döverek öldürdüler. Bakın basit bir şey değil döverek öldürdüler” dedi. Anne Korkmaz’a dönerek “çok özür diliyorum” diyen Şık, “Kimsenin acısını deşmek istemiyorum aksine öfkelenmeniz için söylüyorum. Bugün Emel anne dedi ki ‘ben buraya ilk geldiğimde bu sokağa girdiğimde çok şaşırdım, sapa bir yer sanmıştım’ dedi. Emel annenin dediği gibi sapa bir yerde değil, ortalık bir yerde oldu. Evet her şey herkesin gözü önünde oldu bu ülkede. Hala da olmaya devam ediyor. Ve bunların sorumlusu suçu da itiraf etti dedi ki ‘emri ben verdim’. Biliyoruz emri sen verdin ama sen de bil ki hükmü halk verecek” diye konuştu. “Bu gazeteci olarak aldığım son ödül ” diyen Ahmet Şık , “ Ve benim için çok ayrı da bir anlamı var. Ödüle değer bulunduğumda o zaman kendimi gazeteci diye tanımlıyordum. Şimdi farklı bir mecra seçtim. Bu karışıklık için özür diliyorum sizlerden. Teşekkür ediyorum tekrar” dedi.   Adıyaman : TTB’nin başına ‘bu kahrolsun faşizm’ dediği için geldi   TTB adına ödülü alan TTB Merkez Konseyi üyesi Prof. Dr Sinan Adıyaman ise şunları söyledi:  “bu onuru bize verdiğiniz için tüm arkadaşlarım adına, burada olan ve olmayan tüm arkadaşlarım adına şükranlarımı iletmek istiyorum hepinize. Bir de  kısa bir şey söylemek istiyorum. Bu Türk Tabipleri Birliği’nin başına niye geldi diye.Türk Tabipleri Birliği, 15 yıl önce konulan Sağlıkta Dönüşüm Projesi’ne hayır dediği için, her yerde eleştirdiği için başına geldi. Çünkü Sağlıkta Dönüşüm Projesi hastaya müşteri, hastanelere de iş yeri gözüyle bakan bir sistem. Buna hayır dediği için geldi. Dilovası’nda hava kirliliğinin kanser oranını arttırdığını ortaya çıkartan, şu anda tutuklu olarak cezaevinde bulunan Prof.Dr Onur Hamzaoğlu’na sahip çıktığı için geldi . Onur’a buradan selam söylüyorum. 400’e yakın hekim arkadaşımızhaksız hukuksuz olarak hiçbir gerekçe gösterilmeden işe başlatılmadı ve biz bunların arkasında durduğumuz için geldi. Şehir Hastaneleri diye bir garabet var, özel kamu ortaklığı. Gazeteci, öğrenci, doktor bütün demokrat insanlar adına bu ödülü alıyorum. Çok teşekkür ediyorum. Sinevizyondan çok etkilendim. Bir şey söylemek istiyorum. TTB’nin başına ‘bu kahrolsun faşizm’ dediği için geldi. Çünkü faşizmin olduğu yerde halk sağlığından bahsetmek mümkün değildir” dedi.   

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

AB Dışişleri Konseyi: Saldırılar siyasi süreci riske atıyor

AleviNet

Published

on

AB Dışişleri Bakanları Konseyi’nde Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen de hazır bulunarak, saldırılara ilişkin bir bilgilendirme yaptı. İşgal saldırılarının yarattığı risklere dikkat çeken Pedersen, Dışişleri bakanları, Pedersen’in siyasi çözüm için çabalarını desteklediklerini vurguladılar.

AB Dışişleri Bakanları Konseyi’ndeki tartışmalarda Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik Türkiye’nin işgal saldırılarının mahkûm edildiği duyuruldu. Birçok ülkenin Türkiye’ye silah ihracatını durdurma kararının desteklendiği sonuç bildirgesinde, daha önce alınan 2008/944/CFSP sayılı silah ihracatını kontrole dair ortak metnin altı çizildi. Bakanlar, üye ülkelerin bu yönelik kararlarına destek olunduğunu beyan etti.

Söz konusu ortak metin, üye ülkelerin tek başına ulusal düzeyde alacakları kararların AB düzeyinde de koordine edilmesini öngörüyor.

AB Dışişleri Bakanları Konseyi’nde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki illegal faaliyetleri de irdelendi. Bakanlar, Kıbrıs çevresinde illegal doğal gaz arama faaliyetlerine karşı önleyici önlemler alınacak bir çerçeve metninin hazırlanmasında uzlaştı.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

AB Türkiye’nin operasyonunu kınadı

AleviNet

Published

on

Lüksemburg’da bugün düzenlenen Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları toplantısında Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde SDG’nin kontrolündeki bölgelere yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyon ele alındı. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada, Türkiye’ye kuzeydoğu Suriye’de yürüttüğü askeri harekâtı durdurma ve bölgedeki kuvvetlerini geri çekme çağrısı yapıldı.

Türkiye’nin operasyonunun kınandığı açıklamada “Avrupa Birliği, Türkiye’nin bölgedeki istikrarı ciddi şekilde baltalayan, yerinden edilmeleri artıran, insani yardıma erişimi ciddi şekilde engelleyen askeri operasyonunu kınamaktadır” ifadelerine yer verildi.

AB dışişleri bakanlarının ortak açıklamasında “Türkiye’nin AB için kilit önemde bir ortak, Suriye krizi için de kritik bir aktör olduğu vurgulanarak Türkiye’nin güvenlik kaygılarının askeri değil, siyasi ve diplomatik yollarla giderilmesi gerektiği” savunuldu.

Silah ambargosu için çalışma grubu toplanacak

AB dışişleri bakanları toplantısında Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn’un Türkiye’ye karşı AB’nin ortak bir silah ambargosu uygulanması talebi ise kabul görmedi. Toplantı sonra yapılan açıklamada silah satışı kararının üye ülkelerin hükümetlerine bırakıldığı vurgulanarak Almanya ve Fransa’nın Türkiye’ye silah satışı izinlerini askıya alma kararlarına atıfta bulunuldu.

Türkiye’ye silah ihracatıyla ilgili bir çalışma grubu kurulacağı ve üye devletlerin konuya ilişkin pozisyonlarının bu çalışma grubu tarafından bu hafta içerisinde yapılacak toplantıda “koordine edileceği ve gözden geçirileceği” de ifade edildi.

Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn

Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri operasyona başlamasının ardından Almanya, Fransa, İtalya ve Finlandiya gibi ülkeler Türkiye’ye yönelik silah ihracatını askıya alma kararı almıştı. Toplantı öncesi Lüksemburg Dışişleri Bakanı Asselborn da bazı AB üyeleri ile birlikte hiçbir AB üyesinin Türkiye’ye silah satışı yapmaması yönünde ortak bir karar alınmasını talep ettiklerini açıklamıştı. Türkiye’nin gerçekleştirdiği operasyonu “işgal” olarak nitelendiren Asselborn, Türkiye’nin uluslararası hukuka aykırı davrandığını da dile getirmişti.

Maas: Üye ülkeler silah ihraç etmeyecek

Türkiye’ye silah ambargosu uygulanması konusunda ortak bir karar alınamamasına ilişkin olarak Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas da bir açıklama yaptı. Ortak bir kararın uzun teknik ve formal bir süreç gerektirdiğini belirten Maas, toplantıda AB’ye üye ülkelerin Türkiye’ye silah ve teçhizat ihraç etmeyeceğini bildirdiğini söyledi. 

Alman Dışişleri Bakanlığı’nın Twitter hesabından yapılan paylaşımda da, toplantıda alınan kararlara ilişkin olarak “AB ve üye ülkeler Almanya ve Fransa’ya katılıyor: İhraç izni verilmeyecek, Türkiye’nin tutumunu kesinlikle desteklemiyoruz” ifadesi kullanıldı. Mesajda, “AB’nin tavrı açık: Suriye’nin kuzeydoğusundaki Türk askeri operasyonuna derhal son verilmesini istiyoruz” denildi. 

Doğu Akdeniz açıklaması

AB dışişleri bakanları toplantısında Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler de ele alındı.

Toplantı sonrasında konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de devam eden yasa dışı sondaj çalışmaları ışığında Konsey, Kıbrıs’la tam dayanışma içerisinde olduğunu tekrar teyit eder” denildi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini toplantı sonrasında Twitter hesabı üzerinden bir açıklama yaparak, “Hem kuzeydoğu Suriye, hem de Doğu Akdeniz’deki Türk sondajları konusunda Dış İlişkiler Konseyi anlaşmaya vardı. AB tam birlik içinde” ifadelerini kullandı.

dpa/Reuters,BK/HS

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Davutoğlu’nun kurucusu olduğu üniversiteye tedbir kararı

AleviNet

Published

on

Halkbank, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurucusu olduğu Bilim ve Sanat Vakfı’na bağlı İstanbul Şehir Üniversitesi’nin tüm varlıklarına tedbir koydu. Üniversite “Burada amaç, alacaklarını temin etme konusunda sorun yaşamayacak olan bankanın çıkarlarını korumak değil, başarılı bir yükseköğretim kurumunu çalışamaz hale getirmektir” diyerek tepki gösterdi.

Üniversiteden yapılan açıklamada şöyle denildi:

“TMMOB tarafından kampüs arazisinin devri ile ilgili açılan kasıtlı dava üzerine Halkbank üniversitemize tahsis ettiği kredi limitlerinin kullanılmasına izin vermemiştir. Bununla birlikte geçen yıl yaşanan ekonomik kriz ve ülkemizin içinden geçtiği olağanüstü şartların da etkisi ile ödeme takviminde kısa süreli bir aksama yaşanmıştır. Ödeme planında meydana gelen sorun üzerine banka ile yapılan görüşmelerde önemli bir ilerleme sağlanmıştır. Üniversitenin bankaya verdiği gelecek projeksiyonu ve ödeme planıyla ilgili kredi borcunun ödenebileceği anlaşılmış ve iki kurum yetkilileri bu konuda 09.10.2019 tarihinde fikir birliğine varmıştır. Hal böyle iken sadece iki gün sonra, 11.10.2019 tarihinde Halkbank, dürüstlük ilkesine aykırı şekilde Üniversite’nin bankalardaki tüm varlıklarına tedbir koydurmuştur. İyi niyetten uzak bu girişim neticesinde ortaya çıkan bu durum, bir hukuk devletinde yaşanmayacak boyutlar içermektedir. Burada amaç, alacaklarını temin etme konusunda sorun yaşamayacak olan bankanın çıkarlarını korumak değil, başarılı bir yükseköğretim kurumunu çalışamaz hale getirmektir”.

DANIŞTAY BEDELSİZ TAHSİLİ İPTAL ETMİŞTİ

Kartal Orhantepe Mahallesi’nde bulunan TEKEL’e ait 297 bin metrekarelik arazinin İstanbul Şehir Üniversitesi’ne ‘bedelsiz’ olarak tahsis edildiği ortaya çıkmıştı.

Bedelsiz tahsis geçtiğimiz yıl Danıştay tarafından iptal edilmişti.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI