Connect with us

.

Politika

HDP’li Paylan’dan Bakan Fakıbaba’ya “pırıl pırıl etler” cevabı

AleviNet

Published

on

HDP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Garo Paylan, market zincirlerinde market zincirlerinde yarım kiloluk kıymanın 14.5, kuşbaşının ise 15.5 liraya satışının yapıldığını belirterek  “Emin olun pırıl pırıl etler” diyen Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşraf Fakıbaba’ya yanıt verdi.  Paylan, “‘O pırıl pırıl etler’ dediği et tüketiminin yüzde biri bile değil. O marketlerde çok sınırlı sayıda bu fiyatlara et satılabiliyor. Bir kasaba gittiğinizde ise etin kilosu 40-50 lira. Vatandaş bu ete ulaşamıyor” dedi.

AKP döneminden önce Türkiye’nin 1 kilo bile et ithal etmediğine dikkat çeken Paylan, “Türkiye’nin utancıdır et ithal etmek. En büyük utançlarından biridir et ve tarım ürünlerini ithal etmek. Türkiye AKP’den önce et ihraç eden bir ülkeydi. 1 kilo et bile ithal edilmiyordu. Tam tersine üretim fazlası vardı ihraç ediliyordu. Şu anda et ithal eden bir duruma gelmişse bu AKP ve Türkiye’nin utancıdır” şeklinde konuştu

Paylan, Türkiye’nin milyarlarca dolar et ithal eden bir ülke haline geldiğini belirterek Bakanı Fakıbaba’nın bunun hesabını vermesi gerektiğini söyledi.

Paylan’ın konuya ilişkin T24’e değerlendirmeleri şöyle:

Fakıbaba’nın ‘o pırıl pırıl etler’ dediği et tüketiminin yüzde biri bile değil oraya sundukları. O marketlerde çok sınırlı sayıda bu fiyatlara et satılabiliyor. Bir kasaba gittiğinizde etin kilosu 40-50 lira ve vatandaş bu ete ulaşamıyor. Diyarbakır milletvekili adayıyım biliyorsunuz, bölgede şöyle anlatıyorlar; AKP öncesi her köyde binlerce küçükbaş ve büyükbaş hayvan varken bugün köylerde et üretimi bitmiş durumda yaylalar kapalı durumda. Et üretilemiyor, tam tersi ithalat yapılıyor. Bir imkan, bir destek verilirse Türkiye’nin ihtiyacının çok üzerinde et üretimi yapabiliriz diyorlar. Binlerce, milyonlarca dönüm arazi, yayla boş durumda ve Türkiye et üretiminden vazgeçip milyarlarca dolar et ithal eden bir ülke durumuna gelmiş durumda.

“Tarım Bakanı önce bunun hesabını versin”

Tarım Bakanı önce bunu hesabını versin. 16 yıllık AKP iktidarında üretim gerilemiştir ev et ithal edilmektedir. 1600 TL alan bir vatandaş kilosu 40-50 lira olan bir eti alabilsin ayda bir sefer dahi mutfağına et sokamıyor ve sokulan et de ithal et olduğunu için ülkenin borçluluğunu artırıyor. Yapılacak şey hayvancılığa destek vermek,  yaylaları ve bütün alanlarımızı et üretimi ile ihya etmek ve vatandaşa ulaşılabilir fiyatta et vermektir.

“Türkiye’nin utancıdır et ithal etmek”

Türkiye’nin utancıdır et ithal etmek. En büyük utançlarından biridir et ve tarım ürünlerini ithal etmek. Türkiye AKP’den önce et ihraç eden bir ülkeydi. 1 kilo et bile ithal edilmiyordu. Tam tersine üretim fazlası vardı ihraç ediliyordu. Şu anda et ithal eden bir duruma gelmişse bu  AKP ve Türkiye’nin utancıdır. 24 Hazirandan sonra bunun tersine çevireceğiz.  Hayvancılığa verilecek desteklerle   Türkiye tekrar et ihraç eden bir ilke haline gelecek.”

Fakıbaba: Emin olun etler pırıl pırıl

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, seçim çalışmaları kapsamında Bozova İlçesi’nde esnaf ziyaretinde market zincirlerinde yarım kiloluk kıymanın 14.5, kuşbaşının ise 15.5 liraya satışının yapıldığını belirterek, “Bozova ilçesinde de acaba etin durumu nasıldır diye markete uğruyorum, etleri kontrol ediyorum, bakıyorum. Emin olun pırıl pırıl etler… Yarım kiloluk kıyma 14.5 lira, yarım kiloluk kuşbaşı 15.5 lira. Yani hiç farkı olmayan pırıl pırıl etler. Gerçekten biz bunu 15 binin üzerinde noktalarda satışa sunmuşuz. Amaç hiçbir zaman esnaf ile rekabet etmek değil dar gelirli vatandaşlarımıza şu aziz günde yardım etmek. Ben göreve geldikten 2 ay sonra başladı bu proje inşallah hep devam edecektir” demişti.

Fakıbaba, 26. yasama döneminde yaptığı bazı açıklamaları kamuoyundan tepkiyle karşılanmıştı. 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı görüşmelerinde et ithalatı ve kasapların haline ilişkin sözleriyle gündem olmuştu. Tutanakta yer alan bazı bölümler şöyle:

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Genelde etten bahsediliyor. Şimdi, bizim normalde bir yılda tükettiğimiz et 1 milyon 200 bin ton. Biz bunun 150 bin tonunu ithal ediyoruz. Şimdi, şunu söylemişiz ihaleye girerken, demişiz ki: “81 ilde de şubesi olan firmaları kabul ediyoruz.” Yani bu, doğru bir şey bana göre

.

Şimdi, et olayına gelince: Yani, şimdi 29 lira ve 31 lira; yarımşar kiloluk kutularda kıyma 14,5 lira, kuşbaşı 15,5 lira. Yani, bu kötü bir şey mi?

GARO PAYLAN (İstanbul) – Niye, BİM ve A101?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Bakın, onu söylüyorum size, her yerde şubesi var. Sekiz tane firma girmiş, her yerde şubesi var ve bu şubesi olanın da ikisi de aynı fiyatı vermiş, A101 ve BİM vermiş. Bundan daha doğal bir şey olabilir mi?

GARO PAYLAN (İstanbul) – Kasaplar ne yapacak?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Ha, kasaplara geleceğiz.

GARO PAYLAN (İstanbul) – Mahalle bakkalı ne yapacak? Et alan yalnızca et almıyor ki, diğer ihtiyaçlarını da alıyor.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Ben teşekkür ediyorum, topu önüme koyuyor Paylan Bey, diyor ki: Penaltıya at.

GARO PAYLAN (İstanbul) – Penaltıyı attınız mı? Kasaplar ne olacak?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Kasaplara destek veriyorum ben.

GARO PAYLAN (İstanbul) – Hayır, mahalle kasapları ne olacak?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Mahalle kasapları yani normal fiyata…

MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) – Onlar küçük, kapatsınlar.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Niye kapatsınlar arkadaşım?

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Günlük tonaj var mı Sayın Bakanım?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Bakın ben size bir şey…

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Bir şey soracağım: Ne kadar satacaklar yani böyle bir fiyat cazibesi herkese uygun gelir. Önünde kuyruklar mı olacak, ne kadar verilecek?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Şimdi, Sayın Vekilim, bakın, biz sorduk, bu iki firmanın 2 bin ton aylık tüketimleri var. Biz bunlara 6 bin ton vereceğiz. Buna rağmen farz edelim ki gittiniz, saat 11.00’de et bitti. Zaten siz gitmezsiniz, ben de gitmem.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Niye gitmeyelim canım? Allah Allah.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Vallahi gitmezsiniz.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Bizim ne farkımız var?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Bakın, ben size bir şey söyleyeyim, gitmiyoruz ya, diyorsun ki: Kasabımdan ben 40 liraya alırım.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Allah Allah…

GARO PAYLAN (İstanbul) – Niye sizin almayacağınız şeyi ona….

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Bir dakika… Ben onun hakkını tüketmemek adına şey yapıyorum.

GARO PAYLAN (İstanbul) – Yok yok ama siz “Kendi kasabımı tercih ederim.” diyorsunuz.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Bir dakika… Ama bakın ben size bir şey söyleyeyim dar gelirli…

MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) – Bu mudur yani Türkiye’nin gerçeği?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – O et, bakın burada, bakın bu çok önemli, biz orada fakir insanları, dar gelirli insanları korumak adına oraya koyuyoruz onu. Esasında benim hakkım yok onu tüketmeye, sizin de hakkınız yok. O gerçek…

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Tamam da, o ayrımı nasıl yapacaksınız? Ben veya siz değil, nasıl ayıracaksınız?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Yani şimdi diyorsunuz ki kuyruğa…

Ben size soruyorum, Sayın Hocam, hiç hayatınızda sabah, 5 lira etin kilosu ucuz diye kuyruğa girdiniz mi? Ben açık konuşayım sizinle.

GARO PAYLAN (İstanbul) – Ben girdim, ben çocukken girdim.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Paylan Bey girebilir, o zaman siz girmezsiniz, bu kadar.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Ama Et Balık Kurumundan gidip et almak için sıraya girdim lise yıllarında ailem gönderdiği zaman. Yani böyle bir ayrım yapamazsınız ki.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Şimdi, bakın, burada esasında sizin bize teşekkür etmeniz lazım. Fakir insanları biz etle buluşturuyoruz, yiyemedikleri…

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Ben ona şükrediyorum Sayın Bakanım. Keşke herkes böyle bir fiyata sahip olsa ama nasıl olacak.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Olacak, bakın olacak. Ben size regülasyonu…

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Nasıl sağlayacaksınız?

GARO PAYLAN (İstanbul) – Ette daha gol olmadı.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA – Şöyle: Bir defa bakın…

BAŞKAN – Ya, amma meraklısın topu ağlarında görmeye.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Paylan Bey, eti takip edeceksiniz. Eğer alan, satan ve ortadaki kasap ve endüstrideki çalışan arkadaşlar mutlu olmazsa…

GARO PAYLAN (İstanbul) – Mahalle kasabı ne olacak peki, Sayın Bakan?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Şanlıurfa) – Mutlu olacak, diyecek ki: “Helal olsun, stabil bir fiyat çıktı.” Mahalle kasabı şimdi ne diyor biliyor musunuz?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI AHMET EŞREF FAKIBABA (Devamla) – Ağabey bak, bir dakika… Ben bir defa ne dedim başlangıçta: Et ithaline ben karşıyım. Bu et ithalini bıraktıracağız buraya Allah’ın izniyle. Bunu küçük üreticilerle ve TİGEM’le yapacağız, TİGEM’le ve küçük üreticilerle yapacağız, buna emin olun (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Çünkü hiç görülmemiş bir destekleme arkadaşlar. Yarın Ziraat Bankasıyla zaten bunun detaylarını… Sayın Cumhurbaşkanım ve Başbakanım gerekli açıklamaları yapacak. Zaten talimatı aldığım kişi de Sayın Cumhurbaşkanımızdır. O bağlamda, rahat olun bu konuda. Şimdi…

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

ESP: Barış dedikleri işgal, pınar dedikleri kan deryası

AleviNet

Published

on

ESP Genel Merkezi yaptığı yazılı açıklamada, Türk işgal saldırılarına ilişkin, yüzlerce sivilin bombardımanlarda hayatını kaybettiği, bazı köyler ve kasabaların talan edildiğini kaydetti.

“Direnişin meşruiyeti büyürken işgalciler yalnızlıklarında boğuluyor” diyen ESP, direniş karşısında “Neo-Osmanlıcı işgal ve yayılma hevesleri sömürgecilerin kursağında kalıyor” diye ekledi.

İşgale “Barış pınarı” adının verilmesine de tepki gösteren ESP, “Tam da faşist karakterlerine ve ikiyüzlü tutumlarına uygun olarak bu işgal harekâtının “Barış Pınarı” diyorlar. Barış dedikleri işgal ve savaş, pınar dedikleri ise kan deryasıdır” dedi.

“Şimdi daha gür sesle halkların kardeşliğini ve eşitliğini savunmanın zamanı” olduğunu belirten ESP, şu çağrılarda bulundu:

-AKP-MHP faşist blokunun işgal saldırısı durdurulmalı, Türk burjuva ordusu ve denetimindeki çeteler Rojava topraklarını derhal terk etmelidir.

-Tüm emperyalistler ve bölge işbirlikçileri Suriye topraklarından elini çekmelidir. Suriye’nin geleceğine Suriye halkları karar vermelidir.

-Kuzey-Doğu Suriye halklarının ve yönetiminin statüsü ve hakları tanınmalıdır.

-Afrin işgali sonlandırılmalı, buradaki eli kanlı çeteler ve sömürge kurumları tasfiye edilmeli, Afrin halkının geri dönüşü güvence altına alınmalıdır.

-AKP-MHP faşist koalisyonunun savaş suçları tespit edilmeli, sorumluları uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır.

-İşgale karşı çıktıkları için tutuklananlar derhal serbest bırakılmalı, polis ve yargı terörü sonlandırılmalıdır.

Continue Reading

Politika

Erdoğan’ın Alman Bakan’a yönelik sözlerine tepki

AleviNet

Published

on

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas hakkındaki sözleri Almanya’da tepkiyle karşılandı.

Erdoğan, dün Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın Suriye’deki askeri harekâtta kullanılabilecek silah ve teçhizatların satışına izin vermeyecekleri sözlerini eleştirmişti. Erdoğan, “Alman Dışişleri Bakanı çıkmış, haddini bilmez bir adam, ‘Türkiye’ye silah satmayacağız’ diyor. Aman yandık! Ben kaybetmem siz kaybedersiniz. Sen siyaseti de bilmiyorsun, siyaset acemisisin. Siyaseti bilsen böyle konuşmazsın. Sen satmadın da ne olacak yani, biz bittik mi?” demişti.

Mützenich’ten “ilişkileri zehirler uyarısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine tepki gösteren Sosyal Demokrat Parti (SPD) Grup Başkanı Rolf Mützenich, bunu “Çirkin hakaret” olarak nitelendirerek, kabul edilemez olduğunu söyledi.

Mützenich, yaptığı yazılı açıklamada “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı Heiko Maas’a yönelik aşağılayıcı sözleri kesinlikle kabul edilemez” dedi. Mützenich, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sözler çok kötü bir şekilde sınırın aşılması ve kişisel olarak büyük bir gaftır. Müttefikler arasında eleştiri şarttır. Kişisel karalamaya varan çirkin hakaretler iki ülke arasındaki gergin ilişkileri zehirliyor.”

Sosyal Demokrat Partili Bakan Maas’ın Türkiye’nin askeri harekâtını eleştirdiğini hatırlatan Mützenich, Almanya’nın Türkiye’ye silah satışını durdurma kararını ve başka önlemleri değerlendirmesini desteklediklerini vurguladı.

Sol Parti’den tepki

Sol Parti de Erdoğan’ın Almanya Dışişleri Bakanı’na yönelik sözlerine tepki gösterdi. Sol Parti Grup Başkanı Dietmar Bartsch, Alman hükümetinden Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi’nin çağrılmasını talep etti. Bartsch, yaptığı yazılı açıklamada “Eğer Erdoğan hakaretlerini geri almazsa, Türk Büyükelçi’nin sınır dışı edilmesi” gerektiğini söyledi.

“Türkiye’nin Suriye’deki uluslararası hukuku ihlal eden işgali nedeniyle Heiko Maas’ın Türk Büyükelçiyi çoktan çağırması gerekirdi” diyen Sol Partili politikacı, Alman hükümetinden Türkiye’ye yönelik “Eksiksiz silah ambargosu ve diplomasinin bütün araçları ile siyasi baskı” uygulanmasını talep etti.

AFP,dpa/JD,HS

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

Politika

HDP: Kürt halkının iradesini kıramazsınız

AleviNet

Published

on

HDP eş genel başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, işgale karşı başlatılan siyasi soykırım operasyonlarına ilişkin bugün açıklama yaptı.

‘İKTİDAR CADI AVINDA!’

Buldan ve Temelli’nin yazılı açıklaması şöyle:

“İktidarın demokratik siyaset alanına ve Kürt siyasetine yönelik başlattığı tasfiye operasyonları adeta bir cadı avına dönüştü. Savaşa ve işgal girişimine karşı çıkan ve barış isteyen herkes iktidarın hedefinde.

9 Ekim’den bugüne kadar savaş karşıtı yüzlerce kişi gözaltına alınmış, onlarca kişi tutuklanmıştır. Belediye eşbaşkanlarımız, kriz merkezlerimiz, savaş mağdurlarına el uzatmaya çalışan gönüllü yardım organizasyonlarımız bu saldırının hedefindedir.

‘İTTİFAK PARTİLERİ DE HEDEFTE’

Kürt halkının haklı ve meşru taleplerini dillendiren ittifak partileri de hedef alınmaya başlamıştır. Kürdistan Komünist Partisi Genel Başkanı Sayın Sinan Çiftyürek bu sabah gözaltına alınmıştır. Böbrek nakli yaptırmış ve son bir yıldır bu nedenle tedavi gören 67 yaşındaki Sinan Çiftyürek’in evine gece yarısı baskın yapmak iktidarın hıncının göstergesidir.
Bu gözaltı da, siyasi çizgisi ne olursa olsun hak ve özgürlük talep eden bütün Kürtlere yönelik bir saldırı zihniyetinin olduğunun açık ve somut kanıtıdır. Kürt halkının meşru ve demokratik taleplerini dile getiren Sinan Çiftyürek başta olmak üzere, evrensel bir hak olan barış talebini dillendirenler derhal serbest bırakılmalıdır.

‘HALKIN İRADESİNİ KIRAMAZSINIZ’

Barış talebi, hak ve özgürlük talebi baskılarla susturulamaz. Gözaltı ve tutuklamalar Kürt halkının iradesini kıramaz. Haklı ve doğru bulduğumuzu savunmaya ve bu uğurda mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI