Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

CHP’ye oy eren Alevi yurttaşlar: 24 Haziran’da oyumuz HDP’ye

AleviNet

Published

on

Varto’da yaşayan ve önceki seçimlerde CHP’ye oy veren Alevi yurttaşlar, 24 Haziran seçimlerinde baraj altında kalmaması için HDP’ye oy vereceklerini söyledi.

24 Haziran seçimlerine doğru geri sayım başlarken, sandığa gidecek yurttaşlar da sandıklardaki tavırlarını netleştiriyor. Muş’un Varto ilçesine bağlı Çaylar ve Tuzlu köylerinde yaşayan ve daha önce CHP’ye oy veren Alevi yurttaşlar, 24 Haziran genel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) oy vereceklerini belirtti. Alevi yurttaşların HDP’ye oy verme konusundaki ortak gerekçeleri ise AKP’yi Kürt ve Alevi açılımında samimiyetsiz bulma, HDP’nin barajı geçmesini sağlama, kötüye giden ekonomi ve OHAL.
‘24 HAZİRAN’DA BU DİKTATÖRÜ YIKACAĞIZ’
Çaylar köyünde yaşayan çiftçi Bülent Demirtaş, 24 Haziran seçimlerinde HDP’ye oy vereceğini söyleyerek , “24 Haziran’da biz o diktatörü yıkacağız” dedi. CHP’li olduğunu söyleyen ve 24 Haziran seçimlerinin önemine değinen Demirtaş, şöyle konuştu: “Çaresi yok. Sonu yok. Bu diktatör 24 Haziran seçimlerinde gidecek ve 25 Haziran’da Türkiye artık aydınlığa çıkacak. Ve 25 Haziran’da özgürlüğün, demokrasinin olacağı bir Türkiye’yi hayal ediyoruz. Tayyip Erdoğan, hep yandaşlarını besliyor. Zengin olan daha da zengin oldu. Halk da giderek fakirleşiyor. Diyor ki; ‘İki buçuk liradan size mazot vereceğim’.  Ama çiftçi 5 liradan mazot alıyor. Çiftçiye destek vereceğini söylüyor ama pratiği bu olmuyor. Yolsuzlukta Tayyip Erdoğan ve yandaşları almış başını gidiyor. 24 Haziran’da Tayyip Erdoğan çıkarsa ne Kürt kalacak ne de Alevi kalacak. Hepsini de yok edecek. Ben oyumu HDP’ ye vereceğim. Çünkü HDP bizim özümüzdür, bizim demokrasi gücümüzdür.”
‘AKP SEÇİM ZAMANI ALEVİLERİ HATIRLIYOR’
45 yıldır Avrupa’da yaşayan ve yaz aylarında köyü Çağlar’a gelen emekli Mehmet Bozkır, 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi, parlamento seçimlerinde ise HDP’yi destekleyeceğini ifade etti. Bozkır, “Türkiye kendi öz memleketimiz, kötülemek istemiyorum sadece gerçekleri söylüyorum. Ekonomisi tükenmiş daha da kötüye gidiyor. Eskiden ekonomi kötüye gittiğinde hükümet istifa ederdi. Şimdi öyle değil. Bu seçimler şimdiye kadar yapılan seçimlerden daha önemli çünkü Türkiye’nin geleceğini belirleyecek. Bu hükümet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ne Kürtleri seviyor ne Alevileri seviyor. AKP sadece seçim zamanında oy toplamak için Alevileri hatırlıyor. Başka zaman Kürtlerin, Alevilerin hakkını niye vermiyor?” şeklinde tepkisini dile getirdi.
‘HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ’
Bozkır, sözlerinin devamında şöyle konuştu: “Alevilerin cem evlerini yıkmaya çalıştı bu iktidar. Biz Aleviyiz, yalan dolan bilmiyoruz. 72 millete aynı gözle bakıyoruz. Bu iktidar Alevilerin haklarını vermiyor. Camiler ne kadar mukaddesse cem evleri de o kadar mukaddestir. Biz de her vatandaş gibi vergimizi veriyoruz. O vergiden bizlere düşen hakkımızı vermezlerse hakkımızı helal etmiyoruz. Oyumuzu genel seçimlerde HDP’ye vereceğiz. Çünkü HDP’nin barajı aşmasını istiyoruz.”
‘BARAJI AŞMASI İÇİN OYUMU HDP’YE VERİYORUM’
Hayvancılıkla uğraşan Çaylar köyünün bir diğer sakini Mehmet Sezen de, “CHP’liyim. Genel seçimlerde  oyumu HDP’ye vereceğim. Çünkü HDP’nin barajı geçmesini istiyorum. AKP hiçbir zaman Alevilerin taleplerini karşılamadı. Bu bir gerçek. Bizim AKP’den bir beklentimiz yok. Alevi açılımı diyor Kürt açılımı diyor biz bunlara inanmıyoruz” diye konuştu.
‘GÜZEL GÜNLER GÖREBİLMEK İÇİN XIZIR’A DUA EDİYORUZ’
Tuzlu köyünde oturan Vezire Sağlam da, Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’yi iktidarda görmek istemediklerini belirterek, “Biz artık barış istiyoruz, artık güzel günler görmek istiyoruz. Güzel günler görebilmek için Xızır’a dua ediyoruz. Biz Aleviler olarak artık Aleviliğimizi yaşamak istiyoruz. Doğrusu şimdi Alevi kimliğimizi yaşayamıyoruz. Erdoğan olmasın da kim olursa olsun. Yeter ki Erdoğan bu seçimlerde çıkmasın! Gençlerimiz artık bu ülkeyi yönetsin. Erdoğan’ın kendisi artık bırakıp gitmesi gerekiyor. Çünkü herkes ondan şikayetçi. Ama o iktidar için kan döküyor” dedi.
‘CHP’LİYİM AMA OYUMU HDP’YE VERECEĞİM’
Tuzlu köyünün diğer bir sakini Gülizar Ballı ise Alevilerin sadece seçim zamanında hatırlanmasından şikayet ederek, “Seçim bittikten sonra Aleviler unutuluyor. Milyonlarca Alevi var ama sanki hiç yokmuş gibi. Biz bu yüzden verdiğimiz vergileri helal etmiyoruz. Çocuklarımız işsiz. Kötüye giden ekonomi de bizi olumsuz etkiliyor. Türkiye yok olmuş. CHP’liyim ama oyumu HDP’ ye vereceğim. 25 Haziran’da umarım güzel bir Türkiye’ye uyanırız” şeklinde konuştu.
MA / Diren Yurtsever
Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

HACI BEKTAŞ-I VELİ ANMA ETKİNLİĞİ YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

editor

Published

on

By

56. Ulusal 30. Uluslararası Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenleri ve Kültür Sanat Ekinlikleri yoğun katılımla başladı. Çok sayıda yurttaşın katıldığı anma etkinliğinin açılışına Alevi kurum temsilcileri, ocakzadeler, siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu katıldı.

Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür  Sanat Etkinlikleri büyük bir katılım ile başladı.

Açılış etkinliğinde konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül,  Alevilerin isteklerinin yer aldığı bildirgeyi okudu. Alevi toplumunun haklarının iade edilmesi istediklerini belirten Güzelgül, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlar uygulansın. Devlet, Alevi katliamlarından dolayı özür dilesin. Munzur’da, Kaz Dağları’nda katliam son bulsun” diye konuştu.

Anma etkinliğinde kısa bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”Hacı Bektaş-ı Veli, yaşamı boyunca hep hakkı hukuku ve adaleti savunmuştur. O, barışın huzurun birlikte yaşamanın öncüsü olmuştur. Bugün Avrupa’nın pek çok ülkesinde onun düşünceleri toplumu aydınlatıyor” dedi.

“AYDINLANMA MEŞALESİ İLE ANADOLU’YA GELDİ”

Kılıçdaroğlu, Hacı Bektaş-ı Veli’nin hak ve adaleti savunduğuna vurgu yaparak, dünya toplumların huzur ve adaleti aradığına vurgu yaptı. Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

”Hacı Bektaş-ı Veli, yaşamı boyunca hep hakkı hukuku ve adaleti savunmuştur. O elinde kılıçla değil aydınlanma meşalesiyle Anadolu’ya gelmiştir. Toplum onu güvercin donuyla Anadolu’ya geldiğini kabullenmiştir. Çünkü o barışın, huzurun, birlikte yaşamanın öncüsü olmuştur. O kendi deyimiyle 72 milleti bir saymıştır. Anadolu’ya geldiğinde 35 yaşlarında bilgin bir insandı. Selçuklu sultanı önemli kararlar aldığında onun düşüncelerine başvuruyordu. Dergahında düşüncelerini öğrencilerine aktararak yaygınlaştırılmasını sağladı. Bugün Avrupa’nın pek çok ülkesinde onun düşünceleri toplumu aydınlatıyor. Anadolu’yu bize yurt yapan işte bu gönül erenleridir. Aslanla ceylanı hünkarın kucağında buluşturan huzurdur adalettir. Dünya hala huzuru ve adaleti arıyor.”

PİRHA / NEVŞEHİR

 

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Kaz Dağları halkı: Zehirlenmek istemiyoruz

editor

Published

on

By

Su ve Vicdan Nöbeti’ndeki yöre halkı, yıllardır yaşadıkları yerlerin çöle döndüğünü belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şu çağrıyı yaptı: “Gelip yerinde görün, zehirlenmek istemiyoruz.”

Kaz Dağları’nda altın çıkarmayı planlayan Alamos Gold Şirketi’nin doğa tahribatına karşı Su ve Vicdan Nöbeti 22’nci gününde devam ediyor. Kaz Dağları eteklerinde süren Su ve Vicdan Nöbeti’ni çevre köylerden ziyaret etmeye gelenler de var. Her gün çevre köylerden gelen yöre halkı, maden sahasını gördükten sonra nöbet alanında bekleyişlerini sürdürüyor. Nöbet eylemine ilk günden bu yana gelmeye devam eden Bahriye Duman ve Fevzi Duman çifti de yıllardır yaşadıkları doğanın yok olmasını istemiyor. Doğma büyüme Çanakkaleli olan 68 yaşındaki Fevzi Duman, yıllarca Balaban mevkiine yakın Çan ilçesinin Kulfa köyünde yaşıyor, sonra Kepez ilçesine yerleşiyor.
‘İÇME SUYUMUZ ZEHİRLİ AKACAK’
Çiftçilik yapan Duman, siyanürle altın çıkarıldığını duyunca nöbet alanına gelmeye başladıklarını söyledi. “Havamız, suyumuz, oksijenimiz gitmesin” diyen Duman, siyanür ile altın çıkarılmasını istemediklerini söyledi. Siyanürün bütün halkı, çevreyi etkileyeceğini ifade eden Duman, “Sularımızı zamanla zehire dönüşecek. Özellikle çamların kesilmesine dur demek için geldim. Kullanma sularının Atik Hisar Barajı’ndan sağlanıyor. Zamanla sularımıza siyanür karıştığı zaman zehir akacak. Biz buna karşıyız. Yıllardır içme sularımızı Balaban’daki çeşmelerden götürüyoruz. Dünyada en çok oksijen üreten Kaz Dağları oksijen üretemeyecek, sularımız zehirlenecek” şeklinde konuştu.
‘CUMHURBAŞKANI GELİP YERİNDE GÖRSÜN’
Duman, ağaçların kesildiği tepeleri göstererek, “Devletimizin buralarda yaşananlardan sanırım haberi yok. Çünkü her yer çöle dönmüş. Bu kadarıyla da kalmayacak. Aldıkça bitirecekler her tarafı. 195 bin çam diyorlar. Kolay mı bu çamların tekrar yeşermesi? Devletin görevi, buralara gelip baksın.  Cumhurbaşkanına sesleniyoruz. Gelip yerinde görsün biz zehirlenmek istemiyoruz.  Dağlarımızın yok olmasını istemiyoruz. Oksijeniniz yaşam alanlarımız yok olduktan sonra çocuklarımız geleceğimiz ne olacak?” diye sordu.
SANTRALDEN SONRA KANSER ARTI
Yöre halkının tamamının yaşanan doğa katliamına tepki göstermemesini de eleştiren Duman, şunları söyledi: “Bugün köylerde iş bulduk diye seviniyorlar, 10 yıl sona ne olacak burası, çöl olarak bırakacaklar. Kanadalılar parayı alıp gidecek. Yazıktır, günahtır, Türkiye’ye yüzde 2 pay verecekmiş, vermesin kardeşim bizim çamlarımız, havamız bize yeter. Eskiden bu kadar çok kanser hastası yoktu buralarda. Bizim köyde Termik Santral yapıldıktan sonra 5 akrabam kanserden yaşamını yitirdi.”
MEMLEKET ÇÖLE DÖNDÜ
Evlendikten sonra Kulfa köyüne yerleştiğini ve 40 senedir bu doğada yaşadığını dile getiren Bahriye Duman da, “Suyumuzu Kaz Dağları’ndan alıyoruz. Çamların kesilmesine karşıyız. Maden çıkarsa siyanürle her taraf zehirlenecek. Havamız da suyumuz da kirlenecek. Dağlarımız, suyumuz, vatanımız, havamız gidiyor. Yaşam alanlarımız elimizden alınıyor.  Durdurulmasını istiyoruz. Böyle olmasın. Devlete çağrı yapıyoruz. Memleket çöle döndü” dedi.
MA / Zemo Ağgöz – Esra Solin Dal
Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Bütçeden müteahhit ve müşavirlere 7 ayda 20 milyar

AleviNet

Published

on

Bunun tamamına yakını ‘Diğer’ adı altında aktarıldı.İktidarın kamu olanaklarını kullanmadan özel sektöre yaptırdığı işlerin büyük bölümünü oluşturan müteahhitlik hizmetleri ile danışmanlık hizmeti aldığı şirketlere aktardığı tutarlar yedi ayda 20 milyar TL’ye yaklaştı.

Birgün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre; Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan Temmuz ayı bütçe harcamaları bütçenin kara delikleri olarak isimlendirilen harcamalarda gerileme olmadığını gösterdi.Harcama rakamları iktidarın tartışmalı projelere ortak imza attığı müteahhit firmalara bütçe kaynaklarını aktarmayı sürdürdüğünü gösterdi.

ÖDEMEDE REKOR AYI

Buna göre, 2019 yılı temmuz ayı sonunda müteahhitlik giderleri 9 milyar 599 milyon TL’ye ulaştı. 2 milyar 780 milyon TL ile temmuz ayı, müteahhitlik harcamalarının 2019’da zirve yaptığı ay oldu.İktidarın müteahhitlere aktardığı tutarlar arasında 5.4 milyar TL ile “Hizmet binası yapımı” ilk sırada yer aldı. Bunu 3.9 milyar TL ile “Diğerleri” kalemi izlerken 189 milyon TL ile “Hizmet tesisleri” üçüncü sırada yer aldı.MÜŞAVİRLERE 8 MİLYARBütçeden, “Müşavir firma ve kişilere ödemeler” adı altında da yedi ayda 8 milyar TL aktarıldı. Bunun 7.7 milyar TL’si, “Diğer müşavir firma ve kişilere ödemeler” adı altında yapıldı. Üçüncü sırada da 229 milyon TL ile “İş sağlığı ve güvenliği hizmeti” alım gideri yer aldı. İktidar, müşavir firma ve kişilerden “etüt-proje bilirkişi ekspertiz, araştırma ve geliştirme, bilgisayar hizmeti, harita yapım ve alım, enformasyon ve raporlama, danışma yönetimi ve işletim, temizlik, özel güvenlik ve çağrı merkezi” hizmeti alımı yaptı.‘DİĞER’İN ‘DİĞER’İBütçe analitik rehberinde müşavir firmalara aktarılan tutarların tamamına yakınını oluşturan “Diğer” hizmetler çok ayrıntılı tanımlanmadı. Müşavir firmalardan alınan “diğer” adı altında alınan hizmetler şöyle sıralandı:“Milli Savunma Bakanlığına bağlı Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri İşletme Başkanlığına, NATO petrol boru hattının işletme ve bakımı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin akaryakıt ve madeni yağ sevkiyatı hizmeti karşılığında yapılacak ödemeler,İhale yolu ile yapılan tarımsal mücadele işleri ile ilgili her türlü giderler,Devlete ait gemilerin müşavir firma ve kişilerce işletilmesi ile ilgili giderler.Ancak dördüncü bir kalem olarak “Yukarıda sayılan gruplara girmeyen müşavir firma ve kişilere ödemeler” denilmekle yetinildi.

2.3 MİLYAR TL DAHA…

“Gayrimenkulün kurum tarafından üretilebilmesi için gerekli olan proje, müşavirlik, kontrollük” hizmeti alımı için yapılan harcama da 2 milyar 392 milyon TL oldu. Bunun 1.2 milyarı proje giderleri için aktarılırken 987 milyonun “diğer” ödemeler olduğu açıklandı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI