Connect with us

.

Politika

Akşener’den provokasyon uyarısı

AleviNet

Published

on

​Bitlis’e gelen cumhurbaşkanı adayı Akşener, geceyi eşi, oğlu, gelini ve torunu ile birlikte Ahlat’ın Erkizan Mahallesi’nde bulunan evinde geçirdi. Sabah saatlerinde ise yaklaşık 2 bin kişinin katılımıyla bayram sofrası kurdu. Kahvaltı sonrası açıklamalarda bulunan Akşener, kurulan bayram sofrasıyla en büyük hayaline kavuştuğunu ve davetlilere de icabet ettikleri için teşekkür etti.

Ahlat’ta kiralık da olsa artık bir evinin olduğunu belirten Meral Akşener , “Ben İYİ Parti’yi kurmak için arkadaşlarımla yola çıktığımda ilk Bitlis’e gelmiştim. Referandum döneminde de Bitlis’e gelmiştim. O zaman Ahlat’ta bir evim olmasını istediğimi söylemiştim. Bu sözümü yerine getirdim. Ahlat’ta şu anda kiralık da olsa bir evimiz var. Yine demiştim ki, ilk bayramı ve cumhurbaşkanı seçildikten sonra da her bayramın birini Ahlat’ta geçireceğim. Ailemle birlikte geçireceğim. Şimdi seçim var, henüz cumhurbaşkanı seçilemedim. Ama bugün eşimle, oğlumla, gelinimle, torunumla ve dünürlerimle buradayım. Artık kendimi Ahlatlı hissediyorum. Bundan sonra da Ahlatlı olmaya devam edeceğim” dedi.

‘ALLAH AŞKINA BU SEÇİME DAHA FAZLA KAN DÜŞMESİN’

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde seçim çalışması kapsamında esnaf ziyaretindeyken yaşanan kanlı kavgada ağabeyi yaşamını yitiren ve 4 kardeşi de yaralanan AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’a başsağlığı dileyen Akşener, olası provokasyonlara da dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Bir seçime gidiyoruz, bu seçim dil itibariyle, insanların birbiriyle gerilimi itibariyle ve iktidar partisinin yöneticilerinin bizim gibilere yaptığı konuşmalar nedeniyle sanki seçim değil de savaşa gidiyormuşuz gibi oldu. Sayın Başbakan, kastettiği biziz. ‘Alçakları yeneceğini söylüyor’ yazıktır, günahtır. Alt tarafı bir seçim, sonuçta milletimiz oy kullanacak, birimizi seçecek, seçtiği kişiye başarılar dileyecek. Seçim dediğimiz şey de böyle olmak zorundadır. Bu ayrıştırıcı, bu kötüleyici, bu küfür eden dilin derhal Türkiye’yi terk etmesi gerekiyor. Suruç’ta mahiyetini tam olarak öğrenemediğimiz, kötü bir olay yaşandı. Ben ölenlere rahmet diliyorum. Ak Parti milletvekilinin ağabeyi vefat etti, Ailesine ve Ak Parti vekiline başsağlığı diliyorum. Ama Suruç ilçesine Ahlat’tan Meral Akşener olarak, arkadaşlarımın, kardeşlerimin arasında bir mesaj iletmek isterim, Allah aşkına provokasyonlara gelmeyin. Allah aşkına bu seçime daha fazla kan düşmesin. Allah aşkına herkes sakin olsun. Allah aşkına, bu ülkeden başka gidecek hiç birimizin bir yeri yok. Allah aşkına kardeşlik hukukunu, birlik hukukunu gözetmeye devam edelim.”

Devletin valisine, emniyet müdürüne, üst düzey bürokratlarına seslendiğini de belirten Akşener, “Bir an evvel vatandaşın gerilimini düşürecek açıklamaların yapılmasında acilen büyük önem vardır. Bu konuda da devleti yönetenleri uyarmak isterim” diye konuştu.
Kahvaltının ardından vatandaşlarla ve partililerle bayramlaşan Akşener, daha sonra Muş’un Hasköy ilçesine gitmek üzere ilçeden ayrıldı.

‘İŞSİZ GENÇLERE VATANDAŞLIK MAAŞI BAĞLANMALI’

Akşener, kara yoluyla geldiği Muş’un Hasköy ilçesinde partisi tarafından düzenlenen mitinge katıldı. İlçe meydanında halka hitap eden Meral Akşener , Hasköy’e en son İçişleri Bakanı olduğu 1997 yılında geldiğini hatırlattı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni 2,5 yılda 3 kere dolaştığını dile getiren Akşener, 16 yıllık AKP döneminde Muş’un problemiyle Edirne’nin, Bitlis’in problemiyle Yozgat’ın probleminin aynı olduğunu kaydetti. İşsizlik konusuna değinen Akşener, işsiz üniversite mezunlarına aylık 500 TL bağlanması gerektiğini belirterek, “Dört yıllık okullardan mezun olan gençlerimiz işsiz. Ben diyorum ki, gençlerimize bu devlet iş vermek zorundadır, onların boyunlarını bükük bırakmamalıdır. İş veremiyorsa, onlara 500 liralık vatandaşlık maaşı bağlanmalı. Şimdi bütün bu bölgenin çiftçilikte kullanılan elektrik masrafı var. 2 milyona yakın insan takipte, bunların faizlerini sileceğiz” dedi.

Miting sırasında yağmurun aniden bastırması üzerine konuşmasını yarıda kesen Akşener, “Yağmur başladığı için sizi yormanın anlamı yok. Bugün, burada bayram günü benimle bayramlaşmak üzere geldiniz. Allah sizden razı olsun. Birliğiniz, beraberliğiniz bozulmasın. 24 Haziran günü milletvekilliğinde arkadaşlarımı, cumhurbaşkanlığında kendimi sizlere emanet ediyorum. Oylarınıza talibim. Allah’a emanet olun” diye konuştu.

Konuşmanın ardından seçim otobüsünden inen Akşener, Ankara’ya geçmek üzere kara yoluyla Van’a hareket etti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

HDP: AKP içeride ve dışarıda suç işliyor

AleviNet

Published

on

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü, Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, bugün yazılı açıklama yaparak, “Partimizin iki belediyesi daha kayyum eliyle gasp edildi” dedi.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
“Hakkari Belediyesi Eş Başkanı Cihan Kahraman, Yüksekova Belediye Eş Başkanlarımız İrfan Sarı ve Remziye Yaşar; Nusaybin Belediye Eş Başkanlarımız Semire Nergiz ve Ferhat Kut’un hukuksuzca tutuklanmaları yetmezmişçesine, İçişleri Bakanlığı partimizin demokratik yollarla kazandığı Nusaybin ve Yüksekova belediyelerine de kayyım atamıştır. Halkın iradesini gasp etmiştir.
Böylece partimizin yerel seçimlerde kazandığı üç büyükşehir belediyesi ve dört ilçe belediyesi gasp edilmiştir.
AKP Genel Başkanı ve tüm yöneticiler, sandıktan çıkan halk iradesini ayaklar altına alarak, seçme ve seçilme hakkını sistematik olarak ihlal etmektedir.

‘İÇERİDE VE DIŞARIDA SUÇ İŞLİYOR’

Sınırın ötesinde savaş suçları, sınırın bu yanında ise anayasal suçlar işleyen; Kürt halkının kazanımlarını kayyım siyaseti ve baskılar ile alaşağı etmeye çalışan AKP-MHP ittifakı, düştüğü bataklığa tüm toplumu çekmeye çalışmaktadır.
Tüm Türkiye ve uluslararası demokratik kamuoyunu demokratik siyasete destek vermeye, intikam siyaseti yürüten AKP iktidarına karşı durmaya çağırıyoruz.”

 

Continue Reading

Politika

HDP’li Nusaybin ve Yüksekova belediyeleri de gasp edildi

AleviNet

Published

on

Kayyum atamalarından önce her iki belediyenin eşbaşkanları tutuklandı. Daha sonra bu tutuklamalar, kayyum atanmasına gerekçe olarak gösterildi.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde 15 Ekim günü ev baskınlarının hedefi olarak gözaltına alınan HDP’li Nusaybin Belediye eşbaşkanları Semire Nergiz ve Ferhat Kut, Perşembe günü çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

Nusaybin belediyesinin eşbaşkanları “örgüt üyesi olmak”la suçlandı. Bu suçlamaya eşbaşkanların “Tecridi kıralım, faşizmi yıkalım” kampanyasına katılmaları ve gizli tanık ifadeleri gerekçe olarak gösterildi.

Türk hükümeti Nusaybin İlçe Kaymakamı Mehmet Balıkçılar’ı kayyum olarak atadı.

15 Ekim’de gözaltına alınan Yüksekova Belediyesi Eşbaşkanları İrfan Sarı ve Remziye Yaşar, benzer suçlamalarla Parşembe günü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Yüksekova Belediyesi’ne İlçe Kaymakam Osman Doğramacı kayyum olarak atandı.

19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerine kayyum atandıktan sonra Karayazı ve Kulp belediyeleri de aynı şekilde gasp edilmişti.

Continue Reading

Politika

ESP: Barış dedikleri işgal, pınar dedikleri kan deryası

AleviNet

Published

on

ESP Genel Merkezi yaptığı yazılı açıklamada, Türk işgal saldırılarına ilişkin, yüzlerce sivilin bombardımanlarda hayatını kaybettiği, bazı köyler ve kasabaların talan edildiğini kaydetti.

“Direnişin meşruiyeti büyürken işgalciler yalnızlıklarında boğuluyor” diyen ESP, direniş karşısında “Neo-Osmanlıcı işgal ve yayılma hevesleri sömürgecilerin kursağında kalıyor” diye ekledi.

İşgale “Barış pınarı” adının verilmesine de tepki gösteren ESP, “Tam da faşist karakterlerine ve ikiyüzlü tutumlarına uygun olarak bu işgal harekâtının “Barış Pınarı” diyorlar. Barış dedikleri işgal ve savaş, pınar dedikleri ise kan deryasıdır” dedi.

“Şimdi daha gür sesle halkların kardeşliğini ve eşitliğini savunmanın zamanı” olduğunu belirten ESP, şu çağrılarda bulundu:

-AKP-MHP faşist blokunun işgal saldırısı durdurulmalı, Türk burjuva ordusu ve denetimindeki çeteler Rojava topraklarını derhal terk etmelidir.

-Tüm emperyalistler ve bölge işbirlikçileri Suriye topraklarından elini çekmelidir. Suriye’nin geleceğine Suriye halkları karar vermelidir.

-Kuzey-Doğu Suriye halklarının ve yönetiminin statüsü ve hakları tanınmalıdır.

-Afrin işgali sonlandırılmalı, buradaki eli kanlı çeteler ve sömürge kurumları tasfiye edilmeli, Afrin halkının geri dönüşü güvence altına alınmalıdır.

-AKP-MHP faşist koalisyonunun savaş suçları tespit edilmeli, sorumluları uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır.

-İşgale karşı çıktıkları için tutuklananlar derhal serbest bırakılmalı, polis ve yargı terörü sonlandırılmalıdır.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI