Connect with us

.

Güncel

BASINA VE KAMUOYUNA RAMAZAN CEMİ

BÜLENT FELEKOĞLU

Published

on

Cem Vakfı 2017 Ramazan Bayramı Cemi ile ilgili kendisine bağlı olan ve olmayan Cemevlerine Ramazan Bayramında, Ramazan Cemi yapılması ile ilgili Yolun gereklerine uymayan yazılı metin gönderdi. Kendine göre topluma bir dizayn vermeye çalıştı. Akıl hocaları yolu, inancı, Alevi Halkları ciddiye almadığı için (Bu ciddiye almama kendine çok fazla güvenden kaynaklanıyor) bu şekilde bir soruna Cami – Cemevi minvalinde olduğu gibi çözüm üretmeye içtihat geliştirmeye çalıştı.  Lakin Yolun düsturlarına uymadığı için toplumdan ve inanç önderlerinden tepki topladı. Kendilerini zora soktukları gibi, Yolu ve toplumu da zora soktular. Çünkü İnanca ve topluma basit yaklaştılar. Yolun değerlerine basit yaklaştılar. Sonuç halen delinin kuyuya attığı taş misali bununla uğraşıyor toplum. Söz dilin bekçisi değil, Dil sözün bekçisidir.

Yakın zamana kadar veya hak yol Alevi inancında ,Erkan’ın da olmayan Yolumuzun canlı Kalkan larından görmediğimiz, bize devriye edilmeyen bir sapmadır.  Bu uygulamanın yolun hakikatinden sapma olduğunui anlatmadan önce Cem erkanına kısaca değinelim

Hakk olmayanın Hak Yolda karşılığı yoktur. Sonu zulumattır.

Bütün Kainat  çarkı pervaz halindedir. Hakikat bu çarkın içinde Hızır gayretidir.  Hak Yol Alevi erkanları bu çarkın içinde komlaşarak hakikate ulaşır. İnancimizdaki her erkanın Yolda bir karşılığı, bir hafızası toplumsal bir yönü vardır. Kutsallığı cümle canda zuhur edenin mana deryasında Kom olmasındandır. Her komlaşma Xiziri gayret ile gerçekleşir. Hakk’ın nuru her Hakikat bir Cem u Civatın sonucudur. Yoksa hal Pir u Perisiz nursuz kalır.

İnancımız her canı fam ettiği kadar sorumlu tutar. FamI olmayandan,  kör olanlardan Hakikati dile getirmelerini beklemek nafiledir.

Cem aynı zamanda bir edep, erkan, irfan  meclisidir.Elest Bezminden beri cem erkanında yola ikrar verilir. Kendini bilme , farkına varma, yol gösterme, hak ile hak olma durumudur. Ceme giren her Can, aklen, ruhen, bedenen nefis iktidarından arınmalıdır. Yola talip olmayanlar,  Nehak’ ın aklı , dili, ruhu ile yaşarlar. Gayretleri hak aşkı ve Xizir hakikatinden yoksundur.

Cem vakfının inancımızı pirsize, nursuza, yolsuza düşürmesine karşı, yolun  zaman devriyesi, mekanı, sosyal, ahlaki, politik değerleri  referans alınarak bir hat oluşturulmalıdır. Bu saptırmanın inancı, toplumu düşürdüğü müşkül duruma dair kelam ederken.  Kullanacağımız dil, uslup, tarihsel dayanak yeni bir sapmaya da kapı aralamamalı. Lakin edilen kelam, düstur meydandan çıkmıştır, inanç mensuplarını ve Alevi Halklarını bağlamaktadır.

Rèya Heq/ Hak yol Alevî inancındaki kavramları, kuramları, anlamları, erkanların varlığını sadece tarihsel referanslarla açıklamak indirgemeci bir yaklaşımdır.  inancımızın tarihi referanslari kadar, hissediş, kültürel ortam, dağa, mitolojik yönleride önemlidir.

Daha yer ile gök yok iken, Hakkı alıp gönül sarayimiza mihman eden biz değil miydik? Çar Anasır hangi tarihte bir libasa büründü? Yol Anadır. Ana Mürşidi kamilullahtır demedimi Yol. İnancımıza dair tartışmalar yürütülürken geleneksel hafızayı nereye yerlestirecegiz.

Rèya Heq/ Hak yol Alevî inancı, kainatın başlangıcından beri var olduğuna inandığımız bir hakikat ırmagidir. Bu Irmak gittiği her coğrafyadaki inançları etkilemiş ve etkilenmiştir. Hakikate dair ne var ise Hakk aşkına, Xızır gayreti ile ona Çerağ olmuştur. Mana ile Cem u Civatında meydana almıştır. Lakin Muhammet Mustafa Kırklar Cemine Ali Çerağını Xızır bilmiş Muhammet Mustafa Ceminde meydana buyur etmiştir.

Cümle inananları Mümin gören Hakk Yol İslami değerleri de Hakk Deryasının bir Nuru olarak görür. Gayret verir, Gayret alır. Yolu hakkıyla yürümeyenlerin saptırıp nefislerine kurban ettiği yerde de yeniden meydan kurar. Hüseyni Deşti Kerbela da olduğu gibi. Hallacı Mansurda olduğu gibi. Bu düsturdan  hareketle İslamın da toplumları diri tutan Hakikat değerlerine sahip çıkar.  ve  yönü ile bir ilişkilenme olmuştur. İslamiyet’in hakikat hattını etkilemiş ve bu hattı korumak için Muhammed Mustafa ile Kırklar Meclisinde semaha durmuştur. Rèya Heq Alevi  inancının mücadele hattı Hakk Yasasını tüm bedellerini göze alarak koruyan bir hattir. Süfyani Emevi iktidarlasmasi ile beraber, İslam hakikatinden bir sapma olmuştur. Hüseyni duruş, Abuzer ı Gafari, Karmetiler, İslam komünculeri, Mansure Hallaç, Nesemi, Muhittini Arabi, Şeyh Bedrettin bu hattın güçlü hakikatcileridir. İslamiyet’in içinde bulunan bir çok değer, Rèya Heq Alevi  İnanç sistematiği ve anlam dünyası içerisinde konumlandırılmıştır.

Ramazan ceminin Yolumuzun erkanında olmadığını her kes bilmektedir. Bu söylemin bir sapma olduğunu anlatmaya çalışırken, karşıtlık oluşturan bir dil kullanmak da bize ait olmamalı. Ramazan ceminin olmamasını nedeni “İmam Ali’nin Ramazan ayında evinden çıkıp üç adım yürüdükten sonra Muaviye’ nin kiraladığı İbn-i Mülcem tarafından zehirli kılıçla darbe alarak üç gün sonra hakka yürümesi” gerekçe gösterilmesi de yeni bir soylemdir, ilk defa duyuyoruz. Durumu böyle açıklamak Namaz kılmamamızı da yıllarca Hz. Ali’yi Camide öldürdüler o nedenle gitmiyoruz tezi ile açıklamaya benzer.  Lakin Şii Hurafeciliğinin, faydacı uydurmalarının, Emevi İktidarcılığı ve Hadis uyduruculuğundan eksik kalır bir tarafı yoktur. Bu yaklaşımlar bu aklın bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.  Yolumuzun hakikati, canlı hafızası bize böyle bir şey anlatmadi. Ayrıca ” Ramazan da ” üç günün”  Aleviler açısından matem olduğunun dayanakları var mıdır? Yoksayeni bir hurafe hattı  mıdır? Bizim Yol ulularımızdan öğrendiğimiz matem Kerbeladan kaynaklı olan binyılların kıtlık kıran perhizini Hüseyni Deşti Kerbela ve Yarenlerini bağrımıza aldığımız, eceli ile ölmeyi nasip görmedikleri 12 İmam nuruna hürmetimizdir.

Ramazan ceminin olmadığı bir gerçektir. Ama bunu gerekçelendirirken, İmam Ali’nin Ramazan ayında hakka yürüdüğüne bağlamak, deryayı damlaya sığdırmaktır. Hakk Yolun kadim değerlerinie dair yeteri kadar yoğunlaşılmadığını, toplumsal ikrarlaşma alanı olan kurumlarımızın daha derinlikli yaklaşması gerektiğini bir gerçek olarak önümüze koymaktadır. Amacımız komşularımızı ibadetlerini karalar içinde karşılamak değil cümlesi ile Hakk Deryasında birbirine iyi dileklerle niyaz olmaktır. Reddediğimiz Nemrut iktidarların toplumları karşıtlaştırma yaklaşımlarıdır. Bu vesile ile Alevi İnanç mensupları olarak bizler Ramazan Bayramını ve tüm inanların bayramlarını Hakk sayar. İbadet ve Dualarının Hakk katında kabulüne, barışa, umuda, kardeşliğe, birbirine hürmet ve sevgi ile niyazlaşmalarına,  Rızıklarımızı Rıza ile pay edeceğimiz günlere vesile olmasını dileriz.

Açıklamayı yapan kurumlarımıza Niyazımızla. Cem evlerimiz Niyaz olma mekanlarıdır. Kapıları açık olmalıdır. Yöneticileri gelen canlarla bayramlaşmalı, komşu çocukları sevgi ile karşılanmalı, komşular birbirine hatır sormalı, Sunni canlarımızda Cemevlerine bayramlaşmaya gitmeli. Aynı şekilde Aşure de ortak olduğumuz gibi binbir gıdayı aynı kazana koyduğumuz gibi. Bilinmelidir ki tüm toplumların bayramlarının gerçek amaçları komlaşmayi inşa etmek, ürün fazlalığının toplumsal tabana eşit pay etmek, barışı dillendirmek, nefis iktidarlarını def etmektir. Orucun anlamida böyledir. Aslını, nefsini, kendini bilmek orucun en önemli edebidir.

Mana ile; Hakk Kem sözden, büyük laftan, hayırsız kelamdan uzak tutsun, kötü vicdanlıyı uzak tutsun. Hakk Aşkıyla şu zor günleri sulha çevirme gücü versin canlara. Xızır yardımcımızdır.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Mersin’de suya yüzde 10 indirim

AleviNet

Published

on

Bir kente daha toplu taşımada indirim müjdesi!

Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün Mayıs Ayı Olağan Genel Kurulu’nun ikinci birleşimi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında yapıldı. Toplam 6 maddenin görüşüldüğü Genel Kurul’da Plan ve Bütçe Komisyonu’na gönderilen su indirimi ve borçlanma yetkisi gündemi konuşuldu. Başkan Seçer’in sözünü verdiği ve dar gelirli yurtttaşların sabırsızlıkla beklediği ve Haziran 2019 tarihinden itibaren geçerli olacak yüzde 15’lik su indirimi, Plan ve Bütçe Komisyonu Cumhur İttifakı meclis üyelerinin müdahalesi üzerine yüzde 10’u yurttaşlara, yüzde 5’i esnafa şeklinde değiştirildi. Komisyon raporu mecliste oy birliği ile kabul edildi.

AKP ve MHP oylarıyla borçlanma yetkisine ret

Önemli gündem maddelerinden biri olan 19 milyon 700 bin TL’lik borçlanma yetkisi ise AKP ve MHP’li üyelerin oyları ile reddedildi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, indirimin 0-12 metreküp arası su tüketimi yapan aboneleri kapsadığını ifade ederek, “Bildiğiniz gibi daha önceki şekliyle sadece konutlarda su ücretlerinde yüzde 15 indirime gidilmesi hususunda bir teklifimiz vardı. O toplantıda yaptığımız müzakerede MHP ve AK Parti meclis üyeleri esnaflara da indirim yapılması hususunu dile getirmişlerdi. Bunu uygun görmediğimi ancak ileride yeniden bir düzenleme yapılabileceğini gerekçeleriyle sizlere anlatmıştım. Bu konu komisyona havale edildi. Orada yeni düzenlemeyle meskenlerde yüzde 10, esnaflara ise yüzde 5 oranında indirimin uygun olacağı karara bağlandı. Bu yine ilk teklifte olduğu gibi 0-12 metreküp arası olan aboneler için geçerli olacak” dedi.

‘Popülizm değil benim tercihimdi’

Yapılacak olan indirimin yaşanılan ekonomik krizde yurttaşları rahatlatacağını ifade eden Başkan Seçer, “Su indirimi popülizm değil benim tercihimdi. İndirim konusu bizim seçim öncesi sözümüzdü. Seçim çalışmaları sırasında kamuoyundan aldığım talepler doğrultusunda bu kararı verdim. Esnafa da gitsem, kahvehaneye de gitsem, köylere de gitsem yurttaşların benden talebi faturaların düşürülmesi ve ödeme de yaşanan sıkıntılardı. Bu şikâyetler ekonomik kriz kaynaklı. İnsanların hali vakti yerinde olsa bu kadar şikâyet etmez. Bizim için ekonomik bir yaklaşım olmasa bile ekonomik kriz içerisinde olduğumuz bu dönemde vatandaşımıza merhem olacak bir indirim yapıyoruz” diye konuştu.

Continue Reading

Güncel

‘Dersim’ kararı Valiliğin başvurusu üzerine durduruldu

AleviNet

Published

on

7 Mayıs’ta Tunceli Belediye Meclisi, Türkiye Komünist Partisi’nden aday olarak seçilen ve “Komünist Başkan” olarak bilinen Fatih Mehmet Maçoğlu başkanlığında yapılan toplantıda belediye hizmet binasında “Tunceli” isminin kaldırılarak “Dersim” ibaresinin yazılması kararı alındı.

Valilik başvurdu, mahkeme yürütmeyi durdurdu

Meclis kararının Tunceli Valiliği’ne gelmesi üzerine aynı gün valilik, Tunceli Belediye Başkanlığı’ndan “Tunceli” ibaresinin kaldırılarak “Dersim” ibaresinin yazılmasına dair karar aldığını anımsatarak söz konusu belediye meclisi kararının hukuka ve yasal mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle Erzincan İdare Mahkamesi’ne gönderilmesi için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne müracaatta bulundu.

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin başvuruyu göndermesi üzerine kararı görüşen Erzincan İdare Mahkemesi, işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi.

Mahkeme itiraz için 7 gün süre verdi

Mahkemenin kararında, “Tunceli Belediyesi hizmet binasında bulunan tabelalarda yazılı ‘Tunceli’ ibaresinin değiştirilerek yerine ‘Dersim’ ibaresinin yazılmasına dair dava konusu işlemin yerine getirilmesi halinde doğacak zararın kamunun menfaati ve işlemin etki alanı dikkate alındığında giderilemeyeceği, için gereken koşulların oluştuğu sonucuna varılmıştır. Davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınıp, yada savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar dava konusunu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına, 2577 sayılı Kanun’un 27/5 maddesi uyarınca savunma ve ara kararına cevap verilmesi için davalı idareye 15 gün süre tanınmasına, iş bu kararın tebliğ edilmesine, 7 gün içinde Erzurum İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmaz üzere oy birliği ile karar verildi” denildi.

Continue Reading

Güncel

AKP Tatvan’da hukuku yok saydı, çoğunluğu ele geçirdi

AleviNet

Published

on

Bitlis’in Tatvan ilçesinde, HDP’li 9 belediye meclis üyesi “silahlı terör örgütüne üye olma” iddiasıyla İçişleri Bakanlığı tarafından görevlerinden uzaklaştırıldı.
HDP’li meclis üyeleri ile ilgili soruşturma devam ettiği için yerlerine yedek üyeler geçemiyor. Soruşturma süresinde çoğunluğun AKP’ye geçtiği mecliste AKP 11, HDP ise 5 üye ile temsil edilecek.
295 oy farkı Tatvan Belediyesi’ni kazanan AKP, 25 kişilik Belediye Meclisi’nde 11 üye ile temsil edilirken, HDP ise 14 üye temsil ediliyordu.
Seçimin ardından çok sayıda usulsüzlük ile gündeme gelen Tatvan’da HDP, YSK’ye sunduğu itiraz dilekçelerinde 900 seçmenin 3 adreste kayıtlı olduğu ve 340 seçmenin aynı adreste kayıtlı olduğuna dair iddiaları gündeme getirmişti.
295 oy farkıyla ikinci parti olan HDP’nin yeniden oyların sayılmasına yönelik itirazları YSK tarafından kabul edilmemişti.

AKP’NİN 11, HDP’NİN 14 MECLİS ÜYESİ BULUNUYOR

HDP Belediye Meclis Üyesi Avukat Diyar Orak, HDP’li meclis üyeleri hakkındaki soruşturmaların Nisan 2019’da açıldığını ifade ederek, Belediye Meclisi’nde HDP’nin çoğunluk olduğunu söyledi.
Orak, “31 Mart seçiminde biz HDP olarak 25 meclis üyeliğinin 14’ünü kazanarak mecliste çoğunluğu sağladık. Seçimin ardından seçilmiş 2 belediye meclis üyemizin mazbataları KHK’li oldukları gerekçesiyle kendilerine verilmedi. Bu 2 arkadaşımız yerine yedek üyelerimiz geçtiler” dedi.
Tatvan Belediyesi’nde 14 HDP’li öeclis üyesinin iki toplantıya katıldığını ifade eden Orak, “20 Mayıs’ta Güvenlik Büro Amirliği, bizi telefon ile arayarak bakanlığın meclis üyelikleri ile ilgili karar vermiş olduğu kararı tebliğ edeceklerini bildirdi. Arkadaşlar ile birlikte karakola gidince görevden uzaklaştırma kararı ile karşılaştık. 14 meclis üyesinin 9’u hakkında açılmış olan adli soruşturma gerekçe gösterilerek Bitlis Valiliği tarafından görevden uzaklaştırmaya dair olur istenmiş ve 16 Mayıs’ta bakanlık bu talebe olumlu yanıt vererek, 9 kişinin tedbiren uzaklaştırılmasına karar vermiş” ifadelerini kullandı.

‘KANUNEN MÜMKÜN DEĞİL, AMAÇ ÇOĞUNLUĞU ELE GEÇİRMEK’

Orak, “Bize bugüne kadar hakkımızda başlatılan soruşturmalara ilişkin bir bilgi verilmediği gibi ifade alma veya benzeri bir işlem de yapılmadı. Dolayısıyla biz açılan soruşturmaları görevden uzaklaştırma kararının tebliği ile öğrenmiş olduk. Çünkü 8 üye hakkında savcılığın tek bir günde soruşturma başlatması olağan olmadığı gibi tesadüfi değil” diye belirtti. Orak, soruşturmanın amacının HDP’nin meclis çoğunluğunu düşürmek olduğunu söyledi.
Orak, “Belediye kanunun 47. Maddesi meclis üyeleri hakkında görevden uzaklaştırma durumunu düzenlemiştir. Buna göre hakkında göreve ilişkin bir soruşturma başlatılan meclis üyeleri geçici bir süreliğine görevden uzaklaştırılabilir. Ancak başlatılan soruşturmanın meclis üyeliği görevine ilişkin olması gerekir. Fakat bizimle ilgili başlatılan soruşturmalar henüz biz göreve başlamadan hatta mazbata dahi almadan başlatılan soruşturmalardır. Dolayısıyla bakanlığın böyle bir karar vermesi kanunen mümkün değil” şeklinde konuştu.
 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI