Connect with us

.

Politika

Eski AİHM Yargıcı Türmen: HDP’de demokrasi umudu görüldüğü için saldırıyorlar

AleviNet

Published

on

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski Yargıcı ve Demokrasi İçin Birlik Platformu (DİP) kurucularından Rıza Türmen , seçim gündemini ve Halkların Demokratik Partisi’ne ( HDP ) yönelik artan saldırıları değerlendirdi.

Evrensel’den Sadiye Eser ve Melike Ceyhan’ın haberine göre HDP Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde olmasının temel haksızlık olduğunun altını çizen Türmen, “Dünyanın neresinde görülmüş böyle yarışmaya katılan 6 adaydan biri cezaevinde ve oradan seçime katılıyor. Bu olacak iş değil. Seçimlerde adil ve eşitlik ilkesi var. Bir aday eğer cezaevindeyse siz adil ve eşit bir seçim olacağından söz edemezsiniz. İkincisi, HDP’nin birçok milletvekili içerde. Bunun getirdiği bir problem var. Üçüncüsü, HDP ittifaklar içerisinde değil. HDP ittifakların dışında bırakılmış. HDP’nin ittifaklar dışında bırakılması çok yanlış. Çünkü bu Kürtlerin sistem dışına itilmesi sonucunu verebilir” dedi.
“Birlikte yaşama çerçevesini bulmak lazım”

Bütün meselenin Kürtleri sitem içerisine çekip hep beraber yaşamak olması gerektiğini vurgulayan Türmen, “Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin kim varsa Türkiye’de yaşayan herkesin birlikte yaşayabileceği bir ortak çerçeve bulmak lazım. Kürtleri sistem dışına iterek, bu ortak çerçeveyi bulma imkanından kendinizi mahrum ediyorsunuz. Onun için zaten bu son bütün bu olaylardan sonra Kürtlerde sisteme karşı bir yabancılaşma duygusu var. Şimdi ittifak dışında bırakarak büsbütün bu yabancılaştırma duygusunu pekiştiriyorsunuz. O bakımdan da ittifak dışında bırakılması çok yanlıştır” diye konuştu.
Eşitlik ihlal edildi

Seçimlerin eşit koşullarda yapılması gerektiğine vurgu yapan Türmen, “Anayasa’da da seçim kanununda da öngörülen şey YSK’nin seçimleri eşit koşullar altında yapmasıdır. Eşitlik ilkesi seçimler için çok önemlidir. Türkiye’de seçimlerde en çok ihlal edilen de eşitlik ilkesidir. 6 adaydan bir tanesi cezaevinde. Burada eşitlikten söz edebilir misiniz? Eşitlik ilkesini sağlamayı da belki yargı yapabilir. Anayasa Mahkemesi ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde seçme seçilme hakkı bakımından burada bir ihlal var. Bunu yargıya götürmek lazım ve yargıdan bunun ne kadar eşitsiz ne kadar adil olmayan bir seçim olduğunun tespiti gerekiyor” dedi.
“İktidar HDP ‘nin Türkiyelileşmesini tehlikeli görüyor”

HDP’ye yönelik saldırıları “vahşilik” olarak adlandıran Türmen, şu ifadeleri kullandı: “Niye HDP’ye saldırıyorlar, diye düşünmek lazım. Çünkü HDP Türkiyelileştikçe tabanı genişliyor. Sadece Kürtlerden oy almıyor. Türklerden de oy alıyor ve iktidar bakımından tehlikeli bir parti haline geliyor. Bir de HDP şimdi çok kritik bir konumda. HDP’nin barajı aşması ya da aşmaması seçim sonucunu etkileyecektir. Onun için HDP’yi mümkün olduğu kadar çalışmalarını, varlığını küçültmeye çalışıyorlar. HDP’yi baskı altına tutmaya çalışıyorlar. HDP’ye karşı fiziki bir şiddet kullanıyorlar. Bu tabi çok büyük bir haksızlıktır. HDP Türkiyelileştikçe tabanı genişliyor. Bir demokrasi umudu görülüyor HDP’de. Bütün saldırılar bunun için.”

” 24 Haziran ‘dan sonra değişecek”

24 Haziran’dan sonra bütün bunların değişeceğine inandığını dile getiren Türmen, “24 Haziran’dan sonra Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden çıkacağına inanıyorum. Çünkü bunların hepsi siyasi ve keyfidir. Tutuklanmasının hiçbir nedeni yok. Hiçbir şekilde açıklayamazsınız. Selahattin Demirtaş milletvekili, bir parti başkanı niye tutuksuz yargılanmıyor? Bu sorunun cevabı ortada yok. Onun için 24 Haziran’dan sonra bütün bunların düzeleceğine inanıyorum” diye konuştu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Almanya ‘güvenli bölge’den bihabermiş!

AleviNet

Published

on

Geçtiğimiz günlerde Sol Parti milletvekili Gökay Akbulut, Ankara ile Washington’un arasında anlaşmaya varılan “güvenli bölge” ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rojava Kürdistanı ile Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditlerini Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’ne sormuştu.

“Bilirkişi” konumundaki daire, Rojava Kürdistan’ın sınırında kurulan “güvenli bölge”nin uluslararası yasalara aykırı olup olmadığını ve Almanya’nın Erdoğan’ın işgal tehditleri karşısındaki yaklaşımına ilişkin kısa bir rapor hazırladı. Uluslararası medya kuruluşlarında çıkan haberlerin bir özeti andıran raporda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırı planlarına ilişkin somut bilgilerin olmadığı ifade edildi.

ALMANYA’NIN POZİSYONUNU AÇIKLAMADILAR!

Raporu hazırlayan uzmanların “Güvenli bölge” tartışmalarına ilişkin Almanya’nın pozisyonu açıklamaktan kaçındıkları görülürken, Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümet adına şu açıklamayı yapmaları dikkat çekti: “Federal Hükümet Türkiye- Suriye sınırında durumu tespit edecek bir malumata sahip değil.”

Türk devletinin Rojava ve Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditleri için ise Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi “meşru müdafaayı” gerektirecek gelişmelerin olmadığını ifade ederek, YPG güçlerinin sınırdaki ağır silahlarını çektiğine dair medyada çıkan haberleri hatırlattı.

Türkiye’nin Suriye politikası çerçevesinde Ankara rejimine silah ihracatının devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise Bilimsel Hizmetler Dairesi, bu konuda 2 Şubat 2018’de açıklanan raporun geçerliği olduğunu bildirdi. Türk devletinin Efrîn’e Alman yapımı Leopard tanklarıyla saldırısı sonrasında Sol Parti’nin talebi üzerine daire “Türkiye’ye yapılan tank ihracatının şu anki veriler ışığında uluslararası hukuku ihlal etmiyor” görüşünü öne sürmüştü.

Continue Reading

Politika

Van’dan Soylu’ya: Çok kalitesiz ve devşirmesin!

AleviNet

Published

on

19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı 29 gündür Demokrasi Nöbeti adı altında oturma eylemleri yapılıyor.

Van’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe Binası önünde devam eden eyleme, belediye eşbaşakanları, milletvekilleri, Barış Anneleri, HDP’liler, TJA’lılar, Kiği, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’nin (KAYYDER) temsilcilerinin de içinde olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Eylem yine polis ablukası altında gerçekleşti. “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldığı eylemde konuşan HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Amed ziyaretini sert bir dille eleştirdi.

Bu çerçevede esnaflara seslenen Bülbül, “Siz de gidin Süleyman’ın kapısında oturun. Süleyman’a deyin ki ‘Sen HDP’nin kapısında oturmak için bakan olmadın, sorunlara çözüm bulmak için bakan oldun.” şeklinde konuştu.

Bülbül, “Süleyman Soylu ve avanesi Kürt halkına, demokrasiye karşı her gün her dakika suç işliyor. Çocukları dağa gitmiş olan mazlum İnsanları kullanarak da suç işliyor. Biz o annelere diyoruz ki HDP’nin kapısı önünde oturmayın, içeri girin HDP çözüm kapısıdır. Süleyman Soylu çözüm bulamayıp tıkandığı için HDP’nin kapısına geldi” ifadelerini kullandı.

DEVLETİN BİR KAPISI YOK, SOYLU ÇOK KALİTESİZ

Bülbül, 17 bin faili meçhul cinayetin hesabının verilmesi gerektiğini belirtirken, katledilen Mehmet Sincar’ın, Musa Anter’in, Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un hesabının verilmediğini hatırlattı.

HDP’li vekil Bülbül, “Sizin kapınızda bütün Türkiye’nin oturması lazım değil. Sizin kapınız olsa Pir Sultan Abdal’ın tabiri ile ‘Bizim sorunumuz kapının ipi ile değil, o kapının sahibi iledir.’ Ama kapı yok, düşmanlığın da bir adabı olur. Süleyman Soylu sen çok kalitesizsin” diye konuştu.

“SEN BİR DEVŞİRMESİN”

Hükümetin organizesiyle HDP Amed İl binası önünde oturan bazı aileleri ziyaret eden Soylu’ya seslenen Bülbül, şunları belirtti:

“Süleyman Soylu, avaneni de al git Kandil’de oturma eylemi yap. Çocuklar Diyarbakır’da değil, Kandil’de. Sizin yönteminizle siyaset yapılmaz. Şah Hüseyin Kerbela’da beklerken yanında kimse gitmedi. Çünkü; Yezit her kapıya bir asker dikmişti kimse gitmesin diye. Süleyman Soylu, her sokağa bir TOMA koymuş, diyor; ‘HDP’lilerin yanına giden yok’ diyor. Sen bu TOMA’yı, gözaltı furyasını, işkenceyi, baskıyı kaldır bakayım Van nasıl yerinden sarsılıyor. Sen bize siyaset öğretemezsin, sen bir devşirmesin. AKP’ye, Tayyip Erdoğan’a küfür ve hakaret ederek geldin. Sen Fethullah Gülen ile birlik oldun AKP’yi vurmaya çalıştın. Şimdi AKP ile birlik olup bizi vurmaya çalışıyorsun. Bu siyasetin adı, hokkabazlıktır, düzenbazlıktır.”

“Biz belediyelerimizi tekrar geri alacağız” diyen Bülbül, şunları ekledi: “Ya seçimle ya hukukla ama bir şekilde alacağız. Hakkımızı yerde bırakmayacağız. Bu gökten parlayan güneş, kıpırdayan yapraklar, Van halkı şahit olsun ki, dünya insanlığı şahit olsun ki Süleyman Soylu ve zihniyeti kaybedecek, haklar kazanacak. Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet kazanacak. Hani tecridi kaldırmıştınız, hani söz vermiştiniz, hani Kürt Halk Önderi ile düzenli avukat görüşmesi olacaktı. Be hey yalancılar, be hey sahtekârlar bu ne biçim politikadır. Kendi sözünüzü tutmuyorsunuz. Kendi yasanıza uymuyorsunuz. Kendi yasanıza uyun. Sizin yasanıza göre Van’ın meşru başkanı Mustafa Avcı ve Bedia başkanımızdır. Kabul etmiyorsanız bunun adı faşizmdir.”

Bu açıklamaların ardından bir süre daha sloganlar ve ezgilerle oturma eylemi yapıldı ve sonlandırıldı.

Continue Reading

Politika

Taşçıer: Kürt sorunu çözülmeden kimse hakkını kullanamaz

AleviNet

Published

on

Mardin’de kayyum gasplarına karşı 29 gündür süren Demokrasi Nöbeti, HDP binası önünde devam etti. Eylemlerini Karayolları Parkı’nda yapmak isteyen HDP’lilere polislerce yine engel olunurken, zırhlı araç, gözaltı otobüsleri ve çevik kuvvet polisleri ile abluka altında tutulan il binası önünde oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminin ardından HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer açıklama yaptı.

YÜZ YILLIK İNKÂRA DİKKAT ÇEKİLDİ

Taşçıer, “Sadece bugün Kürt halkının iradesine kayyum atanmıyor. Tarihsel olarak baktığımızda 1924 yılında Türkiye’nin yeni Anayasası yapıldığında da Kürt halkı yok sayıldı. Bu da Kürt halkının iradesinin yok sayılmasıydı. Ardından yapılan değişikliklerde de Kürt halkının iradesi yok sayılmaya, Kürt halkı inkâr edilemeye bugüne kadar devam etti” dedi. Kürtlerin haklarını talep ettiklerini ve her dönem baskı ile karşılaştıklarını dile getiren Taşçıer, Şeyh Sait ve arkadaşlarının İstiklal Mahkemelerince idam edilmesini hatırlattı.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİ’

Taşçıer, 31 Mart seçimlerine de değinerek, önceki dönem yapılan kayyum atamalarına rağmen halkın tercihini yine HDP’den yana yaptığını söyledi. HDP Milletvekili İmam Taşçıer, AKP-MHP’ye “Ne olursa olsun, bu halk size destek vermeyecek” derken, şunları da söyledi: “Kürt sorununu çözmek adına bir adım atılmadığı sürece, Kürt sorunu çözülene kadar Türkiye’de Kürt halkının da Türk halkının da haklarını kullanması mümkün değil. Demokrasi de Türkiye’de hayat bulamayacak. Öncelikle Kürt sorunu çözülecek, ondan sonra hep birlikte çalışabileceğiz, kendimizi yönetebileceğiz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI