Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

HDP’nin Suruç raporundaki tanık: ‘Öldürdük’ diye bağırıyorlardı

AleviNet

Published

on

Dün bölgeye giden HDP heyeti, hazırladığı raporda aktarılan bilgilerin birçok müşteri ve esnaf tarafından teyit edildiğini kaydetti. AKP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın önceki günkü seçim gezisi sırasında çıkan kavga, silahlı çatışmaya dönüşmüş, Yıldız’ın ağabeyi Mehmet Şah Yıldız, esnaf Esvet Şenyaşar ve oğulları Adil Şenyaşar ve Celal Şenyaşar yaşamını yitirmişti.

‘AKP’Lİ HEYET İKİ GÜN ÖNCE GELMİŞTİ’

Rapora göre iki gün önce AKP’li Yıldız ve ekibi, Esvet Şenyaşar’ın 25 yıldır işlettiği Suruç belediye binasının arkasındaki dükkana gitti. Sözlü tartışmanın yaşandığı ziyaret kavga yaşanmaksızın sonlandı. İki gün sonra Yıldız ve beraberindekiler silahlı şekilde tekrar dükkana gitti. AKP’li Yıldız içeri girmek isteyince Adil Şenyaşar’ın “Kadın müşteriler var içeri girmeyin, müşteriler rahatsız oluyor” dedi. Yıldız’ın “Biz namussuz muyuz ki içeri almıyorsun” diye karşılık vermesi üzerine tartışma başladı. Yıldız’ın korumalarından ismi tespit edilemeyen biri Adil’e tokat atarken, tartışma büyüyünce korumalarca Adil Şenyaşar’ın bacağına silahla ateş edildi.

HDP’nin raporuna göre Yıldız’ın koruma ve yakınları, Adil Şenyaşar’a sopa ve bıçakla saldırmaya devam etti. Bu esnada yine kendilerine ait yan dükkanda bulunan Adil Şenyaşar’ın kardeşi Ferit Şenyaşar, kardeşi Adil’in vurulduğunu duyunca tabancayla gelip milletvekili yakınları ve korumalarına ateş açtı. Karşılıklı açılan ateş sonucu AKP’li Yıldız’ın ağabeyi Mehmet Şah Yıldız, ismi tespit edilemeyen başka bir kişi ve Celal Şenyaşar yaralandı.

Adil ve Celal Şenyaşar ambulansla Suruç Devlet Hastanesi’nin acil servisine, Ferit Şenyaşar ise Urfa merkezdeki Balıklıgöl Devlet Hastanesi’ne getirildi.

Aynı hastaneye kaldırılan AKP’li Yıldız’ın ağabeyi hastaneye vardıklarında hayatını kaybetti.

Rapora göre, bunun üzerine vekil adayının yakınları Celal Şenyaşar’ı tedavi altında bulunduğu odada doktorların gözü önünde bıçakla ve diğer kesici aletlerle öldürdü.

Diğer yaralı Adil Şenyaşar ise tabancayla vurularak, hastane içinde hemşire ve doktorların gözü önünde öldürüldü.

Bu sırada baba Esvet Şenyaşar hastaneye geldi. Acil girişinde AKP’li Yıldız’ın yakınları tarafından orada bulunan tüp benzeri bir metalle Esvet Şenyaşar’ın kafasına vuruldu.

Gaziantep 25 Aralık Hastanesi’ne götürülen baba Şenyaşar 15 Haziran’da çocukları Adil ve Celal Suruç’ta defnedilirken hayatını kaybetti.

Rapora göre, milletvekili adayı yakınları aynı zamanda hastanede bulunan kameraları kırarak delilleri yok etmeye çalıştı.

RAPORDA GÖRGÜ TANIKLARI İFADELERİNE DE YER VERİLDİ

HDP görgü tanıklarının anlatımlarına da başvurdu. Birçok tanık beyanda bulunmasına rağmen güvenlik gerekçesiyle isim bildirmek istemedi. HDP heyetinin topladığı ifadeleri şöyle:

”ÖLDÜRDÜK ÖLDÜRDÜK’ DİYE BAĞIRIYORLARDI’

Raporda ‘Hastanede bulunan şahıs’ ifadesiyle yer alan şahsın aktarımı: “Saat 17:00 sıralarında bir yakınımı ziyaret etmek amacıyla hastaneye gitmiştim. Tam o saatte hastaneye yaralıların getirildiğini öğrendim, hastanenin içi ve dışı çok kalabalıktı. Suruç’ta herkes birbirini tanıdığı için AKP milletvekili adayı ve Şeyis köyünden olan İbrahim Halil Yıldız’ın akrabaları birdenbire hastaneye doldu. Milletvekili adayının yakınları hastaneye girerken kapıda birçok çevik kuvvet polisi vardı, ancak polisler bu kişilerin içeri girmelerine engel olmadılar. O sırada korktuğum için hastane içerisine girmedim, ancak dışarıya sesler geliyordu Kürtçe ‘Me quşt, me quşt’ (Öldürdük, öldürdük)’ diye bağırıyorlardı. İçeriden silah sesleri geliyordu. Ve alkışlamaya başladılar. Havaya ateş açtılar. Havaya ateş edilmesinin ardından polisler, bu grubu ikaz edip dağılın dedi. Grup dağılmayınca polisler de havaya ateş açtı. Polisler o anda kimseyi gözaltına almadı.”

‘ŞENYAŞAR’IN KAFASINA OKSİJEN TÜPÜYLE VURULARAK LİNÇ EDİLMEYE ÇALIŞILDI’

‘ Suruç Devlet Hastanesi’nde görevli sağlık çalışanı’: “Olay günü 15:50 sıralarında soyadı Yıldız olan bir yaralıyı Suruç Devlet Hastanesi’ne getirdik, geldiğimizde AKP milletvekili adayı İbrahim Halil Yıldız hastanedeydi. Hastane içinde ve bahçesinde polisler vardı. Akabinde 16:00 sıralarında ise durumu nispeten hafif olan başka bir yaralıyı Urfa merkeze, hastaneye götürdük. Ben Suruç’a döndükten sonra Celal, Adil başka hastanelere sevk edilmiş, ancak hastane bahçesinde toplanan Yıldız ailesine mensup taraftarlarca sevklerine izin verilmemiştir. Ambulansların anahtarlarına el konuldu, tekerlerine ateş açılarak patlatıldı, ambulansın ön ve arka camları kırıldı ve şoför arkadaşlarımız bu grup tarafından ölümle tehdit edildi ve darp edildi. Yine olay yerinde bu grup tarafından bir askerin burnu kırılarak darp edildi. Bütün bunları yatıştırmak amacıyla milletvekili Eşref Fakıbaba taraftar grubu sakinleştirmeye çalışsa da başarısız oldu. Esvet Şenyaşar yürüyerek hastaneye gelmesine rağmen Yıldız ailesi taraftarlarınca acil servisin sarı alanında kafasına oksijen tüpüyle vurularak linç edilmeyle çalışıldı. Esvet Şenyaşar’ın başının ezilmesiyle fışkıran kan, acil servisin sarı alanındaki duvarına fışkırmıştır. Gece geç saatlerde ise kan izlerinin olduğu bu alan yıkandıktan sonra boyanmıştır. Acil servis bölümündeki kameraların ise tahrip edildiğini gördüm, ayrıca olayın yaşandığı acil servise saat gece 02.00 sularında savcının geldiğini de gördüm.”

‘SON ÜÇ GÜNDÜR DÜKKANLARIMIZIN BULUNDUĞU YERE GELİYORLARDI’

Komşu işyeri sahibi: “Aslında son üç gündür dükkanlarımızın bulunduğu yere geliyorlardı. 13 Haziran’da da geldiler, biz de esnaf olarak size oy yok dedik. Bir gün sonra daha kalabalık geldiler, hazırlık yapmış gibilerdi. 30’a yakın adamla geldiler. Esnafın dağıttığı sarı kırmız yeşil toka ve pili ve aksesuarları toplamamızı istediler. Bu sırada sözlü bir tartışma yaşandı. AKP’li vekilin adamları arkadaşımıza tokat attı. Sonra tartışma daha da büyüdü. Esnafta silah yoktu ama onlar silah sıktı, Celal ve Adil kendilerini sopa ve bıçakla korumaya çalıştı. Bu olaylar polislerin gözü önünde yaşandı, sivil polisler izliyordu. Yaralıları dahi hastaneye doğru dürüst kaldıramadık.”

‘URFA VALİSİ, SURUÇ KAYMAKAMI VE BAKAN HASTANEDEYDİ’

HDP’nin topladığı diğer ifadelere göre hastanede öldürülen baba Şenyaşar ve oğlu Celal’ın öldürüldüğünü gösteren kamera kayıtları muhafaza altına alınamadı. İddiaya göre, acil servisteki kan izleri olay yeri inceleme ekibi gelmeden temizlenmezken, duvarlardaki kan lekeleri alelacele temizlenip yeniden boyanarak deliller ortadan kaldırılmaya çalışıldı ve sağlık çalışanları konuşmamaları için tehdit edildi.

Rapora göre hastanedeki linç girişimi esnasında Urfa valisi, Suruç kaymakamı ve Gıda ve Tarım Bakanı Eşref Fakıbaba’nın hastane dışında oldukları görüldü.

Temelli: Suruç’ta seçim hesabı ile cinayet işlendi Süleyman Soylu: Suruç’taki olayın müsebbibi Muharrem İnce’dir CHP’den yeni Suruç açıklaması Temelli: Suruç’ta seçim hesabı ile cinayet işlendi

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Suriyeli bir Kürt Cenevre’de kendini ateşe verdi

AleviNet

Published

on

Suriyeli bir Kürt, Cenevre’deki Birleşmiş Milletler (BM) binasının önünde kendini ateşe verdi. Almanya’da ikamet eden şahsın, alevler içinde kaldıktan sonra Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNCHR) binasına girmeye çalıştığı belirtildi.

Ağır yaralanan 31 yaşındaki şahsın bir helikopterle Cenevre’ye 60 kilometre uzaklıktaki Brandopfer’de bir özel kliniğe götürüldüğü belirtildi. UNHCR sözcüsü Andrej Mahecic, güvenlik güçlerinin derhal duruma müdahale ederek alevleri söndürdüğünü ve adamın hayatını kurtardığını söyledi.

Mahecic, adamın herhangi bir talep dile getirmediğini ve üzerinde herhangi bir açıklama ya da broşürün de bulunmadığını belirtti. Polis sözcüsü de adamın eyleminin sebebine ilişkin henüz bir bilgi bulunmadığını, ağır yaralanan şahsın yakın zamanda konuşabilecek duruma geleceğini de düşünmediğini söyledi.

Sözcü, şahsın Almanya’da ikamet ettiğini üzerindeki dökümanlardan tespit ettiklerini, ancak ne zamandır Almanya’da yaşadığını ve en son nerede ikamet ettiğine ilişkin ellerinde bir bilgi bulunmadığını belirtti.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğunda Kürtlerin kontrolündeki bölgelere yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı’ndan bu yana on binlerce kişi yerinden oldu. UNHCR’nin verilerine göre, operasyon nedeniyle  bölgede haftabaşına kadar 80 bini çocuk 150 bin kişi yerinden oldu. Harekat başladığından beri Cenevre, Zürih ve Bern’in de aralarında olduğu çok sayıda Avrupa şehri operasyon karşıtı gösterilere sahne oluyor.

dpa / SÖ, ET 

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

AP’de ‘Rojava’ gündemi: Erdoğan bir canavar!

AleviNet

Published

on

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda, Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgalci saldırıları ele alındı. AP bünyesinde yer alan bütün siyasi parti temsilcileri, Türk devletinin saldırılarına yönelik görüşlerini dile getirerek, ortak bir metin üzerinde anlaşma sağlanması yönünde tartışma yürüttü.

Oturumda, Avrupa Birliği ülkelerinin saldırı ve işgal karşısında alacağı ortak tutum tartışıldı.

Tartışmalarda NATO üyesi bir ülkenin NATO’dan habersiz bir işgal ve saldırı düzenlediği yönünde bir fikir öne çıktı.

Kürt halkına karşı bir soykırımın söz konusu olduğunun da dile getirildiği genel kurul oturumunda, Avrupa’nın acilen Türk devletinin savaş politikalarına karşı bir tutum alması gerektiği vurgulandı.

‘TÜRK DEVLETİ SİVİLLERİ ÖLDÜRDÜ’

Genel Kurul oturumunda söz alan Hıristiyan Demokrat Grubu Milletvekili Christos Stylianides, Türk devletinin Rojava’ya dönük saldırısında 200 binin üzerinde kişinin göç etmek zorunda kaldığını ve 200’ü aşkın sivilin ise öldüğünü belirterek, sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu ifade etti.

‘ACİLEN HAREKETE GEÇİLMELİ’

Stylianides, Türk devletinin desteklediği “cihatçı” çetelerin, işgal edilen yerlerde talan ve yağma yaptığını belirtti. Yaralıların tedavi gördüğü hastanelerin bombalandığını, ambulansların yaralıları alması engellendiğini de belirten Kıbrıslı parlamenter, bütün bunların insan hakları ihlali olduğunu ve Türkiye’ye karşı acilen yaptırım kararı alınarak, harekete geçilmesi çağrısında bulundu.

‘AVRUPA DEĞERLERİ İÇİN KÜRTLERİN YANINDA YER ALMALIYIZ’

Parlamentoda yer alan Yeşiller Grubu’ndan Danimarkalı milletvekili Nikolaj Vıllumsen ise Trump ve Putin’i kastederek, dünyanın iki kişi tarafından paylaşıldığını ve buna karşı ise Avrupa’nın sessiz kaldığını ifade etti. Bu paylaşım savaşında Türk devletinin giderek gerilim siyaseti yürüttüğünü belirten Vıllumsen, Türkiye’nin giderek militaristleştiğini ve bu militarizmin sonucu olarak Kürt halkına yönelik bir savaş siyaseti yürütüldüğünü belirtti. Avrupa değerlerinin tekrardan inşa edilmesi için Kürt halkının yanında yer alınması çağrısında bulunan Nikolaj Vıllumsen, Türkiye’ye yaptırımlar konusunda hazırlanacak ortak metne “evet” diyeceklerini belirtti.

‘EKONOMİK YAPTIRIMA DESTEK VERECEĞİZ’

Genel kurulda söz alan sağ eğilimli grup “Kimlik ve Demokrasi” grubundan Çekyalı Parlamenter Ivan David ise Türk devletinin Kürt halkına “terörist” dediğini ama Kürtlerin kadim bir halk olduğunu ve terörist olmadığını belirtti. Kürtlerin DAİŞ’e karşı savaşarak insanlık değerlerini koruduğuna vurgu yapan David, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırım kararı almasına destek vereceklerini ifade etti.

‘HAVA SAHASI KAPATILMALI’

Reformist Grup milletvekili Belçikalı Assati Kanko, Türk devletinin Kürt halkına yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, hava sahasının kapatılması gerektiğini ve ekonomik yaptırımlar başta olmak üzere AB’nin, acilen yaptırım kararı alması ve bunları hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.

‘TÜRKİYE KİMYASAL SİLAH KULLANIYOR’

Sol Gruptan Danimarkalı Parlamenter Nikolaj Villumsen, konuşmasına Türk devletinin katlettiği sivillerin isimlerini okuyarak başladı. Sivillerin katledilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Villumsen, “Türk askeri ve destekledikleri cihatçıları Kürt halkını katlediyor. Türk devleti kimyasal silah kullanıyor. Biz ise hâlâ suskunuz” dedi.

Trump’ ın Avrupa’nın yakın dostları olan Kürt halkını Avrupa’dan uzaklaştırdığını belirten Nikolaj Villumsen, “Erdoğan kazandı, biz kaybettik” diyerek, Kürt halkına karşı yürütülen saldırıya Trump ve Erdoğan’ın karar verdiğini ifade etti.

Türkiye’nin amacının etnik temizlik olduğunu belirten Villumsen, Türkiye’nin Kürt halkına yönelik bu saldırılarını durdurmanın tek yolunun ise alınacak yaptırımlar olduğunu ifade etti.

‘TÜRKİYE DAİŞ’İ CANLANDIRDI!’

Parlamentoda yer alan bağımsız Milletvekili Yunanistanlı Athanasios Konstantinou, DAİŞ’in yeniden canlandığını ve bunun sebebinin Türkiye olduğunu belirtti. Kürt halkının DAİŞ’e karşı büyük bir savaş verdiği ve bedel ödediğine değinen Konstantinou, yaptırım kararının bir an önce alınması ve hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

‘TÜRKİYE ÇEKİLMELİ’

Alman SDU Milletvekili ve AP içerisinde yer alan en büyük grup Parti Popüler Europenn (PPE) Parlamenteri David Mc Allıster, QSD’nin DAİŞ’e karşı savaştığını ifade ederek, Trump’ın asker çekmesini kınadığını dile getirdi. Kürtler adına bir tampon bölgenin acilen kurulması gerektiğini belirten Allıster, Türkiye’nin işgal ettiği bölgelerden geri çekilmesini talep etti.

‘TÜRKİYE CEZASIZ KALMAMALI’

Parlamenter İspanyol Nacho Sanchez Amor ise, Türkiye’nin NATO üyesi bir ülke olduğunu hatırlatarak, NATO’dan izin alınmadan gerçekleştirilen saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu, bunun cezasız kalmaması gerektiğini ifade etti. NATO kararı alınmadan Türkiye’nin Kürtlere saldırdığını belirten Amor, Türkiye’nin işgal ettiği yerlerden bir an önce geri çekilmesi gerektiğini ve bu saldırıya karşılık Avrupa Birliği’nin acilen her türlü yaptırımı alması gerektiğini söyledi.

Liberal Demokrat Grup Parlamenteri İrina Von Wiese ise, Türkiye’nin saldırılarının bir meşruluğunun olmadığını, Avrupa’dan giden DAİŞ mensuplarının ise alınarak vatandaşı olduğu ülkelerde yargılanması gerektiğini söyledi.

‘ERDOĞAN BİR CANAVAR!’

Sol Grup’tan Kıbrıs Milletvekili Giorgos Georgiou ise, Erdoğan’ın bir canavara dönüşerek katliamlar işlemesinin temel sebebinin Avrupa’nın sessizliği olduğunu belirtti. Bu sessizlik sonrası yapılan katliamların ardından dile getirilenlerin ise “timsah gözyaşı dökmek” olduğunu belirten Georgiou, bunun traji komik olduğunu ifade ederek, yapılması gerekenin artık net bir tutum çerçevesinde Türkiye’ye dur demek, çeşitli etkili yaptırımlar alarak uygulamak olduğunu vurguladı.

Bağımsız İtalyan Milletvekili Fabio Massimo Castaldo, Kürt halkının yalnız bırakılmaması gerektiğini, Avrupa’nın tüm gücüyle Türkiye’ye yaptırımlar uygulaması gerektiğini ifade etti.

Roman Milletvekili ve Demokrat Hıristiyan Grubu’ndan Train Basescu ise Putin ile Erdoğan’ın Soçi görüşmesinin, Türkiye’nin tüm taleplerinin karşılanmaması açısından çok önemli olduğunu ifade etti. Basescu, alınacak yaptırım kararlarında “evet” diyeceklerini sözlerine ekledi.

‘HER TÜRLÜ YAPTIRIM HEMEN UYGULANMALI’

Portekiz Milletvekili, Sol Grup’tan Isabel Santos ise DAİŞ’in tekrar canlanmasının temel sebebinin Türkiye’nin Kürt halkına karşı saldırıları olduğunu belirtti. Erdoğan’ın mültecilerle Avrupa’yı tehdit ettiğini hatırlatan Santos, Erdoğan’ın bu şantajına karşı Avrupa’nın mültecilerin yanında olması gerektiğine, bu şantajı boşa çıkarmanın önemli olduğuna dikkat çekti. Santos, Türkiye’nin uluslararası hukuka aykırı olarak Kürt halkına saldırdığını belirterek, her türden yaptırımların alınmasının aciliyetine dikkat çekti.

Group Renew’den (Yeniden Doğuş) Fransız Milletvekili Nathalie Loiseau, Hevrin Xelef’in Türk işgali sırasında katledilen bir Kürt siyasetçi olduğuna vurgu yaptı, Xelef gibi kadın eşitliğini savunan birisini katledilmesini kınadıklarını ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Kürtlere saldırarak bir çok sivili katlettiğini ifade eden Loiseau, ABD’nin kendilerinden habersizce askerlerini geri çekmesinin bu saldırının önünü açtığına dikkat çekti. Avrupa’nın hiçe sayıldığını ifade eden Fransız vekil, bunun Avrupa için utanç olduğunu belirtti. Avrupa’nın Kürtlere yönelik saldırılara karşı yeterli bir tutum takınmadığına dikkat çeken Nathalie Loiseau, Avrupa’nın acilen kendi değerlerine sahip çıkması çağrısında bulunarak, yaptırımların bir an önce alınarak hayata geçirilmesini belirtti.

‘ENGEL OLUNMAZSA İŞGAL SÜRER’

Sol Grup Parlamenteri Evin İncir ise Türkiye’ye karşı bir tutum ve yaptırım alınmadığında işgal ettiği yerlerde kalacağını dile getirdi. Kürt halkının DAİŞ’in katliamları sonrasında büyük bir travma geçirdiğini ve şimdi ise Türk devletinin saldırılarıyla bu travmanın derinleştiğine dikkat çeken İncir, Kürt halkının yanında olmanın bir insani görev olduğunu ifade etti. İncir, acilen ortak tutum alınarak Avrupa’nın Türkiye’ye başta ekonomi olmak üzere çeşitli yaptırım kararları alarak, uygulamaya alması gerektiğini dile getirdi.

Gün sonunda bitecek tartışmalar sonucunda ortak bir karar alınarak Perşembe günü genel kurum oturumunda oylamaya sunulacak.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

‘Türk devleti Hristiyanları Ortadoğu’dan çıkarmayı amaçlıyor’

AleviNet

Published

on

Süryani Birlik Partisi ve Süryani Kadınlar Birliği, Süryani Birlik Partisi’nin Qamişlo’da bulunan merkezinde basın toplantısı düzenledi. İşgalci Türk ordusunun bölgede savaş suçları işlediğini belirten Süryaniler, Türk devletinin Hristiyanları Ortadoğu’dan çıkarmayı hedeflediğini belirtti. Açıklamalar, Süryani Birlik Partisi Eşbaşkanı Senherîb Bersûm ve Süryani Kadınlar Birliği Eşbaşkanı Sîham Qeryo tarafından okundu.

“Süryani temsilcileri olarak Türk devletinin uluslararası mahkemede savaş suçlusu olarak yargılanması için Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunuyoruz. Türk devleti Serêkaniyê ve Girê Spî’de insanlığa karşı suçlar işledi. Türk devleti işlenen suçların sorumlusudur. Bir kez daha belirtiyoruz, Suriye halklarına karşı yapılan saldırıların durdurulması ve Suriye’de tüm hakların garanti altına alındığı bir anayasanın bir an önce yapılması gerekmektedir. Süryani ve Asuri halkların tüm hakları garanti altına alınmalıdır” denilen açıklamaya şöyle devam edildi: “Süryani halklar olarak büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. Planlı ve metotlu bir şekilde Süryani halklar bölgeden çıkarılmak isteniyor. Özellikle Ortadoğu’dan Hristiyan halkların çıkartılması amaçlanıyor. İşgalci Türk devleti bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi hedefliyor. Bunu yaparken terörist grupları kullanıyor. Bu sadece Suriye halkları için değil bütün dünya için tehlike arz etmektedir.

Son olarak BM ve tüm uluslararası kuruluşları göreve davet ederek bu uygulamaların önünü almasını istiyoruz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI