Connect with us

Yaşam-Ekoloji

Leyla’yı arama çalışmalarında yeni gelişme: Beyaz minibüs bulundu

Published

on

Ağrı’da ailesiyle bayramlaşmak için gittiği dedesinin köyünde kaybolan 3,5 yaşındaki kız çocuğu Leyla Aydemir’i arama çalışmaları aralıksız sürüyor. Kent merkezinde oturan Nihat ve Şükran Aydemir çiftinin, Ramazan Bayramı’nın birinci günü gittikleri Bezirhane köyünde kaybolan kızları Leyla Aydemir’in bulunması amacıyla 9’uncu günde jandarma, güvenlik korucuları ve AFAD çalışmaları sürdürdü. Dronelerle havadan da köy ve civarı tarandı.

“AVRUPA’NIN EN İYİ ARAMA KÖPEKLERİNDEN BİRİ OLAN ‘MODÜL’ LEYLA’YI ARADI”

9’uncu günde Avrupa’nın en iyi arama köpeklerinden birisi olan ve çok sayıda kayıp aranması olaylarında görevlendirilen jandarmaya ait ‘Modül’ de bugün metruk binalarda arama yaptı. Metruk binalar, su kuyuları ve harabe yerleri didik didik arayan ‘Modül’ de sonuca ulaşamadı. Avrupa’nın en iyi arama köpeklerinden biri olan ‘Modül’ de Leyla’yı aradı. Ayrıca, şüpheli olarak aranan beyaz minibüs de bulundu.

 “BAŞKA İLDE BULUNAN BİR ÇOCUĞU LEYLA SANAN HERKES BENİ ARAMAYA BAŞLADI”

İhbarların tek noktada toplandığını, Leyla’nın bulunması amacıyla Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Ağrı Valiliği koordinesinde alanında uzman 11 kişilik özel ekip oluşturulduğunu ve ifade eden Leyla’nın babası Nihat Aydemir, “Asılsız ihbarlar çalışmaları olumsuz etkiliyor. Umudumuz tükendi, perişan haldeyiz. Dün Elazığ’da bir çocuk bulunmuş haberlere Leyla’nın fotoğrafıyla yansıtıldığı için herkes Leyla bulundu sanıp beni arıyor. Leyla dokuzuncu günde de bulunmadı. Herkes Leyla’yı bulmak için seferber oldu. Bütün devletimizin yetkililerine, asker, polis, AFAD ekiplerine teşekkür ederim. Leyla’yı kaçıran getirsin bıraksın artık. Yarın seçim dolayısıyla arama çalışmalarına ara verilecek” diye konuştu.

BEYAZ MİNİBÜS BULUNDU

Öte yandan Leyla’nın kaybolması olayıyla ilgili şüpheli olarak bir süre aranan beyaz renkli minibüs bulundu. Minibüsün asılsız ihbardan kaynaklandığı ve olayla ilgisi olmadığı tespit edildi. Minibüs sürücüsünün Ağrı’da bir esnaf olduğu kaydedildi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam-Ekoloji

Türkiye’nin pili bitti

Published

on

Kalp ritim bozukluğunun tedavisinde kullanılan ve yaşamsal öneme sahip kalp pillerinin ödenek yetersizliğinden dolayı birçok hastanede bulunamadığı öne sürüldü. Değiştirilmediği takdirde kalp kriziyle birlikte hastaların ölümüne neden olabilecek kalp pilinin fiyatının yüksekliğinden ve bütçe yetersizliğinden dolayı hastanelerin ihale açamadığı iddia ediliyor. CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, çok sayıda hastanede kalp pili bulunmadığı ve ölüm riski olmasına rağmen hastaların bekletildiğine yönelik iddiaları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle Meclis’e taşıdı.

Fatura yurttaşa

Ekonomideki kötü gidişatın faturasının yurttaşa çıkmaya devam ettiğini söyleyen Sertel, bakanlığın kamuoyunu aydınlatmasını istedi. Sertel, şu bilgileri verdi: “Yurttaşlar Ege Üniversitesi, Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tepecik Hastanesi gibi büyük hastanelere gittiklerini değişmesi gereken kalp pillerinin pil olmadığı için değiştirilemediğini aktardılar. Ödenek yetersizliğinden hastaneler kalp pili alım ihalesine giremiyor. Vücutlarında pil taşıyan ve pil ömrü dolan kalp hastaları şimdi hastane hastane dolaşıyor ancak aldıkları cevap hepsinde aynı. Buluruz umuduyla Ankara’ya dahi giden hastalar orada da aynı sonuçla karşılaşmış. Vatandaşa acilen pil takılması gerekiyor ancak doktorlar mecburiyetten dolayı hastanın canı pahasına ‘ihale olmadı, pil kalmadı, bugün git, yarın gel’ diyerek hastaları oyalıyor. Her zaman söylüyoruz. Sağlıktan tasarruf olmaz.”

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Türk hükümetine Hasankeyf’i kurtarma çağrısı

Published

on

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, Türkiye hükümetine Ilısu Barajı projesinin durdurulması çağrısında bulundu.

Girişim tarafından yayınlanan basın bildirisinde, Haziran ayı ve sonrasında burada su tutulmaması istendi. Bildiride, “Son birkaç yıldır Hasankeyf’te, ‘eserlerin Yeni Hasankeyf’e taşınması’ ve ‘kayaların sağlamlaştırılması’ adı altında fiziki müdahalelerle ciddi bir yıkım yaşanmış olsa da halen kurtarabileceğimiz kültürel miras çok fazladır” ifadeleri kullanıldı.

“Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin Kurtarılması İçin Geç Değildir!” başlıklı bildiride, olası bir iptal kararından, “başta doğrudan etkilenen beş il olmak üzere, Türkiye ve Irak toplumlarının ekonomik, sosyal, kültürel ve ekolojik olarak çok ileri düzeyde faydalanacağı” vurgulandı.

Uluslararası ve Türkiye kamuoyuna hitaben yazılan metinde, “insan topluluklarının 12 bin yıldır aralıksız bir şekilde yaşadığı” Hasankeyf’in, “UNESCO’nun 10 kriterinden 9’una sahip evrensel bir değer” olduğu ifade edildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi.

“Türk hükümeti, Göbekli Tepe’yi, olması gerektiği gibi, UNESCO Dünya Miras Listesine aldırmak için ciddi çaba içerisinde olurken, Hasankeyf ve çevresindeki Dicle Vadisi’ni, inşaatı büyük oranda tamamlanmış Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi’nin suları altına gömmeyi planlamaktadır. Mart 2019’da yapılan resmi açıklamalara göre; 10 Haziran 2019’da Ilısu Barajına su tutmaya başlanacak ve Ekim ayında suni göllerin sularının Hasankeyf’e ulaşacağı tahmin edilmektedir.”

Bildiride, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin geleceğinin belirlenmesinde “yerel halkın tüm kesimlerine” yer verilmesi ve “eşit düzeyde, katılımcı ve şeffaf bir diyalog süreci sonucu ortaya çıkacak sonuçlara göre hareket edilmesi” çağrısında da bulunuldu.

Çağrı, “Türkiye, Irak, Suriye ve dünyada taleplerimizi destekleyen bütün kesimlere, bu çağrımızı desteklemelerini ve Türk hükümetine yönelik benzeri taleplerin ifade edilmesi çağrısını yapıyoruz” ifadesiyle sonlandırıldı.

Türkei die antike Stadt Hasankeyf (Reuters/S. Kayar)

Hasankeyf

Dünyadan destek

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi’nin bildirisini, Türkiye ve dünyanın çeşitli yerlerinden birçok sivil toplum kuruluşu, dernek ve örgütlenme imzaladı. Girişime destek veren grupların bulunduğu ülkeler arasında İran, Irak, Suriye’nin yanı sıra Almanya ve ABD de bulunuyor.

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

İlk kadın astronot Ay’a gidiyor

Published

on

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), 2024 yılına kadar Ay’a ilk kez bir kadın astronot göndermeyi planlıyor. Apollo 11’den 50 yıl sonra gerçekleşecek göreve, Ay tanrıçası olarak da bilinen Artemis’in adı verildi.

Apollo 11’in Ay yüzeyine inişinden 50 yıl sonra NASA, Dünya’nın uydusuna ilk kez bir kadın göndermeye hazırlanıyor. Kadın astronota bir de erkek meslektaşı eşlik edecek. NASA, Ay görevinin adının ‘Artemis’ olacağını duyurdu. Antik Yunan tanrıçası Artemis, Apollon’un ikiz kız kardeşi olarak biliniyor. Apollon ışık, ateş ve güneşle ilişkilendirilirken, Artemis Ay ile ilişkilendiriliyor.

NASA yöneticisi Jim Bridenstine, “Apollo’dan 50 yıl sonra Artemis programı Ay’a bir sonraki erkek astronotu ve ilk kadın astronotu taşıyacak” dedi. Bridenstine, Amerikalı astronotların 2024’e kadar Ay’a inişini gerçekleştirmek üzere çalışmaların yürütüldüğünü söyledi.

TRUMP’TAN EK BÜTÇE

Sputnik’in aktardığı habere göre, NASA’nın iletişim sorumlusu Bettina Inclan ise, daha önce Ay’a giden 12 astronotun da erkek olduğunu hatırlatarak, “Ay yüzeyinde daha önce hiçbir kadın yürümemişti” ifadelerini kullandı.

Yeni Ay görevinin duyurusu, ABD Başkanı Donald Trump’ın NASA’ya ek 1.6 milyar dolarlık bütçe tanıdığını açıklamasının ardından geldi. Trump, “Benim yönetimimde NASA’yı eski azametli konumuna getiriyoruz, Ay’a tekrar gideceğiz ve sonra da Mars’a” demişti.

Apollo 11, 20 Temmuz 1969 günü Ay yüzeyine iniş yaptı. Bu, Ay yüzeyine yapılan insanlı ilk uzay uçuşu olarak biliniyor.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI