Connect with us

.

Kadın

AİHM: “Kadın Güvenlik Görevlisi Olmaz” Ayrımcılıktır

AleviNet

Published

on

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’yi cinsiyet ayrımcılığı yaptığı için Hülya Ebru Demirel’e 11 bin Euro maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkum etti.

AİHM, Hülya Ebru Demirel’in kadın olduğu için güvenlik görevlisi olarak atamasının iptal edilmesi nedeniyle yaptığı başvuruyu karara bağladı.

AİHM, ikiye karşı yedi oyla aldığı kararda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Madde 14 ‘ü (ayrımcılık yasağı) ve bununla bağlantılı olarak Madde 8’i (özel ve aile yaşamına saygı) ihlal edildiğine karar verdi.

Ataması iptal edilmişti

Demirel, Ekim 1999’da devlet memurluğu sınavını geçti ve Türkiye Elektrik Dağıtım Şirketi’nin (TEDAŞ) Kilis Müdürlüğü’ne güvenlik görevlisi olarak atandı.

Ancak, şirket Demirel’in atamasını “erkek olmadığı” ve “askerlik yapmadığı” nedenleriyle iptal etti.

Demirel, şirkete karşı 2001 yılında açtığı ayrımcılık davasını kazandı ancak karar Yüksek İdari Mahkeme tarafından bozuldu.

Demirel 17 Haziran 2008 tarihinde AİHM’e başvurdu.

AİHM ihlal kararı verdi

AİHM, yerel mahkemelerin Kilis’de güvenlik memuru olarak görevlendirilmemesine neden olarak Demirel’in cinsiyeti dışında hiçbir sebep göstermediğine karar verdi ve davayı Emel Boyraz’ın davasıyla ilişkilendirdi.

Mahkeme, Emel Boyraz davasının da aynı mahkemede görüldüğünü ancak farklı kararlar vererek Madde 6’nın 1. fıkrasını (adil yargılanma ilkesi) ihlal ettiğine karar verdi.

Emel Boyraz davası

Emel Boyraz’ın da “erkek olmadığı” ve “askerlik yapmadığı” gerekçeleriyle aynı şirket tarafından ataması iptal edilmişti.

Boyraz, 5 Temmuz 2000 tarihinde gönderilen ve görevlendirilmeyeceğini bildiren mektubu yargıya taşınmıştı.

Ancak şirket, Ankara İdare Mahkemesi’nin Boyraz’a hak veren 27 Şubat 2001 tarihli kararına itiraz edince Danıştay 12. Dairesi, 31 Mart 2003’te idareye hak vermiş ve görevlendirmeme karar ve gerekçelerini savunmuştu.

17 Mart 2004’te işten çıkarılan Boyraz’ın yaptığı son başvuru da Ankara İdare Mahkemesi tarafından 21 Şubat 2006 tarihinde reddedilince AİHM’e başvurmuştu.

AİHM tarafından haklı bulunan Boyraz’a 2 Aralık 2014 tarihinde 10 bin 000 Euro tazminat ödenmesine karar vermişti. (EG/BK)

Kadın

Tehdit eden erkek değil, tehdidi kaydeden kadın sanık oldu!

AleviNet

Published

on

Kadın cinayetlerinde faillere verilen haksız “tahrik indirimi”kararlarıyla adeta erkek şiddetini teşvik eden yargı, bu defa da ölümle tehdit eden erkeği değil, maruz kaldığı tehditleri ispatlayan kadını sanık yaptı. Can güvenliği olmadığı gerekçesiyle yaptığı her suç duyurusu “delil yetersizliğiyle” sonuçlanan Münevver Kızıl, eski erkek arkadaşı ve onun ağabeyinin ölüm tehditlerini ses kaydıyla belgelediği için sanık durumuna düşürüldü. Bu kararla bir kez daha mağdur edilen Münevver Kızıl, yaşananları ANF’ye anlattı.

Eski erkek arkadaşı Seyfettin Tanko’nun tehdit ve tacizleriyle 6,5 yıldır uğraşan Kızıl, defalarca yargının kapısını çalmasına rağmen hiçbir sonuç elde edemediğini belirtti. Bugüne kadar yaptığı 44 suç duyurusu hakkında, “delil yetersizliği” gerekçesiyle 20 kez takipsizlik kararı verildiğine dikkat çeken Kızıl, 6284 Sayılı Koruma Yasası kapsamında 6’şar aylık sürelerle 17 kez çıkartılan tedbir kararının ise sadece kağıt üzerinde kaldığına işaret etti.

‘TEHDİTLERİ GÖRMEZDEN GELEN SAVCI BANA DAVA AÇTI!’

Can güvenliğinin olmadığını ispatlamak için çareyi Tanko’yu ses kaydına almakta bulan Kızıl, bu kez de izinsiz ses kaydı aldığı ve özel hayatı ihlal ettiği gerekçesiyle sanık yapıldığını ifade etti. 18 Eylül günü saat 11.10’da Anadolu Adliyesi 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmada hakim karşısına çıkacak olan Kızıl, Seyfettin Tanko hakkında 20 kez delil yetersizliği kararı veren yargının, Tanko ve ağabeyinin yaptığı suç duyurusunu jet hızıyla kabul etmesine tepki gösterdi. Tutuklu yargılanması gereken Tanko elini kolunu sallayarak dolaşırken, kendisinin sanık sandalyesine oturtulduğunu vurgulayan Kızıl, “Söz konusu 56 dakikalık ses kaydında bana ağza alınmayacak cinsiyetçi küfürler eden Seyfettin Tanko, şikayetlerimi geri çekmem için beni; ağabeyi Mehmet Tanko ise ailemi yok etmekle tehdit ediyordu. Ancak ses kayıtları dosyada mevcutken tehditleri görmezden gelen cumhuriyet savcısı, can güvenliğim olmadığı için koruma altına alınmama rağmen, bana dava açtı” dedi.

‘KADIN KATİLLERİNİN YOLU AÇILIYOR’

Kızıl, yüzüne kezzap atmakla, tekerlekli sandalyeye mahkûm etmekle, silahla delik deşik etmekle tehdit eden Tanko’ya bugüne kadar açılan davaların hemen hemen hepsinin basit suçtan para cezasına çevrildiğini belirtti. İlk suç duyurusunda bulunduğunda savcının kendisini içeriye atmakla tehdit ettiğine dikkat çeken Kızıl, burada açıkça erkek egemen saltanatının yürütüldüğünü vurguladı. Kendisini hiç bu kadar yalnız hissetmediğini ifade eden Kızıl, başına gelecek her olumsuzluktan başta Tanko kardeşler ve önlem almak yerine onları koruyup kollayan yargının sorumlu olacağının altını çizdi. Tanko’nunen Nisan 2019’da evinin hemen aşağısındaki ankesörlü telefondan aradığını belirten Kızıl, şunları kaydetti:

“2013’ten bu yana tehdit ediliyorum ve hiçbir caydırıcı ceza söz konusu değil. Bu tamamen yargının kadına yönelik bakış açısının bir örneği. Resmen katillerin yolu açılıyor. Bu anlamda erkekler tek başına katil değil, bütün yetkililer bu katliamlara ortaktır ve onlar kadar suçludur. Bu sadece benim hikâyem değil, erkek şiddetine karşı sonuç alamayan milyonlarca kadının hikâyesi.”

‘ÖLDÜKTEN SONRA DEĞİL, SAĞKEN BANA DESTEK VERİN’

Bu konuda herkesin desteğini isteyen Kızıl, başına bir şey geldiği takdirde bu

Continue Reading

Kadın

Kadın Savunma Ağı: Kürtaj haktır, fişleme suçtur !

AleviNet

Published

on

Kadın Savunma Ağı , ‘FETÖ’ ve ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ adı altında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden 1 Ocak 2017-31 Mayıs 2019 tarihleri arasında “polikistik over” sendromu olup kürtaj yaptıran kadınların listesini istemesini protesto etti.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde gerçekleşen protestoda polis ablukası dikkat çekti.

“Kürtaj haktır, fişleme suçtur emniyet elini bedenimden çek” yazılı pankart ile “Benim bedenim benim kararım”, “ Kürtaj haktır kararı kadınların” dövizlerinin taşındığı eylemde sık sık, “ Emniyet elini bedenimden çek”, “Kürtaj haktır engellenemez” sloganları atıldı.

‘KADINLARIN BEDENİNDEN ELİNİZİ ÇEKMEYİ ÖĞRENECEKSİNİZ !’

Kadın Savunma Ağı adına açıklamayı okuyan Durna Şahin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 29 Ağustos tarihinde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıyla 1 Ocak 2017 ile 31 Mayıs 2019 tarihleri arasında İstanbul’daki tüm kamu ve özel hastanelerde 30-40 yaş aralığında “polikistik over sendromu” olup, kürtaj yaptıran kadınların listesini istediğini hatırlatarak sözlerine başladı.

Sağlık ve cinsel hayata ilişkin ‘özel nitelikli kişisel veri’ kapsamına giren kişisel bilgilerin kişinin onayı olmaksızın işlenmesinin kanunlara aykırı olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle tepki gösterdi : “Bizler emniyetin, savcılığın, sağlık müdürlüklerinin, devletin tüm kurumlarının öğrenmesi gereken şeyleri hatırlatalım istedik: Öncelikle Kadınların bedeninden elinizi çekmeyi öğreneceksiniz. Bu fişlemeyle özel hayatın, kişisel ve sağlık verilerinin gizliliği ile kadınların hasta hakları ihlal ediliyor. Nasıl oluyor da savcılık terörle mücadele soruşturması kapsamında kriterler vererek kürtaj yaptıran kadınların listesini isteyebiliyor? Sağlık Müdürlüğü, sağlık çalışanlarını suç işlemeye, hasta haklarını ihlal etmeye, mesleki etik değerleri çiğnemeye teşvik ediyor?”

‘HASTA-SAĞLIK ÇALIŞANI İLİŞKİSİ BİR GÜVEN İLİŞKİSİDİR ’

‘Terörle mücadele’ söyleminin arkasında temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmaya çalışıldığını vurgulayan Şahin, kadınların sağlık hakkına erişimi, cinsel sağlık ve kürtaj haklarının kriminalize edilerek engellenmesine izin vermeyeceklerinin altını çizdi.

Hasta-sağlık çalışanı ilişkisi bir güven ilişkisi olduğunu hatırlatan Şahin, kişisel bilgilerin paylaşılmasının ise bu güven ilişkisini zedeleyeceğini kaydetti. Şahin, hasta gizliliğini ihlal eden ve ciddi mağduriyetlere yol açabilecek bu emri veren kişiler hakkında derhal idari ve adli soruşturma başlatılmasını talep etti.

‘KÜRTAJ HAKTIR, FİŞLEME SUÇTUR !’

Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ‘Sağlık verilerinin gizliliğine saygı gösterilmesi’ sözleşmene atıfta bulunan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul’da binlerce kadının bilgilerinin gizli tutulmasına ilişkin hukuki hakları ihlal edilmektedir. Bu tip ihlaller nedeniyle kadınlar istenmeyen gebelikleri sürdürmeye veya “merdiven altı” diye tabir edilen yerlerde, hayatlarını riske atarak kürtaj yaptırmaya mecbur bırakılmaktadır. Kürtaj haktır, fişleme suçtur. Emniyet sağlık ve cinsel hayata ilişkin özel nitelikli kişisel verileri hiçbir gerekçeyle talep edemez. Onlarca tarikat evi ve yurtlarında istismara maruz kalan çocuklar ile kadın cinayetlerine seyirci kalan Emniyet Kadınların beden, cinsel sağlık bilgilerini toplamakla uğraşıyor. Kadınların bedenleri ve hayatlarından uzak durun. İşinizi yapın Katilleri ve istismarcıları yakalayın !Bedenimizden, hayatımızdan elinizi çekin.”

Continue Reading

Kadın

Eski eşini pompalı tüfekle öldürdü

AleviNet

Published

on

Olay, öğleden sonra, Şahin Özbilen Mahallesi, Fevzi Çakmak Bulvarı’ndaki evde meydana geldi. 3 çocukları olan Nuh Gürel ile Lütfiye Yüksel yaklaşık 6 ay önce boşandı. Lütfiye Yüksel, eski eşi Nuh Gürel’in evine geldi. Gürel pompalı tüfekle Lütfiye Yüksel’i vurdu. Silah sesini duyanların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Yüksel ardından Ceyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Yüksel, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.

Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan Nuh Gürel, emniyete götürüldü. Gürel ifadesinde, “6 ay önce eşimden ayrıldım. Benden sürekli para istiyordu. Param olursa veriyordum, olmazsa yok diyordum. Sürekli tehdit edip bağırıp çağırıyor para istiyordu. Evimde oturduğum sırada yine aradı, ‘Acil 500 lira lazım’ dedi. Bende ‘Yok’ dedim. Bir saat sonra kapıma geldi. ‘Bana para vereceksin seni vurdururum, öldürtürüm’ diyince kendimi kaybettim, vurdum” iddialarında bulundu.

Lütfiye Yüksel’in cansız bedeni Adana Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI