Connect with us

Politika

AKP erken seçim için kapıyı araladı… İşte en net açıklama

Published

on

Mustafa Elitaş, Kayseri’de milletvekili mazbatasını aldıktan sonra ziyaret ettiği Demirören Haber Ajansı’na (DHA) gündemdeki TBMM başkanlık seçimi, tutuklu CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun durumu, Bakanlar Kurulu’na seçilebilecek milletvekillerinin sayısı, erken yerel seçim tartışmaları, OHAL’in kaldırılması, çocuk istismarcılarının durumu ve hayvan hakları konularında değerlendirmelerde bulundu.

‘TBMM BAŞKANINI 3’ÜNCÜ TURDA SEÇERİZ’

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş , MHP ile birlikte hareket ederek TBMM başkanını 3’üncü turda seçeceklerini belirterek, ”Sayın Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanımızı ziyareti sırasında Meclis başkanlığına aday çıkarmayacaklarını belirttiler. Demek ki biz 3’üncü turda Meclis başkanını seçebileceğiz. Son turda salt çoğunluk olan 301 oy gerekiyor. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin oyu 344 olduğuna göre, biz, 3’üncü turda Meclis başkanını seçeceğiz. İttifakla ilgili hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hem de Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bu ittifakın 2023 yılına kadar gideceğiyle ilgili irade beyanları oldu. Bizler parti teşkilatları olarak bu ittifakı bozmamak için elimizden gelen gayreti göstermemiz gerekir. Tepede bir uzlaşma varsa tabanda da bu uzlaşma şarttır” diye konuştu.

‘BERBEROĞLU’NUN DURUMU YARGININ İŞİ’

Elitaş, CHP’den yeniden milletvekili seçilen, İstanbul’da tutuklu Enis Berberoğlu’nun durumu ile ilgili de konuştu. Elitaş, “Enis Berberoğlu konusu hukuki bir durum. Yargının yapacağı bir iş. Biliyorsunuz 2011 yılındaki seçimde de tutuklu milletvekilleri vardı. O dönemde Cumhuriyet Halk Partisi, o dönem adı BDP olan parti, Meclis’i boykot etmişlerdi. Şu an bildiğim tek tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu. Onunla ilgili yargı tutuksuz yargılanmasına karar verirse, Sayın Berberoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin edebilir. Aksi halde yemin etmesi mümkün değil. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünde ‘milletvekilleri Meclis kürsüsünde Anayasa’daki metni okuyarak göreve başlarlar’ ifadesi sözkonusu. Onun için Berberoğlu’nun durumu yargının işidir” diye görüşlerini dile getirdi.

‘3 MİLLETVEKİLİ İSTİFA EDERSE SIKINTI OLMAZ’

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde bakanların Meclis dışından seçilecek olmasıyla ilgili, TBMM’deki dengeler açısından yeni Bakanlar Kurulu için  AKP ‘den milletvekili istifalarının olup olmayacağı yönündeki soruyu ise Mustafa Elitaş şöyle yanıtladı:

“3 civarında milletvekili arkadaşımız istifa ederse bizim Meclis’teki sayımızda herhangi bir değişiklik olmuyor. Hem başkanlık divanında hem de komisyonlarda bir değişiklik söz konusu olmuyor. AK Parti komisyonlarda tek başına yarısını temsil etme imkanı mevcut. Yani 3 civarında arkadaşımızda böyle bir sıkıntı olmayabilir. Tabii takdir Cumhurbaşkanımızın.”

‘3 SİYASİ PARTİ ANLAŞIRSA ERKEN YEREL SEÇİM OLUR’

Mustafa Elitaş, yerel seçimlerin sohbaharda yapılacağı yönündeki iddiaları da değerlendirdi. Elitaş, bu konuda şunları söyledi:

”Yerel seçimlerle ilgili biz AK Parti olarak 2013 yılında bir girişimde bulunmuştuk. O dönemde CHP ve MHP ‘evet’ demişti. Bunun halk oylamasına gitmeden yapılması şarttı. O dönem yerel seçimler için CHP uzlaşmak yerine vazgeçmişti. Ondan dolayı seçimlerin kasım ayında yapılması gerçekleşmemişti. Biliyorsunuz rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu 2009 yılındaki yerel seçimlerde ‘hava şartlarının olumsuz olması’ diye ifade ettiğimiz bir şehadet şerbetini içti. Ondan sonra bütün siyasi partiler, sonbaharda kasım ayının ilk haftası veya ikinci haftası aslında ekim ayının da son haftası olabilirdi, ancak, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olduğundan dolayı böyle bir şeyin olmaması gerektiğini ifade ettiler. Kasım ayının ilk pazar ya da ikinci pazar günü, bu da 1 ile 8’i arasını içeren bir zaman dilimini içeriyor, bu tarihte olmasının benim kanaatimce uygun olduğunu düşünüyorum. Anayasa’nın ilgili maddesi değiştiğinde bu yapılır. Bunun referanduma gitmeyecek şekilde değişmesi lazım. Çünkü referanduma giderse referandumun halk oyunu sunulmasıyla ilgili kanunun 60 günlük süresi var. Parlamentodan geçmesi 1 aylık bir süre. 60 günlük süre dediğimizde Ekim ayına geliyor. Ekim’de referandumdan geçirilse bile 90 günlük bir süre var. Bu sefer Mart yerine Şubat ayına alması gerekiyor. Bu konuda 3 siyasi partinin anlaşması gerekiyor. AK Parti, CHP ve MHP’nin bu konuda uzlaşması gerekiyor. Bizim gündemimizde yerel seçimlerin öne alınmasıyla ilgili bir durum sözkonusu değil. Milliyetçi Hareket Partisi de böyle bir şeyin olmadığını ifade etti ama diğer siyasi partiler böyle bir beyanda bulunursa yetkili kurullar değerlendirme yapar.”

’18 TEMMUZ GECESİ OHAL KALKMIŞ OLUR’

OHAL’in kaldırılıp kaldırılmayacağı tartışmaları için de görüşlerini açıklayan Elitaş, normal şartlar altında, 18 Temmuz’da, yeni kurulan hükümetin OHAL’in devamı ile ilgili bir tezkere göndermemesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin OHAL’i uzatma yetkisi olmadığını vurguladı.  Mustafa Elitaş , ”Sayın Cumhurbaşkanı 8 Temmuz’da yemin ettiği takdirde yeni sisteme başlamış oluyoruz. Eski hükümet bitiyor. Yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi başlıyor. Sayın Cumhurbaşkanı eğer böyle bir tezkere gönderirse Milli Güvenlik Kurulu’nun tavsiye kararıyla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi bunu görüşür, uzatıp uzatmama konusunda kararını beyan eder. Aldığımız izlenim; Sayın Cumhurbaşkanının böyle bir irade beyanında bulunmayacağını görüyoruz. Bu açından ’18 Temmuz gecesi OHAL kalkmış olacak’ diye düşünüyoruz”  dedi.

‘İLK KANUN TASARISI ÇOCUK TACİZCİLERİ VE HAYVAN HAKLARI’

AKP Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş , çocuk tacizcilerine ve hayvana şiddet uygulayanlara cezalarla ilgili de konuştu. TBMM’nin açılmasının ardından ilk görüşülecek kanun tasarılarının bu konularla ilgili olacağını söyleyen Elitaş, şunları kaydetti:
“Hem çocuklara tacizle hem de hayvanlarla ilgili, aslında erken seçim kararı alınmasaydı, İçişleri ve Adalet Bakanlığı olarak biz bir kanun tasarısı üzerinde çalışmıştık. Son noktalarına gelmiştik. O süreçte Meclis erken seçim kararı alınca bunu gerçekleştiremedik. Burada çocuk tacizcilerine karşı büyük yaptırımlar ve hayvan haklarıyla ilgili önemli müeyyideler getiren kanun tasarısı vardı. O tasarının son noktasını koymuştuk. Rötuşlar da tamamlanmıştı. Ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığında ilk gündem maddelerimizden birisi bu olabilir. İdam cezasının getirilebilmesi için Anayasa değişikliği şartı var. Bizim de temel ilkelerimiz insan hakkıyla ilgili olan konuların referanduma götürülmemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi partilerin mutabakatıyla bu işin ancak olabileceği ile ilgili bir durum söz konusudur. Anayasa değişikliği olmadan idamı getirebilmek söz konusu değil. Fakat ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiği takdirde bunun af konusuna girmesi de mümkün değil. Şu an Anayasa değişikliği ile ilgili AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin beyanı tek başına yetmiyor. 147 milletvekili ile temsil edilen Cumhuriyet Halk Partisi’nin buna ‘evet’ demesi gerekir. Yani şu çerçevede bir görüşme henüz söz konusu değil.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Avusturya’da kaset skandalı: Erken seçim kararı alındı

Published

on

Başbakan Kurz, düzenlediği basın toplantısında, eski Başbakan Yardımcısı ve Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) Genel Başkanı Heinz Christian Strache’nin istifasını kabul ettiğini söyledi.

Kurz, FPÖ ile başarılı bir koalisyon oluşturduklarını ancak sürdürülebilmesi için çok fazla fedakarlık yaptığını, özellikle aşırı sağcı partiden kaynaklanan birçok ırkçı ve yabancı karşıtı olayla mücadele etmek durumunda kaldığını anlattı.

”ARTIK YETER”

Strache hakkında dün yayımlanan videonun ardından “Artık yeter” demek durumunda kaldığını ifade eden Kurz, “FPÖ hem Avusturya’nın imajını zedeledi hem de görevi olumsuz yönde kullanacağı izlenimi oluşturdu.” dedi.

”EN YAKIN ZAMANDA SEÇİM YAPILMASINI İSTİYORUM”

Kurz, bu koşullarda FPÖ ile koalisyonun yürümeyeceğini, Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ile de birçok konuda uyuşmadıklarını belirterek, “Cumhurbaşkanıyla yaptığım görüşmede erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledim, en yakın zamanda seçim yapılmasını istiyorum.” diye konuştu.

BAŞBAKAN YARDIMCISI İLE RUS YATIRIMCI ARASINDA GİZLİ GÖRÜŞME

Avusturya Başbakan Yardımcısı Heinz-Christian Strache’nin gizli görüntülerini konuşuyor. Strache’nin söz konusu görüntülerde bir Rus yatırımcıya seçimlerde maddi yardımda bulunması karşılığında kamu ihalelerinde kolaylık sağlama sözü verdiği iddia edildi. Strache, yoğun eleştirilerin ardından bugün görevinden istifa etme kararı aldı.

24 Temmuz 2017’de İspanya’nın İbiza adasında gerçekleştiği belirtilen gizli görüşmenin kayıtlarına göre, şu anda FPÖ Meclis Grubu Başkanı olan Johann Gudenus da görüşmede yer aldı.

Destek karşılığı ihale sözü vermişti: İstifa etti

Continue Reading

Politika

HDP: Cezasızlık geleneğine derhal son verilsin!

Published

on

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, yaptığı yazılı açıklamada “17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası vesilesiyle bir kez daha gözaltında kaybettirilen yüzlerce insanı anıyor, cezasızlık geleneğinin derhal sonlandırılması çağrımızı yineliyoruz” dedi.

Açıklamada, “Dünyanın birçok ülkesinde diktatör rejimlerin kullanmaktan imtina etmediği gözaltında kaybetme politikasının Türkiye’deki ilk adımı, 12 Eylül 1980 darbesinin gerçekleştiği gün atılmıştı. Bu tarihte üç kişi gözaltında kaybedilirken, ilerleyen günlerde bu sayı artmış, yalnızca birkaç gün içerisinde en az 15 yurttaş gözaltında kaybettirilmiş, 1990’lı yıllarda ise bu politika sistematik hale gelmiştir. Sistematikleştirilen bu politikanın ardında yatan mesaj çok açıktı: Muhalifleri yıldırmak, korku iklimini yaymak, itaatkâr bir toplum yaratmaktı” ifadeleri kullanıldı.

Başaran, devamla şunları belirtti: “Ancak bu karanlık tablonun içerisinde, İnsan Hakları Derneği ve Cumartesi İnsanları, yaratılmak istenen korku iklimine karşı hakikati ve kayıpları bulma arayışları ile bu politikayı teşhir etmiş, bu karanlığa adalet arayışlarını bıkmadan, usanmadan devam ettirerek ışık tutmuşlardır.

Kayıpları ararken kaybettirilmeyi göze alanların cesareti, bugün yaratılmak istenen benzer anlayışa meydan okumakta ve direnenlere umut vermektedir. Kayıp yakınları, devletin görevi olan gerçeği açığa çıkarma mücadelesini devam ettirirken, devlet erkanı ise Cumartesi İnsanlarının Galatasaray Lisesi önünde yıllardır sürdürdükleri barışçıl, sessiz eylemi yasaklamış, bu insanlara karşı polis şiddeti uygulamıştır. Adalet arayan ailelere şiddet uygulamanın yanı sıra, bu ülkenin adalet sistemi de gözaltında kayıpların ve faili meçhullerin yargıda devam eden dosyalarına beraat kararları vererek hakikat arayışına set çekmeye çalışmıştır. Ancak şu bilinmelidir kayıpların faillerini saklayan ve koruyan dönemin hükümetleri nasıl kaybetti ise bu geleneği devam ettiren yönetimler de kaybedecektir.

Bireyler, kaybettirildiklerinde bir anda dünyadan yok olmazlar; onları sevenlerin anılarında, hafızalarında ve arayışlarında ölümsüzleşirler. Kayıplar ölümsüzleşirken onları bulmak, onlara adaleti tesis etmekten geri duran devletler ve hükümetler ise insanlığın hafızasında mahkûm edilirler.

17 yıldır ülkeyi yöneten anlayışa, kayıpları bulma yükümlülüklerini hatırlatıyor, Birleşmiş Milletler Kayıplar Sözleşmesini imzalamaya davet ediyoruz ve yineliyoruz: Kayıplar bulunsun, failler yargılansın.”

Continue Reading

Politika

Öcalan kararı HDP oylarını etkileyecek mi?

Published

on

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün İmralı’daki cezaevinde bulunan Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırıldığını açıklamasının ardından Ankara’da siyasi çevrelerde öne çıkan “Hükümet 23 Haziran öncesinde ne yapmaya çalışıyor? HDP oylarına mı talip?” sorularına yanıt aranıyor.

CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç, hükümetin bu hamlesini “Yaptıkları şeyin neye denk geldiğine bakılmalı. Neden daha önce değil de, şimdi? Zamanlaması manidardır. Türkiye’de toplumu ayrıştıran, bölmeye çalışan bir iktidar var” sözleriyle değerlendiriyor. Özkoç, ana muhalefet partisi CHP’nin bu konudaki yaklaşımı konusunda DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Kendi içimizde ayrıca değerlendiriyoruz ama birtakım şeyler de çok ortada” diyor.

Özkoç, hükümetin 23 Haziran’da tekrar edilecek İstanbul seçimini genel seçim havasında yürütmek niyetini açıkça ortaya koyduğunu belirtirken, muhalefetin ise İstanbul seçiminin bir yerel seçim olduğu, halkla iletişimini bu yönde yürüttüğü konusunda kararlılıkla ilerlediğini anlatıyor.

Özkoç, “İstanbul’da 16 milyon insan yaşıyor ve hepsi ayrıştırmadan, köken sorgulamadan kendilerini doğru düzgün yönetecek bir belediye başkanı istiyor. Hepsi, kendilerini 18 gün yöneten Ekrem İmamoğlu’nun elinden mazbatasının neden alındığını çok iyi biliyor” diyor. Halkın hükümetin her açıklamasını sorguladığını, samimi bulmadığını öne süren Özkoç, Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırılmasının da halkta karşılığı olmayacağı mesajını veriyor.

HDP: Seçmenimiz kolay avlanabilir bir seçmen değil

HDP TBMM Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırıldığına dönük açıklamanın HDP seçmenini etkileyip etkilemeyeceği konusunda DW Türkçe’ye “Oylara çok büyük bir etkisinin olacağı kanaatinde değilim. Şunu da herkes bilsin ki; HDP seçmeni kolay avlanabilir bir seçmen değildir” diyor. Oluç’a göre Adalet Bakanı Gül’ün açıklaması hükümetin bir “açılımı” olarak da nitelendirilmemeli. Bakan Gül’ün Öcalan’ın avukatlarıyla görüşebileceğini söyleyerek hukuki bir duruma işaret ettiğini anlatan Saruhan Oluç, “HDP’ye hediye edilmiş bir durum yok ortada. HDP seçmeni de bilinçsiz bir seçmen değil. Herkes, neyin ne olduğunu biliyor” diye konuşuyor.

Saruhan Oluç (DW/T. Ögreten)

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç

Avukatların Öcalan’la en son 2 Mayıs’ta görüştüğünü ancak bu görüşmenin arkasının gelmediğini hatırlatan Oluç, “Mesele sadece tecritin sona erdirilmesi değil, mesele insan hayatıdır” sözleriyle de cezaevlerinde süren açlık grevlerine dikkat çekiyor. Üç bin kişinin açlık grevinde, 30 kişinin ölüm orucunda olduğunu ve bu durumdan çok kaygılı olduklarını anlatan Saruhan Oluç, “Hükümet açılım yapacaksa, cezaevlerindeki bu durumu sonlandıracak adımlar atmalıdır. Açlık grevleri çok kritik bir noktaya gelmiştir. Grevlerin bitmesi için yeni bir karar alınacak mıdır, Öcalan’la görüşme yasağının fiilen sürdüğünü açıklayan avukatların Öcalan’la yeniden görüşme yapması için adım atılacak mıdır?” diye soruyor.

İyi Parti: Dertleri oy devşirmek

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da, Adalet Bakanı Gül’ün açıklamalarıyla hükümetin 23 Haziran için HDP’li seçmenden oy devşirme niyetini ortaya koyduğunu söylüyor. Türkkan, “Zamanlamanın manidar olmadığını söylemek mümkün değil. Bahçeli işaret verdi, hükümet harekete geçti. Seçim öncesinde açıklama yapıyorlar ki seçmene oynasınlar. Ama HDP seçmeninin iktidara prim vermediğini, vermeyeceğini görmek gerekiyor” diye konuşuyor.

AKP: Seçime endeksli konu değil

AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, HDP’nin “cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin ve görüş engelinin ortadan kaldırılması” amacıyla mecliste gündeme getirdiği araştırma önergesinin tartışmaları sırasında Öcalan’la görüşme meselesinin uzun zamandır devam ettiğini, “sekiz yıldır görüşme yok” ifadesinin de doğru olmadığını söylemişti. Yayman hükümetin bu konuda sürekli teması, arayışı ve çalışması olduğunu dile getirmişti.

Hüseyin Yayman AKP Türkei ( DW/H. Köylü )

AKP Milletvekili Hüseyin Yayman

Yayman, DW Türkçe’ye Öcalan’ın görüşme yasağının kaldırılmasıyla ilgili olarak muhalefet eleştirilerini değerlendirirken zamanlamanın manidar olmadığı mesajını veriyor. Yayman, “Bu konu seçim endeksli bir konu değildir. Hükümetimizin tavrı çok nettir. Milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve çözüm süreci için çok önemli adımlar attık, riskler aldık. Ama PKK terör örgütü sürekli bu durumu sabote etti, silahla karşılık verdi. Terörle mücadele ve milli birliğimiz için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” diyor.

Erdoğan’a 19 Mayıs tepkisi

Muhalefet cephesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Samsun’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için düzenlenecek resmi törenlere HDP’yi davet etmemesine de tepki var. CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Bu tür milli olaylarda, devlet protokolünü ilgilendiren olaylarda davete zaten gerek yok. Kimse, kimseye bir şey bağışlamıyor, bir lütufta bulunmuyor. Devlet protokolü bellidir” derken, HDP’nin mecliste temsil edilen bir parti olduğuna dikkat çekiyor.

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, “Bizim zaten Samsun için daha önceden planladığımız bir programımız vardı. Erdoğan’ın doğrularıyla hareket etmiyoruz” derken, HDP’li Saruhan Oluç da “Erdoğan’ın, tüm partilere eşit yaklaşmadığı ortada. Bir cumhurbaşkanı gibi değil de, AKP Genel Başkanı gibi davranıyor. Biz, mecliste üçüncü partiyiz. Erdoğan’ın ayrıştırıcı tavrı bu gerçeği değiştirmiyor” açıklamasında bulunuyor.

 

Hilal Köylü/Ankara

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI