Connect with us

.

Celal Fırat

Gazi’yi unutma, unutturma!

CELAL FIRAT

Published

on

12 MART Gazi Katliamı Yıl dönümü (1995)

Sokaklarda Barikatlar kalkmış olabilir. Ama düşünsel barikatlar tüm yollarımızı kesmeye devam etmektedirler.

Gazi Biz Aleviler için Korku duvarlarının yıkıldığı haksızlığa başkaldırımızdır. O gün yapılan katliamlarda 28 can hayatını kaybetti yüzlerce can yaralandı egemen güçler neden özellikle Gazi mahallesini seçti biliyor musunuz? Çünkü gazi Alevilerin çoğunlukta yaşadığı örgütlülük bilincinin üst düzeyde olduğu bir yerdi bu nedenle katledilen ilk kişi bir Alevi Dedesiydi. Karanlık güçler korku saçmak ve toplumun aydın tarafını bastırmak için yine biz Alevileri hedef seçtiler çünkü yüzyıllardır bunu gelenek haline getirmişlerdi. Her yüzyılda yaptıkları da yanlarına kalmıştı. Bizler artık örgütlülük gücümüzü kullanarak bu katliamlara asla izin vermemeliyiz.Bizler Katliamların asimilasyonların gölgesinde yok sayıldığımız bir ülkede inadına yaşayacağız. Çünkü Cesaretimiz Ali’dendir. Ve Alevilik yaşam ilkeleri gereği haksızlığa uğrayan tüm halkların yanında da olmaya devam edeceğiz.

KARANLIK GÜÇLERİN MART AYI BİLANÇOSU

12 Mart Muhtırası
30 Mart Mahir Çayan öldürüldü
24 Mart Savcı Doğan Öz Öldürüldü
16 Mart İstanbul Üniversitesi Katliamı
7 Mart Çetin Emeç Öldürüldü

12 Mart Gazi Mahallesinde insanlarımız, gençlerimiz ve genç kızlarımız polis copları altında saçlarından sürüklenerek postallar altında ezildiğine ve coplar ve sopalarla dövülen bir genç kızımız öldü diye çöplüğe atıldığına bütün dünya şahit oldu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Celal Fırat

Vicdanınızı kilitlemeyin

AleviNet

Published

on

İnsan hakları; bireyin barış, güven içinde itibar görerek, yaşamasını garanti eder.
BARIŞ; Her vatandaşın cinsiyet, renk, din, inanç, dil veya statü açısından ayrımcılığa uğramadan aynı coğrafyada birbirine bağımlı, hoşgörü ve sevgi gibi bölünmezlik duygusuyla yaşamasıdır.

DEMOKRASİ, ADALET VE ÖZGÜRLÜK.
Demokrasi, Tüm dünyada evrensel kabul edilmiş bir yaşam idealidir. Bireyin ve toplumu koruyan ortamı demokrasi sağlar
Adalet; eşitlik ve hak kavramlarına dayanarak demokrasi ilkeleri ışığında tüm kararların yasaya uygun olarak uygulamasını gerektiren hukukun üstünlüğüdür. Keyfi ve öngörülemez hiçbir nedenle adalet hakkı yasaklananamaz.

Özgürlük ise; bireyin toplum içinde yüce insani değerler düzleminde kendini hür ve uyumlu hissetmesidir bireyin özgür olması insanlığın en gerçek erdemidir. İnsan bu erdemlerle yaşar ve bu erdemleri insani değerleriyle korur.

Bu ilkelerin her biri insanlık onuru için vazgeçilmezdir, ağırlaştırılmış tüm tecrit koşulları bu üç ilkeyi yasaklamaya yöneliktir ve bu rasyonel bir insan hakları ihlalidir
Buna karşı yaşam ilkelerinden vazgeçmek istemeyenlerin son çare olarak başvurduğu direnme yöntemi ise açlık grevleridir. Yani Bireyin onuru için üzerinde uzlaşacağı yol olarak seçtiği bir yöntemdir ve bizler insanın kutsal yaşama hakkının, yasalara karşı ihlal edilmesine karşıyız.

Bin dörtyüz yıl önce Şah Hüseyninin katledilmesine karşı Alevilerin yas ve oruç tutması inançsal özgürlük için bir eylem ve direnişiydi Şah’dan yana olanlar özgür olana dek sürdürmeyi onur saymıştır.

Ve sonraki yüzyıllarda Rusya’da, İrlanda’da, İngiltere’de ve ülkemizde siyasi olarak başlatılan açlık grevleri ve ölüm oruçları insan hakları kapsamına alınarak açlık greviyle karşılaşan hekimlerin alacakları tavır ve ilkeler uluslar arası alanda özgürlük, adalet ve hukuk hakkı çerçevesinde şekillenmiştir.

Bu nedenle insanlık onuru için özgürlükten yana olan; işçilerin, aydınların, gazetecilerin, kadınların, gençlerin son çare olarak gördükleri bu direnişlerine kulak vermeliyiz, duyarlı olup vicdanlarımızı kilitlememeliyiz…

Saygılarımla

Continue Reading

Celal Fırat

“ALEVİLER CANDIR”

CELAL FIRAT

Published

on

“Adil”,”Şeffaf”,”Güvenilir” Sorumluluk sahibi Alevilik ilklerine bağlı kendi özüne dönen ve ayrımsız tüm toplumla stratejik iletişim süreci oluşturun Garip Dede Dergâhı büyük bir onurla canlarını misafir etti.

Baskı, inkâr, ret ve asimilasyona karşı demokrasi, bireysel inanç özgürlüğü laik ve demokratik bir yaşam için mücadeleyi dost –düşman kavramıyla değil, et –tırnak deyimine uygun sevgi ve hoş görüyle dile getiren Garip Dede Dergâhı ideolojik kimlik temsilciliği değil, Alevilik inancının temsilcisi olmuştur.

Ve Bu çabaları zaman zaman siyasi pozisyonların özde hedefi haline getirilse dahi, Garip Dede Dergâhı Alevilerin siyasi tavır alışkanlıklarını değiştirmiş, düşündürücü, sorgulayıcı ve örgütlülük bilincine nefes getirmiş, Alevi kurumlarının kabul edilmeyen hukuki statüsü, asimilasyonlarla yasaklanan örgütlenme biçimi buna karşı Holdingleşen diyanetin işleyişi ve hizmetlerinin mezhepçi çerçevede haksızlığa dayalı şekilde yükselmesinin önüne geçen mücadelelerde bulunmuştur ve bulunacaktır.

Temel hak ve özgürlüklerimiz devletin iç problemi olmaktan çıkmış, Uluslararası anlaşmalar ve kararlar yok sayılmışken Alevilerin Diyanetin statüsü konusunda önerilere tabi tutulmasına rest çekmiş hakları konusunda ısrar etmiştir.

Diyanetin yeniden yapılandırılması, Alevilerin bu kurum içinde temsil edilmesi, Alevi dedelerine maaş verilme görüşleri Aleviliğin ilkesel ve yapısal dokusuna ters düşer demiş, bu anlamda Bireysel inanç özgürlüğü şart demiştir.

Aleviler kentlerde, metropoller de üretime dâhil olurken, kentleşme pratiğine de sahip olmaya başlamışlardır. İnançsal açıdan ise kendi geleneklerini talibi oldukları dedeleri ile etkileşimli bir tutum sergilemeyi başarmışlardır bu etkileşimi Alevilik ilkleri ile örgütleyen bizler;

DERGÂHIMIZIN CEMEVİ HİZMET BİNASI HİÇBİR SİYASİ PARTİNİN MADDİ TEŞEBBÜSÜ DEĞİLDİR, HALKIMIZIN EMEĞİYLE VE O GÜZEL YÜREĞİYLE YAPILMIŞ SAMİMİ VE MEŞRU TALEPLERİNİN BİR ANITIDIR diyoruz…

Bu emeğin çarpıtılarak değersizleştirilmesine ve bu tutumun hastalık derecesine getirilerek

Yolumuzun tartışılmasına, kriminalize ve popüler siyasi söylemlere dönüştürülmesine asla izin vermeyeceğiz

Saygılarımızla

GARİP DEDE DERGAHI YÖNETİM KURULU

 

 

Continue Reading

Celal Fırat

Nevruz farklılıklara sevgiyle yaklaşmadır

AleviNet

Published

on

Alevilik inancımız; salt ibadet ya da biçimsel kurallarla sınırlı soyutlandırılmış bir yaşam biçimi değildir. Yaşarken koparılmayan bitkiler, akan suyun kirletilmemesi, avlanarak yenilmeyen hayvanlar dağ ve toprak her bir zerresi kutsaldır.

İnancımız; İnsanın yaşamı idrak etmesini ve bilinçli tüketim yapmasına yönelik samimi olmaya davettir ve kişinin akıl, bilim sevgi, muhabbet, ikrar ve rızalık üzerine bir hayat sürmesin de ısrar eder.

Yeryüzünde inançla bütünleşmiş ya da bütünleşmemiş ne kadar canlı varsa hepsi yaratıcının varlığında doğanın her bir rengiyle biçime kavuşmuştur ve her birinin dinsel, inançsal sembolü vardır. Bayramlar ya da kutlamalar da halklar için özgürlük ve yaşam mücadelesinin sembole dönüşmüştür.

Nevruzda böyle bir bayram ve kutlama; bazı halklar için ortak takvim bilgisine dayanır bazıları için de doğanın bilimsel sırrına dayanır.

Aleviler için zalimlere karşı Hz Ali’nin Hızır ile özdeşleştirilmesi, Baharın ilk güneşi, hayatın tabiatta bulma neşesi, yürekten paylaşılan bir niyaz lokmasıdır.

Zaraların Hawtemal,ı Kendalilerin bahar pikniği,Kürtlerin demirci kavası Arnavutların bahar seremonisi ,Boşnakların kirilcesinde bajramı, Pomakların Yamak bayramı, Çingenelerde özgür Luri halkı , Araplara Dicle kıyısındaki özgürlük,Lazlarda horon tutkusu ,Süryanilerin kadim mücadelesi,Dürzülerin dağlarında tanrıyla buluşması,Türklerin Ergenekon çıkışı işte hepsi bayram hepsi kutlama özlem,sevinç,hüzün özgürlük ve hoşgörünün bir arada olduğu gün.

Evet, bu güzellikleri kanla gözyaşıyla, kin ve öfkeyle kedere boğmak değil, ortak umutların, ortak mücadelelerin ve nice karanlıktan kurtulmanın günü olsun diyor sevgilerimi sunuyorum.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI