Connect with us

.

Dünya

‘İranlı Şirketler Suriye’de İnşaat Projelerine Başlıyor’

AleviNet

Published

on

İran devlet haber ajansı, İranlı inşaat şirketlerinin Suriye’nin başkenti Şam’ın kenar mahallelerinde binlerce dairelik apartman inşa edeceğini bildirdi.

İran Öğrenci Haber Ajansı ISNA, ülkenin yatırım birliğinden sorumlu bir yetkiliyle yaptığı görüşmeyle ilgili bir haber yayınladı. Habere göre yetkili, İran’ın Şam yakınlarında 200 bin konut inşa edeceğini söyledi.

İran Toplu İnşaat Ortaklığı Başkan Yardımcısı Iraj Rahbar, dev inşaat projesinin, İran ve Suriye arasında bu yıl Ocak ayında, bir anlaşma imzalanmasından sonra ortaya çıktığını ifade etti.

Uzmanlar ve inşaat sektörü kaynakları, Tahran hükümetinin uzun zamandır sektörün önde gelen isimlerini Şam’dan gayrimenkul alma konusunda teşvik ettiğini söylüyorlar.

Tahran’da yaşayan mimar Emir Rıza Masumi, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı değerlendirmede “Yetkililer inşaat sektöründen isimleri Suriye’ye yatırım yapmaları konusunda ilk kez teşvik etmiyorlar, bu ilk kez olmuyor” dedi.

Bu konuda süren görüşmeler konusunda bilgi sahibi olan Masumi, savaşın yıktığı Suriye’deki istikrarsızlığın, İranlı proje sahiplerini bu ülkeye yatırım yapmaktan caydırdığını söylüyor. Masumi, “Şu anda bile Suriye’de yatırım yapacak İranlılar’ın yatırımlarının nasıl korunacağı konusu belirsiz” diyor.

2011’de Suriye’deki iç savaşın başlamasından buyana İran, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’a muhaliflerle savaşında destek veriyor. Amerika’nın terör grubu olarak tanımladığı İran Devrim Muhafızları ve Tahran’ın desteklediği diğer Şii milis grupları, Suriye’de kent ve kasabaların muhaliflerin elinden alınmasında önemli rol oynadı.

İran’ın bir ayağı Suriye’de

Savaş şiddetini kaybederken, İran bir ayağını Suriye’de tutmak amacıyla İranlı inşaat şirketlerinden, savaşın yıktığı bu ülkeye yatırım yapmalarını istiyor.

Suriye rejiminden çekindiği için adının açıklanmasını istemeyen bir gazeteci Amerika’nın Sesi’ne, “Proje kapsamındaki bölgeler, Şam’ın en fazla yıkıma uğrayan yerlerindeki kenar mahalleler” dedi.

Aynı kişi, “Suriye rejimi bu tarz şeyleri kamuoyuna açıklamaz” diye konuştu.

Gazeteci, bazı İran şirketlerinin, Şam’ın yıkılmış bölgelerinde incelemeler yaptığını gördüğünü, Tahran’ın ayrıca Humus ve Lazkiye’de de bazı bölgelerdeki konut projelerine dahil olduğunu söyledi.

Yaklaşık 5 yıl süren çatışmaların ardından İran ve Rusya’nın desteklediği rejim güçleri 2018 yılında, Şam’ın doğusunda kontrolu tamamen ele geçirdi.

İranlı yetkililer, Suriye gibi ülkelere yatırım yapmanın, İran’a uygulanan uluslararası yaptırımları hafifletme konusunda yararlı olacağını söylüyor.

İran Toplu İnşaat Ortaklığı’ndan Rahbar da “Bu uluslararası geri dönüşümü arttırmak ve denizaşırı ülkelerdeki inşaat kapasitemizden yararlanmak için çok iyi bir yol” değerlendirmesini yapıyor.

Uzmanlar İran inşaat şirketlerinin, Amerika’nın uyguladığı yaptırım sonrası, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerinde çalışamadıkları için ilgilerini Suriye ve benzer ülkelere kaydıracaklarını tahmin ediyor.

Masumi de “İranlılar yaptırımları aşmak için birçok yöntem geliştirdi. Ancak bu tarz büyük projeleri gerçekleştirmek için, hem İran hem Suriye hükümetlerinin büyük banka desteği gerekiyor” dedi.

Yerel haberlere göre, Suriyeliler’in Tahran’a yaptıkları ziyaretler ve son olarak Esat’ın yaptığı ziyarette, iki müttefik ülke arasındaki görüşmelerin ana maddesini finansal işbirliğinin arttırılması konusu oluşturdu.

Şii vaizin rolü

İran’ın Şam’da yaptığı gayrimenkul anlaşmalarında tanınmış Şii din adamı Abdullah Nazzam’a güvendiği bildiriliyor. Şam’daki dini yetkisini ve Suriye hükümetiyle ilişkilerini kullanarak Nazzam’ın, birçoklarını gayrimenkullerini İranlı işadamlarına satma konusunda ikna ettiği belirtiliyor.

Bazı uzmanlara göre, Şiiler’in çoğunlukta olduğu İran, kendisini Suriye’nin geleceğini inşa etmekte önde gelen bir oyuncu olarak konumlandırmaya devam ederken aynı zamanda Şam’daki birçok yerde ve Suriye’nin değişik bölgelerinde sistemli demografik değişiklikler yapmak istiyor.

Türkiye’deki Mardin Artuklu Üniversitesi’nden Ekonomi Profesörü Musallam Talaş, İran’ın Sünni olan birçok Suriyeli’nin savaştan dolayı yoksullaşmış olmasını kullandığını ve onlara evleri için hayır diyemeyecekleri rakamlar teklif ettiğini söylüyor.

Talaş Amerika’nın Sesi’ne yaptığı değerlendirmede, İran’ın özellikle Suriye’de konut sektörüne eğildiğini, çünkü İranlı yetkililerin bu sektörün gelecekteki öneminin farkında olduğunu belirtiyor.

Uluslararası Para Fonu IMF, Suriye’nin yeniden inşa edilmesinin yaklaşık 400 milyar dolar tutacağını söylüyor. IMF verilerine göre bu yatırımın yaklaşık yüzde 65’i konut sektörüne gidecek.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

ABD’den Türkiye’ye S-400 mühleti

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Rusya’dan satın almayı planladığı S-400 füze savunma sistemleriyle ilgili gerginlikte Washington yönetiminin Ankara’ya Haziran’ın ilk haftasının sonuna kadar mühlet verdiği bildirildi.

CNBC’nin haberine göre ABD Türkiye’den, Amerikan Patriot hava savunma sistemleri için anlaşmayı kabul etmek ya da S-400 alım anlaşmasına bağlı kalıp Amerikan yaptırımlarına maruz kalmak arasında seçim yapmasını bekliyor.

Konuyla yakından ilgili oldukları belirtilen ve ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırılan habere göre, Türkiye’nin S-400 anlaşmasını Haziran ayının ilk haftasının sonununa kadar iptal ederek ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi almaya razı olmaması durumunda, F-35 savaş uçakları programından çıkarılması, taahhüt edilen 100 F-35 savaş uçağının teslimatının iptali, ABD yaptırımları ve NATO’da olumsuz sonuçlar gündeme gelebilecek.

CNBC’ye bilgi veren kaynaklar bu sürenin uzatılmasının söz konusu olmadığını ve bunun ABD Dışişleri Bakanlığı’nın son teklifi olduğunu belirtti.

CNBC’ye konuşan bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi NATO üyesi ülkelerin NATO sistemleri ile uyumlu askeri ekipmana sahip olması gerektiğinin altını çizerek “Türkiye’nin S-400 teslimatını tamamlaması durumunda gerçekten çok olumsuz sonuçlarla karşılaşacağını vurguluyoruz” dedi.

Russland Moskau Treffen Wladimir Putin und Tayyip Erdogan

Türkiye geri adım atmıyor

S-400’lerin NATO sistemleriyle uyumlu olmadığını belirten ABD, uzun süredir Türkiye’ye Rus füze sistemini satın almaması için baskı yapıyor. Ankara’nın S-400 alması halinde Türkiye’nin F-35 programından çıkarılabileceği uyarısı yapan ABD’de son olarak Temsilciler Meclisi’ne geçtiğimiz günlerde söz konusu savaş uçaklarının Türkiye’ye teslimatının engellenmesini içeren bir tasarı sunuldu.

Ancak ABD’nin uyarılarına rağmen Rus füze sistemini almakta kararlı görünen ve Rusya’ya halihazırda bir ödeme yapmış olan Türkiye, S-400’lerden vazgeçmiyor. Hem Türk hem de Rus yetkililer, hava savunma sisteminin Türkiye’ye teslimatının Temmuz ayında gerçekleşeceğini belirtiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son olarak 19 Mayıs günü Rusya’dan satın alınan S-400 füze savunma sisteminden geri adım atmayacaklarını belirterek, S-400’ün ardındann S-500’ün söz konusu olacağını söylemişti.

DW/SSB, BK

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

ABD Şam rejimin ‘kimyasal’ kullandığından şüphe ediyor!

AleviNet

Published

on

Yazılı bir açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı, Suriye rejiminin 19 Mayıs sabahı ülkenin kuzey doğusunda, klor kullandığına dair belirtiler olduğunu belirtti.

Bakanlık Sözcüsü Morgan Ortagus, “Bu olaya ilişkin bilgileri toplamaktayız. Ama uyarımızı tekrarlıyoruz; eğer Esad rejimi kimyasal silah kullanırsa, ABD ve ittifakları hızlı ve uygun şekilde yanıt verecek” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, daha önce iki kez kimyasal silah kullanıldığı gerekçesiyle Şam rejimine yönelik saldırı emri vermişti. Han Şeyhun’da sarin gazı kullanıldığı yönündeki iddialar ardından Nisan 2017’de rejime yönelik iki saldırı düzenlenirken, bir yıl sonra bu kez Duma’da sivillere yönelik kimyasal saldırı iddiasıyla Fransa ve İngiltere hava saldırıları düzenlemişti. Suriye rejimi her seferinde kimyasal suçlamasını reddetmişti.

Morgan Ortagus, olayların açık olduğunu belirterek, “Esad rejimi, bizzat kendisi Suriye’de doğrulanmış kimyasal silah saldırılarının neredeyse tümünü gerçekleştirdi” dedi. Ortagus, Rusya’yı da Şam rejiminin kimyasal silah kullanmasına izin vermekle suçladı.

Suriye rejim güçler ve ittifakı Rusya, Nisan ayı başından bu yana İdlib bölgesindeki operasyonlarını yoğunlaştırdı. Bu bölge Rusya ile çete gruplarının hamisi Türkiye arasında Eylül 2018’de “çatışmasız bölge” olarak belirlenmişti.

Continue Reading

Dünya

BM: İdlib’de siviller ölüyor

AleviNet

Published

on

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakaları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Marta Hurtado, Salı günü Cenevre’de yapıtğı açıklamada, İdlib ve civarında devam eden çatışmalarda meydana gelen sivil kayıpların endişe verici olduğunu belirtti. Hurtado, Nisan ayı sonundan beri bölgedeki şiddettin aralarında pek çok çocuk ve kadının da bulunduğu 105 sivilin hayatına mal olduğuna dikkat çekti.

BM Yüksek Komiserliği, bölgedeki kayıplardan rejim güçleri ve müttefiklerini sorumlu tuttu. Sözcü Hurtado, can kayıplarının yanı sıra en az 200 bin kişinin de bölgeden kaçmak zorunda kaldığını vurguladı.

Rusya’nın destek verdiği Suriye ordusu, haftalardır “Suriyeli muhaliflerin son kalesi” olarak görülen İdlib’e hava saldırıları düzenliyor. Bölgede yaklaşık üç milyon sivil olduğu tahmin ediliyor.

BM Yüksek Komiserliği Sözcüsü Marta Hurtado, çatışan taraflara çağrıda bulunarak, okul, hastane ve yerleşim yerlerinin saldırıların dışında tutulmasını istedi.

İdlib'de binlerce kişi çatışmalardan kaçıyor.

İdlib’de binlerce kişi çatışmalardan kaçıyor.

İdlib neden önemli?

İdlib, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın 8 yıldır süren savaşta muhaliflere karşı zaferinin önünde duran son engel konumunda. Esad’ın kontrolündeki Suriye ordusu 2011’den bu yana muhalifleri bastırmış olsa da, muhaliflerin kontrolü elinde bulundurduğu son bölge İdlib.

Bu vilayetin Suriye ordusunun kontrolüne geçmesi, muhalif güçlerin Şam karşısındaki mağlubiyetinin nihai kanıtı olacak. Kentte veya kenti çevreleyen önemli otoyollarda kontrolün yeniden sağlanması, Esad’a çok önemli ekonomik kozlar verecek.

Ancak İdlib yalnızca Esad için önem taşımıyor. Vilayetin hemen yanı başında sınırı bulunan Türkiye, Esad’ın devrilmesi için yıllardır muhaliflere siyasi ve lojistik destek sağlıyor. Buna ek olarak Ankara’nın İdlib çevresinde 10’u aşkın askeri gözlem noktası bulunuyor ve Türk askerleri bölgede devriye faaliyeti yürütüyor.

Fırat Nehri'nin doğusunda oluşturulması planlanan güvenli bölgenin olası sınırları

Fırat Nehri’nin doğusunda oluşturulması planlanan güvenli bölgenin olası sınırları

Suriye iç savaşında bugüne kadar bir buçuk milyon kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişiyse yerinden edildi.

 

epd,DW,MK/GA

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI