Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Kadınlardan Erdoğan’a ‘ıslık’ tepkisi: Çoğalarak geliyoruz

AleviNet

Published

on

8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü sonrası hedef gösterilmelerine tepki gösteren kadınlar, direnişi yükselteceklerini belirterek, “Çoğalarak geliyoruz” mesajı verdi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle 17’nci Feminist Gece Yürüyüşü’nde bir araya gelen kadınların, ezanı ıslıkla protesto ettiğini ileri sürdü. Yürüyüşün çağrıcılarından konu ile ilgili anında açıklama yapılırken, kadınlardan da tepkiler gelmeye devam ediyor.
‘SÜRECE MÜDAHALE ETTİĞİMİZ İÇİN’ 
Yürüyüşe katılmak isteyen kadınların polisi ve giriş-çıkış yasaklarını protesto etmek için ıslık çalmaya başladıklarını söyleyen Emekçi Kadınlar’dan (EKA) Nurten Karahancı, “Neticede devlet açısından bu durumu kabullenmek kolay değil. Her yıl artarak sokakları işgal eden kadınlar olarak ‘biz buradayız, varız’ diyerek toplumsal sürece müdahale ediyor, yön veriyoruz. Özellikle; yaşamlarımızı alt-üst eden ekonomik kriz öfkemizi, hıncımızı daha da biliyor. Sistem çökerken sonunu kadınların getireceğini ve kendisinin varlığını tehdit eden bir güç olduğunu iyi biliyor. Bu nedenle 8 Mart yürüyüşüne saldırısı boşuna değil. Bu gücü kontrol edemiyor. Kontrol edemediğini kazanımlarımızı elimizden almaya çalışmasında, Abdurrahman Dilipak gibi dinci faşist bir adamın 8 Mart’a saldıran üslubunda, 8 Mart günü için Cuma namazı çağrılarında görüyoruz. Yükselen kadın mücadelesinin önünü kesmek için her argümanı kullanıyor, din gibi. Kadınların karşısına toplumun diğer kesimini saldırı gücü olarak kullanmak istiyor. Sivil faşistlerin Taksim’deki mekanlara saldırması, göz dağı verip sokağa özgürlük için çıkan kadınları korkutup evlerine hapsetmeye, kendi kokuşmuş sistemini yeniden üretmeye çalışmasından başka bir şey değildir” sözleriyle tepki gösterdi. “Burjuva iktidar için sonun başlangıcındayız” diyen Karahancı devamla, “Yeter ki özgürlüğümüzü kazanmak için vazgeçmeyelim ve mücadele edelim. Çünkü yaşam bizden yana” diye konuştu.
‘YÜRÜYÜŞÜN KAZANANI KADINLAR OLDU’
Kırkyama Kadın Dayanışması’ndan Tülay Korkutan da, her geçen sene güçlenen kadınların isyanının, mücadele azminin ve birlikteliğinin AKP iktidarı ve erkek egemen sistemi korkuttuğunu dile getirdi. Korkutan, “İktidarın, otoriter sistemini kurumsallaştırma yönünde çok yoğun baskı mekanizmalarıyla, tüm muhalefeti demokrasi, barış, özgürlük, eşitlik talep eden güçleri susturmaya çalıştığını her gün yaşıyoruz. Kadın hareketi ise tüm bu saldırılar karşısında güçlü yanıt verecek dinamikleri taşıyor. Bu yüzden yürüyüş engellenmeye çalışıldı, basınç uygulanarak katılım azaltılmaya çalışıldı. Ama bu baskı ve engellemeler fayda etmedi. Yine binlerce kadın toplandı, korkmadı ve geri adım atmadı. Sesini, sözünü polisin tüm müdahalelerine rağmen alandaki her yerde dile getirdi. Aslında 8 Mart Gece Yürüyüşü’nün kazananı kadınlar oldu” ifadelerini kullandı.
‘İNŞA SÜRECİNDEYİZ’
“Ezanı bahane ederek yapılan saldırıların sadece bu yürüyüşü zayıflatmaya çalışan bir müdahale olmadığı bir gerçek” diyen Korkutan, şöyle devam etti: “Uzun vadeli sistematik kadın hareketini zayıflatacak, kadın haklarına ve kazanımlarına yönelik saldırıları arttıracak bir dönemin inşa süreci içindeyiz. Patriarkayı güçlendirme mekanizmalarından başka en kirli yöntemlerini de hayata geçirmeye çalışacaklardır. Kadınlar olarak bunun farkındayız. Kadınlar, topyekun saldırılara karşı topyekun olarak direnişi yükselteceklerdir.”
‘HAYATLARIMIZA SAHİP ÇIKIYORUZ’
Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Sözcüsü Ezgi Bahçeci ise, 8 Mart’ta on binlerce kadının öfkesinin İstiklal Caddesi’ne aktığını belirterek, kadınların cinayetlere, şiddete, tacize ve tecavüze karşı artık yeter dediğine dikkat çekti. Bahçeci, “Görünmeyen emeğimize karşılık biz hayatın yarısıyız, emeğimiz bizim dendi. 8 Mart’ta haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz dendi. Cinsel istismarı meşrulaştıramazsınız, yasayı kadınlar size geçirtmeyecek dendi. 8 Mart’ta tüm baskılarınıza, engellemelerinize, gazınıza, copunuza karşı biz  kadınlar LGBTİ+’lar ‘buradayız, susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz’ dedi. 8 Mart’ta erkek adaletiniz batsın gerçek adalet istiyoruz dendi. 8 Mart’ta olan buydu” diye konuştu.
‘ÇOĞALARAK GELİYORUZ’
“8 Mart gecesi Taksim’de olmayan neydi peki?” diye soran Bahçeci son olarak, o gece hedef gösterdikleri gibi kadınların ezanı protesto etmesi diye bir durumun olmadığını söyledi. Bahçeci, “Söyleyen de, yazan da, çizen de çok iyi biliyor kadınların ezanı protesto etmediğini. Eylemin başından son anına kadar kadınların ıslıkları ve sloganları hiç durmadı, durmayacak da. Her fırsatta kadınlara saldırmayı görev edinen AKP ve yandaşları kadın düşmanlığını yalanla, iftirayla pekiştirmeye ve arttırmaya çalışıyor. Ancak biz kadınlar öyle haklıyız ki kadın düşmanlığı karşısında her gün çoğalarak geliyoruz. Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeye niyetimiz yok” diye konuştu.
MA / Necla Demir 
Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

ADFE Gençlik kampı başladı

editor

Published

on

By

Alevi Dernekleri Federasyonu Kadın ve Gençlik kampı İstanbul Kilyos’da bulunan Sarıyer Belediyesi Tesislerinde geçtiğimiz gün başladı.

Genel Başkan Celal Fırat dedenin katılımıyla gerçekleşen tanışma toplantısıyla başlayan kamp 5 gün sürecek.

Kamp’ın programı şöyle:

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

AABK: Kayyım, halkın iradesinin gasp edilmesidir!

editor

Published

on

By

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu yayınladığı yazılı açıklamayla HDP’li belediyelere kayyım atanmasına “Kayyım, halkın iradesinin gasp edilmesidir!” diyerek tepki gösterdi.

AABK’ın açıklaması şöyle:

AKP iktidarının, halkın Diyarbakır’da yüzde 63, Mardin’de yüzde 56.54 ve Van’da yüzde 53.83
ile seçtiği Büyükşehir Belediye Başkanlarını görevden alması ve kendi kadrolarını kayyum
olarak ataması, demokrasinin, hukukun ve vicdanların asla kabul edemeyeceği bir darbedir.

Bu karar demokratik bir seçim sonucu seçilen belediye başkanlarının haklarının kayyum yolu ile gasp edilmesidir. Daha ötesi bu isimlerin seçilmelerini sağlayan halkın iradesinin gasp
edilmesidir.

“Minareyi çalan kılıfını hazırlar” misali, adaylıklarında hiçbir hukuki engel bulunmayan, halkın lseçtiği belediye başkanları hakkında açılan adli-idari soruşturmalar bahane edildi. Tek adam rejiminin bir sonucu olarak, AKP iktidarı, halkın yerel yönetimlerdeki seçme ve seçilme hakkını yok eden merkezi vesayetçi dayatması ile hukukun ve demokrasinin en temel değerlerini, yok etmiştir.

31 Mart seçimlerinde, özellikle Kürt illerinde halkın çoğunluğunun desteğiyle seçilen Belediye Başkanlarının hakları, atanmış İçişleri Bakanının kararı ve atanmış valilerin kayyumluğu ile görevden alınmıştır. Her platformda statüko ile mücadele ettiklerini ifade eden mevcut iktidarın darbe dönemlerini bile mumla aratacak bu uygulamaları artık kontrolü kaybettiklerinin en net göstergesidir. Dünyanın her yerinde halkın iradesini ve seçim sonuçlarını yok sayan yönetim biçimine faşizm denir.

Demokrasinin beşiği ve okulu bildiğimiz yerel yönetimlere halkın katılım hakkı ile halkın seçtiği belediyelerin seçilmişlerden alınıp, atanmışlara teslim edilmesi, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Alevi toplumunun asla ve kata kabul edemeyeceği faşizan bir uygulamadır. Yerel seçim sonuçları, yenildiğini, güç kaybettiğini gören AKP’nin, HDP’nin halk tarafında seçilen belediye başkanlarını görevden alıp, kayyum rejimini kurumsallaştırması, Türkiye’de muhalefete
geçen tüm belediyelerinde bu kayyum rejimi üzerinden müdahale edeceğinin işaretidir.

“Sandık namustur” diyenlerin sandıkta kaybedince, demokrasi, vicdan ve hukuk dışı yollara başvurmasını ve halkın iradesini gasp etmesini, AABK olarak kınıyor ve bu karardan derhal vazgeçilmesini, talep ediyoruz.

Daha önce de, yine antidemokratik ve hukuk dışı yollarla Kürt illerinde seçilen HDP’li Belediyelere atanan kayyumlar, belediyeleri zarara uğratmış, israf politikaları ve şatafat gösterileriyle, halkın taleplerine ve iradesine karşı zararlar vermiştir. Halkın iradesi kişilerden ve kurumlardan daha üstün ve güçlüdür. Bugün demokrasi adına utanç verici bu kararları alanlarda er veya geç bu gerçekle yüzleşeceklerdir.

AABK olarak; Türkiye’yi uluslararası toplum nezdinde rezil eden, demokrasi ve hukuk
utancından derhal vazgeçilmesini, halkın iradesiyle seçilmelerine rağmen, görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan derhal görevlerine iade edilmesini talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla…

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

ADFE BAŞKANI CELAL FIRAT: KAYYUM ATAMALARINI KINIYORUZ

editor

Published

on

By

Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyum atanmasına yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.

Alevi Dernekleri Federasyonun Gençlik ve Kadın kampında yapılan açıklamada Fırat kayyumun demokratik siyaseti tasfiye etmek olduğunu kaydetti.

“SEÇİLMİŞ İRADEYE YAPILMIŞ BİR DARBEDİR”

” Yüzyıllar geçse de insan haklarını ihlal eden ve bireysel hürriyetleri esir alan tüm sistemler özgür ve demokratik bir toplumun gerekliliğini asla haklı görmezler” vurgusunu yapan Fırat, “Eleştirisel ya da siyasi katılım konusunda hoşgörüyü ortadan kaldıranlar, demokrasiden yana, demokratik siyasetten yana hep halkları kışkırtarak, kendi malları gibi gördükleri devleti yönetme çabasında olurlar.
Devleti aile şirketi gibi yönetmek isteyenler, vesayet makamının talimatına uyan kişileri halkın iradesi dışında kurumlara atayarak, halkın iradesine saldırır, halk iradesini yok sayar ve Özgürlüklere yaklaşımı sadece kendi hukukları ile sınırlandırırlar.
Halkın Büyük bir oy desteğiyle seçilen Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine atanan kayyumlar seçilmiş iradeye vurulmuş bir darbedir… Bu darbeyi yapanlar, özgürlüğü, eşitliği ve güvenliği ortadan kaldırmıştır” diye belirtti.

“BİR SONRAKİ YEREL SEÇİMLER İÇİN PANİKTİR”

Fırat kararın hukuku ve mahkemeleri hiçe saymak olduğuna dikkat çekerek, “Halkın oy vererek seçtiği yerel yöneticilerin yerine memur atamak halkın iradesine darbe yapmaktır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Yerel Yönetimler sözleşmesi olmak üzere demokratik uluslararası anlaşmalara, evrensel hukuka ve temel insan haklarına aykırı olan kayyum atamaları bir sonraki yerel seçimler için bir paniktir. Halkın tevazusunu kaybeden devlet yöneticilerinin bu topraklara kin, öfke ve nefreti yayarak düşmanlık duygusu yaratma istekleridir” dedi.

“KAYYUM ATAMALARINI KINIYORUZ”

Fırat Alevi Dernekleri Federasyonu olarak şu taleplerde bulundu:

” – Her türlü baskıcı otoriter ve siyasi davranışlar son bulmasını
– Belediyelere kayyum atanma uygulamasına son verilerek atanan kayyumlar yerine halkın seçmiş olduğu belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri görevlerine iade edilmesini talep ediyoruz.
Bu ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz:
– Devleti yönetmede ki siyasi mücadeleniz demokratik olmalı. Bu mücadeleniz hak ve hukuk çerçevesinde olmalıdır. Kayyum atamalarını kınıyoruz…
Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Egemenlik Kayıtsız şartsız Milletindir” diyoruz…”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI