Connect with us

.

Politika

Mansur Yavaş’tan Mehmet Özhaseki’ye zor soru: Peki ya çocuklar…

AleviNet

Published

on

Mansur Yavaş, 31 Mart yerel seçim kapsamında Karaşarlar Derneği’nin düzenlediği organizasyona katıldı. Yavaş, derneğe 3’üncü kez geldiğini vurgulayarak kendisini her dönem destekleyen Karaşarlılar’a teşekkür etti.

‘BİR DAHA ADAY OLMAM DA OLURSAM NİJERYALI DİYECEKLER’

Eskişehir Belediyesi’nin halk ekmeklerde süt satmaya başladığını, bunu söyleyince rakibi Mehmet Özhaseki’nin ‘Böyle çayla, sütle olmaz bu işler’ diyerek güldüğüne işaret eden Yavaş, “Bir de ‘çay dağıtıyorum’ diye benimle dalga geçti. Bir baktık çayı Cumhurbaşkanı dağıtıyor” dedi. Yavaş, “2009’da aday oldum, Sabah Gazetesi şöyle yazdı; ‘Beypazarı’nın çöplüğü bile turist çekiyor’. Biz aday olduk Karayalçın ve Gökçek vardı. İlk başta ‘Mansur Bey iyi adamdır’ diyorlardı, oylarımız artınca ilk iş Beypazarı’nın çöplüğünü çekip Sabah Gazetesi’ne haber yaptırmak oldu. Arkası geldi, ‘Mansur Yavaş genel başkan olacak’ deyip ortalığı karıştırdılar. Son gün de ‘Gökçek gidecek sol gelecek’ diye bir şey yayınladılar. 2014’te aynı şeyleri yaptılar, hatta fiili saldırıya bile uğradık İvedik’te. Bu seçimde aday olduk. Anket yaptırdılar. ‘Nereden bu Mansur Yavaş oy sağlıyor?’ Hatırlıyorsunuz 2009’da Erzurumlu dediler, 2014’te Tuncelili, Sivaslı dediler. Şimdi de Makedon olduk biliyorsunuz. Bir daha aday olmam da olursam ‘Nijeryalı’ falan diyecekler, gezdiriyorlar bizi” diye konuştu.

‘BİZİM HER ŞEYİMİZ AÇIK’

Kızılcahamam’da seçim çalışması yaparken 91 yaşındaki bir kadının kendisini evine davet ettiğini hatırlatan Yavaş, “Kızılcahamam’da 91 yaşında bir teyze hepimizi ağlattı. Beni yanına çağırdı, ‘Sabahlara kadar ağlıyorum, neden sana böyle iftira atıyorlar’ dedi. Onun da sebebi ne? Mansur Yavaş mal beyanını açıkladı. Bizim her şeyimiz açık. Karşımızdaki adamları biliyorsunuz beni didik didik etmişlerdir. En ufak bir şey olsa çıkarmazlar mıydı?” diye konuştu.

‘BUNLARIN HESABINI YARGIDA SORACAĞIZ’

Rakibi Özhaseki’nin mal beyanını açıkladığını hatırlatan Yavaş, şöyle devam etti:

“Çocuklarınkini açıklamamış, biz çocuklarımızınkini de açıkladık. Onunla ilgili söyleceklerimizi söyleceğiz. Kamuoyu kendisini kimin yönettiğini görsün. Bugüne kadar hep devlet memurluğu, bakanlık, milletvekilliği yaptı. Belediye başkanıyken mal beyanı İçişlerine veriliyor, milletvekili olunca da Meclis Başkanlığına veriliyor. Aldığı maaşlar belli, geliri belli. Benim 10 yıl belediye başkanlığından sonra bir 10 yıl da avukatlık yaptım. Biz açık açık açıkladık. Açıklamasında fayda var. Bu onları rahatsız etti. Bizi mağdur edip seçimi daha açık farkla kazanmamıza yardım ediyorlar. Allah onları şaşırtıyor. Bunların hesabını da yargıda mutlaka soracağız.”

‘KORKMUYORUZ’

Yavaş, Ankara’da duvara yazı yazan kişiyle ilgili “Yazarken fotoğrafları olmasına rağmen, apartmana girişi olmasına rağmen yüzü tespit edilemedi, hemen takipsizlik verdiler” dedi. Sahte senet ile icra takibi yaptığı iddiasıyla ilgili tartışmalara da değinen Yavaş, şunları söyledi:

“Bu şahıs benim paramı 2’nci kez istedi, ‘bedelsiz kalan senedi kullandı’ diye, ‘Bana mesaj çekti’ diye şikayet ediyor. İki tane savcı tam 1 yıl incelemiş. Adalet Bakanlığı’na yazıyor, ne tahsilat var ne de böyle bir olay var. Savcı yazmış ‘Evet mesaj çekmiş; ama bunların hiçbirinde suç unsuru yok, Mansur Yavaş hakkında kavuşturmaya gerek yok’. Adaylık kesinleşince Adalet Bakanı geri gönderiyor, ‘Tekrar soruşturma açın’ diye. Hemen savcıyı da değiştiriyorlar. Bu sefer de görevi kötüye kullanmadan dava açıyorlar. Pazartesi günü oraya itirazımızı yapacağız. Olur ya o da aynı kararı verirse bu sefer de bir itiraz daha Kırıkkale’ye. Yani ortada açılmış bir dava falan yok. O güne kadar seçim biterse belli davayı kapatacaklar. Ama seçimden önce ne yaparlar bilmiyorum, korkmuyoruz. Birilerinin direnmesi lazım. Bu iftiraları geçen dönemlerde de yaşadık. Birilerinin bu ülkede adaleti, hakkı, hukuku savunması lazım. İnşallah o görev de bize düştü. Sizin desteğinizle en az 10 puan farkla bu seçimi alacağız.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Almanya ‘güvenli bölge’den bihabermiş!

AleviNet

Published

on

Geçtiğimiz günlerde Sol Parti milletvekili Gökay Akbulut, Ankara ile Washington’un arasında anlaşmaya varılan “güvenli bölge” ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rojava Kürdistanı ile Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditlerini Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’ne sormuştu.

“Bilirkişi” konumundaki daire, Rojava Kürdistan’ın sınırında kurulan “güvenli bölge”nin uluslararası yasalara aykırı olup olmadığını ve Almanya’nın Erdoğan’ın işgal tehditleri karşısındaki yaklaşımına ilişkin kısa bir rapor hazırladı. Uluslararası medya kuruluşlarında çıkan haberlerin bir özeti andıran raporda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırı planlarına ilişkin somut bilgilerin olmadığı ifade edildi.

ALMANYA’NIN POZİSYONUNU AÇIKLAMADILAR!

Raporu hazırlayan uzmanların “Güvenli bölge” tartışmalarına ilişkin Almanya’nın pozisyonu açıklamaktan kaçındıkları görülürken, Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümet adına şu açıklamayı yapmaları dikkat çekti: “Federal Hükümet Türkiye- Suriye sınırında durumu tespit edecek bir malumata sahip değil.”

Türk devletinin Rojava ve Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditleri için ise Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi “meşru müdafaayı” gerektirecek gelişmelerin olmadığını ifade ederek, YPG güçlerinin sınırdaki ağır silahlarını çektiğine dair medyada çıkan haberleri hatırlattı.

Türkiye’nin Suriye politikası çerçevesinde Ankara rejimine silah ihracatının devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise Bilimsel Hizmetler Dairesi, bu konuda 2 Şubat 2018’de açıklanan raporun geçerliği olduğunu bildirdi. Türk devletinin Efrîn’e Alman yapımı Leopard tanklarıyla saldırısı sonrasında Sol Parti’nin talebi üzerine daire “Türkiye’ye yapılan tank ihracatının şu anki veriler ışığında uluslararası hukuku ihlal etmiyor” görüşünü öne sürmüştü.

Continue Reading

Politika

Van’dan Soylu’ya: Çok kalitesiz ve devşirmesin!

AleviNet

Published

on

19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı 29 gündür Demokrasi Nöbeti adı altında oturma eylemleri yapılıyor.

Van’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe Binası önünde devam eden eyleme, belediye eşbaşakanları, milletvekilleri, Barış Anneleri, HDP’liler, TJA’lılar, Kiği, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’nin (KAYYDER) temsilcilerinin de içinde olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Eylem yine polis ablukası altında gerçekleşti. “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldığı eylemde konuşan HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Amed ziyaretini sert bir dille eleştirdi.

Bu çerçevede esnaflara seslenen Bülbül, “Siz de gidin Süleyman’ın kapısında oturun. Süleyman’a deyin ki ‘Sen HDP’nin kapısında oturmak için bakan olmadın, sorunlara çözüm bulmak için bakan oldun.” şeklinde konuştu.

Bülbül, “Süleyman Soylu ve avanesi Kürt halkına, demokrasiye karşı her gün her dakika suç işliyor. Çocukları dağa gitmiş olan mazlum İnsanları kullanarak da suç işliyor. Biz o annelere diyoruz ki HDP’nin kapısı önünde oturmayın, içeri girin HDP çözüm kapısıdır. Süleyman Soylu çözüm bulamayıp tıkandığı için HDP’nin kapısına geldi” ifadelerini kullandı.

DEVLETİN BİR KAPISI YOK, SOYLU ÇOK KALİTESİZ

Bülbül, 17 bin faili meçhul cinayetin hesabının verilmesi gerektiğini belirtirken, katledilen Mehmet Sincar’ın, Musa Anter’in, Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un hesabının verilmediğini hatırlattı.

HDP’li vekil Bülbül, “Sizin kapınızda bütün Türkiye’nin oturması lazım değil. Sizin kapınız olsa Pir Sultan Abdal’ın tabiri ile ‘Bizim sorunumuz kapının ipi ile değil, o kapının sahibi iledir.’ Ama kapı yok, düşmanlığın da bir adabı olur. Süleyman Soylu sen çok kalitesizsin” diye konuştu.

“SEN BİR DEVŞİRMESİN”

Hükümetin organizesiyle HDP Amed İl binası önünde oturan bazı aileleri ziyaret eden Soylu’ya seslenen Bülbül, şunları belirtti:

“Süleyman Soylu, avaneni de al git Kandil’de oturma eylemi yap. Çocuklar Diyarbakır’da değil, Kandil’de. Sizin yönteminizle siyaset yapılmaz. Şah Hüseyin Kerbela’da beklerken yanında kimse gitmedi. Çünkü; Yezit her kapıya bir asker dikmişti kimse gitmesin diye. Süleyman Soylu, her sokağa bir TOMA koymuş, diyor; ‘HDP’lilerin yanına giden yok’ diyor. Sen bu TOMA’yı, gözaltı furyasını, işkenceyi, baskıyı kaldır bakayım Van nasıl yerinden sarsılıyor. Sen bize siyaset öğretemezsin, sen bir devşirmesin. AKP’ye, Tayyip Erdoğan’a küfür ve hakaret ederek geldin. Sen Fethullah Gülen ile birlik oldun AKP’yi vurmaya çalıştın. Şimdi AKP ile birlik olup bizi vurmaya çalışıyorsun. Bu siyasetin adı, hokkabazlıktır, düzenbazlıktır.”

“Biz belediyelerimizi tekrar geri alacağız” diyen Bülbül, şunları ekledi: “Ya seçimle ya hukukla ama bir şekilde alacağız. Hakkımızı yerde bırakmayacağız. Bu gökten parlayan güneş, kıpırdayan yapraklar, Van halkı şahit olsun ki, dünya insanlığı şahit olsun ki Süleyman Soylu ve zihniyeti kaybedecek, haklar kazanacak. Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet kazanacak. Hani tecridi kaldırmıştınız, hani söz vermiştiniz, hani Kürt Halk Önderi ile düzenli avukat görüşmesi olacaktı. Be hey yalancılar, be hey sahtekârlar bu ne biçim politikadır. Kendi sözünüzü tutmuyorsunuz. Kendi yasanıza uymuyorsunuz. Kendi yasanıza uyun. Sizin yasanıza göre Van’ın meşru başkanı Mustafa Avcı ve Bedia başkanımızdır. Kabul etmiyorsanız bunun adı faşizmdir.”

Bu açıklamaların ardından bir süre daha sloganlar ve ezgilerle oturma eylemi yapıldı ve sonlandırıldı.

Continue Reading

Politika

Taşçıer: Kürt sorunu çözülmeden kimse hakkını kullanamaz

AleviNet

Published

on

Mardin’de kayyum gasplarına karşı 29 gündür süren Demokrasi Nöbeti, HDP binası önünde devam etti. Eylemlerini Karayolları Parkı’nda yapmak isteyen HDP’lilere polislerce yine engel olunurken, zırhlı araç, gözaltı otobüsleri ve çevik kuvvet polisleri ile abluka altında tutulan il binası önünde oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminin ardından HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer açıklama yaptı.

YÜZ YILLIK İNKÂRA DİKKAT ÇEKİLDİ

Taşçıer, “Sadece bugün Kürt halkının iradesine kayyum atanmıyor. Tarihsel olarak baktığımızda 1924 yılında Türkiye’nin yeni Anayasası yapıldığında da Kürt halkı yok sayıldı. Bu da Kürt halkının iradesinin yok sayılmasıydı. Ardından yapılan değişikliklerde de Kürt halkının iradesi yok sayılmaya, Kürt halkı inkâr edilemeye bugüne kadar devam etti” dedi. Kürtlerin haklarını talep ettiklerini ve her dönem baskı ile karşılaştıklarını dile getiren Taşçıer, Şeyh Sait ve arkadaşlarının İstiklal Mahkemelerince idam edilmesini hatırlattı.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİ’

Taşçıer, 31 Mart seçimlerine de değinerek, önceki dönem yapılan kayyum atamalarına rağmen halkın tercihini yine HDP’den yana yaptığını söyledi. HDP Milletvekili İmam Taşçıer, AKP-MHP’ye “Ne olursa olsun, bu halk size destek vermeyecek” derken, şunları da söyledi: “Kürt sorununu çözmek adına bir adım atılmadığı sürece, Kürt sorunu çözülene kadar Türkiye’de Kürt halkının da Türk halkının da haklarını kullanması mümkün değil. Demokrasi de Türkiye’de hayat bulamayacak. Öncelikle Kürt sorunu çözülecek, ondan sonra hep birlikte çalışabileceğiz, kendimizi yönetebileceğiz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI