Connect with us

Politika

Mehmet Özhaseki’yi yakan belge ortaya çıktı

Published

on

AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki, hafta başında Habertürk TV’de “Türkiye’nin Nabzı” programına katıldı ve soruları yanıtladı. Gazeteci Sevilay Yılman’ın, Kayseri’de FETÖ’den tutuklu olanların, FETÖ lideri Fethullah Gülen’e ziyarete Mehmet Özhaseki tarafından götürüldükleri şeklindeki ifadelerini sordu.

Özhaseki bu soruya, “Her ifadeye gittiklerinde ‘Haseki’nin adını verin’ diyorlar. Ben birilerini alıp, Pensilvanya’ya götüreceğim ve duyulmayacak, böyle bir şey olabilir mi?” şeklinde yanıt verdi. Yılman’ın FETÖ lideri Gülen’i ziyaret için Pensilvanya’ya hiç gidip-gitmediğini sorması üzerine de, Özhaseki, “Hayır hiçbir işim olmadı. Yemin mi edeyim, Kuran’ı mı getireyim” dedi.

MEHMET ÖZHASEKİ, FETHULLAH GÜLEN’İN EN YAKININDAKİ İSME NE MEKTUBU YAZDI

Özhaseki, Pensilvanya’ya hiç gitmediği şeklinde konuşurken, MHP’de siyaset yapmış, İYİ Parti YİK üyesi emekli Hakim Kerim Yılmaz sosyal medya hesabından dikkat çeken bir belge paylaştı. “Pensilvanya’ya uçak dolusu işadamı götürüp hepsinin başını yakan; Boydak’ın ifadesiyle bizi O götürdü ama şimdi biz parmaklık arkasından bakıyoruz o bakan dediği Özhaseki, geçen gün gidişini inkar etmişti ya; bak şu mektuba” şeklinde mesaj yazan MHP lideri Bahçeli’nin bir dönem hukuk danışmanlığını da yapan Kerim Yılmaz, Mehmet Özhaseki’nin Mahmut Yeter’e yazdığı mektubu paylaştı.

Özhaseki mektubunda, ABD’de bulunduğu süre içinde programın başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi için çalışan Mahmut Yeter’e teşekkür ediyor ve kendisini Kayseri de ağırlamak istediğini ifade ediyor. Mahmut Yeter, FETÖ lideri Fetullah Gülen’in Pensilvanya’daki malikhanesinde çalışıyor ve firari durumda…

MEHMET ÖZHASEKİ’NİN ABD ZİYARETİNDEKİ FOTOĞRAF

İşadamı Nurettin Okandan, daha önce Mehmet Özhaseki’nin ve FETÖ’cülerin olduğu heyetin ABD’deki fotoğrafını yargılandığı mahkemeye sunmuş ve o fotoğraf haberlere konu olmuştu.İşte Mehmet Özhaseki’nin ABD’de FETÖ’cülerle çektirdiği fotoğraf: Kaynak: Mehmet Özhaseki, Gülen’in evinde çalışan isme gönderdiği mektup ortaya çıktı.

FETÖ SANIKLARI ÖZHASEKİ İÇİN İFADELERİNDE NELER SÖYLEMİŞTİ

FETÖ’den yargılan birçok isim Mehmet Özhaseki’nin kendilerini Pesilvanya’ya götürdüğünü, FETÖ’nün çalışmalarına destek verdiğini ifadelerinde anlatmıştı.

FETÖ sanığı Boydak Holding CEO’su Memduh Boydak, FETÖ’nün Melikşah Üniversitesi’nin yurdunu nasıl yaptırdıklarını şöyle anlatmıştı: “Yurtdışına yapılan bir geziyle ilgili de uçakta beni dönemin belediye başkanı Mehmet Özhaseki yanına çağırdı. Bana üniversiteye yurt yapacak hayırseveri bulduğunu söyledi.”

Holding’in Yöneticisi Hacı Boydak ise Pensilvanya ziyareti sorulunca mahkemede şunları söyledi: “Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin organize ettiği kardeş şehir Caroline ziyaretine o zamanki Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’nin isteği ile 9 işadamı ile birlikte katıldım.”

Ersin Kıranatlıoğlu, Kayseri’de oto satıcısıydı, akaryakıt istasyonları vardı. 2 Aralık 2016’da savcılığa verdiği ifadede itiraflarda bulundu. “Paralel devlet” toplantıları sorulduğunda başladı konuşmaya: “2005 veya 2006 yıllarında o dönem il imamı Mustafa Ali Gökbudak’ın talimatı ve daveti ile Boydaklar’daki toplantıya katıldım. Bu toplantıda dönemin valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı gibi isimler vardı.”

FETÖ’nün patron örgütü GESİAD’ın üyesi Fatih Şık, 22 Aralık 2016 tarihinde savcılığa girdi. Savcı Salih Kılıçdağı, katıldığı faaliyetleri sorunca konuştu: “2013 yılında Kimse Yok Mu Derneği’nin organize ettiği Mardin gezisine katıldım. Ben de kurban dağıttım. Benimle beraber Memduh Boydak, Mehmet Özhaseki, Hacı Boydak, Hamdi Kınaş gibi isimler vardı.”

Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 23 Kasım 2017 tarihli duruşmada yargılanan FETÖ hastanelerinin kurucusu Hüsamettin Keçeci’ydi. Nijerya’daki hastanenin hikâyesini o gün aktardı: “İşin içinde belediye başkanı, milletvekillerinin olduğu bir durumdur. Sen bu işin altından kalkarsın diye gönderildiğim bir durumdur.”

6 Haziran 2017 tarihli duruşmada bir iletişim operatörünün Kayseri’deki temsilcisi Mustafa Özlütürk, ekleme yaptı: “2009 ya da 2010 yılında KOSGEB destekli Kayseri işadamlarından 180 kişi belediye başkanı ve bürokratlarıyla Nijerya’ya gittik. Orada yemek verildi. Ertesi gün Mehmet Özhaseki’nin başkanlığında, Kayserili işadamları olarak buraya hastane yapılacağını para toplanması gerektiğini söylediler.”

İşadamı operasyonlarında tutuklanan İsmail Rüştü Talhaoğlu, 23 Ekim 2016’da cezaevinden mahkemeye bir mektup yazdı. Özhaseki’nin çocukları ile kendi çocuklarının aynı FETÖ okulunda öğrenci olduğunu anlatan Talhaoğlu’nun “birlikte sohbet oturmasında bulunduk” ifadeleri nasıl unutulur.

Etkin pişmanlıktan yararlanan Kayseri Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Nureddin Okandan 22 Eylül 2016’da verdiği ifadede meşhur ABD gezisinden şöyle bahsetti: “2011 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kardeş şehir projesi kapsamında ABD’ye gittik. Mehmet Özhaseki de vardı. Yarım saatliğine heyet olarak Fethullah Gülen’i ziyaret ettik.”

İşadamı Orhan Topçuhasanoğlu 16 Ocak 2017 tarihinde “itirafnamem” diyerek hapishaneden yazdığı mektupta sıra Bosna’daki FETÖ ziyaretlerine gelince söze şöyle başlayacaktı: “2011 ya da 2012 yılında o dönemin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki kardeş şehir gezisini GESİAD’dan organize etmesini istemiş.” Devamında FETÖ okullarına gidişlerini ve orada Özhaseki’nin yaptığı konuşmayı anlatıyordu.

Evindeki aramalarda kırmızı kurdele bağlanmış 1 dolarlar çıkan AKP’nin Kayseri İl Başkanı İşadamı Ömer Dengiz ise 9 Kasım 2016 tarihli ifadesinde, yaptırdığı FETÖ yurdunun hikâyesini şöyle aktaracaktı: “Haseki Başkanın teşviki ve yönlendirmesiyle Melikşah Üniversitesi’ne yurt yaptırdım. Bir nevi Haseki Başkan beni yurt yapılmasına teşvik etmiştir.” Dengiz, 11 Ocak 2017 tarihli ifadesinde ise Özhaseki öncülüğünde düzenlenen meşhur Nijerya gezisinden bir sahneyi şöyle anlatıyordu: “Gezi sırasında bir toplantı düzenlenmiş. Rahatsızlığım nedeniyle sonradan katıldım. Haseki Başkan elinde mikrofonla bir şeyler konuşuyor, yanındaki şahıs da not alıyordu. Arkadaşlara sorduğumda orada yapılacak hastane için para toplandığını öğrendim.”

Kayseri’de birçok benzin istasyonu olan Suat Somyürek, FETÖ’nün Melikşah Üniversitesi’ne yaptırdığı yurttan cezaevinden yazdığı mektupta söz ediyordu: “Mehmet Özhaseki Bey’in yönlendirmesiyle Melikşah Üniversitesi ile kız yurdu yapımı için protokol yaptık.”

Kayseri Ticaret Odası eski Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Cindoruk, verdiği ifadede belediyenin desteğini hatırlatıyordu: “2012 yılında Kayseri’de düzenlenen Türkçe Olimpiyatları’nın komitesine seçildim.(…) Ana sponsoru Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ydi. (…) 2013 yılında da aynı şekilde Türkçe Olimpiyatları Kayseri’de yapıldı.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Avusturya’da kaset skandalı: Erken seçim kararı alındı

Published

on

Başbakan Kurz, düzenlediği basın toplantısında, eski Başbakan Yardımcısı ve Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) Genel Başkanı Heinz Christian Strache’nin istifasını kabul ettiğini söyledi.

Kurz, FPÖ ile başarılı bir koalisyon oluşturduklarını ancak sürdürülebilmesi için çok fazla fedakarlık yaptığını, özellikle aşırı sağcı partiden kaynaklanan birçok ırkçı ve yabancı karşıtı olayla mücadele etmek durumunda kaldığını anlattı.

”ARTIK YETER”

Strache hakkında dün yayımlanan videonun ardından “Artık yeter” demek durumunda kaldığını ifade eden Kurz, “FPÖ hem Avusturya’nın imajını zedeledi hem de görevi olumsuz yönde kullanacağı izlenimi oluşturdu.” dedi.

”EN YAKIN ZAMANDA SEÇİM YAPILMASINI İSTİYORUM”

Kurz, bu koşullarda FPÖ ile koalisyonun yürümeyeceğini, Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ile de birçok konuda uyuşmadıklarını belirterek, “Cumhurbaşkanıyla yaptığım görüşmede erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledim, en yakın zamanda seçim yapılmasını istiyorum.” diye konuştu.

BAŞBAKAN YARDIMCISI İLE RUS YATIRIMCI ARASINDA GİZLİ GÖRÜŞME

Avusturya Başbakan Yardımcısı Heinz-Christian Strache’nin gizli görüntülerini konuşuyor. Strache’nin söz konusu görüntülerde bir Rus yatırımcıya seçimlerde maddi yardımda bulunması karşılığında kamu ihalelerinde kolaylık sağlama sözü verdiği iddia edildi. Strache, yoğun eleştirilerin ardından bugün görevinden istifa etme kararı aldı.

24 Temmuz 2017’de İspanya’nın İbiza adasında gerçekleştiği belirtilen gizli görüşmenin kayıtlarına göre, şu anda FPÖ Meclis Grubu Başkanı olan Johann Gudenus da görüşmede yer aldı.

Destek karşılığı ihale sözü vermişti: İstifa etti

Continue Reading

Politika

HDP: Cezasızlık geleneğine derhal son verilsin!

Published

on

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, yaptığı yazılı açıklamada “17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası vesilesiyle bir kez daha gözaltında kaybettirilen yüzlerce insanı anıyor, cezasızlık geleneğinin derhal sonlandırılması çağrımızı yineliyoruz” dedi.

Açıklamada, “Dünyanın birçok ülkesinde diktatör rejimlerin kullanmaktan imtina etmediği gözaltında kaybetme politikasının Türkiye’deki ilk adımı, 12 Eylül 1980 darbesinin gerçekleştiği gün atılmıştı. Bu tarihte üç kişi gözaltında kaybedilirken, ilerleyen günlerde bu sayı artmış, yalnızca birkaç gün içerisinde en az 15 yurttaş gözaltında kaybettirilmiş, 1990’lı yıllarda ise bu politika sistematik hale gelmiştir. Sistematikleştirilen bu politikanın ardında yatan mesaj çok açıktı: Muhalifleri yıldırmak, korku iklimini yaymak, itaatkâr bir toplum yaratmaktı” ifadeleri kullanıldı.

Başaran, devamla şunları belirtti: “Ancak bu karanlık tablonun içerisinde, İnsan Hakları Derneği ve Cumartesi İnsanları, yaratılmak istenen korku iklimine karşı hakikati ve kayıpları bulma arayışları ile bu politikayı teşhir etmiş, bu karanlığa adalet arayışlarını bıkmadan, usanmadan devam ettirerek ışık tutmuşlardır.

Kayıpları ararken kaybettirilmeyi göze alanların cesareti, bugün yaratılmak istenen benzer anlayışa meydan okumakta ve direnenlere umut vermektedir. Kayıp yakınları, devletin görevi olan gerçeği açığa çıkarma mücadelesini devam ettirirken, devlet erkanı ise Cumartesi İnsanlarının Galatasaray Lisesi önünde yıllardır sürdürdükleri barışçıl, sessiz eylemi yasaklamış, bu insanlara karşı polis şiddeti uygulamıştır. Adalet arayan ailelere şiddet uygulamanın yanı sıra, bu ülkenin adalet sistemi de gözaltında kayıpların ve faili meçhullerin yargıda devam eden dosyalarına beraat kararları vererek hakikat arayışına set çekmeye çalışmıştır. Ancak şu bilinmelidir kayıpların faillerini saklayan ve koruyan dönemin hükümetleri nasıl kaybetti ise bu geleneği devam ettiren yönetimler de kaybedecektir.

Bireyler, kaybettirildiklerinde bir anda dünyadan yok olmazlar; onları sevenlerin anılarında, hafızalarında ve arayışlarında ölümsüzleşirler. Kayıplar ölümsüzleşirken onları bulmak, onlara adaleti tesis etmekten geri duran devletler ve hükümetler ise insanlığın hafızasında mahkûm edilirler.

17 yıldır ülkeyi yöneten anlayışa, kayıpları bulma yükümlülüklerini hatırlatıyor, Birleşmiş Milletler Kayıplar Sözleşmesini imzalamaya davet ediyoruz ve yineliyoruz: Kayıplar bulunsun, failler yargılansın.”

Continue Reading

Politika

Öcalan kararı HDP oylarını etkileyecek mi?

Published

on

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün İmralı’daki cezaevinde bulunan Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırıldığını açıklamasının ardından Ankara’da siyasi çevrelerde öne çıkan “Hükümet 23 Haziran öncesinde ne yapmaya çalışıyor? HDP oylarına mı talip?” sorularına yanıt aranıyor.

CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç, hükümetin bu hamlesini “Yaptıkları şeyin neye denk geldiğine bakılmalı. Neden daha önce değil de, şimdi? Zamanlaması manidardır. Türkiye’de toplumu ayrıştıran, bölmeye çalışan bir iktidar var” sözleriyle değerlendiriyor. Özkoç, ana muhalefet partisi CHP’nin bu konudaki yaklaşımı konusunda DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Kendi içimizde ayrıca değerlendiriyoruz ama birtakım şeyler de çok ortada” diyor.

Özkoç, hükümetin 23 Haziran’da tekrar edilecek İstanbul seçimini genel seçim havasında yürütmek niyetini açıkça ortaya koyduğunu belirtirken, muhalefetin ise İstanbul seçiminin bir yerel seçim olduğu, halkla iletişimini bu yönde yürüttüğü konusunda kararlılıkla ilerlediğini anlatıyor.

Özkoç, “İstanbul’da 16 milyon insan yaşıyor ve hepsi ayrıştırmadan, köken sorgulamadan kendilerini doğru düzgün yönetecek bir belediye başkanı istiyor. Hepsi, kendilerini 18 gün yöneten Ekrem İmamoğlu’nun elinden mazbatasının neden alındığını çok iyi biliyor” diyor. Halkın hükümetin her açıklamasını sorguladığını, samimi bulmadığını öne süren Özkoç, Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırılmasının da halkta karşılığı olmayacağı mesajını veriyor.

HDP: Seçmenimiz kolay avlanabilir bir seçmen değil

HDP TBMM Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırıldığına dönük açıklamanın HDP seçmenini etkileyip etkilemeyeceği konusunda DW Türkçe’ye “Oylara çok büyük bir etkisinin olacağı kanaatinde değilim. Şunu da herkes bilsin ki; HDP seçmeni kolay avlanabilir bir seçmen değildir” diyor. Oluç’a göre Adalet Bakanı Gül’ün açıklaması hükümetin bir “açılımı” olarak da nitelendirilmemeli. Bakan Gül’ün Öcalan’ın avukatlarıyla görüşebileceğini söyleyerek hukuki bir duruma işaret ettiğini anlatan Saruhan Oluç, “HDP’ye hediye edilmiş bir durum yok ortada. HDP seçmeni de bilinçsiz bir seçmen değil. Herkes, neyin ne olduğunu biliyor” diye konuşuyor.

Saruhan Oluç (DW/T. Ögreten)

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç

Avukatların Öcalan’la en son 2 Mayıs’ta görüştüğünü ancak bu görüşmenin arkasının gelmediğini hatırlatan Oluç, “Mesele sadece tecritin sona erdirilmesi değil, mesele insan hayatıdır” sözleriyle de cezaevlerinde süren açlık grevlerine dikkat çekiyor. Üç bin kişinin açlık grevinde, 30 kişinin ölüm orucunda olduğunu ve bu durumdan çok kaygılı olduklarını anlatan Saruhan Oluç, “Hükümet açılım yapacaksa, cezaevlerindeki bu durumu sonlandıracak adımlar atmalıdır. Açlık grevleri çok kritik bir noktaya gelmiştir. Grevlerin bitmesi için yeni bir karar alınacak mıdır, Öcalan’la görüşme yasağının fiilen sürdüğünü açıklayan avukatların Öcalan’la yeniden görüşme yapması için adım atılacak mıdır?” diye soruyor.

İyi Parti: Dertleri oy devşirmek

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da, Adalet Bakanı Gül’ün açıklamalarıyla hükümetin 23 Haziran için HDP’li seçmenden oy devşirme niyetini ortaya koyduğunu söylüyor. Türkkan, “Zamanlamanın manidar olmadığını söylemek mümkün değil. Bahçeli işaret verdi, hükümet harekete geçti. Seçim öncesinde açıklama yapıyorlar ki seçmene oynasınlar. Ama HDP seçmeninin iktidara prim vermediğini, vermeyeceğini görmek gerekiyor” diye konuşuyor.

AKP: Seçime endeksli konu değil

AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, HDP’nin “cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin ve görüş engelinin ortadan kaldırılması” amacıyla mecliste gündeme getirdiği araştırma önergesinin tartışmaları sırasında Öcalan’la görüşme meselesinin uzun zamandır devam ettiğini, “sekiz yıldır görüşme yok” ifadesinin de doğru olmadığını söylemişti. Yayman hükümetin bu konuda sürekli teması, arayışı ve çalışması olduğunu dile getirmişti.

Hüseyin Yayman AKP Türkei ( DW/H. Köylü )

AKP Milletvekili Hüseyin Yayman

Yayman, DW Türkçe’ye Öcalan’ın görüşme yasağının kaldırılmasıyla ilgili olarak muhalefet eleştirilerini değerlendirirken zamanlamanın manidar olmadığı mesajını veriyor. Yayman, “Bu konu seçim endeksli bir konu değildir. Hükümetimizin tavrı çok nettir. Milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve çözüm süreci için çok önemli adımlar attık, riskler aldık. Ama PKK terör örgütü sürekli bu durumu sabote etti, silahla karşılık verdi. Terörle mücadele ve milli birliğimiz için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” diyor.

Erdoğan’a 19 Mayıs tepkisi

Muhalefet cephesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Samsun’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için düzenlenecek resmi törenlere HDP’yi davet etmemesine de tepki var. CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Bu tür milli olaylarda, devlet protokolünü ilgilendiren olaylarda davete zaten gerek yok. Kimse, kimseye bir şey bağışlamıyor, bir lütufta bulunmuyor. Devlet protokolü bellidir” derken, HDP’nin mecliste temsil edilen bir parti olduğuna dikkat çekiyor.

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, “Bizim zaten Samsun için daha önceden planladığımız bir programımız vardı. Erdoğan’ın doğrularıyla hareket etmiyoruz” derken, HDP’li Saruhan Oluç da “Erdoğan’ın, tüm partilere eşit yaklaşmadığı ortada. Bir cumhurbaşkanı gibi değil de, AKP Genel Başkanı gibi davranıyor. Biz, mecliste üçüncü partiyiz. Erdoğan’ın ayrıştırıcı tavrı bu gerçeği değiştirmiyor” açıklamasında bulunuyor.

 

Hilal Köylü/Ankara

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI