Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

ÇHD’li avukatların davasında gerginlik! Sanıklar salondan çıkartıldı

AleviNet

Published

on

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da aralarında bulunduğu 20 avukatın yargılanmasına bugün de devam ediliyor. Mütalaaya karşı sözlerini söyleyen avukatlar mahkemeden dışarı çıkartıldı.

Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının da aralarında bulunduğu avukatlar ‘adil yargılanma’ talebi nedeniyle başladıkları açlık grevinin 54. gününde Silivri Cezaevi kampüsü içerindeki mahkeme salonunda bir kez daha hakim karşısına çıktı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, Heyet duruşmaya başladıktan sonra iki sanık salona alındı. Savcılığın mütalaası üzerine sözleri sorulan avukatlar ‘reddi hakim’ talebinde bulundu.

Teker teker söz alan sanık avukatlar, hakimin reddini istemelerinin nedenini açıkladı. Söz alan Selçuk Kozağaçlı, “Kişisel olarak hiçbir problemim yok, sizinle tanıştığıma çok memnunum, çünkü sizi birisi anlatsa, gözümle görmesem inanmazdım. Karşılıklı biz hiçbir şey değiliz, arkadaş değiliz, meslektaş değiliz. Kişisel olarak size hiçbir şey demeyeceğim ancak siz suç işliyorsunuz. Ben buraya sizi itham etmek için çıktım, bu sebeple bana “Beni itham etmeyin.” demeyin. Suç itham etmem başkanın şahsınadır ancak siz diğer üyeler, Akın Beyi maşa gibi kullanıyorsunuz oysa siz bu suçları iştirak halinde işliyorsunuz. Bu sebeple başkan hakkında söylenen her şey size de söylenmiş sayılır. Dün bir grup yargıç, savcı, adli kolluk hakkında hüküm kuruldu. Bu grubun adı 17-25 Aralık grubu. Sizin dosyanızın %50’sini oluşturan evrak kısmını hazırlayanlar. Şimdi o yargıçlar yan komşum.

Onlardan bir tanesi dedi ki: Selçuk Bey, sen benim hakkımda hep kötü düşünürdün, bunlar daha kötü değil mi? Ben de ‘Hayır, hepiniz hep aynısınız, sadece kürsüde değilsiniz.’ dedim.

Mahkeme Başkanı Akın Gürlek’in; Berk Ercan’ın devşirilişine katıldığını düşünüyorum, kollukla birlikte bu tanığa yalan beyanda bulunması için parasal ve manevi destek olduğunu düşünüyorum. Adalet Bakanlığı Teftiş Kuruluna, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuyorum. Mahkeme başkanı olan sizin, bir örgüt üyesi olduğunuzu düşünüyorum.Bütün meslek hayatımı gözden geçirdim, acaba hiç bir hakim mütalaa için bir savcıyı zorlamış mıdır, diye, yok. Sadece bir tane örnek var, o da kadın hakim hamile imiş, o şekilde olmuş, cumhuriyet tarihinde yok.

Bu yaptıklarınız hukukta asılı kalacak mı, bir beş yıl sonra sizin bu yaptıklarınızı nasıl temizleyeceğiz, diye konuşuyoruz. C. Savcısı da siz olun, İstinaf Başkanı da siz olun, var mı böyle bir şenlik. Yok mu İstanbul’da başka bir mahkeme başkanı, Sulh Ceza’dan beri bizi takip ediyorsunuz.” diye konuştu.

Mahkeme Kozağaçlı’yı bu sözlerden sonra karar alarak salondan çıkardı. Salonda oluşan tepkilerin ardından yargılanan tüm avukatlar salonu terk etti. Tepkiler üzerine heyet sanık avukatlarının ve seyircilerin de salondan çıkartılmasına karar verdi. Duruşmaya verilen ara sırasında salondan çıkartılan Kozağaçlı heyete “Sadece sizi değil, sizi ve temsil ettiğiniz her şeyi, ahlakınızı reddediyorum.” diye seslendi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’de 1 milyon mayın toprak altında

AleviNet

Published

on

Geçen hafta Tunceli’de iki çocuğun topraktaki patlayıcının patlaması sonucu yaşamını yitirmesi, gözleri bir kez daha Türkiye’nin “mayın” gerçeğine çevirdi. Türkiye’de 1 milyondan fazla mayının ve sayısı bilinmeyen el bombası, havan topu gibi patlayıcıların toprak altında bulunduğuna dikkat çeken uzmanlar, devletin vakit kaybetmeden ‘Mayın İmha Eylem Planı’ hazırlaması gerektiğini söylüyor.

Türkiye’de 1950’li yılların ortalarından bu yana giderek büyüyen bir sorun haline gelen mayınlı araziler, can almaya devam ediyor. Son olarak geçen hafta Tunceli’nin Ovacık ilçesine bağlı Bilgeç köyünün Çakılyayla mezrasında, patlayıcıya basan 8 yaşındaki Ayaz Güloğlu ve 4 yaşındaki kardeşi Nupelda Güloğlu hayatını kaybetti. Tunceli Valiliği’nden yapılan açıklamada, söz konusu patlayıcılara ilişkin “Bölücü Terör Örgütü mensuplarınca araziye önceden yerleştirildiğinin değerlendirildiği” bilgisi verildi. Ayaz ve Nupelda kardeşlerin ölümü, özellikle sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.

35 yılda 1409 kişi öldü

Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda mayın ve patlayıcılar nedeniyle gerçekleşen ölümler uzun yıllardır sürüyor. Kara Mayınlarının Yasaklanması Uluslararası Kampanyası – Misket Bombaları Koalisyonu’nun (ICBL-CMC) araştırma birimi olan Kara Mayınları İzleme Örgütü’nün (MONITOR) 2018 raporuna göre Türkiye, sınırları içerisinde 100 kilometrekareden fazla mayınlı alana sahip 10 ülkeden biri. Bu ülkeler arasında Afganistan, Angola, Irak ve Yemen yer alıyor.

Aynı rapora göre, Türkiye’de son 35 yılda Türkiye’de 1409 kişi mayın patlaması ya da topraktaki patlayıcı malzemenin infılak etmesi sonucu yaşamını yitirirken, 5432 kişi ise yaralandı. Yalnızca 2017’de patlama sonucu hayatını kaybeden 42 kişiden 23’ünü ise çocuklar oluşturdu. Bu 23 çocuğun 16’sının cinsiyeti, patlamanın şiddeti ile vücutlarının paramparça olması nedeniyle tespit edilemedi.

Srebrenitsa'da bir mayınlı alan

Srebrenitsa’da bir mayınlı alan

Türkiye, imha sürecini 2022’ye erteledi     

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Birleşmiş Milletler (BM) üyesi 164 ülkenin taraf olduğu Mayın Yasağı Anlaşması kapsamında, bu ülkeler topraklarındaki mayınları imha etmekle yükümlü. Ancak Mart 2004’te Ottowa Sözleşmesi’ne imza atan Türkiye’ye yönelik, mayın temizleme ve mayın imhasına ilişkin olarak uluslararası kuruluşları bilgilendirme konusunda yetersiz bir performans sergilediği eleştirileri yapılıyor.

Türkiye’nin Ottowa Sözleşmesi gereğince 1 Mart 2014’e kadar elindeki mayınları temizlemiş olması gerekiyordu. Ancak Türkiye, 2014’te ek süre talep ederek imha sürecini 2022’ye kadar erteledi. Son olarak 2017’de toprak altındaki 26 bin 381 mayını imha ettiğini açıklayan Türkiye’nin mayın temizleme işini ağırdan aldığını öne süren Tunceli Barosu’ndan Avukat Barış Yıldırım, son ölümlerin Tunceli’de yaşanmasının da tesadüf olmadığını söylüyor.

Tunceli il sınırları içerisinde 10 bin 557 adet anti personel kara mayınının faal biçimde toprak altında olduğunu kaydeden Avukat Yıldırım, şöyle konuşuyor: “Özellikle 90’lardan bugüne kadar köy boşaltmaları ile yaklaşık 40 bin kişi bu bölgede yer değiştirdi. Son yıllarda bu köyler altyapıları olmamasına ve mayın incelemesi yapılmamasına rağmen tekrar yaşama açıldı. İnsanlar köylerine geri döndükçe, topraktaki mayınlar ve patlayıcılar imha edilmediği için ölümler yaşıyoruz.”  

Bölgede kullanılan mayınların ömrünün insan ömründen uzun olduğunu ve yüzde 75’i dağlık arazi olan bölgede yaşanan heyelan ve yağışların bu mayınların yerlerini değiştirmeye başladığını ifade eden Barış Yıldırım, “Başta bölgemiz olmak üzere tüm mayınlı bölgelere yönelik bir ‘Mayın İmha Eylem Planı’ hazırlanması gerekiyor. Aksi takdirde, ne yazık ki insanlarımızı, çocuklarımızı kaybetmeye devam edeceğiz” diye konuşuyor.

Toplam 1,1 milyon mayın

Mayınsız Türkiye Girişimi verilerine göre, halihazırda Türkiye’de 839 bin anti-personel kara mayını, 164 bin 797 adet anti-tank mayını olmak üzere bir milyon 101 bin 389 adet mayın bulunuyor. Toprağa gömülü olan el bombası, havan topu ve roket gibi patlayıcı maddelerin sayısı ise bilinmiyor. Mayınlar Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Hatay, Iğdır, Kars, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Dersim ve Van’da olmak üzere toplam 3 bin 174 alanda bulunuyor.

“İç bölgelerde 100 bin mayın var”

DW Türkçe’ye konuşan Mayınsız Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten, Ottowa Sözleşmesi’ne göre Türkiye’de devletin mayınlı bölgelerdeki sivilleri korumak için 2004’ten bu yana ciddi bir seferberlik içine girmesi gerektiğini söylüyor. Ancak son 15 yıldaki pratiğin böyle olmadığını ve sivillerin mayınlı bölgelerden uzak tutulması ve mayınlı arazilerin işaretlenmesi gibi önlemlerin alınmadığını kaydeden Öğreten, halen doğu ve güneydoğuda çoğunluğu sınır bölgelerinde olmak üzere 1 milyonu aşkın mayının toprak altında olduğunu, bu mayınlardan 100 bin tanesinin ise iç bölgelerdeki yerleşim yerleri ile iç içe olduğu uyarısında bulunuyor.

“En fazla çocuklar zarar görüyor”

Son yıllarda özellikle topraktaki mayın ve patlayıcılar nedeniyle yaşamını yitiren çocuk sayısının giderek arttığına işaret eden Öğreten, “Bölgedeki çocuklar özellikle yaz aylarında köylerine gidiyor ve burada kırsal alanlarda oyun oynarken ya mayına basıyor, ya da bir patlayıcı bulup karıştırıyor ya da uzağa atmak isterken patlamasına neden oluyor. Mayın tehlikesinden en fazla çocuklar zarar görüyor” diye konuşuyor.

Devletin iç bölgelerdeki mayınları temizlemek yerine başta Suriye ve Irak sınırı olmak üzere, sınır bölgelerindeki mayınların temizliği ile uğraştığını dile getiren Öğreten, “Güney sınırına duvar inşa edilmesi nedeni ile burada mayın temizliği ve yer değişikliği yapılıyor. Ancak, ölüm olaylarının yaşandığı iç bölgeler için kayda değer bir çalışma yapılmıyor” diye konuşuyor. Mayınsız Bir Türkiye Girişimi olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na mayınlı bölgelerdeki okullarda ‘patlayıcılardan korunma’ üzerine bir ders konulması önerisinde bulunduklarını anlatan Öğreten, henüz bu konuda olumlu bir geri dönüş alamadıklarını da sözlerine ekliyor.

Aram Ekin Duran

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Bitlis’te askeri araca roketli saldırı! 1 binbaşı öldü

AleviNet

Published

on

BİTLİS Bölükyazı köyü yakınlarında askeri araca roketli sadırı düzenlendi. Saldırıda 1 binbaşı öldü, 1 güvenlik korucusu ile araç sürücüsü yaralandı.

Saldırıda ağır yaralanan binbaşı Bitlis Devlet Hastanesi’nde tedavi altına aşındı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bölgede operasyonların başlatıldığı belirtildi.

Öte yandan Irak’ın Kuzeyi Hakurk bölgesinde PKK’liler ile girilen çatışmada Piyade Uzman Onbaşı Mustafa Ünal öldü. Piyade Uzman Onbaşı Mustafa Ünal’ın haberi, Konya’nın Çeltik ilçesindeki ailesine ulaştı.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Kışanak ve Tuncel’e verilen ceza bozuldu

AleviNet

Published

on

DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve Amed Büyükşehir Belediye eski Eşbaşkanı Gültan Kışanak hakkında verilen ceza İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu. 2 yıldan fazla süredir tutuklu bulunan Kışanak ve Tuncel’e, “Örgüt kurma ve yönetme”, ve “Örgüt propagandası yapma” iddialarıyla hapis cezası verilmiş, Kışanak 14 yıl 3 ay, Tuncel’e de 15 yıl hapis cezasına mahkum edilmişti. Antep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucu Tuncel ve Kışanak hakkındaki karar bozuldu.

Kararı, Avukat Mehmet Emin Aktar, sosyal medya hesabından duyurarak, “Gültan Kışanak ile Sabahat Tuncel’e de ceza verilen bu karar Gaziantep BAM tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucu 17.07.2019 tarihinde bozulmasına karar verilmiştir” dedi.

Antep BAM’ın kararı sonrası dosya tekrar ilk derece mahkemesine gönderildi.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI