Connect with us

.

Politika

Millet İttifakı’ndan Antalya’da ortak miting

AleviNet

Published

on

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Antalya’da. Kepez Miting Alanı’nda düzenlenen miting İstiklal Marşı ile başladı. Millet İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye adayı Muhittin Böcek konuşmasında söz sahibinin Antalyalılar olacağını belirtti.

BÖCEK: HESAP SORMAYA GELİYORUZ
Amacımız Antalya’nın refah seviyesini yükseltmek. Antalya’yı geleceğe hazırlıyoruz.

Bizim projelerimiz ranta değil halka dönük. 31 Mart gecesi Antalya’da herkes kazanacak. Antalya’ya sözümüz var, yapacak gücümüz var. Ant olsun Antalya’ya çok çalışacağız, birlikte başaracağız. Dertlere derman olmak için geliyoruz. Bugüne kadar yapılan tüm yanlış projelerin, yaptıkları adrese teslim ihalelerin hesabını sormaya geliyoruz. Ben sen yok, biz varız. Biz birlikte yaparız. Cumhuriyetle kalın, Atatürk’le kalın, sevgiyle kalın…

‘ANTALYA TERÖRİSTLERİ NASILSINIZ’

“Sayın Erdoğan beni 250 milyon TL, 50 milyon dolarlık mahkemeye verdiğini söyledi. Beni zahir Mehmet Cengiz zannetti. Sayın Erdoğan olsa dükken senin. Ama yok emekli maaşıma haciz koydurursun olur biter. Çok kızdıysa terörist işine söyleyeyim mi var mısınız? Antalya’nın teröristleri nasılsınız, iyi misiniz? Battı balık yan gidermiş, bir dahakine 500 milyon versin. Muhittin Böcek’in rakibi Tayyip Erdoğan, ilçe belediye başkan adaylarının rakibi de Erdoğan.

Peki Sayın Erdoğan yerel seçimlere neden bir savaş alanına dönüştürmek istiyor? Çünkü söz bitti, kutuplaşacaksınız. Yanan mutfak, çiftçinin öldürülmesi bunlar konuşulmayacak. Onun için savaş alanına çevirdi ortalığı. Burayı şereflendirdiniz ilgili arkadaşın sinirlerini yineden bozdunuz. Bana ve Sayın Kılıçdaroğlu’na PKK’lı dedi. Buradan kendisine sesleniyorum PKK’lı isnatında bulunmak çok ayıptır ayıp. Senin karşında Meral Akşener var. Hendekleri kazdıran sensin. Peki bu hendekleri 793 şehitle kapatan kim bu milletin evlatları.

‘EYT’LİLER ŞANSLI BİZE TERÖRİST DEDİ’

Antalyalı şahittir şahit. Kimin yalancı kimin dürüst olduğuna. Bütün bunlar ekonominin konuşulmaması için ortaya atılan iftiralardır. Turizm ne durumda, turizmden memnun musunuz? E önüne gelene tepki koyuyorlar ya. Antalya turizminin Antalya’ya gelen turistlerin 3 ülkeye bağlı olması doğru mudur? Neden yapmıyorlar çünkü vizyonları yok. Sayın böcek öncelikle turizm konusunda elinizden gelenleri büyük bir vizyonla ortaya koyacaksınız. Çiftçi öldü öldü. Narenciyenin merkezi Antalya, 15 milyon dolarlık narenciye suyu için ithal eden devlet. EYT’lilere türedi dedi ama siz şanslısınız bize terörist PKK’lı dedi.

Domates üreticileriyle devlet kavga ediyor. Devletin görevi çiftçinin ucuza üretim yapmasını sağlamaktır. Mazottaki ÖTV’yi onlar indirmezlerse siz indireceğiz. Haşır haşır fabrika sattılar. Biz yeniden fabrikalar açacağız. Üretimi hem çiftçilikte hem tarımda hem de sanayide öne koyarsanız okumuş insana ihtiyaç duyarsınız. Üniversite gençlerimiz işsiz. KPSS’de hepsi haksızlıklara uğruyor. 17 yıl boyunca büyük bir imkan tanıdınız, yetmedi başkan yaptınız. Hani 24 haziran’dan sonra her şey uçacaktı? Daha kötüye gittiniz. Antalyalılara bu arkadaş size ihanet etti. Ne istediyseniz verdiniz. Dün sizin arasındaydı milletin adamı dediniz milletin adamlığına ihanet etti. Bir kibir abidesi oldu. 31’inde hep beraber dediniz ki kibirlenme padişahım senden büyük Allah var Allah. O kulağı tekrar çekeceksiniz. Mansur Yavaş’ı bu şekilde apaçık tehdit edebilir mi? Bu kulağı çekeceksiniz.

‘TENCERE BÜTÜN İKTİDARLARI SALLAR’

31’inde her şey devam ettiği taktirde ertesi gün zam yağmuru ile kalkacaksınız. Tencere bütün iktidarları sallar, rahmetli Demirel’in bir sözü. O kulağı çekin, öyle çekin ki bu kilak morarsın. 31’i akşamı o kulak çekilmelidir. Bize PKK’lı dedi ya biz bugüne kadar MHP’nin ve AKP’nin seçmenine kardeşimizdir demekten başka bir şey demedik. Sayın Erdoğan son zamanlarda çok milliyetçi oldu çok. Daha önce de bu ülkücüler Fatiha bilmez dedi. Şimdi Fatiha bilmez dediği ülkücüler ırkçı kaftasçı diyenlerle birlikte olacak mısınız? Sayın Erdoğan’ın ağzından Türk sözünü duyamadık. Ne mutlu Türk’üm diyebilecek mi? Bizim belediye başkanlarımız hırsızlık yapmayacaklar. Çalmayacaklar, çaldırmayacaklar. İnsan ayırmayacaklar. Biz 81 milyonuz. Elimizde nüfus cuzdanı var. Ağa da budur, paşa da budur torpil de budur. “

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN AÇIKLAMALARINDAN SATIR BAŞLARI

Sayın genel başkanımız, sayın Akşener, Türkiye’nin temel sorunlarına değindi. Bu sorunları hepimiz biliyoruz. Türkiye’nin sorunları var, bu sorunlar çözülmeyecek sorunlar değildir. Bu sorunları aşmak mümkün. İnsan potansiyeli, güzel coğrafyası, denizi, gölü, insanlarıyla biz bu sorunları aşabiliriz.

Birlikte mücadee edeceğiz. Hiçkimsenin önünde diz çökmeyeceğiz. Herkes şunu bilmeli CHP, İYİ Parti ve SP’nin Belediye Başkanları kazanırsa tüm dünya şunu söyleyecektir. Halk demoktariden yana oyunu kullandı diyecek. Bizim mücadelemiz Kuvayı Milliye mücadelesidir. Neden cehenneme döndürdüler bu ülkeyi. Hangi gerekçeyle bize her türlü iftira yapılıyor.Şimdi herkesi suçlamaya başladılar. Oturduğun koltuk cumhurbaşkanlığı koltuğu. İnsanların inancını siyasete alet etmeyeceksin. Sanıyor ki insanları kavga ettirirsen bu koltukta ömür boyunca otururum. Dinden imandan bahsediyorlar ama Yunus Emre’yi Dadaloğlu’nu bilmiyorlar.

Bizim mücadelemiz Trump telefon açtığında papazı serbest bırakmalacak bir mücadeledir.

Ne istedilerse verdiniz. 17 yılın sonunda sizlerden vergi istediler. Özelleştirme yaptılar o da gitti. Dışarıdan borç aldı. Peki 17 yılın sonunda ne oldu bu güzel insanlar soğan kuyruğuna girdi. 17 yılın sonunda bu iktidar seni soğan kuyruğuna sokuyorsa bunun hesabı sorulmalıdır.

İşsizlik var, 1 milyon haneye para girmemesi ne demektir. Bir milyon hanede annenin çocuğunu yatağa aç yatırması ne demektir. Devletin bütün hazinesini damada teslim etmiş. Antalya’dan saygın iş insanları TIr’larla beş kuruş almadan yardım gönderdiler. Bedava aldıkları domatesi biberi fakir fukaraya parayla sattılar. Bu ahlak mı? İzmir belediyese ne yaptı 35 bin fakir ailenin kapısını çaldılar bedavaya dağıttılar. İşte insanlık budur. Biz insana saygılıyız. Kimsenin kimliğini yaşam tarzını siyasete alet etmeyiz.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Almanya ‘güvenli bölge’den bihabermiş!

AleviNet

Published

on

Geçtiğimiz günlerde Sol Parti milletvekili Gökay Akbulut, Ankara ile Washington’un arasında anlaşmaya varılan “güvenli bölge” ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rojava Kürdistanı ile Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditlerini Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’ne sormuştu.

“Bilirkişi” konumundaki daire, Rojava Kürdistan’ın sınırında kurulan “güvenli bölge”nin uluslararası yasalara aykırı olup olmadığını ve Almanya’nın Erdoğan’ın işgal tehditleri karşısındaki yaklaşımına ilişkin kısa bir rapor hazırladı. Uluslararası medya kuruluşlarında çıkan haberlerin bir özeti andıran raporda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırı planlarına ilişkin somut bilgilerin olmadığı ifade edildi.

ALMANYA’NIN POZİSYONUNU AÇIKLAMADILAR!

Raporu hazırlayan uzmanların “Güvenli bölge” tartışmalarına ilişkin Almanya’nın pozisyonu açıklamaktan kaçındıkları görülürken, Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümet adına şu açıklamayı yapmaları dikkat çekti: “Federal Hükümet Türkiye- Suriye sınırında durumu tespit edecek bir malumata sahip değil.”

Türk devletinin Rojava ve Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditleri için ise Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi “meşru müdafaayı” gerektirecek gelişmelerin olmadığını ifade ederek, YPG güçlerinin sınırdaki ağır silahlarını çektiğine dair medyada çıkan haberleri hatırlattı.

Türkiye’nin Suriye politikası çerçevesinde Ankara rejimine silah ihracatının devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise Bilimsel Hizmetler Dairesi, bu konuda 2 Şubat 2018’de açıklanan raporun geçerliği olduğunu bildirdi. Türk devletinin Efrîn’e Alman yapımı Leopard tanklarıyla saldırısı sonrasında Sol Parti’nin talebi üzerine daire “Türkiye’ye yapılan tank ihracatının şu anki veriler ışığında uluslararası hukuku ihlal etmiyor” görüşünü öne sürmüştü.

Continue Reading

Politika

Van’dan Soylu’ya: Çok kalitesiz ve devşirmesin!

AleviNet

Published

on

19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı 29 gündür Demokrasi Nöbeti adı altında oturma eylemleri yapılıyor.

Van’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe Binası önünde devam eden eyleme, belediye eşbaşakanları, milletvekilleri, Barış Anneleri, HDP’liler, TJA’lılar, Kiği, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’nin (KAYYDER) temsilcilerinin de içinde olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Eylem yine polis ablukası altında gerçekleşti. “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldığı eylemde konuşan HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Amed ziyaretini sert bir dille eleştirdi.

Bu çerçevede esnaflara seslenen Bülbül, “Siz de gidin Süleyman’ın kapısında oturun. Süleyman’a deyin ki ‘Sen HDP’nin kapısında oturmak için bakan olmadın, sorunlara çözüm bulmak için bakan oldun.” şeklinde konuştu.

Bülbül, “Süleyman Soylu ve avanesi Kürt halkına, demokrasiye karşı her gün her dakika suç işliyor. Çocukları dağa gitmiş olan mazlum İnsanları kullanarak da suç işliyor. Biz o annelere diyoruz ki HDP’nin kapısı önünde oturmayın, içeri girin HDP çözüm kapısıdır. Süleyman Soylu çözüm bulamayıp tıkandığı için HDP’nin kapısına geldi” ifadelerini kullandı.

DEVLETİN BİR KAPISI YOK, SOYLU ÇOK KALİTESİZ

Bülbül, 17 bin faili meçhul cinayetin hesabının verilmesi gerektiğini belirtirken, katledilen Mehmet Sincar’ın, Musa Anter’in, Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un hesabının verilmediğini hatırlattı.

HDP’li vekil Bülbül, “Sizin kapınızda bütün Türkiye’nin oturması lazım değil. Sizin kapınız olsa Pir Sultan Abdal’ın tabiri ile ‘Bizim sorunumuz kapının ipi ile değil, o kapının sahibi iledir.’ Ama kapı yok, düşmanlığın da bir adabı olur. Süleyman Soylu sen çok kalitesizsin” diye konuştu.

“SEN BİR DEVŞİRMESİN”

Hükümetin organizesiyle HDP Amed İl binası önünde oturan bazı aileleri ziyaret eden Soylu’ya seslenen Bülbül, şunları belirtti:

“Süleyman Soylu, avaneni de al git Kandil’de oturma eylemi yap. Çocuklar Diyarbakır’da değil, Kandil’de. Sizin yönteminizle siyaset yapılmaz. Şah Hüseyin Kerbela’da beklerken yanında kimse gitmedi. Çünkü; Yezit her kapıya bir asker dikmişti kimse gitmesin diye. Süleyman Soylu, her sokağa bir TOMA koymuş, diyor; ‘HDP’lilerin yanına giden yok’ diyor. Sen bu TOMA’yı, gözaltı furyasını, işkenceyi, baskıyı kaldır bakayım Van nasıl yerinden sarsılıyor. Sen bize siyaset öğretemezsin, sen bir devşirmesin. AKP’ye, Tayyip Erdoğan’a küfür ve hakaret ederek geldin. Sen Fethullah Gülen ile birlik oldun AKP’yi vurmaya çalıştın. Şimdi AKP ile birlik olup bizi vurmaya çalışıyorsun. Bu siyasetin adı, hokkabazlıktır, düzenbazlıktır.”

“Biz belediyelerimizi tekrar geri alacağız” diyen Bülbül, şunları ekledi: “Ya seçimle ya hukukla ama bir şekilde alacağız. Hakkımızı yerde bırakmayacağız. Bu gökten parlayan güneş, kıpırdayan yapraklar, Van halkı şahit olsun ki, dünya insanlığı şahit olsun ki Süleyman Soylu ve zihniyeti kaybedecek, haklar kazanacak. Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet kazanacak. Hani tecridi kaldırmıştınız, hani söz vermiştiniz, hani Kürt Halk Önderi ile düzenli avukat görüşmesi olacaktı. Be hey yalancılar, be hey sahtekârlar bu ne biçim politikadır. Kendi sözünüzü tutmuyorsunuz. Kendi yasanıza uymuyorsunuz. Kendi yasanıza uyun. Sizin yasanıza göre Van’ın meşru başkanı Mustafa Avcı ve Bedia başkanımızdır. Kabul etmiyorsanız bunun adı faşizmdir.”

Bu açıklamaların ardından bir süre daha sloganlar ve ezgilerle oturma eylemi yapıldı ve sonlandırıldı.

Continue Reading

Politika

Taşçıer: Kürt sorunu çözülmeden kimse hakkını kullanamaz

AleviNet

Published

on

Mardin’de kayyum gasplarına karşı 29 gündür süren Demokrasi Nöbeti, HDP binası önünde devam etti. Eylemlerini Karayolları Parkı’nda yapmak isteyen HDP’lilere polislerce yine engel olunurken, zırhlı araç, gözaltı otobüsleri ve çevik kuvvet polisleri ile abluka altında tutulan il binası önünde oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminin ardından HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer açıklama yaptı.

YÜZ YILLIK İNKÂRA DİKKAT ÇEKİLDİ

Taşçıer, “Sadece bugün Kürt halkının iradesine kayyum atanmıyor. Tarihsel olarak baktığımızda 1924 yılında Türkiye’nin yeni Anayasası yapıldığında da Kürt halkı yok sayıldı. Bu da Kürt halkının iradesinin yok sayılmasıydı. Ardından yapılan değişikliklerde de Kürt halkının iradesi yok sayılmaya, Kürt halkı inkâr edilemeye bugüne kadar devam etti” dedi. Kürtlerin haklarını talep ettiklerini ve her dönem baskı ile karşılaştıklarını dile getiren Taşçıer, Şeyh Sait ve arkadaşlarının İstiklal Mahkemelerince idam edilmesini hatırlattı.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİ’

Taşçıer, 31 Mart seçimlerine de değinerek, önceki dönem yapılan kayyum atamalarına rağmen halkın tercihini yine HDP’den yana yaptığını söyledi. HDP Milletvekili İmam Taşçıer, AKP-MHP’ye “Ne olursa olsun, bu halk size destek vermeyecek” derken, şunları da söyledi: “Kürt sorununu çözmek adına bir adım atılmadığı sürece, Kürt sorunu çözülene kadar Türkiye’de Kürt halkının da Türk halkının da haklarını kullanması mümkün değil. Demokrasi de Türkiye’de hayat bulamayacak. Öncelikle Kürt sorunu çözülecek, ondan sonra hep birlikte çalışabileceğiz, kendimizi yönetebileceğiz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI