Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

7 aylık hamileyken El Nusra tarafından kaçırılan Alman gazeteci ilk kez konuştu

AleviNet

Published

on

Suriye’de El Nusra ile bağlantılı militanlar tarafından Ekim 2015’te kaçırılıp rehineyken doğum yapan Filistin kökenli Alman gazeteci-belgeselci Janina Findeisen, 2016 yılında kurtarılmasının ardından ilk kez konuştu. Kaçırıldığında hamile olduğunu söyleyen Findeisen, “Benden şüphelenselerdi, öldürüleceğimi biliyordum” dedi.

Kaçırıldığında 7 aylık hamile olan ve rehineyken bir erkek çocuk dünyaya getiren Findeisen, ilk röportajını Süddeutsche gazetesine verdi. Röportajdaki önemli başlıklar ise şöyle:

‘EKİM 2015’TE SURİYE’YE GEÇTİM’

“Benden şüphelenselerdi, iş o noktaya gelseydi kameranın önünde kafamı keseceklerinin tümüyle bilincindeydim” diyen gazeteci-belgeselci, Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi’ne katılmış eski bir okul arkadaşıyla mülakat yapmak için Ekim 2015’te Suriye’ye geçtiğini, yanında ne cep telefonu ne de takip cihazı bulunduğunu anlattı.

‘ONLARIN HİKÂYELERİNİ FARKLI ANLATABİLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜM’

Kimliğini korumak için mülakatta Laura diye söz ettiği eski okul arkadaşından güvenlik garantisi aldığını aktaran Findeisen, “Hamilelik nedeniyle kendimi baskı altında hissediyordum. Hâlâ çalışabilirken bu hikâyeyi anlatmak istiyordum ve doğumdan sonrasını beklemek istemiyordum. O zaman hayatımın en büyük hatasını yaptığımın farkında değildim” diyerek şöyle devam etti:

“Medyada ya İslamcı propaganda ya da terör basmakalıpları var. Onların hikâyelerini farklı anlatabileceğimi düşünmüştüm.”

‘HOŞ, İNSANİ TİPLER OLMADIKLARI BELLİYDİ’

Güvenli şekilde Suriye’nin kuzeyine geçen ve Laura ile 8 gün geçiren kadın belgeselci, Suriye’den ayrılmaya kalktığında ise cihatçı militanlar tarafından pusuya düşürüldüğünü belirtti. Kaçırılmasında arkadaşının bir rolü olduğuna inanmadığını söyleyerek “Bence onu da aldattılar” dedi.

Kendisini rehin alanların bunun siyasi bir kaçırma olmadığını, tüm istediklerinin fidye parası olduğunu söylediklerini aktaran Findeisen, şöyle devam etti:

“İlk gece militanlardan birinin eşine hamile olduğumu söyledim, o sırada ağlıyordum, o da erkeklerin bana bir zarar vermeyeceğine dair söz verdi.”

“Birkaç rahatsızlık verici durum oldu, ama göreceli olarak iyiydim. Aynı zamanda bunların hoş, insani tipler olmadıkları apaçık ortadaydı.”

‘KADIN JİNEKOLOĞU GETİRMEK İÇİN KOCASINI KAÇIRDILAR’

Doğum tarihi yaklaştıkça kendisini hastaneye götürmeleri umuduyla sancı taklidi yaptığını, ama militanların kendisine jinekolog getirdiklerini, kadın jinekoloğu gelmeye zorlamak için doktor kocasını kaçırdıklarını daha sonra öğrendiğini anlatan Findeisen, sağlıklı bir erkek çocuk dünyaya getirmesinin ardından militanların kendisine oyuncak ayı, çikolata ve çocuk bezi verdiklerini kaydetti.

‘FİDYE İDDİALARI DOĞRU DEĞİL’

Yaklaşık bir yıl sonra oğluyla birlikte serbest bırakılıp Alman hükümet yetkililerine teslim edilen belgesel filmci, bunun için 5 milyon euro fidye verildiği iddialarına karşılık o dönemde Alman yetkililerin kendisine bırakılması için para ödenmediğini söylediğini aktardı.

‘GÜVENLİK GARANTİSİNİN İHLALİ NEDENİYLE BIRAKILDIM’

Cihatçıların şeriat mahkemesinin kaçırılmasının eski okul arkadaşının bağlı olduğu grubun verdiği güvenlik garantisinin ihlali anlamına geldiğine hükmettiğini, bunun sonucunda bırakıldığını anlatan Findeisen, Suriye’ye geri dönmeyeceğini ve diğer savaş bölgelerini buralardan daha iyi haber geçen meslektaşlarına bırakacağını söyledi.

Alman kadın gazeteci Türkiye’ye giriş yaptığında, Nusra, ‘Findeisen’ın kaçırılmasıyla kendilerinin hiçbir ilgisinin bulunmadığı, şeriat mahkemesinin de güvenlik garantisi verildiği için korunması gerektiğine hükmettiği, bulunduğu hapishaneyi tespit edip basarak kurtardıklarına dair’ açıklama yayımlamıştı. (Kaynak: Sputnik)

GÜNCEL HABERLER

Serêkaniyê’ye saldırılarda 22’si çocuk 235 sivil şehit düştü

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eşbaşkanı Ciwan Mustafa ve Cizre Bölgesi Sosyal Yardım Komitesi Xalid İbrahim tarafından, işgalci Türk devletinin saldırılarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

“İşgalci Türk ordusunun Serêkaniyê’deki sağlık merkezlerini hedef alması sonucu bu merkezler hizmet dışı kaldı” diyen Ciwan Mustafa şöyle konuştu:

“5 gündür kuşatma altında bulunan Serêkaniyê kenti tamamen kuşatılmış durumda. Kentteki hastanede onlarca yaralı bulunmakla beraber enkaz altlarında çok sayıda şehit cenazesi bulunmaktadır.

Kentte 22’si çocuk olmak üzere 235 sivil şehit düşmüş, 677 sivil de yaralanmıştır.”

Xalid İbrahim ise basın toplantısında şunları söyledi: “İnsani bir krizle yüz yüzeyiz. Sınır üzerindeki köylerde, 300 bin kişi halen evlerinde bulunuyor. Hesekê kentinde bulunan 42 okul binasında siviller bulunmaktadır.

9 Ekim tarihinde Serêkaniyê’deki Elok su istasyonunun işgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından bombalanması sonucu Hesekê kentinin suyu kesilmiştir.”

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’nin Suriye harekatı Köln’de protesto edildi

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu Almanya’nın Köln kentinde Kürt gruplar tarafından protesto edildi.

“Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki saldırı savaşına karşı – Rojava ile dayanışma” sloganıyla düzenlenen gösteri Ebertplatz’da başladı. Göstericilerin “Türkiye’nin saldırı savaşını durdurun” ve “Alman hükümetinin Türkiye ile askeri işbirliğine son verilsin” yazılı pankartlar ve YPG flamaları taşıdığı görüldü.

Gösteriye sol grupların yanı sıra meclisteki muhalefet partilerinden Sol Parti de destek veriyor.

Gösteri öncesinde Köln’de güvenlik amacıyla helikopterler, TOMALAR ve binlerce polis memuru görevlendirildi. Polis Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada gösteri öncesinde Köln ana tren istasyonunda birçok kişinin arandığını ancak kimsenin gözaltına alınmadığını söyledi.

Güvenlik güçleri gösteriye 20 bin kişinin katılmasını bekliyor. 

dpa, epd / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Sol Parti: Türkiye’ye tüm silah ihracatları durdurulsun

AleviNet

Published

on

Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger Hamburg’da yaptığı açıklamada Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının durdurulmasını istedi. Partisinin eyalet kongresinde konuşan Riexinger “Türkiye’ye tüm silah ihracatları derhal durdurulmalı, verilmiş izinler de geri çekilmeli” dedi. Sol Parti lideri, “Kürtlere karşı savaşı durdurmak sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Riexinger partisinin bugün birçok kentte “Suriye’deki kirli ve uluslararası hukuka aykırı” savaşa karşı “Kürt dostlarıyla” birlikte gösteriler düzenlediğini söyledi.

Silah ihracatının askıya alınması eski izinleri kapsamıyor

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, geçen hafta Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG milislerine karşı düzenlenen askeri operasyonda kullanabileceği silah ve teçhizatın satışına izin verilmeyeceğini duyurmuştu. Ancak diğer silahlar ve daha önce onaylanan satışlar bu karardan etkilenmiyor. Bu sebepten dolayı Almanya’dan Türkiye‘ye, senenin sonuna dek silah gönderilmeye devam edilebilecek. Durumun böyle olduğu Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich’in verdiği soru önergesine hükümetin verdiği yanıta da yansıdı. Liebich konuyla ilgili yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kamuoyunu yanılttığını söyledi.

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich

Liebich “Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edilmiş olmasına rağmen silah teslimatlarının sürmesi bir rezalettir. Suriye’nin kuzeyindeki ölü ve yaralılar konusunda Almanya kendini suçlu konumuna sokmuştur” diye konuştu.

Almanya Türkiye’ye geçen yıl da 242 milyon 800 bin euro değerinde silah satmış, bu da Almanya’nın toplam 770,8 milyon euro tutarındaki yıllık silah ihracatının yaklaşık üçte birine tekabül etmişti.

CDU’dan da sesler yükseliyor

Almanya’da konuyla ilgili bir açıklama da koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Christian Baldauf’tan geldi. CDU Rheinland-Pfalz Eyalet Başkan Yardımcısı Baldauf Türkiye’ye yönelik ihracatlar için hükümetin verdiği “Hermes kefaletlerini” kaldırması gerektiğini söyledi.

“Hermes kefaleti” Alman ihracat firmalarına ve kredi şirketlerine yabancı müşterilerin ödeme yapmaması halinde hükümetin vermeyi taahhüt ettiği güvenceye deniyor. Daha önce Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes güvencelerinin kaldırılması istenmişti. 2018 yılında Almanya’nın hazinesinden en çok güvence, Rusya’nın ardından Türkiye’ye ihracat yapan firmalara tanınmıştı. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye yapılan ihracatlara 2 milyar 600 milyon euroluk Hermes kefaleti vermeyi üstlendi.

CDU’lu Baldauf ayrıca Volkswagen’ın Manisa’da açmayı planladığı yeni fabrikasını Türkiye’nin Suriye operasyonu üzerine “incelemeye almasını memnuniyetle karşıladığını” söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı değerlerini ayaklar altına aldığını söyleyen Baldauf Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yapılan hangi desteklerin kaldırılabileceğini gündemine alması gerektiğini söyledi. CDU’lu siyasetçi “Bu tarzda hareket eden bir devletin Avrupa ve dolayısıyla Almanya hazinelerinden para alması kabul edilemez” diye konuştu.

DW, dpa / EC, BW

©Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI