Connect with us

.

Yaşam-Ekoloji

Güvenlik uzmanları uyardı: ‘Facebook şifrenizi değiştirin’

AleviNet

Published

on

Facebook’un milyonlarca kullanıcının şifrelerini düz metin formatında sakladığının ortaya çıkmasının ardından, dünyanın en büyük sosyal ağına yönelik olarak yeni bir güvenlik endişesi de ortaya çıktı.

Facebook’un da dün yaptığı resmi açıklamayla itiraf ettiği bu durum, 2 milyarı aşkın kullanıcısı olan sosyal ağdaki kişisel hesap güvenliğinin de yine tartışmaya açtı.

Her ne kadar Facebook, düz metin olarak saklanan kullanıcı şifrelerinin, şirket içi sunucularda tutulduğunu ve bu bilgilere dışarıdan erişilemeyeceğini vurgulasa da çalışanların kolayca erişebildiği bu şifrelerin artık güvenli olup olmadığı da gündeme geldi.
Ortaya çıkan bu durumu değerlendiren küresel siber güvenlik kuruluşu Sophos’un Kıdemli Teknoloji Uzmanı Paul Ducklin, “Yaşanan bu olay şifrelerinizin istenmeyen kişilerin eline geçmiş olduğu anlamına gelmiyor. Ancak siber suçlular bu konu üzerinde çalışmaya ve eski defterleri karıştırarak kullanabilecekleri bir açık aramaya çoktan başlamış olmalılar” dedi.

Güvenlik uzmanı Ducklin, “Facebook şifremi değiştirmeli miyim?” diye soran kullanıcılara ise şu tavsiyede bulundu:

“Kullanıcı parolalarının yer aldığı dosyalara ulaşmaları halinde düz metin olarak tutulan bu şifreleri elde etmek için ayrıca bir çaba harcamaları da gerekmeyecek. Dolayısıyla cevabımız evet, şifrenizi değiştirin.”

‘HEMEN İKİ AŞAMALI DOĞRULAMAYA GEÇİN’

Facebook kullanıcılarının hemen iki aşamalı kimlik doğrulamayı etkinleştirmesi gerektiğinin altını çizen Ducklin, “Hatta bunu iki aşamalı kimlik doğrulamaya izin veren her platformda yapmalısınız. Böylece şifrenizi ele geçiren birinin, sadece bu bilgiyle hesabınıza müdahale etmesinin ve ele geçirmesinin önüne geçebilirsiniz. Facebook’a telefon numaranızı verme noktasında tereddüt yaşıyorsanız, her seferinde tek kullanımlık yeni bir doğrulama kodu üreten uygulama bazlı iki aşamalı kimlik doğrulama çözümlerini kullanabilirsiniz” diye konuştu.

‘BU DURUM ASLA YAŞANMAMALIYDI’

Sophos Kıdemli Güvenlik Danışmanı John Shier ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Facebook son yıllarda kamuoyu önünde gizlilik ve güvenliğe dair önemli tartışmaların odağında yer aldı. Bununla birlikte biz bu son olayın biraz farklı olduğunu düşünüyoruz. Kullanıcılara ait doğrulama verileri Facebook’un en çok önem verdiği konulardan biridir ve bu bilginin korunması için içeride ve dışarıda çok sayıda koruma mekanizması yer alır. Olayın detayları henüz tam olarak netleşmemekle birlikte, kullanıcı şifrelerinin düz metin halinde sunucularda saklanması büyük ihtimalle bir programlama hatasından kaynaklanıyor. Bu durum elbette ki asla yaşanmamalıydı ve Facebook bu bilgilerin güvende tutulmasıyla mükelleftir. Diğer yandan bu olay hala pek çok platformda zayıf şifreler kullanmaya devam eden ve iki aşamalı doğrulamaya geçmemiş kullanıcılar için bir hatırlatma niteliğinde olmalı.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam-Ekoloji

‘Hasankeyf ve Dicle Vadisi için sesimizi yükseltelim’

AleviNet

Published

on

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, Ilısu Barajı ve Hasankeyf ile ilgili son gelişmelere ilişkin basın açıklaması yaptı.

“Hasankeyf için geç değil! Ilısu Barajı’nı hemen durdurun” başlıklı açıklamada, Hasankeyf’in tarihi, kültürel önemine dikkat çekildi.

Açıklamada, “Hasankeyf, ömrü rantabl olarak ancak 50 yıl olabilecek Ilısu Barajı ve Hidro Elektrik Santral (HES) projesine feda edilmek istenmektedir. Bitme aşamasına gelmiş Ilısu Projesi yapılırken, ulusal ve uluslararası hiçbir sözleşme ve yasa dikkate alınmamıştır. En basitinden projenin bir Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu dahi bulunmamaktadır” denildi.

UNESCO VE AİHM’E TEPKİ

“UNESCO’nun Dünya kültürel miras kriterlerinin onda dokuzunu karşılayan dünyadaki tek yer olma konumunda olmasına rağmen UNESCO Hasankeyf’e ilgisiz kalmıştır” vurgusunun da yapıldığı açıklamada, “Ayrıca kültürel mirasın korunmasına yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), yapılan başvuru sonucunda, konunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamına girmediği yönünde karar vererek kültürel soykırımın suç ortağı olunmuştur” denildi.

‘DİCLE VADİSİ KURTARILMALI’

Açıklamada şu ifadelere de yer verildi:

“Bu zamana kadar yedi anıtsal eser doğal yerlerinden koparılmış, başka yere taşınmış, kalenin etrafına devasa set örülmüş ve diğer fiziksel çalışmalarla Hasankeyf tahrip edilmiş olsa bile, geri kalan devasa büyüklükteki arkeolojik alanlar ve Dicle Vadisi mutlaka kurtarılmalıdır.

Yetkililer, yeni Hasankeyf’te konutların bittiğini ve bayramdan sonra taşınma işleminin gerçekleşeceğini ifade etmesine rağmen, yeni yerleşkede hâlâ içme suyu ve konutlarda kısa sürede oluşan çatlaklar gibi bir sürü eksiklik olduğundan taşınma işleminin daha çok zaman alacağı ortadadır. Ayrıca baraj suları altında kalacağı öngörülen diğer yerleşim yerlerindeki insanlar için henüz ciddi anlamda bir çalışmanın yapılmadığı gözlenmektedir. 

11 Haziran’da Change üzerinden başlatılan imza kampanyası 8 bini geçmiş ve sürekli artmaktadır. Buna her duyarlı insandan katılım bekliyoruz.

10 Haziran’da suların tutulmaya başlanacağı resmi makamlarca ifade edilmesine rağmen barajda su tutulmamıştır. Suyun tutulmamasında, 7-8 Haziran 3. Hasankeyf Küresel Eylem Günü’nde, dünyanın farklı 35 yerinde yapılan etkinlik ve eylemler sonucunda oluşan kamuoyu baskısı etkili olmuştur. 

KAMUOYUNA ÇAĞRI

Bütün duyarlı ve demokratik kamuoyuna olan çağrımız; insanlığın geçmişi ve hafızası olan Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin kurtarılması için, çok geç olmadan insan aklının ve vicdanının harekete geçmesini bekliyoruz.”

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Caretta caretta yuvalarının yok edildiği iddiası

AleviNet

Published

on

Serik Belediye Başkanı Enver Aputkan, akşam saatlerinde Belek Turizm Merkezi’nin Boğazkent sahilindeki caretta carettaların yuvalama alanı olan yaklaşık bin metrelik sahilin, traktörle tarla gibi sürülerek düzleştirildiği yönünde bilgi geldiğini söyledi.

Caretta carettaların nesli tükenmekte olan hayvanlar olduğunu belirten Aputkan, bu açıdan kendilerinin de gereken hassasiyeti gösterdiklerini bildirdi.

Bölgenin en fazla caretta caretta yuvalarını barındırdığını anlatan Aputkan, “Olayı öğrenir öğrenmez kimin ya da kimlerin bunu yaptığını ortaya çıkarmak için çalışma başlattık. Olayın takipçisiyiz. Belediye olarak orada herhangi bir çalışma yapılmadı, benim de böyle bir talimatım hiç olmadı. İlgili arkadaşlarımızla da görüştük, böyle bir çalışma yapmadıklarını söylediler.” diye konuştu.

Ayrıca olayın belediye tarafından yapıldığının ileri sürüldüğünü aktaran Aputkan, bu iddiaların da asılsız olduğunu kaydetti.

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Havayı kirletenlere son 1,5 yılda 15,5 milyon lira ceza

AleviNet

Published

on

Kurum, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in “Emisyon ölçüm sistemi vasıtası ile takip edilen yerlerde kurallara uygun olmadığı belirlenen işletme ve kuruluş sayısı ile kesilen ceza tutarlarına” ilişkin yazılı soru önergesini yanıtladı.

Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve Atıkların Yakılmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında “sürekli emisyon ölçüm sistemi” kurma zorunluluğu olan 296 tesis ve 680 baca bulunduğunu belirten Kurum, bu tesislerde sistemin kurulması ve verilerin aktarılmasına yönelik işlemlerin Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemleri Tebliği kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütüldüğünü ifade etti.

Bakan Kurum, ülke genelinde 2018 yılında hava kirliliği konusunda 47 bin 375 denetimde 311 tesise 12 milyon 25 bin 598 lira, bu yıl ise 14 bin 622 denetimde 74 tesise 3 milyon 403 bin 963 lira idari yaptırım uygulandığını kaydetti.

– “Sürekli eğitim sağlanmalıdır”

CHP’li Gürer, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yaşanabilir bir dünyanın, doğayı kirletmeden mümkün olabileceğine işaret etti.

Kanuna gerek kalmadan herkesin bu konuda duyarlı olması gerektiğini vurgulayan Gürer, şöyle devam etti:

“Su kaynaklarını ve havayı kirletmeden, oksijen kaynağı ormanları tüketmeden yaşamayı öğrenmeliyiz. Halen kuruluşların baca gazları ile salınım sağlayan, dünyayı kirleten gazların, kirleticilerin varlığı kaygı verici. Cezaların caydırıcı olmaması yanında bu tür yerlerin sorunlarını gidermeden faaliyetlerini sürdürmesi korkutucu. Rant uğruna insan ve canlı yaşamı risk altına giriyor. Yapılan denetimlerin yanında bu konuda sürekli eğitim sağlanmalıdır.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI