Connect with us

.

Politika

HDP’nin Bingöl adayları: Belediyeyi AKP’den alacağız

AleviNet

Published

on

HDP’nin Bingöl Belediyesi eşbaşkan adayları Senem Çakas ve Hişyar Özsoy, projelerini anlatarak, “Belediyeyi AKP’den alacağız. Projelerimizi halkımızla birlikte uygulayacağız” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 31 Mart Yerel Seçimlere sayılı günler kala kitle çalışmalarını ve proje tanıtımlarına hız vermiş durumda. HDP, tüm imkan ve enerjisini seferber ederek, 31 Mart’tan güçlü bir sonuç ile çıkmak istiyor. HDP’nin tüm eşbaşkan adayları iddialı ve yerine kayyum atanan belediyeler şurada kalsın, sayısal olarak daha çok belediye alacaklarına olan inançlarını koruyarak çalışıyorlar. Bingöl eşbaşkan adayları da halihazırda AKP’nin elinde olan merkez belediyeyi almaya kararlılar.

Bingöl, doğası ve coğrafi konumu gereği Kürdistan’ın en yeşil ve nadide kentlerinden biri. Doğusunda Muş, kuzeyinde Erzurum ve Erzincan, batısında Dersim ve Elazığ, güneyinde ise Amed ile çevrili.

Aynı zamanda sosyolojik bağlamda da Alevi, Sünni, Zaza, Kurmanc ve Türklerin yaşadığı bir kent. Sanayinin ve ekonomik sirkülasyonun oldukça zayıf olduğu Bingöl’de kısmen tarım ve hayvancılık gelişkin. Fakat AKP hükümetleri döneminde ithalata bağlılığın artmasından kaynaklı ekonomi gittikçe çöküyor.

Bingöl esnafı, AKP’nin ekonomi politikalarından dolayı artık kepenk kapatmanın eşiğine geldi. Kentte işsizlik ve yoksulluk da had safhaya ulaşmış. Dolayısıyla bu da yeni arayışların kapısını aralamış oluyor.

HDP’nin eşbaşkan adayları Senem Cakas ve Hişyar Özsoy, AKP’nin artık Bingöllülerin beklentilerini karşılayamadıklarını, o yüzden de halkın tepkisinin büyümesine neden olduklarını söylüyor. Kentin hemen hemen her noktasında insanların ekonomik gidişattan muzdarip olduğunu aktaran adaylar, belediye yönetimini aldıklarında toplumsal sorunlara çözüm getireceklerini vurguluyor.

‘Bingöl’ü kadınlardan inşa edeceğiz’
Eşbaşkan adayı Senem Çakas, partilerinin önceden beri belediyelerde kadın politikaları müdürlüklerinin olduğunu hatırlatarak, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadın istihdamının gelişmesi için çalışmalar yaptığını söyledi. Kadın çalışma alanlarını yaratmak için birimlerinin olduğunu belirten Çakas, konuşmasına şöyle devam etti:
“Biz belediye seçimlerini kazandığımızda bu birimlerimiz belediyemizde, bizimle beraber faaliyet gösterecekler. Aslında biz Bingöl genelinde kadınlarımızda kendilerine değer verecek bilinci oluşturmak istiyoruz. Çünkü biz kendimize değer verdiğimiz ölçüde başkalarından değer görürüz. Biz, belediyeyi elde ettikten sonra Avrupa Birliği’nden hibe yoluyla fon alarak, proje ekipleri kurmayı düşünüyoruz. Çünkü kadınlara maddi alanlar açmak istiyoruz.”

http://anfabone.com/22.03.2019_Bing%C3%B6l%20Belediyesi%20e%C5%9Fba%C5%9Fkan%20adaylar%C4%B1%20%C3%96zsoy-%C3%87akas_1.mp4

Şu anda kadınlar için yapılmış ve atıl durumda olan bir emek çarşılarının olduğunu ifade eden Çakas, şöyle konuştu: “Projelerimizle özellikle bu çarşıyı hareketlendirmek istiyoruz. Mahalle ve kent meclislerimiz olacağı gibi, kadın meclislerimiz de olacak. Kadınların hangi alanlarda etkin olduğunu bu meclisler sayesinde görmüş olacağız. Aryıca bir köy pazarı alanımız olacak ve burada da kadınlarımızın çalışmasına öncelik tanıyacağız. Çalışan kadınlarımız başta olmak üzere, tüm kadınlarımız için merkezde 5 tane ücretsiz çocuk kreşi açmak istiyoruz. Yine kadınlarımıza öncelik tanıyarak, büyük bir kompleks yapma projemiz var. Gençlerin, çocukların ve kadınların spor yapabilecekleri, kültür ve sanat faaliyeti üretebilecekleri bir yer olacak. Bu kompleks de çocuklarımızın anadillerini unutmamaları için, Zazaca ve Kürtçe dil kursları da vereceğiz. Biz, kadınların eliyle yeni Bingöl inşa edeceğiz. Ben inanıyorum ki, 1 Nisan sabahı ben Bingöl’ün kadın eşbaşkanı olacağım.”

Kadınlar korkmasın
Bingöllülerin kendilerine neden oy vermeleri noktasında da konuşan Çakas, şunları kaydetti:  “Çünkü biz barış ve kardeşlik istiyoruz. Biz bu coğrafyanın insanları olmamıza rağmen, dilimizi yok saymaya çalışıyorlar. Kardeş olduğumuzu ve herhangi bir problemimizin olmadığını söylüyorlar ama en basitinden çocuklarımıza isim verdiğimiz zaman bununla ilgili sorun yaşatıyorlar bizlere. Batıda hastanelere gittiğimizde, belirli bir bilince sahip dediğimiz doktorlar bile ayrımcılık uyguluyorlar. Çünkü böyle bir algı yaratmışlar bugüne kadar. O yüzden de halkımız, HDP’nin yanında olmaktan korkmasın. HDP, halkın partisidir. Maalesef insanlar üzerinde bir korku imparatorluğu mevcut. Ama biz bunu kıracağımız için bize güvenmeliler ve tercihlerini bizden yana kullanmalılar. Kadınlar ve gençler başta olmak üzere, kimse korkmasın yanımızda durmaktan. Benim de bir çocuğum ve eşim var. Eşim ve ailem beni sonuna kadar destekliyorlar. Ben Bingöl’ün ilk kadın eşbaşkanı olarak, sembol olmak ve özellikle kadınlarımızın beni desteklemesini istiyorum.”

Bingöl özü gibi kalsın
Eşbaşkan Adayı Hişyar Özsoy da Bingöl’ün diğer adaylarının gerçekçi olmadıklarına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Biz onların vaatlerini dinledik. Çok uçuk vaatler de bulunuyorlar. Kendilerinin belediye yönetimine gelmesi durumunda ne işsizliğin ne de başka bir sorunun kalmayacağını söylüyorlar. Ama böyle bir durum yok maalesef. Çünkü belediyenin belli bir çalışma söz konusudur. Son derece sınırlı bir bütçesi var. Bizde bu bütçeyi kentin temel ihtiyaçlarını gidermek için kullanacağız. Bizim öyle Bingöl’ü Paris ya da Londra yapma gibi bir fantezimiz yok. Gerçekçi de değil zaten. Bingöl, kültürüyle, kimliğiyle ve tarihiyle özü gibi kalsın. Bu kentte yaşayan insanlar kentin temel hizmetlerinden faydalanabilsin. Hayat standartları yükselsin ve bir kentlilik bilinci oluşsun. Çünkü çok uzun bir zamandır çivi bile çakılmamış kente.

Bingöl için projeler
Bingöl’ün içme suyu probleminden tutun da çöp, otopark ve trafik sorunu orta yerde duruyor. Şimdi bir taraftan belediyenin bu tür hizmetleriyle uğraşırken diğer taraftan da yerel ekonomiyi güçlendirme koordinasyonu kurmak istiyoruz. Kentteki esnaf ve sanatkarlarla, ticaret odası ve işveren, sivil toplum örgütleri ve sendikalarla yan yana gelip, mümkün mertebe yerel ekonomiyi canlandırmak için birtakım projeler yapacağız. Bu kısmen turizm, tarım alanları ve iş bulunacak alanlarda meslek kurslarını artırmak temelinde olacaktır. Tabi biz belediye olarak yatırım yapıp, fabrika açarak insanları işe alacak bir durumumuz yok. Bunu diğer partilerin adayları söylüyorlar ama biz söyleyemeyiz. Yalan söylemiş oluruz. Çünkü bu, belediyenin çalışma alanı değil. Ama belediye özellikle kadın ve gençlerle yoğun meslek çalışmaları yapmalı.”

‘Bütçeyi halkla planlayacağız’
Önümüzdeki dönemlerde ekonomik krizin daha çok derinleşeceğine değinen Özsoy, belediyelerin bütçelerinin de daralacağını belirterek, şöyle devam etti:
“Zaten enkaz halinde bir belediyeyi almış olacağız. 120 milyon lira bütçesi var, aldığımız bilgilere göre 170 milyon lira da borcu varmış belediyenin. Mega ve marka projelere yönelmeyeceğiz. Kendine yetebilen, kentte hizmet alabilen ve özellikle dezavantajlı grupların ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir vizyonumuz var. Engellilere, kadınlara, yaşlılara ve öğrencilere ciddi anlamda katkılarımız olacak. Kuracağımız kent, mahalle, kadın ve gençlik meclisleriyle de bütçeyi birlikte planlamış olacağız. Bütün temel giderlerden sonra belediyeden kalan miktarı çok adil bir şekilde hem mahallelere hem de toplumsal kesimlere dağıtmak istiyoruz. Bütün sorunları bir-iki yıl içerisinde çözmemiz mümkün değil. Yalan vaatlerde bulunmayalım. İnsanların içine çıkacak yüzümüz olsun. Ama küçük olan bu bütçeyi dış desteklerle artırarak, 5 yıl boyunca planlı bir şekilde takip edersek öyle inanıyorum ki Bingöl’ün birçok sorununu çözmüş oluruz.”

‘Gençleri siyasete teşvik edeceğiz’
Bingöl’de gençlerin madde bağımlılığı ve intiharları ile ilgili de konuşan Özsoy, şunları kaydetti: “Gençler bu toplumun yansımalarıdırlar. Eğer rehabilite edilecek bir şey varsa o da gençler değil, toplumun kendisidir. Çünkü 20’li yaşlardaki gençlerin çoğu üniversitelerden sonra boş geziyorlar. İş alanları çok sınırlı ve kaynakları zayıf. Genç intihar oranlarında Bingöl maalesef ilk sıralarda. İntihar malum, en önemli sosyolojik meselelerden bir tanesidir. Gençlik meclisiyle bu sorunların tespiti için yoğun çalışacağız. Özellikle bu intiharların önüne geçmek istiyoruz. Yine madde bağımlısı gençlerimiz çok fazla. Genel olarak onlarla sohbet ettiğimizde görüyoruz ki geleceğe yönelik en umutsuz olan kesim gençlerdir. Belediye bütçesinden hem kültürel ve bilimsel çalışmalar hem de meslek edindirmek için gençliğe bir bütçe aktaracağız. Ama temel hedefimiz gençleri toplumsal, ekonomik ve siyasal hayata katılmaya teşvik edeceğiz.”

‘Halk kazanmamızı istiyor’
Bingöllülerin gündemlerinde neler olduğunu ve partilerine olan yaklaşımlarını da aktaran Özsoy, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:  “Biz Şubat ayında Bingöl’e geldiğimizde ‘7 Haziran havası var’ demiştim. Halen de o havayı görebiliyorum. Çünkü ikitdar partisine karşı çok ciddi bir tepki var. Yine HDP’ye dönük olarak da aynı düzeyde bir sempati söz konusu. Bunu el sıkmalarından, gözle kurdukları iletişimden anlıyoruz. Daha önce burada hakim kılınan yoğun korkudan dolayı bize selam vermekten imtina eden insanlar vardı. Ama şu anda o korkunun kısmen de olsa aşıldığını görebiliyoruz. Çünkü elimizi daha sağlam sıkıyorlar ve temas kuruyorlar. Bu kez gerçekten de değişim istiyorlar. Kazanmamızı istiyorlar.

Bingöl’ün genelinde aşırı bir politik kültür maalesef söz konusu değil. Fakat HDP ile gönül bağı olan kitleler açlık grevleri ve tecride dair yüksek bir kaygıya sahipler. Ölümlerin bir tanesi oldu, malum. Taziyesinin bile defnedilmesine müsaade etmediler. Cenazeyi kaçırdılar. Yani bildiğiniz devlet tekrar iş başında. Daha fazla geç olmadan, ölümler olmadan bu meselenin artık akıl ve mantıkla bir şekilde ele alınarak bu tecrit rezaletinden ülkenin kurtulması gerekiyor.”  ANF/BİNGÖL

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

HDP’li 4 belediyeye kayyum atandı

AleviNet

Published

on

Türk İçişleri Bakanlığı, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Amed’in Kayapınar, Bismil, Kocaköy ile Van’ın Erciş İlçe Belediyesi’ne kayyum atandı. 

Sabah saatleriyle birlikte Kayapınar Belediye binasını abluka altına alan polisler, kayyum atandığını belirtti. Bakanlık kararını talep eden HDP’liler, kararın gözaltında bulunan eşbaşkan Yılmaz’a tebliğ edildiği ifade etti. Polis daha sonra belediye meclis üyelerini darp ederek binadan çıkardı. Bariyerlerle kapatılan belediye binasının giriş çıkışlar kapatıldı. 

Belediye binasından çıkarılan HDP Milletvekili Dersim Dağ, meclis üyeleri ve partililerin bekleyişi devam ediyor. Bismil ve Kocaköy belediyeleri de polislerce ablukaya alınırken, binalarda arama sürüyor. 

Dün Amed Büyükşehir Belediyesi (DBB) Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, Kayapınar Belediyesi Eşbaşkanı Keziban Yılmaz, Bismil Belediyesi Eşbaşkanı Orhan Ayaz ve Kocaköy Belediyesi Eşbaşkanı Rojda Nazlıer gözaltına alınmıştı. 

Van’da 15 Ekim’den bu yana gözaltında bulunan ve henüz ifadeleri dahi alınmayan Erciş Belediyesi eşbaşkanları Yıldız Çetin ve Bayram Çiçek’in de yerine İlçe Kaymakamı Nuri Mehmetbeyoğlu, kayyum olarak atandı. 

 

Continue Reading

Politika

Oluç: Kürt halkından intikam operasyonu sürüyor

AleviNet

Published

on

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘HDP’YE İNTİKÂM OPERASYONU’

Oluç’un değerlendirmelerinin satır başları şöyle:
“İstikrarlı bir şekilde bu iktidarın kayyum atamaları sürüyor. Halkın iradesini gasp etme faaliyeti sürüyor. Hukuksuz davranışları sürüyor. İktidarın intikam operasyonu, HDP’den, tüm seçmenlerinden ve Kürt halkından intikam operasyonu sürüyor. İktidar, 31 Mart’ta sandıkta kazanamadığını baskı, zor ve hile yoluyla, hukuk dışı adımlarla elde etmeye çalışıyor.
Kısaca özetlemek gerekirse, iktidar Kürt halkına diyor ki: Senin iradeni gasp ederim. İktidar Kürt halkına diyor ki: Sen seçtiysen sayılmaz. İktidar Kürt halkına diyor ki: Senin için hukuk yok. Kürtsen belediye başkanı olamazsın. Kürt’sen kendi ilini, ilçeni, beldeni yönetemezsin. iktidarın Kürt halkına söylediği budur.
Bugün 21 Ekim 2019 tarihinde sabah saatlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı gözaltına alındı. Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Keziban Yılmaz gözaltına alındı. Bismil Belediye Eş Başkanı Orhan Kara gözaltına alındı. Kocaköy Belediye Eş Başkanı Rojda Nazlıer gözaltına alındı.
Bu iktidar savaşı bahane edip halkın iradesini gasp etmeye devam ediyor. Bu aslında çok açık bir siyasi darbe sürecidir. 31 Mart seçimlerini yok sayma süreci devam ediyor. Demokratik siyaseti ortadan kaldırma hamlesidir. Tüm toplumsal muhalefete bir gözdağıdır.

MUHALEFETE ÇAĞRI

Buradan toplumsal ve siyasal muhalefete de bir çağrı yapmak istiyorum. Bakın, bu konuda sustuğunuz zaman, ki susuyorsunuz, belediyelere teker teker kayyım atanmasına karşı tutum almadığınız zaman, demokratik siyasetin ortadan kaldırılmasına göz yumuyorsunuz demektir. Ve bu er ya da geç gelir, bütün toplumsal ve siyasal muhalefeti vuran bir dalga haline dönüşür. O nedenle susmanız ve görmezden gelmeniz kesinlikle doğru bir tutum değildir. Buna karşı hem Türkiye’de hem dünyanın her yerinde ses yükseltilmesinin zamanıdır. Şimdi susma zamanı değildir.

‘İŞGALE KARŞI SESİMİZİ KESEMEYECEKSİNİZ’

“Vekillere bunu yapan halka neler yapar” havasını yaratmak istiyorlar.
Biz bir kez daha söyleyelim ki, isterseniz bütün kalkanlarınızla, TOMA’larınızla, elinizdeki bütün araçlarla bu ablukayı yapın ve vekillerimizi bu ablukaların içinde tutun. Biz fikirlerimizi söylemekten, bu iktidarın savaş ve işgal politikaları karşısında sesimizi yükseltmekten, sözümüzü söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz. Bu konudaki tutumumuz çok net.
Korku iklimine boyun eğilirse, demokratik siyaset adına yapılacak bir şey kalmaz.
İktidar bütün bir toplumu kendisiyle birlikte işlediği suçlara ortak etmeye çalışıyor.
Yüzlerce insan yaşamını yitirdi. Hem içeride hem dışarıda düşmanlık tohumları ektiniz. Yüz binlerce insan göç etmek zorunda kaldı, yerinden, yurdundan ve evinden edildi. Birleşmiş Milletler’in verdiği rakamlara göre 165 binin üzerinde, yerel kaynaklara göre 300 binin üzerinde insan evinden oldu.

‘EKONOMİK ÇÖKÜŞÜ UNUTTURMAK İSTEDİLER’

Peki yolsuzluğu, işsizliği ve ekonomideki kötü gidişi mi engellediniz bu yaptıklarınızla? Hayır. Ama bir şey yaptınız, bunu bilerek yaptınız. Yolsuzluk, işsizlik ve ekonomideki kötü gidişin konuşulmamasını sağladınız. Zaten bunu yapmak için de bu adımları attınız.

‘MUHALEFET ANLASAYDI…’

Burada muhalefet partilerine de iki çift laf söylemek istiyorum. Muhalefet partileri maalesef iktidarın bu politikaları karşısında sağlam bir duruş sergilemedikleri için, bu iktidara alternatif bir demokratik iktidar olabileceği mesajını veremediler topluma.
Dış politikada iktidar partisinden çok fazla bir farkları olmadığı fikrini topluma verdiler. Bu ülkenin sorunlarının savaşla, ölmeyle, öldürmeyle çözülemeyeceğini açıklasaydı muhalefet partileri, bu iktidarın alternatifinin de her gün biraz daha güçlenmesi mümkün hale gelebilecekti. Bunu yapmadıkları için de zaafları ortaya çıktı.
HDP dışında savaş ve işgal politikalarının ülkeye yarar sağlamayacağını net bir şekilde sergileyen bir muhalefet partisi yok.”

Continue Reading

Politika

HDP: İrademize yönelik siyasi darbe barbarlığı sürüyor

AleviNet

Published

on

HDP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Salim Kaplan tarafından bugün yapılan yazılı açıklamada, “Seçilmiş irademize yönelik siyasi darbe barbarlığı sürüyor” denildi.

‘HDP’NİN BAŞARISINI HAZMEDEMEDİLER’

Açıklamada öne çıkan bölümler şöyle:
“Özellikle son dört yılda HDP belediyelerine yönelik hayata geçirilen ve dünyada bir benzeri zor bulunabilecek cinsten faşizan bastırma politikalarına rağmen, 31 Mart yerel seçimlerinde uyguladığımız başarılı strateji neticesinde bölgede belediyelerimizi kayyımlardan geri almayı ve batıda da AKP-MHP blokuna halkımızla birlikte dur dedik.
HDP’nin geniş toplumsal zeminde kazandığı meşruiyet alanını hazmedemeyen, HDP’nin toplumda yeniden yarattığı umudu hazmedemeyen, HDP’nin öncülüğünü yaptığı demokrasi cephesini hazmedemeyen ve toplumda meşruluğunu yitirerek çözülmeye başladığını gören AKP-MHP faşizan iktidar bloku partimizi yeniden hedef haline getirmiş ve halkımızın tüm demokratik, meşru kazanımlarını yok etmek üzere harekete geçmiştir.
Bu kapsamda, hepimizin bildiği gibi, 19 Ağustos 2019 günü, eşzamanlı olarak, Diyarbakır, Mardin ve Van olmak üzere üç büyükşehir belediye eşbaşkanımız görevden uzaklaştırıldı ve yerlerine il valileri kayyım olarak atandı. Büyükşehir belediyelerimize kayyım atanmasının üzerinden iki aylık bir süre geçti. Geçtiğimiz cumartesi günü (19 Ekim) Mardin ve Van büyükşehir belediye eş başkanlarımızın geçici görevden uzaklaştırılma sürelerinin ‘2 ay daha uzatıldığına’ ilişkin İçişleri Bakanı imzalı tebligatlar, belediye eş başkanlarımıza iletildi.
Bu sabah (21 Ekim) ise, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş başkanımız Selçuk Mızraklı evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Yine eş zamanlı olarak, evlerine baskın yapılmak suretiyle Diyarbakır-Kayapınar Belediye Eş başkanımız Keziban Yılmaz ve Diyarbakır-Bismil Belediye Eş başkanlarımız; Gülşen Özer ve Orhan Ayaz gözaltına alındılar. Takip eden saatlerde ise, yine Diyarbakır-Kocaköy Belediye Eş başkanımız Rojda Nazlıer, belediye binasına girişi sırasında gözaltına alındı. Kayapınar, Bismil ve Kocaköy belediye binaları sabahın erken saatlerinden itibaren kolluk kuvvetleri tarafından kuşatmaya alınmış ve bina içerisinde özellikle belediye eşbaşkanlarımızın odalarında aramalar yapılmaktadır.
Belediye eş başkanlarımızın gözaltına alınmalarının bu belediyelerimizi de kayyımlarla gasp etmek amacıyla yapıldığı ortadadır.  

‘BARBARCA BİR AYRIMCILIK’

Seçme seçilme hakkının muhalif kesimlerce, özellikle de partimiz ve iradesini bizden yana kullanan halkımız/seçmenlerimizce kullanılmasına karşı barbarca uygulanan hukuk dışı, keyfi ayrımcılığı kabul etmiyoruz.
Bu irade gasbına karşı her türlü meşru, hukuki, demokratik ve sivil protestolarımızı, direnişimizi aralıksız olarak sürdürmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI