Connect with us

.

Politika

Temelli: Bu ses asla susmayacak!

AleviNet

Published

on

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Hakkari’deki Newroz kutlamalarına katıldı. 

‘MİLYONLAR ZULMÜ KABUL ETMEYECEĞİNİ GÖSTERDİ’

Temelli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

“Dün Türkiye’nin her yerinde, Newroz alanları hınca hınç doldu. Herkes Newroz alanlarına gelerek bu zulme, bu zalimliğe karşı biz buradayız, itirazımız var dedi. ‘Bu zulmü, bu şiddeti kabul etmiyoruz’ dedi. Bugün burada da Hakkari halkı bu şiddeti, bu zulmü bu nefreti kabul etmiyor, etmeyecek. 

Bu onurlu bu erdemli halk, barış ve demokrasi mücadelesi Türkiye’nin onurudur. Dünyanın önünü açıyor. Newroz’da bir araya geldik hakikatin önünü açtık 31 Mart’a kadar aralıksız 7/24 çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 

31 Mart’ta biz sandığa gidiyoruz, onlar iktidardan gidiyorlar.  İktidarlarını kaybetme korkusu ile koca bir ülkeyi çökerttiler

TECRİT

Mutlak tecridin başladığı tarih, Türkiye açısından çok önemli bir eşiğe işaret eder. O günden itibaren Türkiye’de her gün hukuksuzluk, her gün adaletsizlik arttı. Bu adaletsizliğe bu hukuksuzluğa son verilsin diye biz de o tarihi işaret ediyoruz. Diyoruz ki, tecrit son bulsun, Sayın Öcalan, avukatları ve ailesi ile düzenli olarak görüşsün. Bu meşru bir taleptir, yasal bir taleptir, hukukidir. Eğer bu son 4 yılda yaşadıklarımız orada başlıyorsa orayı işaret etmek hepimizin sorumluluğudur. Adalet Bakanı’na buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Yasayı uygulayın, hukukun gösterdiği adımı atın. Bunu siyasete, seçimlere malzeme etmeyin. Bunu siyasete malzeme ettikçe, işte Türkiye bugün son 4 yıldır bu kriz yumağının içine sürüklendi kaldı. 

Kriz her yerde, hatta kriz bile diyemeyeceğimiz kadar kötü koşullar içinde yaşıyoruz. Buna son verme zamanı geldi. Böyle geldi böyle gitmez. Bunu değiştirme zamanı geldi. Şimdi adalete, hukuka sahip çıkma zamanı, şimdi HDP zamanı. Bu adaletsizliğe bu hukuksuzluğa karşı, 135 gündür bedeniyle direnen Leyla Güven’e selamlarımızı gönderelim. 

‘LEYLA GÜVEN’İN SESİNE SES KATMA ZAMANI’

Şimdi Leyla’nın sesine ses katma zamanı. Leyla ile birlikte açlık grevinde olan tüm yoldaşlarımızın mücadelesine güç katma zamanı. Açlık grevinde olan tüm arkadaşlarımızı; Selma Irmak’ı, Sebahat Tuncel’i, Murat Sarısaç’ı, Dersim Dağ’ı, Tayip Temel’i ve binlerce tutsağı selamlıyoruz. İnanıyoruz ki bu adalet mücadelesi ile bu demokrasi mücadelesi ile Türkiye’nin önü açılacak. Türkiye halklarının beklediği o güzel günler çok yakında, inanın yoldaşlarım, hepimize nasip olacak. 

Bu kararlı mücadeleden korktukları için sabah akşam HDP’ye saldırıyorlar.

Kürt halkını düşmanlaştırıyorlar. 3-5 oy için düşmanlık yapanlara en güzel yanıtı hep birlikte vereceğiz. 

‘DİNİ DE SÖMÜRÜYOR’

Ama o denli telaşlı o denli kaygılanmış ki artık dini bile siyasete alet ediyor. Hiçbir zaman onların seviyesine inmeyeceğiz. Bugüne kadar inmedik, ne yaparlarsa yapsınlar bizi ne kadar öfkelendirirlerse öfkelendirsinler asla muhatap olmayacağız. 

Kürtlere bunca nefretten sonra baktılar sonuçlar kötü, Kürt kardeşlerim demeye başladılar. Kürtler bize oy verir demeye başladılar. 

Bu oylar rotasından çıkmaz, bu oyların yolu özgürlüktür, HDP’dir.

EKONOMİK ÇÖKÜŞ

İşsizlik almış başını gidiyor. Bir yılda bir milyon yeni işsiz yaratmışlar. Enflasyon almış başını gidiyor. Her hafta mazota zam geliyor. Çiftçi mağdur, emekçiler mağdur, esnaf mağdur; beka sorunuymuş! Hayvancılığı bitirmiş. Hakkari Türkiye’nin en yoksul kenti, ne beka sorunu. İşsizlik ortada, insanlar geçinemiyor, sınır kapısı kapalı ticaret yapamıyor, esnaf kan ağlıyor çıkmış beka sorunu. Bunu birde gelmiş Hakkari’de anlatmış. Kime anlatmış? Hakkarililer orada mıydınız? Biliyorum biliyorum, kime anlattığını çok iyi biliyorum. Otobüslere biniyorlar il il dolaşıyorlar. 

Şırnak’ta miting yapıyor, Şırnaklı yok. Hakkari’de miting yapıyor, Hakkarili yok. O anlatıyor hala beka sorunu. Sen gel buraya bir anlat bakalım beka sorunu mu, işsizlik sorunu mu? İşte bunlar duyulmasın, bunlar konuşulmasın diye sabah akşam HDP’ye saldırıyor. Hakikatin sesini susturmaya çalışıyor. Susturamazsınız, biz hakikatin sesiyiz, bu ses asla susmayacak. 

‘ÖNCE KAYYUMLARDAN KURTULACAĞIZ’

Önce kayyımlardan kurtulacağız. Süpürgeler hazır mı? 31 Mart’ta sandıklara gideceğiz, oyumuzu kullanacağız, irademize sahip çıkacağız, belediyelerimizi geri alacağız. Ondan sonra da çöpü, çamuru, kayyımı hep birlikte süpürüp atacağız! Kırıntıları bile kalmayacak. Arkalarına da bakamadan gidecekler. Geldikleri gibi gidecekler. Şimdi hepsi biliyor, 31 Mart’ta gideceğini. 

Kayyum Raporumuzu yasaklayarak suçlarını gizleyebileceklerini sanıyorlar.

Kayyumlardan kentlerimizi kurtaracağız. Çok daha fazla ilçede, ilde HDP iktidara gelecek. Umutsuzluğa yer yok. Bütün bu enkazı hep birlikte kaldıracağız. İşsizlik sorununu da yoksulluk sorununu da çözeceğiz. 

Bu 9 gün boyunca da yine 7 gün 24 saat çalışmaya devam edeceğiz. Ne yaparlarsa yapsınlar, herkese ulaşacağız ve burada yüzde 80 – 90 oy alacağız. İrademizi bunlara göstereceğiz. Bu sefer rekoru Hakkari kırsın mı? Var mısınız?”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Almanya ‘güvenli bölge’den bihabermiş!

AleviNet

Published

on

Geçtiğimiz günlerde Sol Parti milletvekili Gökay Akbulut, Ankara ile Washington’un arasında anlaşmaya varılan “güvenli bölge” ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rojava Kürdistanı ile Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditlerini Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’ne sormuştu.

“Bilirkişi” konumundaki daire, Rojava Kürdistan’ın sınırında kurulan “güvenli bölge”nin uluslararası yasalara aykırı olup olmadığını ve Almanya’nın Erdoğan’ın işgal tehditleri karşısındaki yaklaşımına ilişkin kısa bir rapor hazırladı. Uluslararası medya kuruluşlarında çıkan haberlerin bir özeti andıran raporda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırı planlarına ilişkin somut bilgilerin olmadığı ifade edildi.

ALMANYA’NIN POZİSYONUNU AÇIKLAMADILAR!

Raporu hazırlayan uzmanların “Güvenli bölge” tartışmalarına ilişkin Almanya’nın pozisyonu açıklamaktan kaçındıkları görülürken, Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümet adına şu açıklamayı yapmaları dikkat çekti: “Federal Hükümet Türkiye- Suriye sınırında durumu tespit edecek bir malumata sahip değil.”

Türk devletinin Rojava ve Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditleri için ise Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi “meşru müdafaayı” gerektirecek gelişmelerin olmadığını ifade ederek, YPG güçlerinin sınırdaki ağır silahlarını çektiğine dair medyada çıkan haberleri hatırlattı.

Türkiye’nin Suriye politikası çerçevesinde Ankara rejimine silah ihracatının devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise Bilimsel Hizmetler Dairesi, bu konuda 2 Şubat 2018’de açıklanan raporun geçerliği olduğunu bildirdi. Türk devletinin Efrîn’e Alman yapımı Leopard tanklarıyla saldırısı sonrasında Sol Parti’nin talebi üzerine daire “Türkiye’ye yapılan tank ihracatının şu anki veriler ışığında uluslararası hukuku ihlal etmiyor” görüşünü öne sürmüştü.

Continue Reading

Politika

Van’dan Soylu’ya: Çok kalitesiz ve devşirmesin!

AleviNet

Published

on

19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı 29 gündür Demokrasi Nöbeti adı altında oturma eylemleri yapılıyor.

Van’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe Binası önünde devam eden eyleme, belediye eşbaşakanları, milletvekilleri, Barış Anneleri, HDP’liler, TJA’lılar, Kiği, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’nin (KAYYDER) temsilcilerinin de içinde olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Eylem yine polis ablukası altında gerçekleşti. “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldığı eylemde konuşan HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Amed ziyaretini sert bir dille eleştirdi.

Bu çerçevede esnaflara seslenen Bülbül, “Siz de gidin Süleyman’ın kapısında oturun. Süleyman’a deyin ki ‘Sen HDP’nin kapısında oturmak için bakan olmadın, sorunlara çözüm bulmak için bakan oldun.” şeklinde konuştu.

Bülbül, “Süleyman Soylu ve avanesi Kürt halkına, demokrasiye karşı her gün her dakika suç işliyor. Çocukları dağa gitmiş olan mazlum İnsanları kullanarak da suç işliyor. Biz o annelere diyoruz ki HDP’nin kapısı önünde oturmayın, içeri girin HDP çözüm kapısıdır. Süleyman Soylu çözüm bulamayıp tıkandığı için HDP’nin kapısına geldi” ifadelerini kullandı.

DEVLETİN BİR KAPISI YOK, SOYLU ÇOK KALİTESİZ

Bülbül, 17 bin faili meçhul cinayetin hesabının verilmesi gerektiğini belirtirken, katledilen Mehmet Sincar’ın, Musa Anter’in, Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un hesabının verilmediğini hatırlattı.

HDP’li vekil Bülbül, “Sizin kapınızda bütün Türkiye’nin oturması lazım değil. Sizin kapınız olsa Pir Sultan Abdal’ın tabiri ile ‘Bizim sorunumuz kapının ipi ile değil, o kapının sahibi iledir.’ Ama kapı yok, düşmanlığın da bir adabı olur. Süleyman Soylu sen çok kalitesizsin” diye konuştu.

“SEN BİR DEVŞİRMESİN”

Hükümetin organizesiyle HDP Amed İl binası önünde oturan bazı aileleri ziyaret eden Soylu’ya seslenen Bülbül, şunları belirtti:

“Süleyman Soylu, avaneni de al git Kandil’de oturma eylemi yap. Çocuklar Diyarbakır’da değil, Kandil’de. Sizin yönteminizle siyaset yapılmaz. Şah Hüseyin Kerbela’da beklerken yanında kimse gitmedi. Çünkü; Yezit her kapıya bir asker dikmişti kimse gitmesin diye. Süleyman Soylu, her sokağa bir TOMA koymuş, diyor; ‘HDP’lilerin yanına giden yok’ diyor. Sen bu TOMA’yı, gözaltı furyasını, işkenceyi, baskıyı kaldır bakayım Van nasıl yerinden sarsılıyor. Sen bize siyaset öğretemezsin, sen bir devşirmesin. AKP’ye, Tayyip Erdoğan’a küfür ve hakaret ederek geldin. Sen Fethullah Gülen ile birlik oldun AKP’yi vurmaya çalıştın. Şimdi AKP ile birlik olup bizi vurmaya çalışıyorsun. Bu siyasetin adı, hokkabazlıktır, düzenbazlıktır.”

“Biz belediyelerimizi tekrar geri alacağız” diyen Bülbül, şunları ekledi: “Ya seçimle ya hukukla ama bir şekilde alacağız. Hakkımızı yerde bırakmayacağız. Bu gökten parlayan güneş, kıpırdayan yapraklar, Van halkı şahit olsun ki, dünya insanlığı şahit olsun ki Süleyman Soylu ve zihniyeti kaybedecek, haklar kazanacak. Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet kazanacak. Hani tecridi kaldırmıştınız, hani söz vermiştiniz, hani Kürt Halk Önderi ile düzenli avukat görüşmesi olacaktı. Be hey yalancılar, be hey sahtekârlar bu ne biçim politikadır. Kendi sözünüzü tutmuyorsunuz. Kendi yasanıza uymuyorsunuz. Kendi yasanıza uyun. Sizin yasanıza göre Van’ın meşru başkanı Mustafa Avcı ve Bedia başkanımızdır. Kabul etmiyorsanız bunun adı faşizmdir.”

Bu açıklamaların ardından bir süre daha sloganlar ve ezgilerle oturma eylemi yapıldı ve sonlandırıldı.

Continue Reading

Politika

Taşçıer: Kürt sorunu çözülmeden kimse hakkını kullanamaz

AleviNet

Published

on

Mardin’de kayyum gasplarına karşı 29 gündür süren Demokrasi Nöbeti, HDP binası önünde devam etti. Eylemlerini Karayolları Parkı’nda yapmak isteyen HDP’lilere polislerce yine engel olunurken, zırhlı araç, gözaltı otobüsleri ve çevik kuvvet polisleri ile abluka altında tutulan il binası önünde oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminin ardından HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer açıklama yaptı.

YÜZ YILLIK İNKÂRA DİKKAT ÇEKİLDİ

Taşçıer, “Sadece bugün Kürt halkının iradesine kayyum atanmıyor. Tarihsel olarak baktığımızda 1924 yılında Türkiye’nin yeni Anayasası yapıldığında da Kürt halkı yok sayıldı. Bu da Kürt halkının iradesinin yok sayılmasıydı. Ardından yapılan değişikliklerde de Kürt halkının iradesi yok sayılmaya, Kürt halkı inkâr edilemeye bugüne kadar devam etti” dedi. Kürtlerin haklarını talep ettiklerini ve her dönem baskı ile karşılaştıklarını dile getiren Taşçıer, Şeyh Sait ve arkadaşlarının İstiklal Mahkemelerince idam edilmesini hatırlattı.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİ’

Taşçıer, 31 Mart seçimlerine de değinerek, önceki dönem yapılan kayyum atamalarına rağmen halkın tercihini yine HDP’den yana yaptığını söyledi. HDP Milletvekili İmam Taşçıer, AKP-MHP’ye “Ne olursa olsun, bu halk size destek vermeyecek” derken, şunları da söyledi: “Kürt sorununu çözmek adına bir adım atılmadığı sürece, Kürt sorunu çözülene kadar Türkiye’de Kürt halkının da Türk halkının da haklarını kullanması mümkün değil. Demokrasi de Türkiye’de hayat bulamayacak. Öncelikle Kürt sorunu çözülecek, ondan sonra hep birlikte çalışabileceğiz, kendimizi yönetebileceğiz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI