Connect with us

Dünya

Suriye’yi bekleyen ikinci savaş

Suriye’de çatışmaların hafiflemeye başlaması ile birlikte, uzun vadeli ve köklü yapısal reformlar gerektiren yolsuzlukla mücadele, ekonomi ve siyasetin yeniden inşası gibi sorunlar gündeme gelmeye başladı.

Halk arasında “ülkeyi bekleyen ikinci savaş” olarak tanımlanan bu dönemi DW Türkçe’ye değerlendiren uzmanlar “Suriye’nin kırılgan ve tehlikeli bir dönemin eşiğinde olduğu” konusunda hemfikir.

Suriye içindeki siyasi partilerden biri olan ve savaş döneminde yükselişe geçen Suriye Sosyalist Milliyetçi Parti’den Tarık El Ahmet, “Ülkeyi yıllar süren savaş halinden barış ve huzurun hakim olduğu günlere taşımayı sağlayacak bir sihirli değnek yok ancak (bütün boyutları ile) yeniden imar süreci başladı” dedi.

Carnegie Ortadoğu Merkezi’nden Yezid Sayigh “Suriye’de birçok sorunun çözüm beklediğini ancak mevcut hükümetin politik veya ekonomik konuları çözmek için bir planları olduğunu düşünmediğini” söyledi.

Oklahoma Üniversitesi’nden Joshua Landis ise, yolsuzluktan ekonomi politikasına ve Suriye’ye yönelik yaptırımlara kadar birçok konunun ilişkili olduğuna dikkat çekerek, “Suriye’de durum daha da kötüleşecek” diye konuştu.

Syrischer Pass

Suriye’de resmi evrak temininden hastanede yer bulmaya kadar birçok konuda rüşvet, adam kayırma, kanun dışı uygulamalar neredeyse normal sayılır hale geldi.

Yolsuzluk en önemli sorun

Suriye’nin birçok yerinde devlet kontrolünün kaybolması ile birlikte her türlü ihtiyacı temin ve sevk eden yeni ticaret ağları öne çıkmaya başladı. Resmi evrak temini, okul kaydı yaptırmak veya hastanede yer bulmak, iş bulmak, kanunla ilgili sorunlarda sonuçları lehe çevirmek gibi birçok konuda rüşvet, adam kayırma, kanun dışı uygulamalar neredeyse normal sayılır hale geldi.

Halk arasında çatışmaların sona ermesi ile birlikte yolsuzluğa karşı etkili bir mücadelenin başlatılması, yolsuzluğa karışan kişi veya grupların mahkeme karşısına çıkartılması beklentileri de dile getiriliyor.

Ancak suçlu ile mağdurun karıştığı, mağdurun aynı zamanda suçlu olduğu, yolsuzluk dahil çeşitli suçlara karışanların aynı zamanda devletin yanında savaştığı ülkede beklenen ölçüde bir yargılama sürecinin gerçekleşmesi pek mümkün görünmüyor.

Tarık El Ahmet’e göre, “yolsuzluğa karşı savaşmak terörizme karşı savaşmaktan çok daha zor. Yolsuzluğun kısa sürede yok edilmesi mümkün değil ancak bütün bölgeler devlet kontrolüne girdikçe ve kamu kurumları çalışmaya başladıkça aşamalı olarak azalması mümkün.”

Joshua Landis ise, yolsuzluğun birçok Ortadoğu ülkesi gibi Suriye’nin de on yıllardır çözemediği bir sorun olduğuna dikkat çekti.

Suriye’deki sistemi “bütün bölgede olduğu gibi yönetim güvenlik ve istikrar sağlar, halk politik haklarından vazgeçer, soru sormaz” şeklinde tanımlayan Landis’e göre, Suriye’ye yönelik yaptırımların da etkisiyle “her işin masa altında halledildiği yolsuzluk üzerine kurulu, şeffaflığın olmadığı bir sistem inşa edildi.”

Landis yolsuzluğun adam kayırma, liyakat yerine şahıslara/gruplara sadakat gibi kişisel çıkarları öncelikli gören ve devletin birçok kurumunu saran yapısal bir sorunlar ağı haline geldiğini söyledi.

Yeni model ne olacak?

Suriye’de ayaklanma öncesi dönemde dışarıya kapalı, tek partili ve sosyalizme benzer bir sistem uygulanıyordu.

2000’li yılların ortasında ekmekten mazota kadar birçok ihtiyacın devlet tarafından sübvanse edildiği bu sistemden neo-liberal bir sisteme geçiş hamlesi başladı. İç üretimin yeterli düzeyde desteklenmemesi, Suriye bankaları üzerindeki yaptırımların yatırımların önünü kapatması, devlet kurumlarında ve siyasi yapıda yeni politikalara ayak uyduracak şekilde yapısal dönüşümün sağlanmaması gibi nedenlerle yeni sistem denemesi başarısız oldu.

Basar - Grosbild

Ekonominin savaş öncesi canlılığına kavuşması “en zor konu”. (Foto: Şam’da bir çarşı / Arşiv)

Bu sonuç en sert etkisini ekonomide gösterdi. Sübvansiyonlar başta olmak üzere sosyalist sisteme göre devletin üstlendiği destekler devlet bütçesinde giderek büyüyen bir yük olmaya başladı. Yerel üreticiler zayıflarken, kısa sürede yüzlerce atölye kapandı ve işsizlik artmaya başladı. Sübvansiyonların azaltılması alım gücünü iyice düşürdü.

Savaş döneminde ise ekonomi, tarım arazilerinin ekilememesi, atölye ve fabrikaların kapanması, vergi toplanamaması, askeri giderler, sanayide kullanılan makinelerden hastanelerdeki teknolojik cihazlara kadar pahalı araç gereçlerin kullanılamaz hale gelmesi, binlerce aracın çalınması veya hurda hale gelmesi, yüzlerce kilo altının ve malın bulunduğu çarşıların yağmalanması gibi birçok darbe aldı. Yine iş insanları dahil yüz binlerce insanın servetlerini ülke dışına çıkarması, Suriye lirasının dolar karşısında 10 kat zayıflaması da ekonomiyi sarsan faktörler arasında. 

Kalifiye kadrolarını büyük ölçüde kaybeden ve beyin göçü de veren Suriye’de yeni dönemde ekonomi politikası dahil nasıl bir modelin uygulanacağı belirsiz. Bu durum siyasi yapının dizaynından mültecilerin dönüşüne kadar birçok sorunu da doğrudan etkiliyor.

Yeni bir modelin geliştirilmesinin mümkün olmadığını savunan Landis, “Eski sistem çöktü ancak yaptırımlar nedeniyle yeni bir sistem bulunması da çok zor. Bu nedenle eski sistemle devam etmek zorundalar. İnsanları sessiz tutmak ve otoriter uzlaşmayı (güvenlik ve istikrara karşı demokrasiden feragat) korumak için daha fazla şiddet kullanacaklar” dedi.

Yezid Sayigh de Suriye’yi ölmeyen ama kendini nasıl iyileştireceğini de bilmeyen hasta şeklinde tanımlayarak, “Eski sistemi kullanmaya devam edecekler. Politik davranışlarını değiştirmek istemiyorlar. Hâlâa güvenlikçi müdahalelere güveniyorlar. Rejim hayatta kalacak ancak çok kırılgan ve ekonomik açıdan iflasın eşiğinde ve zorluklar devam edecek” diye konuştu.

Ekonominin yeniden inşası mümkün mü?

Ekonominin yeniden inşasını “en zor konu” diye tanımlayan Tarık El Ahmet’e göre yol, elektrik, su gibi öncelikli ihtiyaçların giderilmesi çalışmaları birkaç yıl önce başladı. Yine Halep ve Şam başta olmak üzere binlerce atölye ve fabrika da açıldı ancak yaptırımlar bu süreci yavaşlatıyor.

Joshua Landis, Suriye’de sadece çatışmaların bittiğini ve ekonomi yoluyla savaşın sürdüğünü söyledi. ABD ve Batı ülkelerinin Rusya ve İran’a zarar vermek ve Beşar Esad’ı düşürmek için yaptırımları kullandığını savunan Landis, “Suriye’nin yeniden inşa edilmesi gerekiyor ki mültecilerden kurtulabilsinler ama ABD, Fransa, İngiltere hiçbir ülke yeniden inşa etmek istemiyor. Ancak bu cezalar Suriyelilere. Suriyeliler savaşta kaybettiler, şimdi barış döneminde de… Rejim (Esad yönetimi) ne derse kabul edecekler” dedi.

Syrien verschwendetes Erdöl in Qamischli

Suriye’deki petrol çıkarma çalışmaları (Foto: Arşiv)

Petrol bölgeleri kimin?

Suriye’deki petrol kaynaklarının bir kısmı Suriye ordusunun bir kısmı da ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) elinde.

SDG ve YPG kontrolündeki bölgelerin geleceğinin belirsizliği, petrol kaynaklarının idaresi ve gelirin kullanımı gibi konuları da etkiliyor.

Yine bu bölgelerde, Türkiye’nin desteklediği Afrin ve çevresinde ve Suriye ordusunun kontrolündeki kısımda farklı idari-finansal ve eğitim sistemleri uygulanıyor.

Bir süredir SDG’nin elindeki bölgede bulunan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, genel olarak sokakların ve çarşıların hareketli olduğunu ancak ihtiyaçların Irak Kürdistan’ından veya Cerablus-Bab hattı üzerinden Türkiye’den sağlandığını söyledi.

Çiviroğlu, “Gelen her mal 3-4 el değiştirerek ulaşıyor. Her el değiştirdiğinde fiyat da artıyor. Mazot gibi temel ihtiyaçlar sübvanse ediliyor. Yine askeri (YPG-SDG ve polis gücü Asayiş) ve sivil memurun maaşları genelde petrol kaynaklarından sağlanıyor. Üretim yok, tüketim var ve bu sürdürülebilir değil” dedi.

Ekonomi başta olmak üzere birçok sorunun acil çözüm beklediği Suriye’de yeni dönemi sahada çekişen ABD-Rusya-Türkiye ve İran gibi ülkelerin hamleleri de doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.

Hediye Levent

©Deutsche Welle Türkçe

 

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dünya

ABD, İran petrolü muafiyetlerine son veriyor

ABD, İran’dan petrol ithalatı muafiyetlerine son verildiğini açıkladı. Beyaz Saray’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, İran’dan petrol ithal eden ülkelere yaptırım muafiyetlerinin Mayıs ayında yenilenmeyeceği belirtildi. Açıklamada, “Karar, İran’ın petrol ihracatını sıfıra indirerek, rejimin ana gelir kaynağının engellenmesini hedefliyor” ifadesine yer verildi.

USA, Washington: Nato Treffen Tag 2

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da, Kasım ayında yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından sekiz ülkeye tanınan muafiyetin 2 Mayıs tarihinden sonra kesinlikle uzatılmayacağını vurguladı. Pompeo, İran ile petrol ticareti yapan ülkeleri de “Sağlanan fayda alınacak risklere değmez” sözleriyle uyardı.

ABD hükümeti Kasım ayında aldığı bir kararla İran’a karşı bugüne kadarki en sert ekonomik yaptırımları uygulamaya koymuştu. Özellikle ülkenin en büyük gelir kaynağı olan petrol endüstrisini hedef alan yaptırımlar konusunda sekiz ülkeye muafiyet tanınmıştı. Bu kapsamda Türkiye, Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Tayvan, İtalya ve Yunanistan’ın altı ay boyunca herhangi bir yaptırıma uğramadan İran’dan petrol ihraç etmesine izin verilmişti. ABD bu kararı, söz konusu ülkeler ve petrol piyasasındaki “özel şartlar” ile gerekçelendirmişti.

Türkiye’den karara tepki

Beyaz Saray’dan gelen karar sonrasında Twitter üzerinden bir açıklama yapan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “ABD’nin İran’dan petrol ithali yasağına getirilen muafiyetlere son vermesi bölgesel barış ve istikrara hizmet etmeyecek ve İran halkına zarar verecek. Tek taraflı yaptırımları ve komşularımızla nasıl ilişki kuracağımız konusundaki dayatmaları kabul etmiyoruz” dedi.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri açığı kapatacak

Petrol ithalatı muafiyetlerine son verildiğine dair Beyaz Saray’dan gelen açıklamada, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin petrol arzındaki açığı kapatmak için uğraşarak, küresel piyasada dalgalanma olmasının önüne geçeceği vurgulandı.

ABD Başkanı Donald Trump, 2015 yılında Tahran ile imzalanan nükleer anlaşmadan geçen Mayıs ayında çekileceğini açıklamış ve ardından İran’a yeniden yaptırım uygulamaya başlamıştı. İlk yaptırımlar Ağustos 2018’de, yaptırımların ikinci paketi ise 5 Kasım 2018’de devreye sokulmuştu.

dpa,AFP/AÜ,DÇÜ

© Deutsche Welle Türkçe

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Dünya

Sri Lanka’da saldırılar sonrası OHAL ilan edildi

Güney Asya’da bulunan ada ülkesi Sri Lanka’da Pazar günü aralarında kilise ve lüks otellerin de bulunduğu sekiz ayrı noktada meydana gelen patlamaların ardından ülkede Pazartesi gece yarısından itibaren geçerli olacak şekilde olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi. OHAL kararı, patlamalar sonrasında ülke çapında ilan edilen sokağa çıkma yasağının Pazartesi sabahı kaldırılmasının ardından geldi.

Hristiyan alemi Paskalya yortusunu kutlarken, Sri Lanka’da üç kilise ile üç otelde meydana gelen patlamalarda ve bunlardan sonra polisler saldırganları ararken meydana gelen diğer iki patlamada hayatını kaybedenlerin sayısı 290 olarak açıklandı. Ölenler arasında en az 37 yabancı uyruklu insanın bulunduğu aktarılırken, yaralananların sayısının 500’den fazla olduğu belirtildi.

Olayların ardından açıklama yapan polis, patlamalarla ilgili 24 kişinin gözaltında olduğunu açıkladı. Adını gizli tutarak AFP’ye konuşan bir polis yetkilisi, gözaltında olan 13 kişinin radikal bir gruba üye olduğunun değerlendirildiğini belirtti.

Hükümet yerel İslamcı örgütten şüpheleniyor

Saldırıları henüz üstlenen olmazken, Sri Lanka hükümeti saldırıların ardında Ulusal Tevhid Cemaati (NTJ) örgütünün olduğunu düşünüyor. Aynı zamanda kabinede yer alan hükümet sözcüsü Rajitha Senaratne Pazartesi günü yaptığı açıklamada, saldırının radikal İslam’ı savunan Ulusal Tevhid Cemaati tarafından yapıldığını düşündüklerini, ancak örgütün yurtdışı bağlantıları olmadan bu büyüklükte bir saldırı planlamayacaklarını ifade etti.

Sri Lanka'daki saldırıların hedeflerinden Negombo kentindeki St. Sebastian Kilisesi'nde güvenlik görevlileri soruşturma kapsamında çalışmalarını sürdürüyor

Sri Lanka’daki saldırıların hedeflerinden Negombo kentindeki St. Sebastian Kilisesi’nde güvenlik görevlileri soruşturma kapsamında çalışmalarını sürdürüyor

Sözcü, “Şu anda örgüte ve örgütün diğer bağlantılarına yurtdışından gelen yardımları, bu örgütün canlı bombaları nasıl yetiştirdiklerini ve bombaları nasıl yaptıklarını araştırıyoruz” dedi. Sözcünün açıklamasından önce ülkenin emniyet genel müdürünün 11 Nisan’da üst düzey emniyet yetkililerinde bir istihbarat raporu göndererek Ulusal Tevhid Cemaati’nin canlı bombalar ile ülkedeki “önemli kiliselere” saldırı düzenlemek istediğini belirttiği ortaya çıktı.

Pazartesi günü bir açıklama yapan polis sözcüsü ise başkent Colombo’daki ana tren garında 87 adet bomba fünyesi bulunduğunu açıkladı.

Ölenler arasında iki Türk vatandaşı da var

Saldırılarda ölen 290 kişiden en az 37’sinin yabancı uyruklu olduğu tespit edilirken, saldırılarda iki Türk vatandaşının da öldüğünü bildirdi. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Twitter üzerinden yayınladığı mesajında, hayatını kaybedenlerin aileleriyle temas halinde olduklarını kaydetti.

T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde yayınlanan açıklamada, “Paskalya ayininin yapıldığı bir günde kiliseleri hedef alan bu alçakça saldırı kasıtlı bir provokasyon eylemidir. Bu yönüyle, Yeni Zelanda’da camide ibadet eden Müslümanlara karşı gerçekleştirilen son terör eyleminden bir farkı yoktur”. ifadelerine yer verildi.

rtr,AFP/DÇÜ,AÜ

© Deutsche Welle Türkçe

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Dünya

Buteflika’ya yakın beş milyarder tutuklandı

Cezayir medyasına göre Buteflika’ya yakın beş milyarder, Algeruie’de yakalandı. Bunlar arasında yer alan Isad Rebrab, Cezayir’in en zengini olarak tanınıyor. Kuninef ailesinden olan diğer dört kardeşin ise Buteflika ile bağları var.

20 yıl boyunca paylaşımsız bir şekilde ülkeyi yöneten Abdulaziz Buteflika, aylarca milyonların sokaklara çıkması sonucu 22 Şubat’ta istifa etmek zorunda kalmıştı.

Daha bunan iki ay öncesine kadar, Cezeyir’de eylem yapmak bile yasaktı. Cezayirliler 18 Nisan’da sandığa gidecek ve 82 yaşındaki Abdulaziz Buteflika beşinci kez ülkenin başında yer alacaktı. Ancak bu senaryo bu kez gerçekleşmedi.

Rejimin Anayasa Başkanı Tayip Belez de geçen hafta içerisinde istifa etti. Belez, Buteflika’nın yerine vekalet eden Senato Başkanı Abdulkader Bensalah ve Başbakan Nureddin Bedui ile birlikte Buteflika’nın çevresindeki üç önemli isimden biriydi. İstifası tepkileri yatıştırmaya yetmedi. Geçen Cuma günü yine ülke genelinde yüzbinlerce sokaklara çıktı.

Protestocular, Buteflika’nın kurduğu devlet aygıtındaki kurum ve kişilerin geçiş sürecini yönetmesini istemiyor. Buteflika’nın 18 Nisan için öngördüğü seçimleri reddeden ve erteleten Cezayirliler, 4 Temmuz’da yeni Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de reddediyor.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Forum7 saat ago

Maçoğlu Dersimli mi, Tuncelili mi? Asıl ona bakmak gerekir

CİHAN EREN Bu yazımızı, 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarından doğmuş başka bir tartışma üzerine yazacağımız için başka noktalara değinmeden doğrudan...

Güncel7 saat ago

Dersim Barosu: Linç kültürü yaygınlaştırılıyor

Ülkede artan linç girişimlerine dikkat çeken Dersim Barosu, Diyarbakır, Gebze ve Kızıltepe’de güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı tavrın, CHP Genel...

Güncel7 saat ago

Memur-Sen’den binlerce istifa

Belediyelerde işçilerin yanı sıra iktidara yakın Memur-Sen’e tepkili memurlar da jet hızıyla istifa ediyor. Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre  31...

Politika7 saat ago

İmamoğlu’ndan Bahçeli ve Akar’a: Her yere gideriz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı sonrası ‘Mesaj alınmıştır’ diyen MHP Başkanı Devlet Bahçeli ve Savunma...

Dünya7 saat ago

ABD, İran petrolü muafiyetlerine son veriyor

ABD, İran’dan petrol ithalatı muafiyetlerine son verildiğini açıkladı. Beyaz Saray’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, İran’dan petrol ithal eden ülkelere yaptırım...

Medya7 saat ago

Cumhuriyet davası avukatları: İnfazın durdurulması hukukun gereğidir

Cumhuriyet gazetesi davası avukatları, istinaf mahkemesinin sekiz eski Cumhuriyet çalışanının hapis cezalarını kesinleştirme kararı üzerine İstanbul Barosu’nda açıklama yaptı. Açıklamada,...

Dünya7 saat ago

Sri Lanka’da saldırılar sonrası OHAL ilan edildi

Güney Asya’da bulunan ada ülkesi Sri Lanka’da Pazar günü aralarında kilise ve lüks otellerin de bulunduğu sekiz ayrı noktada meydana...

Güncel7 saat ago

Türkdoğan: İktidar insanlıktan koptu

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İHD, TİHV, ÖHD Amed Barosu, ÇHD, SES ve İTO temsilcilerinden oluşan bir heyetle TBMM’de...

Dünya7 saat ago

Buteflika’ya yakın beş milyarder tutuklandı

Cezayir medyasına göre Buteflika’ya yakın beş milyarder, Algeruie’de yakalandı. Bunlar arasında yer alan Isad Rebrab, Cezayir’in en zengini olarak tanınıyor....

Güncel7 saat ago

HDP: Hukukçulara saldırı utanç vericidir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Özgürlük İçin Hukukçular...

Kültür-Sanat7 saat ago

AKP’li başkanın ilk icraatı: Aziz Nesin’in yazdığı ‘Azizname’ oyunu iptal edildi

Cumhuriyet Sahnesi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “31 Mart yerel seçimlerimde Kayseri’ye hizmet etmek üzere seçilen Büyük Şehir Belediye Başkanı...

Haberler7 saat ago

DİSK: 1 Mayıs Taksim’de kutlansın

Grup adına basın açıklamasını Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu yaptı. Küçükosmanoğlu, “Türkiye’de işçi sınıfının baskıyla çıkarılmaya çalışılan bir takım...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort