Connect with us

.

Medya

Fransız Basını: ‘Erdoğan için Büyük Yenilgi’

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin nefesini tutarak sabaha kadar izlediği çekişmeli yerel seçimler, Avrupa’da da yakından izlendi. Tüm Avrupa haber kanalları özellikle İstanbul’da kıran kırana geçen yarışı canlı olarak aktardı. Avrupa Birliği (AB) katılım oranının yüksekliğinin, yerel demokrasiyi güçlendirdiğine dikkat çekerken, Fransız medyası, “Erdoğan için büyük yenilgi” başlıklarını attı.

Türkiye’de çekişmeli geçen yerel seçimlere ilişkin resmi olmayan sonuçlar üzerinde Avrupa Birliği’nden ilk yorum AB Komisyonu Sözcüsü Maja Kocijancic’ten geldi. Günlük basın brifinginde konuşan Kocijancic, yerel seçimlerde gerçekleşen yüzde 84 oranındaki katılım rakamına dikkat çekerek, “Katılım oranının yüksek olması, seçmenlerin yerel demokrasiye olan ilgisini ortaya koyuyor” dedi. Kocijancic, oy kullanma işlemleri sırasında hayatını kaybedenler için de başsağlığı diledi. Türkiye’de seçimleri takip eden Andrew Dowson başkanlığındaki Avrupa Konseyi’nin gözlemci heyetinin ilk değerlendirmelerini dikkate aldıklarını belirten Kocijancic, daha geniş değerlendirme için kesin sonuçları bekleyeceklerini söyledi.

Seçimlerin canlı olarak izlendiği Fransa’daysa, başkent Ankara’nın muhalefetin yönetimine geçmesi ve İstanbul’daki kıran kırana yarış geniş yer buldu. Ülkenin en büyük iki gazetesi Le Monde ve Le Figaro haberi, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim hezimeti” başlığıyla duyurdu. Seçimleri tam sayfa veren Le Monde’da, AK Parti’nin Ankara ve İstanbul’u kaybettiği belirtilerek, “Cumhurbaşkanı için yenilgi çok sert. Gerilimle geçen 31 Mart seçimlerinde, Erdoğan’ın partisi başkent Ankara’yı kaybetti. Ülkenin ekonomik akciğeri İstanbul’daysa muhalefet önde görünüyor. Bu iki kent, 25 yıldır AKP’nin kalesiydi” ifadelerine yer verildi.

Le Monde, bu yenilgide en büyük rolü ekonomik gerilemenin oynadığını belirterek, Türk Lirası’nın 2018 yazında değer kaybetmesinden bu yana, sanayi üretiminin düştüğünü, işsizliğin yüzde 13,5’a yükseldiğini, enflasyonunsa iki haneli rakamlara ulaşarak yüzde 19’u bulduğunu vurguladı. Haberde, “Soğan patlıcan gibi temel gıda maddeleri lüks tüketim maddesi haline geldi. Sanki ülke kıtlık çekiyormuş gibi, devlet tarafından sübvanse edilen gıda satış merkezlerinde dev kuyruklar oluştu. Aylardır, AKP’nin Ankara, Adana, Antalya ve Mersin’i alacağını gösteren anketler ilk kez yanıldı” denildi. Gazete, yenilginin Cumhurbaşkanı Erdoğan için anlamınıysa şu sözlerle yorumladı:

“İstanbul’un kaybı Erdoğan için ciddi bir hezimet. Zira, Kasımpaşalı çocuk bu ilde büyüyüp popüler oldu, bu ilden politikaya girdi, 1994’te belediye başkanı seçilerek politik silahlarını bu ilde kuşandı. Seçimlerde, Üsküdar’daki evinin olduğu bölgede oy kullanıyor. Ama bu sembolik kaybın ötesinde, 15 milyon nüfuslu kentin elden gitmesi ekonomik ve politik açıdan da AKP’de mutlaka etki yaratacaktır. AKP propagandasının silahlı kolu, bugüne kadar seçim sonuçlarını, yasak olmasına rağmen, önceden duyuran Anadolu Ajansı, muhalefet İstanbul’u kazanmaya başladıkça rakamları vermeyi kesti. Oy sayma işlemi sabah saat 02.00’de durdu. Halbuki balkon konuşması yapan Edoğan, yenilgiyi kabulleniyor gibiydi.”

Le Parisien: “Ankara’yı kaybetti, İstanbul da gidiyor”

Le Parisien gazetesi de, “Türkiye’de yerel seçimler: Ankara’yı kaybetti, İstanbul da gidiyor” başlığıyla verdiği haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin büyük illerde “görülmedik bir hezimet” yaşadığını dile getirdi. Aşırı sağ ile ittifak yapan AKP’nin ülke genelinde birinci parti olmayı başardığı, ama 25 yıldır yönettiği büyük illerde görülmedik bir hezimete imza attığı dile getirildi. Le Parisien, “Seçimler, 16 yıldır iktidarda olan ve seçim kampanyasına aktif olarak katılan, iki aydan kısa sürede 100 miting düzenleyen Türk Cumhurbaşkanı için ilk yenilgi. AKP İstanbul’u da kaybedebilir. Rekor enflasyon, işsizlik ve ekonomik resesyon seçim yenilgisini getirdi” ifadelerine yer verdi. Haberde Erdoğan’ın ‘‘seçim gecesi ülke genelinde birinci gelmelerinin bir başarı olduğunu ancak büyük kentleri kaybetme başarısızlığının arkasındaki hataları da düzeltecekleri’’ sözlerine yer verildi. Le Parisien, Türkiye’nin 2023’e kadar başka bir seçim yapmayacağını da belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu süre içinde ekonomik reformlar gerçekleştirme sözü verdiğini vurguladı.

“Erdoğan’ın iktidarı sarsıldı”

Courrier İnternational ise, “Türkiye’de Erdoğan’ın iktidarı sarsıldı” başlığıyla verdiği haberde,Türk medyası ve siyasetinde yapılan yorumları aktardı. Seçim sonuçlarının ise, artık kazanmak için MHP’yle ittifaka gitmesinin de AKP’nin başarısı için yeterli olmadığını ortaya çıkardığına işaret etti. İstanbul’da muhalefetin öne geçmesinin tarihi bir dönüm noktası olduğu belirtildi.

Devlet televizon ve radyosu için yayın yapan France Television’un internet sitesindeyse, “Erdoğan İstanbul ve Ankara’da seçim hezimetine uğradı” başlığı ile seçimler verildi.

“AKP başkenti kaybetti”

Seçimleri gece boyu canlı yayınlarla izleyen uluslararası haber kanalı France24, “Seçimler Cumhurbaşkanı Erdoğan için ağır bir yenilgi. On beş yıldır her seçimi kazanan AKP, başkent Ankara’yı kaybetti. İstanbul’da da kaybetmek üzere. Akşam saatlerinde İstanbul’da her iki taraf da zafer ilan etti. Ama sabah saatlerinde oylar muhalefetin lehine döndü. AKP, 25 yıldır ilk kez İstanbul’u kaybediyor. Erdoğan’ın 1994’te İstanbul Belediye Başkanı seçildiği tarihten bu yana elinde tuttuğu İstanbul, doğup büyüdüğü ve siyasete girdiği il olması açısından da sembolik” yorumunu yaptı. Ancak AKP’nin Güneydoğu’da önemli oranda oy alması ve ülke genelinde seçimleri birinci parti olarak tamamlamasının da altı çizildi.

Medya

FAZ: Erdoğan da 2002’de mağduriyetten yararlanmıştı

AleviNet

Published

on

YSK’nin İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yenilemesi kararı sonrası Frankfurter Allgemeine Zeitung‘da yer alan yorum yaklaşan seçimlere ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor:

“31 Mart İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesi kararı muhalefetteki CHP’nin adayı için kitleleri harekete geçirebilme etkisi doğurdu. Bu durum aynı zamanda AKP’nin yenilenecek seçimlerde işini zorlaştırabilir. Çünkü seçimlerin yenilenmesini doğru bulmayan ve 23 Haziran’da CHP adayını destekleyeceğini beyan eden AKP seçmenleri ve AKP sempatizanları da var. Erdoğan’ın 17 yıllık iktidarın ardından halka yakınlığını kaybettiği izlenimi doğuyor. Parti tabanındaki bir kesimde AKP’nin artık bir reform partisi değil, yasaklar ve adaletsizliklerin partisi haline geldiği şikayetleri duyuluyor… İmamoğlu ise seçim kampanyaları dönemine iktidar gücünün mağduru algısından faydalanarak giriyor. Aynen 2002 yılında olduğu gibi. Recep Tayyip Erdoğan da dönemin siyasi elitlerinin kapatmak istediği partisinin 2002’de iktidara gelmesinde bu mağduriyet algısından yararlanmıştı.”

28 üyeli AB’de Avrupa Parlamentosu seçimleri için dört gün sürecek oy verme işlemleri dün başladı. Neue Osnabrücker Zeitung Britanya’nın AB’den ayrılış sürecinin (Brexit) gölgesinde gerçekleşen seçimlere ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Avrupa Birliği’nden çıkmak isteyen Britanyalılar Avrupa Parlamentosu seçimleri için açılışı yaptı. Ne büyük bir absürdlük. Bu durumun iyi ancak çılgın bir yönü de var: Brexit draması tüm dikkatleri Avrupa seçimlerine yöneltti. Euro krizi, dış göçe ilişkin tartışmalar ve Brexit Avrupalılara devletlerin aslında ne kadar iç içe olduğunu gösterdi. Avrupa politikası aynı zamanda iç politika meselesidir. Ve Avrupa rastgele yan yana gelenlerden oluşmuş kader ortaklığı değildir, aksine geleceğin sorunlarını birlikte çözebilmek için bilinçli olarak bir araya gelmiş bir devletler birliğidir. Her beş yılda bir insanların bu duruma meşruiyet kazandırma şansları vardır. Onlar bu şanslarını kullanmalıdırlar.”

Almanya Başbakanı Angela Merkel ve partisi Hristiyan Demokrat Birlik’i (CDU) eleştiren bir YouTube videosu 7 milyon izleyiciye ulaştı. Rezo takma adını taşıyan bir YouTuber’ın hazırladığı videoda parti iklim değişikliğiyle mücadeleyi savsaklamak, dijital telif hakları konusunda yetersiz kalmak, savaş suçlarına ortak olmakla suçlanıyor. CDU Genel Başkanı’nın “her şeyden biz sorumluyuz” şeklindeki ironik dili tepki çekmiş, ardından parti Youtuber’ı görüşmeye davet etmişti. Schwäbische Zeitung konuya ilişkin yorumunda şu değerlendirmeyi yapıyor:

“CDU’nun yayınlanan videoya verdiği tepkiyle utanç verici bir duruma düştüğü doğru. Görmezden gelmek, en iyisi olmasa da, bir seçenek olabilirdi. Kısa, ciddi bir yorum yapmak da ayrı bir seçenek. İçeriğe ilişkin önce alay edip, sonra da barışmak için el uzatma stratejisini izlemek ise, pek inandırıcı değil. Bu yaklaşım iklim koruma ya da dijital içeriklerin telif hakları konusunda sokağa çıkıp eylem yapan pek çok gencin, siyasetin onların çok uzağında olduğu yönündeki inançlarının kuvvetlenmesine neden oluyor.”

Straubinger Tagblatt gazetesinde yer alan aynı konuya ilişkin yorumda siyasilerin gençlerin eleştirilerine daha duyarlı olmaları gerektiği ifade ediliyor:

“Rezo’nun videosu ya da Gelecek için Cumalar (Fridays-for-Future) hareketi farketmez, sadece CDU değil, siyasiler eleştiriyi ciddiye almıyor. Hoşnutsuzluklardan haberdar oluyor, kendi aralarında övgüleri dile getiriyor ve gündemde yer alan diğer konulara geçiyorlar. Gençlerin sinirini bozan ve tarafları birbirinden uzaklaştıran, tam da bu siyaset yapma şekli. Her ne kadar arada sırada can sıkıcı olsa da siyasiler genç jenerasyonlar için önemli görülen taleplere ilişkin olarak esaslı bir tartışma yapmalı.”

MY,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Medya

İşte TRT’nin A Haber’e kıyağının belgeleri

AleviNet

Published

on

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında bahsettiği, iktidar yanlısı Turkuvaz Medya Grubu’na, bünyesindeki A Haber’e yapılan TRT kıyağı belgelerinin ayrıntısına, CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın hazırladığı soru önergesinde ulaşıldı.

TANAL’IN ÖNERGESİNDE KIYAK MAİLİ, TUTANAK VE RESMİ YAZI VAR

CHP’li Tanal’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yönelik Meclis Başkanlığı’na sunduğu önergede, Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş.’nin, tek kuruş ödemeden, vatandaştan alınan vergilerle ayakta duran kamu kuruluşu TRT’nin kaynaklarını kullandığını gösteren 4 Haziran 2018 tarihli e-posta içeriği, tutanak, ve resmi yazı yer aldı.

TUTANAK: BAŞKANLIĞIMIZIN BİLGİSİ DAHİLİNDE

Buna göre, Kürşat Bahadır Onat, Murat Kuru, Mustafa Bilgin ve Mehmet Yıldız imzasıyla 1 Haziran 2018 tarihinde hazırlanan tutanakta, “TRT Erzurum Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan Narman Aşağıyaylalar ve Hınıs-Merkez TV-FM verici istasyonlarına Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. teknik ekibi tarafından 300W FM Verici ve anten sistemleri (birer adet dipol anten kullanılarak) kurulumları Başkanlığımız bilgisi dahilinde yapılmıştır” denilerek, Turkuvaz Medya Grubu’nun bir kamu kuruluşu olan TRT’nin kaynaklarını kullanmasına izin verildiği itiraf ediliyor.

E POSTA: HALİS BEY MERHABA, BİLGİNİZ DAHİLİNDE TURKUVAZ…

Yine TRT Erzurum Müdürlüğü’nde verici hizmetlerinden sorumlu kişi olan Mustafa Kibaroğlu’nun 4 Haziran 2018 tarihinde “Hınıs Merkez Turkuaz FM Radyo Montajı” başlığıyla TRT Ankara Verici İşletmeleri Müdürü Halis Yalçın’a gönderdiği e-postada, “Halis bey merhaba; Müdürlüğümüz coğrafi görev alanında hizmet vermekte olan, Hınıs merkez ve Narman Aşağıyaylalar verici istasyonlarımıza, sizin de bilginiz dahilinde Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. tarafından sistem kurulumu yapıldığını ve bunlara dair belgelerin ekte gönderildiğini bildirir, işlerinizde kolaylıklar dilerim. Mustafa Kibaroğlu” ifadelerini yer alıyor.

RESMİ YAZI: GEREKLİ PROTOKOLLLER YAPILMADI

TRT Erzurum Bölge Müdürü Ayça Alemdar tarafından 22 Nisan 2019’da TRT Verici İşletmeleri Dairesi Başkanlığı’na gönderilen resmi yazıda ise “Başkanlığımızın şifahi talimatı doğrultusunda; Müdürlüğümüze bağlı Hınıs-Merkez ve Narman Aşağıyaylalar TV/FM verici istasyonlarında Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. personelince bina ve plon kullanılmak suretiyle montajı yapılarak A Haber FM yayını devreye verilmiş, fakat geçen süre içerisinde gerekli protokoller yapılmamıştır” denilerek, A Haber Radyo’nun TRT’nin verici istasyonlarını kullanmasına rağmen Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş.’yle herhangi bir sözleşme, protokol imzalanmadığı aktarılıyor.

TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKI YENİLİYOR

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesi aynen şöyle:

ATV, A Haber, A Haber Radyo ve A Spor gibi yayın organlarını bünyesinde barındıran Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş.’nin şifahi talimatlarla protokolsüz ve ücretsiz bir şekilde TRT’nin kaynaklarından yararlandırılması, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek anlamına gelmiyor mu?

TRT Erzurum Müdürlüğü’nde verici hizmetlerinden, istasyonlarından sorumlu kişi olan Mustafa Kibaroğlu’nun 4 Haziran 2018 tarihinde “Hınıs Merkez Turkuaz FM Radyo Montajı” başlığıyla TRT Ankara Verici İşletmeleri Müdürü Halis Yalçın’a gönderdiği, “Halis bey merhaba; Müdürlüğümüz coğrafi görev alanında hizmet vermekte olan, Hınıs merkez ve Narman Aşağıyaylalar verici istasyonlarımıza, sizin de bilginiz dahilinde Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. tarafından sistem kurulumu yapıldığını ve bunlara dair belgelerin ekte gönderildiğini bildirir, işlerinizde kolaylıklar dilerim. Mustafa Kibaroğlu” ifadelerini içeren e-postadan haberiniz var mı?

3- Yine Kürşat Bahadır Onat, Murat Kuru, Mustafa Bilgin ve Mehmet Yıldız’ın imzasını taşıyan, 1 Haziran 2018 tarihinde hazırlanan tutanakta, “TRT Erzurum Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan Narman Aşağıyaylalar ve Hınıs-Merkez TV-FM verici istasyonlarına Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. teknik ekibi tarafından 300W FM Verici ve anten sistemleri (birer adet dipol anten kullanılarak) kurulumları Başkanlığımız bilgisi dahilinde yapılmıştır” ifadelerine yer verilerek, iktidara yakınlığıyla bilinen Turkuvaz Medya Grubu’nun bir kamu kuruluşu olan TRT’nin kaynaklarını kullanmasına izin verildiği itiraf edilmiştir. Söz konusu tutanak hakkında bilginiz var mıydı?

4- TRT Erzurum Bölge Müdürü Ayça Alemdar tarafından 22 Nisan 2019’da TRT Verici İşletmeleri Dairesi Başkanlığı’na gönderilen yazıda ise “Başkanlığımızın şifahi talimatı doğrultusunda; Müdürlüğümüze bağlı Hınıs-Merkez ve Narman Aşağıyaylalar TV/FM verici istasyonlarında Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. personelince bina ve plon kullanılmak suretiyle montajı yapılarak A Haber FM yayını devreye verilmiş, fakat geçen süre içerisinde gerekli protokoller yapılmamıştır” denilmiştir. Bu bağlamda; İktidar yandaşı Turkuvaz Medya Grubu’nun nasıl bir ayrıcalığı var ki, tek bir kuruş ödemeden devletin, TRT’nin kaynaklarından istifade ediyor?
5- Şifahi talimatla birilerine imtiyaz sağlanması devlet ciddiyetiyle bağdaşıyor mu? Sorumlular hakkında gerekli soruşturmayı başlatmayı düşünüyor musunuz? A Haber Radyo’nun protokolsüz ve herhangi bir bedel ödenmeden TRT üzerinden yayın yapmasına göz yummaya devam edecek misiniz?

Continue Reading

Medya

Özgür Gündem davasında hapis cezası

AleviNet

Published

on

2016 yılında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin yönetici ve yazarlarına ilişkin 23 sanıklı davada, mahkeme karar açıkladı. 

Gazete eş yayın yönetmenleri, sorumlu yazı işleri müdürü ve 20 yazarının yargılandığı davanın karar duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, örgüt propagandası suçlamasıyla 7 kişiye ceza verilirken, 8 kişi beraat etti. Diğer yedi kişinin ise dosyasının ayrılmasına karar verildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Başkan Yardımcısı ve gazetenin eş genel yayın yönetmenliğini yapan Eren Keskin 3 yıl 9 ay, diğer eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol 2 yıl 1 ay ve yazı işleri müdürü Reyhan Çapan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin paylaştığı bilgiye göre, propaganda suçundan Hüseyin Güçlü ve Tahir Temel 1 yıl 6 ay, Ayşe Batumlu ve Reyhan Hacıoğlu 1 yıl 3 ay hapis cezası aldı. Avukat Ayşe Batumlu ve cezaevinde açlık grevinde olan Reyhan Hacıoğlu’na verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ertelendi.

Mahkeme, sanıklardan Filiz Koçali, Enver Baysal, Hasan Başak, İhsan Yorulmaz, Muzaffer Ayata, Serbest Zan ve Züleyha Yılmaz hakkındaki yakalama kararı infaz edilemediği ve savunmaları alınmadığı için dosyanın ayrılmasına karar verdi.

Ayşe Berktay, Celalettin Can, Cemal Bozkurt, Çetin Ulu, Nuray Özdoğan, Özlem Söyler ise “propaganda” suçundan beraat etti.

2016 Mayıs ayında Özgür Gündem’in kapatılmasına karşı çıkmak için nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyası başlatılmıştı. Aynı yılın Ağustos ayında biten kampanyaya çok sayıda isim katılmıştı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile ilgili davada Türkiye’ye Mart ayında para cezası verdi. Mahkeme, gazeteye karşı soruşturmaların “sistematik bir şekilde” başlatıldığına hükmetti. Kararda Türk hükümetinin gazetenin sahibi Ali Gürbüz’e 3 bin 500 euro (yaklaşık 21 bin 500 TL) tazminat ödemesi belirlenmişti.

DW,GA/BW

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI