Connect with us

.

Medya

Alman Basınında Seçim Yorumu: ‘Erdoğan İçin Hezimet’

AleviNet

Published

on

Pazar günü yapılan yerel seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın lideri olduğu AK Parti’nin elde ettiği sonuçlar ve İstanbul’la Ankara’nın CHP’ye geçmesi Almanya’da da geniş yankı buldu. Televizyon ve gazetelerde özellikle İstanbul’da nefes nefese geçen seçim gündemi belirlerken, siyasetçilerden de yorumlar geldi. Federal Parlamento Başkan Yardımcısı Claudia Roth, “Seçimler eşit ve özgür bir ortamda yapılmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan medyayı kontrolü altında tutuyor. Buna rağmen muhalefetin elde ettiği sonuç umut verici” diyerek, Türkiye’de seçmenin “Siyasetin sadece Erdoğan’dan oluşmadığını” kanıtladığını söyledi.

Yeşiller Partisi’nden Federal Meclis milletvekili Cem Özdemir, seçim sonuçlarını ekonomik durumla ilişkilendiren bir açıklama yaptı. “Ekonomideki korkunç durum ve muhalefetin birlikte hareket etmesi Türk Cumhurbaşkanı’nın koltuğunu salladı” diyen Özdemir, AK Parti’nin Ankara ve İstanbul’u kaybetmesini, “Erdoğan için sonun başlangıcı” olarak niteledi. Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu yaptığı açıklamada, seçim sonuçlarının Türkiye için bir şans olduğunu ifade etti. Sofuoğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan muhalif belediye başkanlarıyla çalışmak zorunda kaldı. Bu iki taraf arasında yeni bir diyaloğa olanak olarak görülebilir” dedi.

Medyada yapılan yorumlarda, CHP adaylarının üç büyük kentte seçimi kazanmaları gündemi belirleyen konu oldu. Ülkenin en önemli gazetelerinden Frankfurter Allgemeine’de yer alan ‘Erdoğan için hezimet’ başlıklı yorumda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul başta olmak üzere büyük kentleri kaybetmesinin, AK Parti’nin inişe geçmesinin işareti olduğu belirtildi. Yorumda, “Erdoğan partisinde demir yorgunluğu olduğunu kendisi de kabul ediyor. AK Parti kendisini yeniden keşfetmek zorunda. Aksi takdirde partinin bölünmesi gündeme gelecek” denildi. Alman devlet televizyonu ARD’de yer alan yorumda da, seçim sonucunun Erdoğan’ın zayıflaması anlamına geldiği öne sürüldü. “Seçim Erdoğan’ın güç sistemi için açık bir duraksamadır” denilen yorumda, Cumhurbaşkanı’nın kendi aday olmamasına rağmen, belediye seçimini ülke çapında bir referanduma dönüştürme stratejisiyle seçime müdahil olduğu ve bu yüzden kaybedenler tarafında yer aldığı iddia edildi.

Der Spiegel dergisinin internet sayfasında yer alan, ‘Bir efsanenin sonu’ başlıklı haber-yorumda, seçim sonuçlarının AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından ‘felaket’ olduğu öne sürüldü. Erdoğan’ın bir zamanlar “İstanbul’u kazanan, Türkiye’yi kazanır” dediği belirtilen yorumda, Cumhurbaşkanı’nın kendi kentinde siyasi kariyerinin en ağır yenilgisini aldığı ifade edildi. Der Spiegel’in yorumunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bundan sonra muhalif belediye başkanlarıyla çalışmak zorunda kalacağı, aynı zamanda AK Parti içinde eski Başbakan Ahmet Davutoğlu gibi kendisine karşı siyasetçilerin yeni bir parti kurma çalışmalarıyla da uğraşmak zorunda kalacağı öne sürüldü. Yazı, “Bugünden itibaren Erdoğan efsanesi tarih oldu” sözleriyle son buldu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Medya

Özgür Gündem davasında üç beraat

AleviNet

Published

on

Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı kurucusu Şebnem Korur-Fincancı ve yazar Ahmet Nesin’in Özgür Gündem gazetesinin genel yayın yönetmenliğini üstlenerek “örgüt propagandası” yaptıkları gerekçesiyle yargılanmalarına İstanbul’da Salı günü devam edildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanan karar duruşmasında mahkeme heyeti Önderoğlu, Korur-Fincancı ve Nesin’in beraatine karar verdi.

Yargı paketinin beklenmesi istendi

Karar duruşmasında Şebnem Korur-Fincancı avukatı ile birlikte hazır bulunurken Önderoğlu’nu avukatları Fikret İlkiz ve Tora Pekin, Nesin’i de avukatı Özcan Kılıç temsil etti. Korur-Fincancı savunmasında, “İnsan hakları savunucusu olarak sorumlu yurttaşlık görevimi yaptım ve ifade özgürlüğü hakkımı kullandım. Suçlamalarınızı kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.

Duruşmada Korur-Fincancı ile birlikte diğer sanıkların avukatları Özcan Kılıç ve Tora Pekin, mahkemeden karar verilmeden önce yargı reformu paketinin beklenmesini talep etti. Avukatlar yargı paketinin davayı doğrudan etkileyeceğini belirterek ek süre talebinde bulunmaları için haklı bir gerekçe olduğunu dile getirdiler.

Ancak yargı reformunun beklenmesi talebini kabul etmeyen mahkeme, atılı suçların koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verdi.

Kararın ardından Twitter üzerinden bir açıklama yapan Önderoğlu, başka gazetecilerin de aynı gerekçeyle tutuklu bulunduğuna dikkat çekti.

Duruşmayı sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile birlikte çok sayıda gazeteci izledi.

DW/HS/BK

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

Medya

Özgür Gündem Davası: 7 isme ceza istendi

AleviNet

Published

on

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin eş genel yayın yönetmenleri Hüseyin Aykol ile Eren Keskin ve gazetenin Yazı İşleri Müdürü Reyhan Çapan’ın yargılandığı davanın 12’nci duruşması İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşma savcısı, gazetede yazıları yayımlanan Lütfi Yavuzaslan, Methi Kaya, İslam Tüner, Hasan Başak ve Kemal Yakut ile Hüseyin Aykol’un “Suç işlemeye alenen tahrik”, “Suçu ve suçluyu övmek”, “Örgüt propagandası yapmak” suçlarından cezalandırılmasını istedi. Çapan’ın da  “Suç işlemeye alenen tahrik”, “Suçu ve suçluyu övmek” ve zincirleme şekilde “Örgüt propagandası yapmak” suçlarından cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak için avukatlara süre verdi. Duruşma, 21 Kasım’a ertelendi.

Continue Reading

Medya

FAZ: Von der Leyen hedefe kilitlendi

AleviNet

Published

on

Almanya’nın etkin gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung, Ursula von der Leyen’in Almanya Savunma Bakanlığı görevinden ayrılacağını açıklamasının, Avrupa Komisyonu başkanlığı için ne denli istekli olduğunun bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.

“Ursula von der Leyen hedefine kilitlenmiş durumda. Avrupa için ne kadar istekli olduğunu vurgulamak için son koz olarak, savunma bakanlığı görevinden istifasını masaya koyuyor. Daha fazlasını yapmak neredeyse imkansız ancak buna rağmen yeterli olmayabilir. Zira bir konuda yapabileceği hiçbir şey yok. Zamanı geri sardırıp Avrupa Parlamentosu seçimlerinde liste başı adayı olması mümkün değil. Yeşiller, sol partiler ve Alman sosyaldemokratlar bu nedenle ona oy vermek istemiyor. İktidar savaşını devlet ve hükümet başkanlarına karşı vermek niyetindeler. 86 yaşındaki Otto Schily’nin (Alman Sosyaldemokrat Partili eski İçişleri Bakanı) başsız ve rotasız partisini, sadece kendini değil Avrupa’nın istikrarını da düşünme yönünde uyarması çarpıcı olduğu kadar üzücü de.”

Nordwest Zeitung da von der Leyen’in aldığı bakanlıktan istifa kararını doğru buluyor:

“Ursula von der Leyen elindeki her şeyi tek karta, Avrupa kartına oynuyor. Bu mantıklı bir adım ancak CDU’lu (Hristiyan Demokrat Birlik) politikacının, böyle hareket etmekten başka bir seçeneği de yok. Salı günü Strasbourg’ta yapılacak seçimi kaybeder ise, burada alacağı yara, Berlin’de bir bakanlığı yönetmesine engel olacak kadar imajını zedeleyecektir. ‘Avrupa Birliği’ndeki arkadaşlarım beni istemedi, o zaman Almanya’ya dönerim’ demek işe yaramazdı. Ayrıca zaten ağır hasarlı olan Alman ordusu da böyle bir şeyi hak etmiyor. Savunma Bakanlığı’nın tepesinde, işini gönülden inanarak yapan biri olmak zorunda. Ursula von der Leyen bunu artık yapamaz.” 

Ursula von der Leyen’in istifasını gündeme alan bir diğer gazete de Pforzheimer Zeitung. Gazete, istifa kararına destek vererek, von der Leyen’in de bir an önce komisyon başkanlığına seçilmesi gerektiği görüşünü savunuyor.

“Von der Leyen, savunma bakanlığından istifasıyla herhangi bir arka kapıyı açık bırakmak istemediğini gösterdi. Şimdi Avrupa Parlamentosu için de sorumluluk alma zamanı. Aksi halde büyük bir rezalet yaşama riski ile karşı karşıyayız. Şayet von der Leyen, aslında ılımlı partilerin ortak mücadele etmek istediği sağ ve sol popülislerin oylarıyla komisyon başkanlığına seçilirse bu büyük bir rezillik olur. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan mücadeleler Avrupa Birliği’ne yeterince zarar verdi. Şimdi artık sükunete dönmenin zamanı. Avrupa’nın en son ihtiyaç duyacağı şey, Komisyon başkanlığı için yeni bir kavga. Böyle bir kavgadan olsa olsa idareten yeni bir uzlaşma çıkar, bir ilerleme değil.”  

dpa / ET,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI