Connect with us

.

Medya

Cem Küçük, HDP Milletvekili’ne tazminat ödeyecek

AleviNet

Published

on

Türkiye’nin yazarı Cem Küçük hakkında “FETÖ-PKK-28 Şubatçı koalisyonu haddini bilecek” isimli köşe yazısında HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu’ya hakaret eden yazısı nedeniyle açılan hakaret davası sonuçlandı. Cem Küçük, Kerestecioğlu’na 7 bin 500 TL manevi tazminat ödeyecek.

Cem Küçük’ün Türkiye Gazetesi’ndeki 25 Aralık 2017 tarihli yazısında Filiz Kerestecioğlu’yu hedef alan alan ifadeleri şöyle olmuştu: “PKK terör örgütünün emrinde çalıştığı herkesçe bilinen Garo Paylan ve Filiz Kerestecioğlu yaptıkları kara propagandaya işte PKK’nın bu cinayet planlarını örtmenin telaşı içindedir. Her ikisi de bu suçları dolayısıyla tıpkı Selahattin Demirtaş gibi Türk mahkemelerince yargılanacaktır. Kerestecioğlu denen tip ömrü boyunca PKK terörünün infazlarını ve işkencelerini desteklemiş bir komünisttir. Bu PKK’lı kadın kendisi işkenceci ve infazcı bir terör örgütünün elemanıdır. Kürt de değildir ve bilakis dindar Kürt halkının düşmanıdır. HDP demek PKK terör örgütü demektir ve teröristlere bu millet itibar etmez.”

Filiz Kerestecioğlu avukatı Gülşah Kaya aracılığıyla Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Cem Küçük hakkında hakaret davası açtı. Mahkeme, İhlas Gazetecilik A.Ş ve Cem Küçük’ü 7 bin 500 TL manevi tazminat cezasına çarptırdı.

‘KADIN HUKUKÇULARA BAĞIŞLAMAK İSTİYORUM’

Kararı Evrensel’e değerlendiren Filiz Kerestecioğlu, “Bugüne kadar sürekli bir fütursuzluk ve herkese hakeret etmeyi kendisinde hak gören bir kişi kendisi. Bu nedenle tazminata mahkum edilmesi kararından dolayı memnunum. Karar kesinleşirse bu tazminatı kadın hukukçulara bağışlamayı düşünüyorum. Bu tür insanlarla mücadele eden kadın hukukçuların çoğalmasını ümit ediyorum” dedi.

Kerestecioğlu “İfade özgürlüğünü savunan bir hukukçu ve insan ve kadın hakları savunucusu olarak bunun bir ifade özgürlüğü olmadığını düşünüyorum. Bu, hukuk kararıyla da ortaya konuldu. Bu tarz sözler nedeniyle hiçbir şekide yargılanmayacağını düşünen çok sayıda gazeteci var. Onlara da bir uyarı olacağını düşünüyorum. Bize yönelen herhangi bir hakaret takipsizlikle sonuçlanırken, Cumhurbaşkanına hakaretten yüzlerce kişi sürekli yargılanıyor ve bu nedenle sürekli ceza alıyor. Böyle bir dönemde olumlu bir karar olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Medya

FAZ: Von der Leyen hedefe kilitlendi

AleviNet

Published

on

Almanya’nın etkin gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung, Ursula von der Leyen’in Almanya Savunma Bakanlığı görevinden ayrılacağını açıklamasının, Avrupa Komisyonu başkanlığı için ne denli istekli olduğunun bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.

“Ursula von der Leyen hedefine kilitlenmiş durumda. Avrupa için ne kadar istekli olduğunu vurgulamak için son koz olarak, savunma bakanlığı görevinden istifasını masaya koyuyor. Daha fazlasını yapmak neredeyse imkansız ancak buna rağmen yeterli olmayabilir. Zira bir konuda yapabileceği hiçbir şey yok. Zamanı geri sardırıp Avrupa Parlamentosu seçimlerinde liste başı adayı olması mümkün değil. Yeşiller, sol partiler ve Alman sosyaldemokratlar bu nedenle ona oy vermek istemiyor. İktidar savaşını devlet ve hükümet başkanlarına karşı vermek niyetindeler. 86 yaşındaki Otto Schily’nin (Alman Sosyaldemokrat Partili eski İçişleri Bakanı) başsız ve rotasız partisini, sadece kendini değil Avrupa’nın istikrarını da düşünme yönünde uyarması çarpıcı olduğu kadar üzücü de.”

Nordwest Zeitung da von der Leyen’in aldığı bakanlıktan istifa kararını doğru buluyor:

“Ursula von der Leyen elindeki her şeyi tek karta, Avrupa kartına oynuyor. Bu mantıklı bir adım ancak CDU’lu (Hristiyan Demokrat Birlik) politikacının, böyle hareket etmekten başka bir seçeneği de yok. Salı günü Strasbourg’ta yapılacak seçimi kaybeder ise, burada alacağı yara, Berlin’de bir bakanlığı yönetmesine engel olacak kadar imajını zedeleyecektir. ‘Avrupa Birliği’ndeki arkadaşlarım beni istemedi, o zaman Almanya’ya dönerim’ demek işe yaramazdı. Ayrıca zaten ağır hasarlı olan Alman ordusu da böyle bir şeyi hak etmiyor. Savunma Bakanlığı’nın tepesinde, işini gönülden inanarak yapan biri olmak zorunda. Ursula von der Leyen bunu artık yapamaz.” 

Ursula von der Leyen’in istifasını gündeme alan bir diğer gazete de Pforzheimer Zeitung. Gazete, istifa kararına destek vererek, von der Leyen’in de bir an önce komisyon başkanlığına seçilmesi gerektiği görüşünü savunuyor.

“Von der Leyen, savunma bakanlığından istifasıyla herhangi bir arka kapıyı açık bırakmak istemediğini gösterdi. Şimdi Avrupa Parlamentosu için de sorumluluk alma zamanı. Aksi halde büyük bir rezalet yaşama riski ile karşı karşıyayız. Şayet von der Leyen, aslında ılımlı partilerin ortak mücadele etmek istediği sağ ve sol popülislerin oylarıyla komisyon başkanlığına seçilirse bu büyük bir rezillik olur. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan mücadeleler Avrupa Birliği’ne yeterince zarar verdi. Şimdi artık sükunete dönmenin zamanı. Avrupa’nın en son ihtiyaç duyacağı şey, Komisyon başkanlığı için yeni bir kavga. Böyle bir kavgadan olsa olsa idareten yeni bir uzlaşma çıkar, bir ilerleme değil.”  

dpa / ET,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Medya

Augsburger Allgemeine: Erdoğan’a karşı direnç artıyor

AleviNet

Published

on

Augsburger Allgemeine gazetesi, 15 Temmuz darbe girişiminin üçüncü yıldönümünde, Türkiye’nin Gülen yapılanmasına mensup oldukları iddia edilen kişilere karşı tavrını yorumluyor:

“Muhalefetin ülkenin büyük kentlerinde elde ettiği seçim zaferleri, AKP’nin sahip olduğu mutlak gücün karşısında denge unsuru oluşturdu. Erdoğan karşıtı olduğu iddia edilen kişiler hakkında yürütülen kovuşturmalara, kamuoyunda ve hatta Erdoğan’ın partisinde giderek artan bir direnç gösteriliyor. AKP’nin Gülen ile ilgili tavrındaki çelişkiler açıkça teşhir edilmekte. Erdoğan’la iyi ilişkileri olan politikacılar ve gazeteciler, Gülen’le geçmişteki ilişkilerine rağmen koltuklarında oturmaya devam etmekten dolayı mutlular.”

Avrupa’nın en önemli gündem maddelerinden biri Akdeniz üzerinden, son derece riskli bir yolculuğu göze alarak kaçmaya çalışan sığınmacılar. Avrupa Birliği’nin ve Almanya’nın tavrı ve bu konuda yapılması gerekenlerle ilgili Süddeutsche Zeitung’un yorumu şu şekilde:

“Avrupa’nın sığınmacı siyasetinin, şu anki durum itibariyle felçli Avrupa Birliği’nden değil Berlin’den gelebilecek bir hamleye ihtiyacı var. Federal hükümet, bazılarının talep ettiği gibi tek başına hareket edip kurtarılan tüm sığınmacıları Almanya’ya kabul mu etmeli? Bu dış ve iç politika açısından akıllı bir iş olmaz. Türkiye ile varılan mülteci anlaşmasının da fikir sahiplerinden biri olan göç üzmanı Gerald Knaus’a göre atılacak adımın bir plan dahilinde olması gerekiyor. Önerisi şu: Almanya, kurtarılan sığınmacıları kabul etmeye hazır ülkelerle bir koalisyon kuracak. Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın ‘Yardıma Hazır Olanlar Birliği‘ fikri bu bağlamda olumlu bir işaret.”

Akdeniz’de yaşanan sığınmacı trajedisini yorumlayan Frankfurter Rundschau ise, sığınmacı botları ile karşılaşmamak için Akdeniz’de rotasını değiştiren ticari gemilerle Avrupa Birliği’nin izlediği siyaset arasında benzerlik olduğunu şu satırlarla aktarıyor:

“İş buraya kadar geldi: Akdeniz’de seyreden ticari gemiler, sığınmacıların Avrupa’ya ulaşmak için bindikleri şişme botların rotasına girmemek için güzergahlarını değiştiriyor. Alman Denizci Misyonu’nun verdiği bilgiye göre, gemilerdeki mürettebat, kurtarılması gereken sığınmacılara denk gelip onları kurtardıktan sonra bu yüzden İtalya tarafından haklarında insan kaçakçılığı soruşturması açılmasından endişe ediyor. Bu nedenle botları batmış insanların çaresizce boğulmalarına seyirci kalınması ender değil. Armatörler ve gemiciler, kat edilen ek mesafe ve oluşan ek masrafa rağmen, kelimenin tam anlamıyla sorunun etrafından yüzüyorlar. İşte Avrupa’nın 2019 yılında bulduğu çözüm. Avrupa Birliği de genel anlamda sığınmacı politikasında aynı bu yolu izliyor: Gözleri kapa ve etrafından dolan. Kendini değerler topluluğu olarak gören ve karşılıklı yardım ile dayanışma içinde olacağı düşünülen bir devletler birliğine bu tarz bir tutumun hiç yakışmadığı çok sık dile getirilmiş olsa da görünen o ki hala yeterince vurgulanmamış.”

Konuyu sayfalarına taşıyan bir başka gazete de Darmstädter Echo. Gazete, sığınmacıların her ne pahasına olursa olsun kurtarılmalarını ve Afrika’da bu insanlar için güvenli limanlar oluşturulmasını talep ediyor:

“Bu insanları kendilerinden, denizden ve onları ıslak bir toplu mezara göndererek, üzerlerinden ölümcül bir kazanç elde eden katillerin elinden kurtarılması zorunludur. Aynı zamanda, son tahlilde hiçbir şey yapmayan Avrupa’dan da. Bu Avrupa kurtarmıyor, Carola Rackete gibi insanları seyretmekle yetiniyor. Tüm bu zorlukları yaşayan insanlar hayatta kalmayı başardıklarında da tartışma konusu oluyorlar. Kelimenin hem gerçek hem de mecazi anlamında, Afrika’da güvenli limanlar oluşturulması en önemli konu. Ancak dış politikadaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle en önemli hususlarda aciz kalınıyor. Bu kısır döngü daha ne kadar devam edecek? Sağ popülistler her tarafta, onlara karşı hiçbir şey yapılamayacak kadar güçlenene dek mi?”

dpa / ET,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Medya

MA muhabiri Ahmet Kanbal gözaltında

AleviNet

Published

on

Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Ahmet Kanbal, Mardin’de sivil polisler tarafından gözaltına alındı.

Mezopotamya Ajansı (MA) Muhabiri Ahmet Kanbal, Mardin merkezde bulunan evine gittiği sırada Türk polisleri tarafından durdurularak, gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen Kanbal’ın İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü öğrenildi.

Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde kayyum döneminde yaşanan yolsuzluk, ihaleye fesat, cinsel taciz ve rüşvet ilişkilerini ortaya çıkardığı haberleri nedeniyle hedef haline getirilen MA Muhabiri Kanbal’ın belediye yerleşkesine girişi de yine “talimat yukarıdan” denilerek engelleniyordu.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI