Connect with us

Yaşam-Ekoloji

30 yılda erkeklerin sperm sayısı ciddi şekilde düştü: İşte nedenleri

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Adayener, “Tarım ilaçları, stres, kilo ve radyasyon erkeklerde sperm sayısını azaltıyor” dedi.

Sperm sayısındaki düşüşün Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya kıtalarında çok daha belirgin
olurken Güney Amerika kıtası ve Avustralya’da daha belli belirsiz olduğunun altını çizen
Anadolu Sağlık Merkezi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Adayener, “Avrupa’da en yüksek
sperm sayıları İngiltere ve Danimarka’ya ait. İspanya’da ise diğer ülkelere göre belirgin
biçimde düşük sperm sayılarının olduğu görülüyor. Finlandiya, Estonya ve Litvanya’da, Güney
Avrupa ülkelerine göre daha yüksek sperm sayılarının olması bu ülkelerdeki hava sıcaklık
farklarıyla açıklanabilir. Zira kışın elde edilen sperm örneklerinde, yaza göre belirgin bir
şekilde daha yüksek sperm sayıları rapor edildiği eskiden beri bilinmekte” şeklinde konuştu.
Tarım ilaçları spermleri azaltıyor

Sperm hücre sayısındaki azalma konusunda Asya kıtasındaki verilerin Avrupa ile benzerlik
gösterdiğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Adayener, sperm sayısının düşme
nedenleri arasında özellikle endokrin sistemi etkileyen çevresel faktörler, artmış beden kitle
indeksi, stres, beslenme alışkanlığındaki değişiklikler, diyabet, kanser ve enfeksiyonlar gibi
tüm bedeni ilgilendiren sistemik hastalıkların sorumlu tutulabileceğini belirterek “Ayrıca
oksidatif stresi artıran yaşlanma, tarım ilaçları, ağır metaller ve kimyasallar da sperm sayısını
azaltan nedenler arasında yer alıyor” dedi.

Laptoplar, cep telefonu ve tütün kullanımı spermi azaltıyor
Tüm bunların yanında, iyonize radyasyonun ve sıcak gibi fiziksel etmenlerin de testis üzerine
olumsuz etkilerinin olduğunun bilimsel olarak kanıtlandığını söyleyen Üroloji Uzmanı Doç. Dr.
Cüneyt Adayener, “Normal beden sıcaklığından yaklaşık 3 derece kadar daha düşük ısısı olan
testis kesesinin uzun süre yüksek ısıya maruz kalması sperm hücre sayısını düşürebiliyor. Son
25-30 yıldır evimizde her odaya giren yüksek frekanslı elektromanyetik dalgalar, laptoplar,
WiFi ve gittiğimiz her yere taşıdığımız, neredeyse kulağımıza yapışık bir organımız haline
gelen cep telefonlarımız da suçlanan faktörler arasında” şeklinde konuştu. Sigara ve diğer
tütün ürünlerinin de sperm sayısını azalttığını söyleyen Doç. Dr. Adayener, “Son 45-50 yıl
içinde tüm dünyada artan tütün kullanımının sperm sayısındaki düşüşle paralel olması da
dikkat çekici” dedi.

Laptoplar kucakta kullanılmamalı, masada kullanım tercih edilmeli
Tütün ve ürünlerinden uzak durmanın, stresi önlemenin, düzenli spor yapmanın önemli
olduğunu belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Adayener, “Her ne kadar bilimsel verilerle
tam olarak desteklenmese de sperm yapımına olumsuz etkileri olabileceği şüphesi nedeniyle
cep telefonlarını kalça bölgesinden uzakta tutmak, laptopları dizüstü veya kucak yerine
masada kullanmak, dar pantolon ve sıkı iç çamaşırı kullanmamak da faydalı olabilir”
açıklamasında bulundu. Kullanılan tarım ilaçlarından en az oranda alabilmek adına mümkün
olduğunca organik gıda tüketmeye çalışmanın, paketlenmiş ve raf ömrünü uzatmak için katkı
maddeleriyle işlenmiş yiyeceklerden uzak durmanın da çok önemli olduğunu anlatan Doç. Dr.
Adayener, özenle uygulanması gerekenlerin listesini paylaştı:

Her gün bir büyük tabak salata tüketin ve salatanıza taze susam, fındık ve kabak
çekirdeği ekleyin.

Her gün bir büyük yeşil yapraklı sebze yiyin. Brokoli, lahana, pazı ve ıspanak olabilir.

Taze sıkılmış meyve veya sebze suyu için.

Süt ürünlerini daha az tüketin. İçecekseniz işlenmemiş tam yağlı olanları tercih edin.

Şeker, pastörize meyve suları, kahve ve soyalı gıdalardan uzak durun (östrojen
benzeri etkiye sahiptir).

Her gün yeterli antioksidan, vitamin ve mineral aldığınızdan emin olun.

Folik asidin zengin olduğu mercimek, barbunya, fasulye ve nohut gibi baklagilleri
sofranızdan eksik etmeyin.

Organik beslenen hayvan etlerini ve yumurtalarını almaya çalışın, çiftlikten ziyade
deniz balıklarını tercih edin.

Sofranızdan meyvenizi eksik etmeyin. Özellikle erik, nar, üzüm, yaban mersini ve çileği
bolca tüketin.

Beyaz ekmek, irmikten yapılmış makarna ve beyaz pirinç gibi işlem görmüş gıdalar
yerine, tam buğday ve tahıllarla bunlardan yapılmış gıdaları tercih edin.

Rafine veya suni şeker yerine bal tüketin.

Bol su için.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Yaşam-Ekoloji

Ankara’da yine köpek katliamı!

Çankaya’nın Beytepe Mahallesi 1787’nci sokak üzerindeki boş arazide köpek ölülerini görenler, belediyeye ve polise haber verdi. İhbarla gelen Çankaya Belediyesi ekipleri, bölgede telef olan 7 köpeği buldu, 2 köpek ise tedavi için veteriner kliniğine götürüldü. Köpeklerin yanında ise zehirli olduğu iddia edilen sosisler tespit edildi. Köpek ölüleri, belediye ekiplerince kamyonete koyularak, bölgeden götürüldü. Sosislerden alınan numuneler de zehirli olup olmadıklarının saptanması için laboratuvar incelemesine gönderildi. Polis, çevredeki güvenlik kameralarının kayıtlarını inceleyerek, sosisleri bölgeye bırakanları bulmak için çalışma başlattı.

HAYVANSEVERLERDEN TEPKİ

Belediye ve polis ekipleri inceleme yaptığı sırada olay yerine gelen hayvanseverler, köpeklerin zehirlenerek, telef edildiğini ileri sürüp, tepki gösterdi. Hayvanseverlerden bazıları, uzun süre gözyaşı döktü. Patileri Koruma Derneği Başkan Yardımcısı Çiğdem Mavili, köpekleri en son dün akşam beslediğini anlatarak, “Bugün geldikten sonra etraftaki zehirli sosisleri ve sucukları topladık. Artık bu yasanın çıkmasını bekliyoruz; çünkü biz hayvanları koruyamıyoruz, devlet de koruyamıyor. Yasa olmadığı sürece bu katiller ellerini kollarını sallaya sallaya hayvanlarımızı öldürüyorlar ve burada ‘Kamera yok’ diyorlar. Kamera olsa ne olur yasa olmadıktan sonra? Artık yasa çıksın, ne olur. Gerçekten halimiz kalmadı bizim” dedi.

Dernek yöneticisi İsmail Erdoğan ise Ankara’da son 3 ayda 150’den fazla köpeğin zehirlendiğini kaydederek, “Bizim devletten isteğimiz, burada ölenlerin de bir can taşıdıklarını bilmeleri. Bir can öldürmek cezaya dahil olmadığı sürece kabahat sayıldığı sürece bunların devam edeceğini bilmeliler. Havyan öldüren insanı da öldürür, hayvana tecavüz eden insana da tecavüz eder” diye konuştu.

Ankara Batıkent’te, geçen hafta 16 köpek, araziye atılan zehirli tavuk etlerini yemeleri sonucu telef olmuş, olayla ilgili gözaltına alınan 3 kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Çubuk ilçesinde de boş arazide 30 köpek ve 2 kedi ölüsü bulunmuştu.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Bilim insanları evrendeki ilk moleküle ilişkin kanıt buldu

ABD’deki bilim insanları onyıllarca süren arayıştan sonra büyük patlamanın ardından evrende oluşan ilk molekül türüne dair uzayda kanıt buldu.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), 3 bin ışık yılı uzaklıktaki gezegensi bulutta helyum hidrür kalıntıları bulduklarını bildirdiler.

Bu keşif, helyum hidrürün aslında uzayda var olduğuna ilişkin de bir kanıt niteliğinde. Buluş, Nature dergisinin bu haftaki sayısında yayımlandı.

Evrenin ilk zamanlarında sadece birkaç tip atom vardı. Bilim insanları, büyük patlamadan 100 bin yıl sonra, helyum ve hidrojen atomlarının ilk kez bir araya gelerek ‘helyum hidrür’ isimli molekülü oluşturduğunu düşünüyor.

Helyum hidrürün evrenin bazı bölgelerinde var olduğu tahmin ediliyordu ancak şimdiye kadar ona dair bir iz bulunamamıştı.

Evrenin kimyasına ilişkin düşünceleri kanıtlar nitelikte

Helyum hidrürün NGC 7027 isimli gezgensi buluttaki keşfini Nasa’nın uçan teleskobu olarak bilinen SOFIA gerçekleştirdi.

Bilim insanları bu keşfin evrenin ilk başlardaki kimyasal yapısına ve bu yapının milyarlarca yıl içerisindeki gelişimine ilişkin anlayışımızlarımızdan birini teyit ettiğini de vurguluyor.

SOFIA Bilim Merkezi’nin direktörü Harold Yorke, “Bu molekül dışarılarda bir yerlerdeydi, ancak doğru pozisyonda gözlem yapacak doğru araçlara ihtiyacımız vardı. SOFIA bunu mükemmel bir şekilde yapmayı başardı” diyor.

Bugün, evren gezegenler, yıldızlar ve galaksiler gibi büyük ve karmaşık yapılarla dolu.

Ancak 13 milyar yıl önceki büyük patlamadan sonra evren çok sıcaktı ve çoğunlukla helyum ve hidrojen olmak üzere sadece birkaç çeşit atom vardı.

Atomlar ilk molekülleri oluşturmaya başladıklarında, evren sonunda soğumaya ve şekle girmeye başladı. Bilim insanları helyum hidrürün ilkel anlamdaki ilk molekül olduğu sonucuna vardı.

Soğuma başladıktan sonra, hidrojen atomları, helyum hidrür ile etkileşim kurabilmeye başladı ve böylece yıldızların oluşmasında birincil derecede rol oynayan hidrojen molekülü oluştu.

Yıldızlar ise günümüzün kimyasal açıdan zengin evrenini.

Almanya’daki Max Planck Enstitüsü’nden Rolf Guesten, “Helyum hidrürün yıldızlararası uzaydaki varlığına ilişkin kanıtın eksikliği, astronomide onyıllar boyunca bir çıkmaz oluşturdu” diyor.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Bebeğiniz gözünü TV’den ayırmıyorsa dikkat!

ÇOCUK ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Hozan Saatçıoğlu, aileleri uyardı. Saatçıoğlu, “Bebeğiniz 1.5 yaşına geldiği halde iletişim kuramıyor, sizinle göz göze gelmiyor ve ismi ile seslendiğinizde bakmıyorsa otizm şüphesi doğabilir. Ayrıca özellikle 2 yaş altı bebekleri televizyon ve bilgisayarlardan da uzak tutmak gerekir. Aksi taktirde bu bebeklerde gelişim geriliği görülebilir” dedi.

İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Hozan Saatçıoğlu, otizmin gelişimsel bir bozukluk olduğunu belirterek, son yıllarda hızla arttığını ifade etti.

KANITLANMIŞ TEK ETKEN İLERİ BABA YAŞI

Otizmi, bireylerin sosyalleşmesini, sözlü ve sözsüz iletişim becerilerini olumsuz etkileyen bir bozukluk olarak tanımlayan Dr. Hozan Saatçıoğlu, “Bunlarla beraber otizmli bireylerde sıklıkla tekrarlayıcı davranışlar ve ilgilerini çeken konuların çok az olduğunu görülebiliyor. Otizmli bireyler iletişim becerilerini ve sosyal ipuçlarını zamanında kazanamadıklarından insanlarla ilişki kurma güçlüğü yaşarlar. Erken dönem belirtileri arasında ismine dönmeme, göz göze gelmeme, parmağı ile işaret etmeme, kelime söylememe, gülümsendiğinde karşılık olarak gülümsememe ön plana çıkar. Bu belirtilerin 1.5 yaş civarında görülmesi durumunda otizmden şüphelenmek gerekebilir. Sosyal-iletişimsel yetersizliklerin yanında bir diğer bulgu tekrarlayıcı davranışlar ve kısıtlı ilgi alanıdır. Genelde otizmli bireylerde tekrarlayıcı motor hareketler, aynı şeyleri yapmakta ısrar ve bazı takıntılar eşlik edebilmektedir. Otizm beyin gelişimi ile ilgili bir bozukluk olup nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Otizmin gen çevre etkileşimi ile ortaya çıktığı düşünülüyor. Otizmde kanıtlanmış tek etken ileri baba yaşı” diye konuştu.

O DAVRANIŞ CİDDİ GERİLİKLERE YOL AÇABİLİR

Otizme yatkın çocukların televizyon, cep telefonu, tablet gibi elektronik cihazlara ilgi gösterebileceklerini söyleyen ergen psikiyatristi Uzm. Dr. Hozan Saatçıoğlu şöyle konuştu:

“Çocuklarda ilk 3 yaşta aşırı ekran maruziyeti iletişim becerilerini geciktirebilir, bu durum otizme neden olur diyemeyiz ancak otizm benzeri ağır gelişimsel geriliğe yol açabilir. Dil gelişimleri gecikir, sosyal iletişim becerileri bozulur. Çocuklar kısa süreli olarak çizgi film izlemeliler. Çocukların ağlamasını durdurmak için reklam ve video klip izletmek doğru değildir.”

“İLK İŞ ÖZEL EĞİTİME BAŞLAMAK OLMALI”

“Otizmde klinik gidişi etkileyen faktörler; bireyin zeka durumu, belirtilerinin şiddeti, dil becerileri, eşlik eden bozukluklar ve eğitsel faktörlere erken yaşta başlama olarak gösterilmiştir” diyen Dr. Hozan Saatçıoğlu şöyle devam etti:

“Tanı konulduktan sonra ailelere büyük görev düşmektedir. Evde çocuğu uzun süre kendi haline bırakmadan, televizyon izletmeden, oyun oynamak, aktiviteler yapmak ve sürekli konuşarak iletişim kurmak, gelişimi açısından büyük önem taşır. Otizm tanısı konulduktan sonra yapılacak ilk iş, otizm belirtilerine ve çocuğun davranışlarına yönelik özel eğitime başlamaktır. Ailenin detaylı bilgilendirilmesi ve desteklenmesi çok önemlidir. Otizm tedavisinde ilaç tedavisi, davranış sorunlarını azaltmak ve çocuğun eğitimden daha iyi fayda görebilmesi için düzenlenir.”

KORKMAYIN ONLARI ANLAMAYA ÇALIŞIN!

Otizmli çocuklarda görülen öfke nöbetleri ve saldırgan davranışlara dikkat çeken Dr. Hozan Saatçıoğlu, şu uyarılarda bulundu:

“Öfke nöbetleri ve saldırgan davranışlar, genellikle istedikleri bir şey yapılmadığında, kafalarındaki düzen bozulduğunda, kendilerini baskı altında hissettiklerinde, bazen de nedenini yetişkinlerin bilemediği ya da anlamadığı zamanlarda ortaya çıkabilmektedir. Öfke nöbetleri ve saldırganlığın, otizmli çocukların çevrelerinde olup biteni anlayamamalarından dolayı yaşadıkları gerilimin bir sonucu olduğuna da inanılmaktadır. Böylesi bir gerilimin çocukların ilişkilerini bozması, çevresindekileri çaresiz bırakması hatta korkutması da kaçınılmazdır. Ayrıca bu davranışlar otizmli çocuğun öğrenme yaşantısını da olumsuz etkileyecektir. Otizmli bireyle dışarı çıkma, arabaya binme, market alışverişi yapma sırasında da böyle öfke nöbetleri yaşanabilmektedir. Unutmamalıyız ki, otizmli bireylerin duyuları çok hassastır, ışıktan, sesten, kokulardan aşırı etkilenebilirler. Böyle bir durumda sakin bir yere almaya çalışmak, gürültülü, ışıklı ortamdan uzaklaşmak, basit kelimeler ile onu anladığımızı söylemek gerekir. Değiştiremeyeceğiniz davranışları kabul etme, eğer çocuğu olumlu etkiliyorsa, zararsız rutine binmiş davranışlara müsaade etmek ve bunlara uyumlu hareket etmek fayda sağlar.”

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Kültür-Sanat2 saat ago

Notre Dame’daki eserlerin yüzde 90’i kurtarıldı

Fransa’nın başkenti Paris’in tarihi sembollerinden Notre Dame katedralinde bulunan sanat eserleri ile Hristiyan inancına göre kutsal sayılan emanetlerin yüzde 90’ının...

Dünya2 saat ago

İranlı devrimci bir önder: Bijan Cezani!

İran’da köklü bir devrimci mücadele tarihi var. İran’da devrimci mücadele yürüten öncülerin büyük çoğunluğu Şah döneminde Şah Rıza Pehlewi, daha...

Haberler2 saat ago

150 örgütten uyarı: Durum çok acil; tecrit kaldırılmalı!

İnsan hakları savunucusu, sendika, hukuk ve demokratik kitle örgütleri ile çok sayıda siyasi partinin içinde yer aldığı 150 kurum, tecride...

Yaşam-Ekoloji2 saat ago

Ankara’da yine köpek katliamı!

Çankaya’nın Beytepe Mahallesi 1787’nci sokak üzerindeki boş arazide köpek ölülerini görenler, belediyeye ve polise haber verdi. İhbarla gelen Çankaya Belediyesi...

Güncel2 saat ago

Kanseri yenen öğretmene okulda göz yaşartan karşılama

Çorlu Cemile Yeşil Anadolu Lisesi’nde coğrafya öğretmeni olan Muharrem Poyrazoğlu, mide kanseri hastalığı nedeniyle okula ara verip, öğrencilerinden uzak kaldı....

Güncel2 saat ago

İstanbul Havalimanı taksi ücretleri dudak uçuklattı!

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO), İstanbul Havalimanı’na ilçe ilçe ulaşım taksi tarifesini açıkladı. İstanbul’un 39 ilçesinden ulaşımın esas alındığı tarifeye...

Güncel2 saat ago

Rabia Naz’ın ölümünde ‘şüpheli araç’ araştırılıyor

Rabiz Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de, Eynesil ilçesine bağlı Gümüşçay Mahallesi’ndeki evlerinin önünde yaralı halde bulundu. İhbarla olay yerine gelen...

Yaşam-Ekoloji2 saat ago

Bilim insanları evrendeki ilk moleküle ilişkin kanıt buldu

ABD’deki bilim insanları onyıllarca süren arayıştan sonra büyük patlamanın ardından evrende oluşan ilk molekül türüne dair uzayda kanıt buldu. Amerikan...

Politika5 saat ago

Arslan: CHP açlık grevleriyle ilgili rol almalı

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, partisinin il eşbaşkanlarıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed il binasında bir...

Kadın5 saat ago

İşyerinde dehşet: Tartıştığı kadın çalışanları vurdu

Saldırıda Ahsen Demirci (28) başından, Tuğçe Nur Yılmaz (36) ise karnından vurularak, ağır yaralandı. Üçüncü kadın çalışanın şans eseri yara...

Haberler5 saat ago

Financial Times’tan ‘Merkez Bankası’ iddiası… Erdoğan’dan büyük tepki

Financial Times’ın dün internet sitesinde yayınladığı, bugün de basılı edisyonunun ilk sayfasında yer verdiği haberde Merkez Bankası ile ilgili iddialarda...

Güncel5 saat ago

Öykü Arin’e nakil bu akşam…’5 aylık kabus bitecek’

İzmir’de yaşayan Eylem Şen Yazıcı ile Çağdaş Yazıcı’nın kızı Öykü Arin’e, geçen yıl kasım ayında löseminin nadir görülen türlerinden biri...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort