Connect with us

.

Yaşam-Ekoloji

Kuzey bebek, yaşama tutunmak için kalp nakli bekliyor

AleviNet

Published

on

Bankacılık yapan Dilşen- Ramazan Çil çifti, 1 Şubat 2018’de dünyaya gelen oğulları Kuzey’i, yaklaşık 3 hafta önce, soğuk algınlığı şikayetiyle Ege Üniversitesi Hastanesi’ne götürdü. Yapılan tetkiklerde, her sağlıklı bebek gibi doğan Kuzey’de, dünyada 300 bin doğumda bir görülen, nadir kalp hastalığı ALCAPA sendromu olduğu belirlendi. Çil ailesine, minik Kuzey’in yaşaması için kalp nakline ihtiyacının bulunduğu söylendi.

T24’ün aktardığı habere göre, Kuzey’in normal gelişim gösteren bebek olduğunu anlatan Ramazan Çil, 20 Mart’ta soğuk algınlığının başladığını söyledi. Hastalığın uzun sürmesi ve ateşinin çıkması üzerine akciğer filmi çekildiğini dile getiren Çil, “Akciğer filminde kalbinin büyük olduğu ve yüzde 20 performansla çalıştığı fark edildi. ALCAPA sendromu denilen ve nadir görülen bir hastalıkla tanıştık. Kalbe bağlı olması gereken 4 damardan 1’i akciğere bağlıymış. Kalp temiz kanla besleneceğine kirli kanla besleniyor. Bu da kalp yetmezliğine sebep oluyor. 27 Mart’ta bir operasyon yapıldı ve damar doğru yere yerleştirildi. Bizim umudumuz kalbin kendi kendine çalışmasıydı; ama bir makineye bağlanmak zorunda kaldı. Kalp kası çalışmadığı için o performansı sağlayan bir makineye bağlı yaşıyor” diye konuştu.

“KALBİMİZİ ARIYORUZ”

Kuzey’in cihaza bağlı olarak hayatta kaldığını belirten Dilşen Çil, kalbinin bunu ne kadar süre kaldırabileceğini bilmediklerini söyledi. Kuzey’in nakil listesine alındığını ve uygun organ beklediklerini anlatan Çil, “Kuzey, bizim ilk ve tek çocuğumuz. Çok sağlıklı bir bebekti. Ailede kalp hastalığı yok; ama şu an ona bir kalp arıyoruz” dedi.

Kuzey’in 10 kilo ve 80 santim olduğunu kaydeden Dilşen Çil, bir yetişkine ait kalbin uyumlu olmadığını belirterek, “Kuzey, acilden kalp nakli sırasına girdi. Küçük bir yürek, henüz 14 aylık. Çok zamanı yok direnmek için. Bizim sadece bizim kadar yürekli bir aileye ihtiyacımız var, organ bağışı için. Biz kalbimizi arıyoruz. Bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Kuzey, her an ölebilir. Makineye bağlı olduğu için kan dışarı çıkıyor, geri geliyor. Pıhtılaşma, beyin kanaması ve daha büyük riskler var. Güzel bir hayat var, onun yaşamasını istiyoruz. Bir bebek başka bir bebeğin şansı olabilir. Bunu hatırlatmak istiyoruz” diye konuştu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam-Ekoloji

Alamos Gold Kaz Dağları’ndaki çalışmalarını askıya aldı

AleviNet

Published

on

Kaz Dağları’ndaki altın madenciliği faaliyetleri sebebiyle uzun süredir tepki toplayan Kanadalı şirket Alamos Gold, çalışma ruhsatının yenilenmediğini ve bu sebeple Kaz Dağları’ndaki faaliyetine ara verdiğini açıkladı.

Açıklamaya göre, Toronto merkezli şirketin projeyi yürütmesini sağlayan ruhsatın süresi 13 Ekim’de doldu. Ruhsatın yenilenmesi için gereken şartları yerine getirdiğini duyuran şirket, bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile çalıştıklarını ve aynı bakanlıktan tekrar ruhsat almayı beklediklerini açıkladı. Alamos Gold ayrıca, ruhsat yenilenmesinin gecikmesi sebebiyle 2020 sonunda üretime geçmesi planlanan projenin gecikebileceğini söyledi.

Alamos Gold’un Kaz Dağları’ndaki projesini yürüten Doğu Biga Madencilik’in Twitter hesabından ise Kirazlı Altın Madeni Projesi’nin kurulum aşamasında olduğuna ve 2021 yılında faaliyete geçeceğine ilişkin bir Tweet atıldı.

Alamos Gold’un açıklama metninde ayrıca “yerel toplulukların Kirazlı projesine destek vermeye devam ettiği” yönünde bir ifadeye yer verildi. Projeyle ilgili sosyal medyada yanlış bilgiler yayıldığını ve bunun protestoların artmasına neden olduğunu iddia eden şirket, “projeyle ilgili doğru bilgileri paylaşmaya devam ettiklerini” ifade etti.

Kaz Dağları’nda yapılan doğa tahribatıyla gündeme gelen Alamos Gold projesinde TEMA Vakfı, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna göre 45 bin 650 ağacın kesilmesi öngörülen proje için 195 bin ağaç kesildiğini belirlemiş, Tarım ve Orman Bakanlığı ise kesilen ağaç sayısını 13 bin 400 olarak açıklamıştı. Ancak daha sonra Orman Genel Müdürlüğü’nün internet üzerinden ilan ettiği ihale kayıtlarında ÇED raporunun, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ya da TEMA’nın belirttiği sayıda bir orman ürününün yer almadığı ortaya çıkmıştı.  

ŞŞ/HS

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Antibiyotiğe alternatif

AleviNet

Published

on

Modern antibiyotiklerden önce doktorlar, hastalıkların tedavilerinde bakır ve cıva gibi maddelerden yararlanıyorlardı. Antibiyotik dirençliği problemi yüzünden bazı araştırmacılar artık bu eski geleneğe dönüş yapıyorlar.

Peki, metaller gerçekten antibiyotiklere karşı alternatif olabilir mi? Washington Üniversitesi’nden Christopher Goss, bu amaçta galyumu inceledi. Çünkü galyum, demire benzer bir yapıya sahip ve mikroplar da özümleme için buna besleyici madde olarak gereksinim duyuyorlar. Gross, “Galyum bir Troya Atı gibi hastalık etkeninin metabolizma sistemine aşılanabilir. Galyum bakterileri beslemekle kalmayıp onlara zarar da verir” diyor. Bu yöntemin pratikte ne derece işlediğini bilim insanları tipik bir hastane bakterisi olan Pseudomonas aeruginosa üzerinde denediler.

UMUT VERİCİ

Özellikle ağır akciğer enfeksiyonlarına neden olan bu bakteriyi taşıyan hastaların tükürük/balgam örneklerine dayanan incelemeler, düşük dozda galyumun bile mikropların üremesini engellediğini gösterdi. Daha sonraki incelemelerde ise bakterilerin tıpkı etkili antibiyotiklerde olduğu gibi galyuma çok yavaş direnç kazandıkları görüldü. Dahası Colistin gibi maddelerle kombine edildiğinde galyum tedavisinin oldukça etkili olduğu anlaşıldı. Umut verici sonuçlar hayvan deneyleriyle de tespit edildi. Galyum, ciddi yan etkiler yapmadan akciğer fonksiyonlarını iyileştirdi.

(Science Translational Medicine)

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Ünlülerin tanıttığı ‘zayıflama çayı’ da o listede

AleviNet

Published

on

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı liste vatandaşları endişelendirdi. Alkollü içeceklerden yağlara, baldan enerji içeceklerine kadar pek çok ürünün markasını açıklayan bakanlık, ürünlerin içindeki zarar verici etkenleri de belirtti.

İçinde ‘sibutramin’ tespit edilen Teff çayı bakanlığın kamuoyuna duyurduğu, ‘kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş ürünler’ listesinde yerini aldı.Sözcü’den Eser Akgül’ün haberine göre ürünün tanıtımını yapan ünlülerin arasında Seda Sayan, Ece Erken, Gonca Vuslateri, Deniz Akkaya, İvana Sert, Seren Serengil, Selin Ciğerci, Yeliz Yeşilmen, Seda Akgül gibi geniş takipçi kitlesine sahip isimler yer alıyor.

SAĞLIK BAKANLIĞI UYARMIŞTI

Uzmanlar piyasada satılan ve zayıflattığı iddiası ile sunulan bu tip ürünlerin zararları konusunda sık sık uyarılar yaparken, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, bu tip ürünlerin satışının önüne geçmek için 50 ünlüye mektup göndermiş ve bu kişilerden güvenilirliği kanıtlanmamış ürünlerin, tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı şekilde yapılan tanıtımlarında yer almamalarını istemişti.

TEFF ÇAYINDA TESPİT EDİLEN SİBUTRAMİN MADDESİNİN ZARARLARI NELER?

İnternet kanalıyla birkaç adres üzerinden satışa sunulan ürünün içerisindeki ‘sibutramin’ maddesinin kalp rahatsızlıklarına ve ruhsal rahatsızlıklara neden olduğu ortaya çıktı. Magazin dünyasının ünlü isimlerinin sosyal medya aracılığı ile reklamını yaptıkları çayın içinde bulunan ‘sibutramin’ maddesinin 2010 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklandığı biliniyor.

Konu ile ilgili açıklama yapan Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Mehmet Hanifi Kokaçya bu maddenin 30 yıl önce bir antidepresan olarak ortaya çıktığını ancak daha sonra anorektik (iştah kesici) etkileri fark edildiğini, molekülün zamanla antidepresan olarak kullanılmamaya başlandığını açıkladı. Çok fazla yan etkisi var Kokaçya, “İştah kesici etkisinin daha çok beyin içi haberleşmeyi sağlayan serotonin ve dopamin gibi maddeler üzerine etkisi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Türkiye’de 1999’da kullanılmaya başlanan bu ilaç, ciddi kardiyak yan etkileri ve kan basıncını artırması nedeniyle 2010 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklanmıştır. İlacın ayrıca antidepresan özelliği nedeniyle özellikle genetik yatkınlığı olanlarda ve ailesinde manik depresif bozukluk öyküsü olanlarda ruhsal açıdan bir coşkunluk dönemini (manik atak) tetikleyebilir” dedi.

Bakanlık tek tek açıkladı: At eti yedirmişler

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI