Connect with us

.

Kültür-Sanat

Yaratıcılığın gücü

AleviNet

Published

on

65 yıldır çalışan yönetmen ve fotoğrafçı Agnès Varda, 33 yaşındaki sokak sanatçısı, fotoğrafçı JR ile gerçekleştirdiği son belgeseli Visages, Villages’ı (Mekanlar ve Yüzler/ 2017) şöyle tanımlıyor: “JR ve ben hayal gücümüzü serbest bıraktık. Bir şeyler düşünüp insanlara sorduk. Hayal gücümüzü eviniz üzerinde sergileyebilir miyiz diye ? Bu projedeki temel fikir çalışırken hep insanlarla olmaktı. Bu yüzden hep grup fotoğrafları var. Hem sizlerle bir alışverişte bulunmak hem de kendi çılgın fikirlerimizi düşünmek istedik”.

Devasa fotoğraflara imza atan 33 yaşındaki sokak sanatçısı JR ile toplumda söz sahibi olmayan, farkedilmeyen insanların en büyük savunucusu 89 yaşındaki annesi Agnès’i karşılaştırmak Rosalie Varda’ya ait. Mekanlar ve Yüzler, iki yaratıcının ortak çalışması. Kendi ilgilerinin ustası olmaya alışmış bu iki yaratıcı sonunda ortaya benzersiz, özgün bir yapıt çıkarıyor. 26 yaşında çektiği ilk filmi La Pointe Courte’tan (Paralel Yaşamlar/ 1954) beri tek başına çalışan Varda ilk kez ortak bir proje yaptı. Doğaçlama bir proje bu. JR, Havre kentine gitmek istiyor, Agnès ise şehirlerden kaçıyor. Köylere, yüzlere, sade manzaralara doğru yol alıyorlar, farklı yöntemlerle çalışıyorlar.

“İkimizi anlatan bir belgesel. Net göremeyen flu gören bir yönetmenim, ikilemi vurgulamayı seviyorum. Sense insanların bakışını arıyorsun ama kendi bakışını saklıyorsun” diyor Agnès siyah güneş gözlüklerini hiç çıkartmayan JR’a. JR’ın israrıyla Agnès zayıf noktalarından, yaşlılığından sözediyor. Su katarlarından birine JR, Agnès’in kırışmış gözünün fotoğrafını, küçücük ayak parmaklarını yapıştırıyor. Agnès’in geçmişi sohbet ettikleri madencilerin, postacıların, çiftçilerin geçmişleriyle içiçe giriyor, karışıyor.

Madencilerin kasabasında evinin yıkımına direnen , madenci babasının evini terketmeyen direnişçi Janine’le tanışıyoruz. Janine “Burada bir sürü anım var. Beni buradan atamazlar” diyor. Babasının iş dönüşünde ona getirdiği yağlı ekmekten kalan parçanın ne denli lezzetli olduğunu anlatıyor Agnès’e.

Cherence köyüne geldiklernde Agnès burayı hatırlıyor.Yazar Nathalie Sarraute’u ziyarete geldiği köy burası. Eski usul tarım bitmiş artık herşey tekbaşına makinelerle yapılıyor. “Çiftçinin 800 hektarı var, ne büyük bir yalnızlık bu” diyor Agnès. Bonnieux’de Emilie ile Emile’in büyük aşk öyküsünü torunlarının oturduğu evlerinin duvarına yapıştırıyorlar. Arkema fabrikasında tüm işçilerin grup fotoğrafını çekip duvara koyup “Her yüz bir hikaye anlatır” diyor Agnès ile JR. Hayalet şehir Pirou-Plage’a yaşam ve enerji getiriyorlar.

Boynuzsuz ve boynuzlu keçilerin yaşadığı kasabaya gidiyorlar. Boynuzsuz keçilerin sahipleri onları ürün olarak gördükleri, kavga ederken yaralanmamaları için doğumdan hemen sonra keçilerin boynuzlarını yakıyorlar. Geleneksel yöntemleri kullanmayı sürdüren, keçilerinin boynuzlarına dokunmayan çiftçi kadınla sohbet etmeyi yeğliyorlar. Duvarların, evlerin, ahırın, silonun, su deposunun, katarın hatta bir sığınağın üzerine fotoğraflar yapıştırıyorlar. Sainte Marguerite’te Agnès falezden plaja düşen sığınağın üzerine kendisine modellik yapan ünlü fotoğrafçı Guy Bourdin’in fotoğrafını yerleştiriyor.

Fotoğrafçılar Henri Cartier-Bresson ile Martine Franck’ın mezarlarını ziyaret ediyorlar. Le Havre’da liman işçileriyle çalışırken birlik ve dayanışma ruhunun en sağlam örneğini görüyorlar. Agnès ile JR’ın yüzleri başka köylerin, kasabaların halklarını birleştiriyor. Belgeselin finalinde “Sık sık ölümü düşünüyorum ama ölümden korkmuyorum. O son an geldiğinde korkabilirim. Sabırsızlıkla bekliyorum” diyor Agnès Varda.

Agnès Varda ile JR’ın yönettiği, Jeanine Carpentier, Clemens Van Dungern, Marie Dolvet, Jean-Paul Beaujon, Nathalie Schleehauf, Vincent Gils, Pony, Patricia Mercier, Mamie JR, Nathalie-Christophe Maurouard, Sophie-Denis Riou, Morgane-David Riou’nun oynadığı Villages, Visages (Mekanlar ve Yüzler/ 2017) 10 Nisan’da yeniden gösterime girdi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür-Sanat

Suriye’den Türkiye’nin Efrîn’de yaptığı tarih kıyıma karşı çağrı

AleviNet

Published

on

Suriye Tarihi Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Türk devletinin Efrîn’de bulunan tarihi eserleri ve yapıları talan ettiğini ve yağmaladığını belirterek uluslararası kuruluşları müdahaleye çağırdı. Müdürlüğün yaptığı açıklamada, Efrîn’de hazine ve tarihi eser arayan işgalci Türk devleti ve ona bağlı çetelerin bölgedeki 3 tarihi mekanı dozerlerle yıktığı bilgisine yer verildi.

Açıklamada, Efrîn’de yürütülen yasadışı faaliyetlerin belgelendiği belirtilerek şu detaylara yer verildi: ‘‘M.Ö. 1’inci yüzyılda Roma dönemine ait tarihi eserler Türk devletinin saldırılarından zarar gördü. Nebî Hurî, Cindires ve Burc Abdalo tepesi gibi Efrîn’in önemli tarihi mekanları saldırılardan kaynaklı tahrip oldu’’

Öte yandan, Efrîn’i işgal saldırıları esnasında Eyn Dara bölgesindeki tarihi höyük ve mekanların Türk devleti tarafından bombalandığı ve binlerce yıllık tarihi yapıların saldırıda tahrip edildiği, görüntüleriyle birlikte basına yansımıştı.

Continue Reading

Kültür-Sanat

Üç gün boyunca elektronik müzik

AleviNet

Published

on

Üç gün boyunca müzik ve eğlence sunan Big Burn İstanbul, uluslararası ve yerli olmak üzere 100 DJ ve prodüktörü, 5 sahnede ağırlayacak. Festivalde bu sene Clapton, Damian Lazarus, David Mayer, Adiel, Antigone, Behrouz, Be Svendsen, Carlita, Peggy Gou gibi isimler yer alacak.

Continue Reading

Kültür-Sanat

‘Sanat düşmanı zihniyet tiyatroları yasaklıyor’

AleviNet

Published

on

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Nâzım Hikmet’in “Taranta Babu’ya Mektuplar” eserinden esinlenen tiyatro oyununun müftülük tarafından Erzincan’da sahnelenmesine engel olunmasını Meclis gündemine taşıdı. CHP’li İlgezdi, Oyun Sandalı tiyatrosunun 3 sezondur oynadığı Nâzım Hikmet’in Taranta Babu’ya Mektuplar eserinden esinlenen “Taranta Babu” tiyatro oyununun Emniyet’ten izin almasına rağmen şehirdeki tek tiyatro sergilenebilecek salonunun kullanım hakkına sahip müftülük tarafından yasaklanmasının gerekçesini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a verdiği soru önergesi ile sordu.

Müftülükten yasak…
Tiyatro ekibinin oyunu sergilemek için istenen tüm gereklilikleri yerine getirmesi ve Emniyet’ten onay almasına rağmen müftülüğün oyunu incelemek istediğini gündeme getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı İlgezdi, “Müftülük salonu tiyatro ekibine daha önce boş olduğu belirtilen günlerde salonunun dolu olduğu gerekçesiyle tahsis etmemiştir” dedi.
Sanat düşmanı zihniyetin tiyatroları yasaklamaya devam ettiğini hatırlatan İlgezdi konu hakkında, “İktidarın kültür ve sanat dünyasına verdiği tahribat artarak devam ediyor. 236 bin nüfuslu Erzincan’da tiyatro salonu olmaması, 2016-2017 yıllarında hiç oyun sergilenmemesi, tiyatroya bir kişinin bile gitmemiş olması aslında hâkim ideolojiyi yansıtıyor. Tiyatro oyunları sadece güldürmez, aynı zamanda aydınlatır ve bilinçlendirir. Ne yazık ki yürütmenin aydınlanmadan korktuğunu gözlemliyoruz. 21. yüzyılda hâlâ tiyatro oyunlarının engelleniyor olması kabul edilemez” açıklamasında bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı İlgezdi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a ise şu soruları yöneltti:
“1-Tiyatro oyununu yasaklayan müftülüğün amacı nedir?
2- Müftülüğün üzerine vazife olmamasına rağmen, Emniyet’in onayından geçen dosyayı ‘Bir de biz inceleyelim’ demesi hangi mevzuatta vardır?
3- Müftülük bu oyunu engellemek için Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu’ndan görüş almış mıdır? Almadıysa Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu’nun bu oyunun engellenmesi hakkındaki görüşü nedir?
4- Erzincan’daki tek salonun kullanım hakkına sahip müftülüğün bu yasakçı tutumunun gerekçesi nedir?
5- Tiyatroya izin verilmemesinin sebebi Nâzım Hikmet’in oyunu olması mıdır?
6- Müftülük tarafından daha önce sahneye konulan bir tiyatro eseri var mıdır? Varsa bu eser hangisidir?
7- Müftülükçe Emniyet ve valilikten izin alınmasına rağmen sahnelenmesi engellenen başka oyun var mıdır? Varsa bu oyunlar hangileridir? Bu oyunların müftülükçe engellenme gerekçesi nedir?
8- 2018 yılı verilerine göre Erzincan’ın nüfusu 236 bin 34’tür. 2016 ve 2017 yıllarında Erzincan’da tiyatroya giden ve oyun izleyen vatandaş yoktur. Bunun gerekçesi müftülüğün oyunlara izin vermemesi midir? 2018 yılında tiyatro izleyen 520 kişi hangi oyunu izlemiştir?
9- Erzincan Müftülük Konferans Salonunda bugüne kadar konferans vermesine izin verilen Vakıf ve Dernekler hangileridir? Bu kapsamda söz konusu konferanslara konuşmacı olarak katılanlar kimlerdir?”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI