Connect with us

Kültür-Sanat

Mithras’ın gizemi 1800 yıl sonra Diyarbakır’a umut oldu

Milattan Önce 600’lü yıllarda Pers kökenli ışık tanrısı olarak bilinen ve Roma askerleri arasında “asla yenilmez ve yok edilemez tanrı” olarak benimsenen Mithra’nın son tapınağı, 2017 yılında Diyarbakır’da keşfedildi. 1800 yıl önce yapıldığı tahmin edilen tapınak, işsizlik ve ağır ekonomik sorunlar yaşayan Diyarbakır’a umut ışığı oldu.

Roma İmparatorluğu’nun doğu sınır garnizonu olan Zerzevan Kalesi’ndeki Mithras Tapınağı, 2017 yılındaki arkeolojik kazılarla ortaya çıkarıldı. İlluminati gibi gizemli tarikatlar, Tapınak Şövalyeleri ve masonik yapıların atası kabul edilen Mithra’nın gizemi, bir anda bütün dünyanın dikkatini Diyarbakır’a çekti. Öyle ki, 2018 yılında 352 bin turist Mithras Tapınağı’nı ziyaret etti.

Ausgrabungsstelle um den Mithras-Tempel in Diyarbakir im Südosten der Türkei

Zerzevan Kalesi’nde Roma dönemine ait, biri yer altında olmak üzere iki kilise var.

1 milyon turist bekleniyor

Dünyada keşfedilen son ve en iyi korunmuş Mithras Tapınağı’na gösterilen ilgi, yerel yöneticileri de harekete geçirdi. Zerzevan Kalesi’ne çıkan yollar düzenlendi, turistler için tesis planlaması yapıldı, bölge tur organizasyonlarına dâhil edildi. İlgi o kadar arttı ki, Diyarbakır’daki oteller Nisan ve Mayıs ayları rezervasyonlarını şimdiden doldurdu. Avrupa ve Amerikalı zengin turistlere hizmet veren tur şirketleri de, bölgeye helikopter pisti yapılmasını istedi. 2019’da 1 milyon turistin ziyaret etmesi beklenen tapınak, adeta Diyarbakır’a umut ışığı oldu. Çünkü yıllardır yoğun göç alan ve nüfusu 2 milyonu aşan kentte, her alanda kendini gösteren işsizlik ve ekonomik bunalım var. Yerel yöneticiler, bu bunalımı aşmanın yolunun turizmden geçtiğine inanıyor ve Mithras Tapınağı’na ayrı bir önem atfediyor.

Ausgrabungsstelle um den Mithras-Tempel in Diyarbakir im Südosten der Türkei

Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı’nı 2018 yılında 352 bin kişi ziyaret etti.

Yüzde 1’i kazıldı

Antik “Kral yolu” olarak bilinen Diyarbakır-Mardin karayolunda,124 metre yükseklikteki tepede ve 60 dönüm alanda kurulu Zerzevan Kalesi’nin henüz yüzde 1’i kazıldı. Kazıldıkça da yeni bulgulara ulaşılıyor. Gün yüzüne çıkarılan her yeni eser, buraya ilgiyi arttırıyor. Kalede 15 metre yükseklikte sur kalıntıları, mancınık ve gözetleme kuleleri, kiliseler, su sarnıçları, kaya mezarları, tahıl ve silah depoları bulunuyor. Yer altında birbiri ile bağlantılı gizli geçitler ve en küçüğü 400 kişilik sığınaklar da yer alıyor.

Tesadüfen bulundu

2014 yılında kazı çalışmaları başladığında burada Mithras Tapınağı olduğu bilinmiyordu. Tesadüfen bulunan yapının Mithras Tapınağı olduğu belirlenince, arkeoloji dünyası bu durumu yüzyılın keşfi olarak tanımladı. Dünyanın dört bir yanından büyükelçiler, arkeologlar, Birleşmiş Milletler yetkilileri ve çok sayıda tanınmış insanı bu bölgeye çeken de Mithras’ın gizemi oldu.

Ausgrabungsstelle um den Mithras-Tempel in Diyarbakir im Südosten der Türkei

Ziyaretçiler, kalenin içindeki antik sokaktan geçerek Mithras Tapınağı’na ulaşıyor.

Hannover’den Diyarbakır’a Mithras turu

Almanya’da yaşayan Türkler de Mithras Tapınağı’nı en çok ziyaret eden turistler arasında. Hannover’den gelen turistlerin ilk durağı Zerzevan Kalesi oluyor. Tarihi kalıntılar ve Mithras Tapınağı’ndan çok etkilendiklerini söyleyen turistler, burayı insanlara tavsiye edeceklerini söylüyorlar.

Hannover-Diyarbakır turunu düzenleyen şirketin sahibi Mustafa Önlü, 39 yıl önce Nevşehir’den Almanya’ya gitmiş. Ailesi ise Nevşehir’e 1860 yılında Diyarbakır’dan göç etmiş. 20 yıldır turizm ile uğraşan Önlü, atalarının geldiği toprakları daha çok insanın görmesini istiyor.

“İkinci kez Zerzevan Kalesi’ne geliyorum. Özellikle insanların gelmelerini istedim. Anlattığım kişiler de mutlaka görmek istediler. İnanılmaz olumlu tepkiler alıyoruz. Alman müşterilerimizden çok talep var. Buraları görmek istiyorlar. Alman grupları da getireceğiz.”

Hannover’den gelen Sol Parti Milletvekili Veli Yıldırım, 40 yıldır Almanya’da yaşıyor. Yıldırım, Zerzevan Kalesi’nden çok etkilenmiş:

“Almanya’da Diyarbakır, İstanbul’dan daha çok tanınıyor. İnsanlar gelip gidiyor, ama korkuyorlar. Biz kesinlikle bir sıkıntı yaşamadık ve çok güzel geçti. Bunu gidip bir elçi gibi orada anlatacağız. Televizyonlarda bir sürü olay görüyoruz. İki gündür geziyoruz, hiç böyle bir şey görmedik. Böyle yerlere sahip çıkılması lazım.”

Ausgrabungsstelle um den Mithras-Tempel in Diyarbakir im Südosten der Türkei

Zerzevan Kalesi’nde irili ufaklı çok sayıda yeraltı sığınağı bulunuyor.

Gizemini koruyan din: Mithraizm

Dünyadaki gizemli inanışların kaynağı kabul edilen Mithraizm, Milattan Sonra 2. yüzyılda, Pers ordularının seferleri ile Roma İmparatorluğu’na girip, askerler arasında yaygınlaşmış. Pagan Roma döneminde üst düzey askerler, tüccarlar, aristokratlar, devlet adamları, hatta bazı imparatorlar, gizem dini Mithraizm’i benimsemiş. Bütün evreni kontrol ettiğine inanılan Mithra, aynı zamanda güneş tanrısı olarak kabul edilmiş. Dini ritüel ve ayinleri son derece gizli yapıldığı için hakkında çok fazla şey bilinmeyen ve yazılı belgesi bulunmayan Mithraizm ile ilgili çok az bilgiye arkeolojik kazılarda ulaşılmış. Çok zor girilebilen bir din olan Mitraizm’in bütün tapınakları yer altındaki doğal mağaralarda veya yapay olarak inşa edilmiş. Sadece erkeklerin kabul edildiği dine girmek için 12 büyük eziyet çekilmesi gerekiyor. Dine kabul edilenler ise 7 ayrı mertebede sınıflandırılmış. Batılı araştırmacılara göre Roma İmparatorluğu’nda yapılan ilk Mithras Tapınağı Diyarbakır’da. Tapınağın tavanında 4 simetrik bağlama yeri var. Bu bağlama yerlerine defne yaprakları ile uyuşturulmuş boğa bağlanarak, Mithra’ya kurban ediliyormuş. Boğadan akan kan yerdeki havuza doluyor ve Mithras’a kabul edilenlere bu kanla vaftiz yapılıyor.

Ausgrabungsstelle um den Mithras-Tempel in Diyarbakir im Südosten der Türkei

Mithras Tapınağı, Doç. Dr. Aytaç Coşkun (solda) ve ekibinin kazıları sırasında tesadüfen bulundu.

Kazılar 50 yıl sürecek

Roma’nın doğu sınırındaki tek Mithras Tapınağı’nı ortaya çıkaran ekibin başında Doçent Doktor Aytaç Coşkun var. Zamanının büyük kısmını Zerzevan Kalesi’nde geçiren Coşkun, kazıların 50 yıl süreceğini düşünüyor. Çünkü bölgenin yüzde 99’u henüz kazılmamış ve yer altında başka bir şehir olduğu tahmin ediliyor. Dünyada keşfedilmiş çok fazla Mithras tapınağı olmadığını söyleyen Coşkun’a göre Zerzevan Kalesi dünyanın en iyi korunmuş garnizonu. Coşkun, Milattan Önce 882 yılından itibaren burada yerleşim olduğunu ve 639 yılında İslam ordularının fethine kadar yaşamın kesintisiz sürdüğünü söylüyor.

Ausgrabungsstelle um den Mithras-Tempel in Diyarbakir im Südosten der Türkei

Zerzevan Kalesi’nin altında çok sayıda gizli tünel ve sığınak bulunuyor.

“Burada zaman durmuş”

Zerzevan Kalesi’nin, Roma’nın askeri ve günlük yaşamı konusunda önemli bilgilere sahip olduğunu ifade eden Coşkun, Roma tarihiyle ilgili pek çok bilinmeyenin aydınlanacağına inanıyor.

“Burası bölgenin ve Diyarbakır’ın Roma tarihini aydınlatabilecek konumda. Lejyon birliğinde en az bin asker sürekli buradaymış. 400’e yakın sivilin yaşadığını düşünüyoruz. Savaş anında bütün ovada tarımla uğraşan halk buraya sığınıyor ve nüfus on binleri geçiyor. Onun için yeraltına bir sürü yapı inşa etmişler. 639’da İslam orduları fethettikten sonra tekrar yerleşim olmamış. Burada adeta zaman durmuş.”

Ausgrabungsstelle um den Mithras-Tempel in Diyarbakir im Südosten der Türkei

Gizemli Mithras Tapınağı’nı 2019’da 1 milyon turistin ziyaret etmesi bekleniyor.

Dan Brown ve Morgan Freeman gelecek

Mithras’ın gizemi, ünlü yazar Dan Brown ve aktör Morgan Freeman’ın da ilgisini çekmiş. Freeman, “Tanrı’nın Hikâyesi” adlı belgesel serisinin çekimlerini Zerzevan’da yapmak için girişimlerde bulundu. Dan Brown ve Morgan Freeman’ın 2020 yılında Mithras Tapınağı’nı ziyaret etmeleri bekleniyor.

Hristiyanlık öncesi Roma elitlerinin tanrısı olan Mithra, efsaneye göre boğa ile dövüşmüş, bu boğanın kanından bütün insanlık doğmuş. Mithraizm’in yayılış hikayesi bir efsane, gizemli tanrı Mithra’nın tapınağı ise, 1800 yıl sonra Diyarbakır’ın kaderini değiştirebilecek potansiyele sahip bir gerçeklik.

Felat Bozarslan / Diyarbakır

© Deutsche Welle Türkçe

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Kültür-Sanat

Notre Dame’daki eserlerin yüzde 90’i kurtarıldı

Fransa’nın başkenti Paris’in tarihi sembollerinden Notre Dame katedralinde bulunan sanat eserleri ile Hristiyan inancına göre kutsal sayılan emanetlerin yüzde 90’ının yangından kurtarıldığı bildirildi. Notre Dame’ı sigortalayan şirket adına hasar tespit çalışmalarında bulunan uzman Michel Honore, yangının ilk fark edildiği anda yürütülen son derece dakik tahliye çalışmaları sayesinde eserlerin büyük oranda zarar görmeden kurtarıldığını belirtti. Honore eserlerin tahliyesiyle ilgili olarak, “Plan kusursuz bir biçimde yapıldı ve bu yüzden kayıplar korkulacak düzeyde olmadı” dedi. Notre Dame katedralinin hazinesi bin ila bin 200 arası eserden oluşuyor. Bunlar, değerli kaseler, tarihi ruhban kıyafetleri, büyük ebatlı tablolar vs. gibi çok sayıda farklı parçadan oluşuyor. Yangın sırasında oluşturulan insan zinciri ile bu eserlerin büyük bir bölümü kurtarılabilmişti.

Video izle 01:29 Notre Dame yangını İstanbulluları da üzdü

İstanbul’dan kaçırılan “dikenli taç”

Michel Honore katedralden kurtarılan ilk eserlerin, İsa’nın çarmıha gerilmeden önce başına konduğuna inanılan dikenli taç ve yine İsa’nın çarmıha gerilmesinde kullanıldığına inanılan bir çivi olduğunu belirtti. Burada sözü edilen dikenli taç Doğu Roma İmparatorluğu döneminde İstanbul’da bulunurken, 13. yy’daki Haçlı Latin istilası sırasında yağmalanan birçok eser gibi kaçırılarak Fransa’ya getirilmişti. Honore, bu iki parçanın, herhangi bir felaket durumunda ilk kurtarılacak eserler olarak önceden bilindiğini ve buna uygun olarak öncelikli olarak kurtarıldıklarını ifade etti. Honore ayrıca, katedraldeki büyük ebatlı tabloların büyük çoğunluğunun yangını zarar görmeden atlattığını ancak yine de restoratörlerin bu eserleri tek tek inceleyerek, yangını söndürmek için kullanılan su ile is ve dumandan zarar görüp görmediklerine bakacağını söyledi. Yangından kurtarılan ve geçici olarak Paris belediye binasına götürülen eserlerin yakın zamanda Louvre Müzesi’ne taşınmaları bekleniyor.

Devlet ve AXA büyük oranda zararı karşılayacaklar

Notre Dame katedralinin yeniden yapımını büyük oranda, 1905’ten bu yana kilisenin sahibi olan Fransa devleti üstlenecek. Fransız sigorta şirketi AXA bünyesindeki Axa ART ile ikinci bir sigorta şirketi ise Notre Dame’daki sanat eserlerinin sigortasını üstlenmiş durumdalar. Notre Dame’da yürütülen ve yangının çıkmasında payı olduğu sanılan yenileme çalışmalarını yürüten iki firmanın da yine AXA tarafından sigortalandığı daha önceden bildirilmişti.

Reuters / ET,EC

© Deutsche Welle Türkçe

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Kültür-Sanat

Yorum: Avrupa’nın kalbi için destek

Gösterilen refleks anlaşılabilir türden. Çok kısa süre içinde bir binayı yeniden inşa etmek için yüzlerce milyon euro bağış yapılıyorsa, şu soruyu sorabiliriz: Sudan’da insanlar açlıktan ölürken cansız taşlar için bu kadar çok para bu hızda neden toplanıyor? Mülteci kamplarında yaşayan çocuklara, en azından basit bir eğitim imkanı sağlamak için gerekli kaynak neden bulunamıyor?

Hem de Hristiyanlıkta ön planda olması gereken insan sevgisiyken, bir Hristiyan mabedi, bir kilise için. İnternet camiasında konuyla ilgili yapılan tartışmalarda ifade edildiği gibi bu insan sevgisi herhalde yapıları büyüterek gösterilmiyor. Sadece savaş ve kriz bölgelerinde yaşayan insanların değil, dünyayı daha adil ve daha iyi bir yer haline getirmek için kendince çabalayan herkesin zihnini kurcalayan sorular bunlar.

Deutsche Welle Genel Yayın Yönetmeni Ines Pohl

Deutsche Welle Genel Yayın Yönetmeni Ines Pohl

Zenginler ve Tanrı Egemenliği

Varlıklı kişilerin zenginliklerini, daha kötü durumda olanlarla paylaşmalarını beklemek tamamen istenir bir şey. Özellikle Hristiyanlar için zenginliğin aynı zamanda bir sorumluluk olduğu, İsa’nın şu meseli ile tüm milyoner ve milyarderlerin kulağına küpe oluyor: “Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği’ne girmesinden daha kolaydır.”

Ancak şu da doğru ki, bazı yapılar taş yığınının ötesinde bir anlam taşır. Bunlar asırlar boyunca milletlerin ve belli kültür alanlarının kendilerini tanımlamalarında belirleyici rol oynadıklarından özel bir önem taşırlar ve özellikle korunmalıdırlar. Hiç kuşkusuz Notre Dame da bunlardan biri.

Hangi kültürel çevreden olursa olsun, toplumların tarihleriyle olan bağlarını canlı tutabilmeleri için sembollere ihtiyaçları vardır. Köken bu anlamda haritadaki bir noktadan çok daha öte bir anlam taşır. Güvensizlik duygusunun arttığı günümüz dünyasında kültür alanları, bir yurt ve güvence sağladıkları için her zaman olduğundan daha büyük bir öneme sahipler. Kendi kimliğinin bilincinde olan bir insan için, yabancı olan, yeni olan, farklı olan daha az tehlikelidir. Güvensizlik ise dışlamanın ve nefretin rahatlıkla kök salmasını sağlar.

Tüm dünyadan insanlar

Notre Dame’ın bu denli muhteşem bir sembol olmasının bir sebebi de dünyanın dört bir yanından insanların bu tarihi mekanı ziyaret etmiş olması. Hristiyan olmayanlar da, Fransa başkentinin ortasındaki bu özel katedralden saçılan güzellikten, haşmetten ve tarihi önemden etkilendi. Tüm dünyadan insanların, yangından sonra Twitter hesaplarından paylaştıkları Notre Dame ziyareti fotoğrafları, bu çekim gücünün bir belgesi adeta.

Avrupa sadece sınırlar ötesinde geçerli olan bir para birimi değildir, yalnızca ortak bir ekonomi bölgesi değildir. Avrupa bir kültür alanı ve Notre Dame da onun en önemli sembollerinden biridir. Bu açıdan süper zenginlerin ivedilikle ellerini ceplerine götürmeleri çok önemlidir ve doğrudur. Zira sonuçta bu katedralin yeniden inşaatı da umudun bir sembolü olacak.

Ines Pohl

©Deutsche Welle Türkçe

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Kültür-Sanat

Kafka’nın yıllardır saklanan eserleri gün yüzüne mi çıkıyor?

Edebiyat dünyasının en önemli yazarlarından Franz Kafka’nın yıllardır Zürih’teki kasalarda kilit altında bulunan henüz basılmamış el yazmaları yakında gün yüzüne çıkabilir.

İsviçre’nin Zürih kentinde bir bölge mahkemesi yıllardır Kafka’nın el yazmalarının tutulduğu kasaların açılmasına ve içindekilerin İsrail Milli Kütüphanesi’ne gönderilmesine hükmetti. Söz konusu karar ile mahkeme, İsrail’de aynı yönde verilmiş mahkeme kararlarını onar nitelikte karar almış oldu.

Kasaların içeriği tam olarak bilinmemekle birlikte bazı uzmanlar Kafka’nın ölümünden sonra basılan bazı başyapıtlarının sonlarının bu kasalarda olabileceğini belirtiyor.

İsrail Yüksek Mahkemesi, daha önce İsrail’de bir ailenin banka kasalarında ve Tel Aviv’de oldukça kötü durumdaki bir apartman dairesinde sakladığı Kafka’nın el yazmaları koleksiyonuna el konmasına hükmetmişti.

Zürih’teki mahkemenin kararı Kafka’nın eserlerine ilişkin hak iddialarından kaynaklanan hukuk mücadelesine ve “eserlerin gerçek sahibi kim” sorununa son noktayı koyar nitelikte.

“Ne üzerine olduğu bilinmeyen bir hukuk mücadelesi”

Yıllardır süren hukuk mücadelesini takip eden Kudüs’teki Van Leer Enstitüsü’nden araştırma görevlisi Benjamin Balint’e göre bu davaların en ilginç yanı “aslında neyi içerdiği bilinmeyen bir miras üzerine” olması. Balint’e göre, Zürih’ten gelen karar sonunda bu hukuki kavgaya son noktayı koyacak nitelikte olsa da “kültürel aidiyet ve mirasa” ilişkin soru işaretleri uzun bir süre daha devam edecek.

Kafkas Manuskripte im Literaturachiv Marbach (picture-alliance/dpa)

Marbach’ta bulunan “Dava”nın orijinalinin ilk sayfası

1924 yılında henüz 40 yaşındayken hayatını kaybeden Kafka, eserlerini dostu editör ve yayıncı Max Brod’a vererek ölümünden sonra okunmadan yakılmalarını istemişti. Ancak Brod, Kafka’nın vasiyetini yerine getirmemiş ve aralarında “Dava”, “Şato” ve “Amerika”nın da olduğu ve sağlığında tanınmayan Kafka’yı ölümünden sonra dünyaca ünlü bir yazar haline getiren eserlerin çoğunu bastırmıştı.

Brod, el yazmalarından bazılarını ise 1950’li yılların başında sekreteri Ilse Ester Hoffe’ye vermişti. Bu da Kafka’nın Yahudi olmasından dolayı kültürel mirasının İsrail’e ait olduğunu iddia eden İsrail ile Hoffe’nin mirasçıları arasında henüz içeriği bilinmeyen kasalar üzerine yıllarca sürecek bir hukuk mücadelesi başlatmıştı.

AP / SÖ, EC

©Deutsche Welle Türkçe

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Kültür-Sanat2 saat ago

Notre Dame’daki eserlerin yüzde 90’i kurtarıldı

Fransa’nın başkenti Paris’in tarihi sembollerinden Notre Dame katedralinde bulunan sanat eserleri ile Hristiyan inancına göre kutsal sayılan emanetlerin yüzde 90’ının...

Dünya2 saat ago

İranlı devrimci bir önder: Bijan Cezani!

İran’da köklü bir devrimci mücadele tarihi var. İran’da devrimci mücadele yürüten öncülerin büyük çoğunluğu Şah döneminde Şah Rıza Pehlewi, daha...

Haberler2 saat ago

150 örgütten uyarı: Durum çok acil; tecrit kaldırılmalı!

İnsan hakları savunucusu, sendika, hukuk ve demokratik kitle örgütleri ile çok sayıda siyasi partinin içinde yer aldığı 150 kurum, tecride...

Yaşam-Ekoloji2 saat ago

Ankara’da yine köpek katliamı!

Çankaya’nın Beytepe Mahallesi 1787’nci sokak üzerindeki boş arazide köpek ölülerini görenler, belediyeye ve polise haber verdi. İhbarla gelen Çankaya Belediyesi...

Güncel2 saat ago

Kanseri yenen öğretmene okulda göz yaşartan karşılama

Çorlu Cemile Yeşil Anadolu Lisesi’nde coğrafya öğretmeni olan Muharrem Poyrazoğlu, mide kanseri hastalığı nedeniyle okula ara verip, öğrencilerinden uzak kaldı....

Güncel2 saat ago

İstanbul Havalimanı taksi ücretleri dudak uçuklattı!

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO), İstanbul Havalimanı’na ilçe ilçe ulaşım taksi tarifesini açıkladı. İstanbul’un 39 ilçesinden ulaşımın esas alındığı tarifeye...

Güncel2 saat ago

Rabia Naz’ın ölümünde ‘şüpheli araç’ araştırılıyor

Rabiz Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de, Eynesil ilçesine bağlı Gümüşçay Mahallesi’ndeki evlerinin önünde yaralı halde bulundu. İhbarla olay yerine gelen...

Yaşam-Ekoloji2 saat ago

Bilim insanları evrendeki ilk moleküle ilişkin kanıt buldu

ABD’deki bilim insanları onyıllarca süren arayıştan sonra büyük patlamanın ardından evrende oluşan ilk molekül türüne dair uzayda kanıt buldu. Amerikan...

Politika5 saat ago

Arslan: CHP açlık grevleriyle ilgili rol almalı

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, partisinin il eşbaşkanlarıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed il binasında bir...

Kadın5 saat ago

İşyerinde dehşet: Tartıştığı kadın çalışanları vurdu

Saldırıda Ahsen Demirci (28) başından, Tuğçe Nur Yılmaz (36) ise karnından vurularak, ağır yaralandı. Üçüncü kadın çalışanın şans eseri yara...

Haberler5 saat ago

Financial Times’tan ‘Merkez Bankası’ iddiası… Erdoğan’dan büyük tepki

Financial Times’ın dün internet sitesinde yayınladığı, bugün de basılı edisyonunun ilk sayfasında yer verdiği haberde Merkez Bankası ile ilgili iddialarda...

Güncel5 saat ago

Öykü Arin’e nakil bu akşam…’5 aylık kabus bitecek’

İzmir’de yaşayan Eylem Şen Yazıcı ile Çağdaş Yazıcı’nın kızı Öykü Arin’e, geçen yıl kasım ayında löseminin nadir görülen türlerinden biri...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort