Connect with us

Politika

Temelli: Herkes açlık grevleri için harekete geçmeli!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, açlık grevleri ile seçim sonuçları ve Yüksük Seçim Kurulu (YSK) kararlarını değerlendirmek üzere partisinin Genel Merkezi’nde düzenlenen Parti Meclisi (PM) toplantısının açılış konuşmasını yaptı.

TECRİT VE AÇLIK GREVLERİ

Temelli ilk olarak, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve cezaevleri ile pek çok yerde süren açlık grevlerine değindi.

Temelli, açlık grevlerinin kritik aşamada olduğunu ve şu ana kadar tecridi protesto etmek için 8 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Temelli, “Bu ölümlerin olmaması için 157 gündür Leyla Güven ve onunla birlikte bir sesi yükseltiyoruz. Adalet Bakanlığı’na çağrı yapıyoruz; gelin bu haklı talebe cevap verin yasaların gereğini yerine getirin. Bu mutlak tecride son verin. Sayın Öcalan ailesi ve avukatlarıyla görüşebilsin.  Bu meşru ve yasal bir taleptir. Bunu duymazlıktan  gelmek  Türkiye’deki hukuksuzluğun devamdır” dedi.

Türkiye’de şiddet ve baskı politikalarıyla ayakta durmaya çalışan bir iktidar olduğunu belirten Temelli, “Açlık grevlerinin son bulması mutlak tecride son verilmesinden geçiyor” dedi.

İktidarı teşhir ettiklerini dile getiren Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP-MHP blokunun yürüttüğü kampanya bu adaletsizliğin teşhiridir. Kendi koyduğu yasaya ve içtihatlarına karşı çıkan bir anlayış ile karşı karşıyayız.  Bu olağanlaşmış bir hal aldı. Nereye gitsek, nereye el atsak bir hukuksuzluk karşımızda duruyor. Bu tecrit buna işaret eden bir konudur. Bu hukuksuzluğun adaletsizliğin ifadesidir. O yüzden cezaevinde kritik aşamaya gelen insanların durumunu da göz önüne alarak herkesi harekete geçmeye çağırıyoruz.”

İsrail cezaevlerindeki 400 Filistinli tutuklunun durumuna dikkat çeken Temelli, “Dünyada birbirine benzeyen herhalde iki tane devlet yönetimi var. Biri İsrail diğeri Türkiye” diye belirtti.

Tecrit politikalarının sonuçlarına değinen Temelli, şöyle konuştu:

“Tecride  son verin. Tecride son vermek, Türkiye’nin tecritleşmesine son demektir. 4 yıldır yaşananları değerlendirdiğimizde karşımıza çıkan etkiye, domino etkisi diyoruz. Küçük bir taşın devrilerek daha büyük taşları da ardından devirdiği bir etkidir. Her geçen gün daha büyük hukuksuzluk ve adaletsizliğe şahit oluyoruz. Bu domino etkisi her yeri kapladı, tecrit her yere yayıldı.”

SEÇİM SONUÇLARI

Yerel seçim sonuçlarının tecride karşı bir itiraz olduğunu da dile getiren Temelli, şöyle devam etti:

“31 Mart’a giderken bir seçenek yarattık. Türkiye’de siyasetsiz kalmış siyasetten uzaklaşmış toplum için bir seçenek yarattık. Stratejimiz sadece belediye kazanmak üzerinden yürümedi. Stratejimiz Türkiye’nin tıkanmış olan demokrasi ve barış yolunu açmak için Türkiye halkları ve demokrasi güçleri uzun süre sonra birlikte siyaset yapmanın olanağını yarattı. Önemli bir başarıdır seçeneğimiz, siyaset kulvarını değiştirmiştir. İktidar ne kadar direnirse dirensin tecrit, baskı politikalarında ne kadar ısrar ederse etsin, artık Türkiye’nin siyaset kulvarı değişmiştir. Şimdi hep birlikte Türkiye’nin demokrasinin, barışının önünü açmak için hep birlikte adım atma zamanıdır. Sandıkta buluşanlar şimdi demokrasi ve barış mücadelesinde de ama ve fakatlara başvurmadan buluşmak zorundadır. Türkiye halklarının ve toplumun beklentisi budur.

Bir yanda iktidarın dayattığı siyaset. Evet Türkiye bir nefret söylemi ile iki aya yakın süreyi geçirdi. Cumhurbaşkanı başta olmak üzere AKP-MHP bloğu nefret söylemi ve ayrımcı dil ile toplumu böldüler. Kürt halkına ‘defolun gidin’ diyen, HDP’yi ‘terörist’ itham eden, her türlü hakareti kullanan, medya ambargosu ile kalmayıp o medyayı psikolojik savaş aparatı haline getiren bir iktidar ile karşı karşıya geldik. Bunun karşısında HDP barışın diline her zamanki gibi sahip çıktı. Nefret söylemine karşı bütünlüklü olarak Türkiye toplumunun geleceğini savunan bir dil ve üslup ile siyaset yaptı. Barış diliyle tecride ve savaşa karşı çıktı. Yerel demokrasi için mücadelesini verdi. Buradan çok önemli sonuçların çıktığına inanıyoruz.”

Meclis kürsüsünden korkuyorlar. Neden açılmıyor diye sorduğunuzda, işleri varmış. Ne işiniz var? Şu anda halkın iradesini gasp etme peşindesiniz. Halkın iradesi sandığa yansımıştır bunun gereğini yapın. İki tür belediye seçim sonuçları ile karşı karşıyayız. Hangi partiden olursa olsun meşruiyet sorunu olmayan bütün kazananları kutluyoruz. Bir de gasp edilen belediyeler var. Hem iktidar marifetiyle hem de üzülerek belirtmek isterim ki YSK marifetiyle.

Belediyeleri ve belediye meclislerini gasp etmek, yeni bir kayyım için ellerinden geleni ortaya koydular. Tüm bunlara rağmen başarılı olamadılar.  Olamadıkları için de 31 Mart sonrasında yeni yöntemler devreye soktular. Farklı farklı yöntemlerden bahsettik. Aslında birçok il özelinde bunları ayrıntılı raporlarla ortaya çıkaracağız. Örneğin askeri zorla gasp edilen Şırnak Belediyesi, iktisadi zorla gasp edilen Ağrı, Muş bütün itirazlarımıza rağmen sayılmadı. Malazgirt 3 oy farka rağmen sayılmadı. Viranşehir, Tatvan, onlarca böyle yer var.

Sadece bize ait olanları dile getirmiyoruz. Balıkesir için de dile getiriyoruz. Bursa da yeniden sayılmalıydı. İktidar YSK’ye yağdırdığı talimatlarla nerelerin sayılacağını belirledi. Oysa bir ilke bir standart geliştirilebilirdi. Oy farkı geçersiz oylardan azsa sayılabilirdi. İtirazlarımız da zaten bu anlamda yoğunlaşmıştı. Bizim tüm itirazlarımız reddedilirken AKP-MHP itirazlarının yüzde 90’ı kabul edildi. Bu tablo nasıl bir tarafgirliğin hukuku ele geçirdiğini ve ortadan kaldırdığını gösteriyor. İşte tecrit budur. Hukuku, adaleti yok saymaktır. Hukuki kurumların bile tarafsızlığını yitirmesidir.

İstanbul seçimleri bir türlü sonuçlanmamıştır, oysa açıktır. Biz her yerde bütün adaletsizliklere müdahale ediyoruz. Her yerde bizim stratejimiz, oylarımız var. Oylarımız her yerde İstanbul’da da, Muş’ta da, Malazgirt’te de, Viranşehir’de de. Türkiye’ye sesleniyorum siz de sahip çıkın Türkiye sadece İstanbul’dan ibaret değil, Muş var Ağrı var. Tüm demokrasi güçleri bu adaletsizliğe karşı yan yana gelmeli, birlikte mücadele etmelidir. Bu seçim sonuçlarına  karşı yapılan bu adaletsizliklere karşı da yan yana mücadele etmeliyiz.

YSK bütün ayrıntıları ile tartıştı. Tartıştıkları şey bir yüksek mahkemenin yargıçlarının asıl bu denli adaletsizliğe imza atabileceği üzerineydi. Yüksek mahkeme, seçim adaletinden sorumlu bir üst yargı, bizatihi hem içtihadına aykırı davranıyor hem de suç işliyor. Başta YSK başkanı olmak üzere hiç kuşkunuz olmasın tarih sayfalarında yerinizi aldınız. Herkes tarih sayfalarında bir şekilde yerini alır ama siz utanılacak bir adımla yer aldınız. Utançla anılacaksınız.

Bugün gasp edilmiş belediyeler var. Halk içinde hiç bir zaman seçilmiş bir belediye başkanı olarak geçemeyeceksiniz. Tıpkı kayyımlar gibi gasp etmiş olmanın ruh haliyle gezeceksiniz. Bir kez daha çağrı yapıyorum, bu görevleri kabul etmeyin. YSK eliyle yapılan bu atamaları kabul etmeyin. Siz seçilmediniz, seçilmişlerin hakkını gasp etmeyin. Hala mazbataları verilmeyen adaylarımız var. KHK ile ihraç edildi diye mazbataları verilmeyen arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımız bu kriter nedeniyle adaylıkları reddedilmedi. Ama şimdi bu kriterler nedeniyle ki kabul edilebilir şimdi mazbataları verilmiyor ve göreve başlayamadılar. Onların yerine göreve gelenlerin karşı çıkması gerekirken, onlar mal bulmuş gibi bu koltuklara çöreklenme peşindeler. Dediğim gibi hiçbir meşruiyeti yoktur. KHK ile ihraç edilenler, OHAL düzeni ile ihraç edilmiştir. OHAL düzenini kabul etmiyoruz.

Bütün bunlar bir yönetememe halinin toplumun tüm kesimlerine sirayet etmesidir. Yönetmiyorlar, o yüzden toplum içinden çıkılmaz bu sorunlara sürükleniyor yönetemedikleri siyaset ve toplum krizlerden çıkarmıyor. Önümüzdeki süreçte nasıl bir yol izleyeceğimizi konuşacağız. Bir an önce tecride son verilmelidir. Mutlak tecrit sonlanmalı Sayın Öcalan ailesi ve avukatları ile görüşmeli ve açlık grevleri son verilmeli ve kimse ölmemelidir. Bu militarist anlayışa son verilmelidir. Bütçemiz, halklarımız, siyaset düzlemimiz bu savaş politikasından kurtulmalıdır. YSK almış olduğu bütün hukuksuz kararlarından vazgeçmelidir. Parlamento bir an önce inisiyatif almalıdır, toplanmalıdır ve yürütmenin vesayetinden kurtulmalıdır. Liyakattan yoksun bir kabine ile Türkiye önümüzdeki dönemi sürdüremez. Bir geçiş sürecidir ama bu süre boyunca Cumhurbaşkanı kendi sınırlarına çekilmeli ve parlamento üzerindeki vesayetine son vermelidir. Bunun mücadelesini vermeyi sürdüreceğiz.”

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Politika

İmamoğlu’ndan Bahçeli ve Akar’a: Her yere gideriz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı sonrası ‘Mesaj alınmıştır’ diyen MHP Başkanı Devlet Bahçeli ve Savunma Bakanı Hulusi Akar’a tepki göstererek, “Bu memleket bizim, her yere gideriz” dedi. 

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dün gerçekleşen linç saldırısı ve sonrası yapılan açıklamalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

İmamoğlu, Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı ‘mesajınızı verdiniz’ yönündeki açıklamalara ilişkin “Çok acı. Neyin mesajı? ‘Yüzde 93’e yakın oy almadığınız yere neden gittiniz?’ dendi. Ne demek o? Bu ülkenin her karışı bizim. Her yere gideriz. Herkes her yere gider” sözlerini sarf etti.

İmamoğlu açıklamalarında şunları söyledi:

“Saldırıyı planlayanları yapanları kınıyorum. Bu saldırı Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet anlayışına, milletine demokrasiye olan inancına yapılmış bir saldırıdır. Saldırıyı yapanlarla ilgili gerekli tüm işlemlerin yapılmasını istiyoruz. Bu işin arka planında ne varsa bir an önce ortaya çıkartılıp ilgili kurumların görevlilerin tedbirli davranması gerektiğini belirtmek istiyorum. Devlet adamlığı çok önemli. Talihsiz açıklamalar var. Kamuoyunun önünde olan bizler çok dikkatli konuşmalıyız. Oy hesapları, kişisel çıkarlar üzerinden verilen mesajlar milletin geleceğini tehdit eten boyutlara ulaşabiliyor. İnsanları kışkırtabiliyor. Bunun gibi kötü eylem planlarını kolaylaştırabiliyor. Sana, banası yok bunun.

Neyin mesajı?

‘Mesajınızı verdiniz’ gibi cümleler duyduk. Çok acı. Neyin mesajı? ‘Yüzde 93’e yakın oy almadığınız yere neden gittiniz?’ dendi. Ne demek o? Bu ülkenin her karışı bizim. Her yere gideriz. Memleketin her yeri bizim. Herkes her yere gider. Bu talihsiz açıklamaların derhal bitmesini diliyorum. Genel Başkan’ımızın soğukkanlı, toplumu barışa sevk eden davranışı örnektir diye düşünüyorum.”

Devlet Bahçeli’nin ‘İstanbul seçimleri beka meselesidir’ sözleri üzerinde de duran İmamoğlu, “Hangi gerekçelerle konuştuğunu bilemiyorum Sayın Bahçeli’nin. Cevap verilecek konu değil. Seçim bitmiştir. Mazbatamızı aldık. YSK tarihi görevini en doğru şekilde yerine getireceğine inancım tam” dedi.

İmamoğlu, verilerin kopyalanmasının önüne geçen mahkeme kararına ilişkin ise şunları söyledi: “Belki de idare mahkemesi süreci kendinden kaldıracaktır diye düşünüyorum. Eksik, yanlış açıklama olabilir ama bunu gideririz. Komplo teorilerini üreten arkadaşları şaşkınlıkla izliyorum.”

Konuşmasında İBB çalışanlarından şu ana kadar istifa edenin olmadığı bilgisini paylaşan İmamoğlu, bazı çalışanlarının sosyal medya paylaşımlarına ilişkin de, “Arkadaşlarımız inceliyor. Bazılarıyla ilgili soruşturma başlanacaktır. Demokrasiyi kabul etmeyen açıklamalar var. Ben olsam istifa ederdim” diye belirtti.

‘Manşetlere dava açacağız’

CHP’li İmamoğlu, hükümete yakın gazetelerin attığı manşetlere de değindi. İmamoğlu, şunları dile getirdi: “Gazete manşetleriyle ilgili soruşturma ve dava açacağımız manşetler var. Kışkırtan, hayasızca, terbiyesizce, insanların duygularını vatan severliğin, ayaklar altına alan ve hepimizin hassasiyeti olan şehitlik mertebesiyle ilgili terbiyesizce haber yapma… Bunun haberle alakası yok. Bunu yapan insanların çok canı acımış ki böyle yollara başvuruyor. Yasal işlemleri başlattık.” İSTANBUL

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Politika

CHP Sözcüsü Öztrak: İktidardakiler koruyamıyorsa, biz Genel Başkanımızı korumayı biliriz

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Dün Ankara’nın Çubuk ilçesinde Şehit Yener Kırıkcı’nın cenaze töreninde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırıyla ilgili konuşan Öztrak, “Yapılanlar şehidimizin cenazesine, şehidimizin ailesine büyük saygısızlıktır. Bu olayı sıradan bir protesto, basit bir tepki gibi görmek mümkün değildir. Adına ‘gazete’ denen paçavralarda bugün hâlâ daha milleti bölüp parçalama amacıyla atılan manşetleri görmek gerçekten hepimizi çok büyük üzüntüye boğmaktadır. Çok tehlikeli gelişmelerdir bunlar” ifadelerini kullandı.

‘Provokasyon yok’ dedi, CHP’yi suçladı Saldırgan AKP üyesi çıktı! Akar, saldırganlara böyle seslendi: Tepkinizi gösterdiniz, çekilin! “Bu sloganı 26 yıl öncesinden tanıyoruz” Saldırının yaşandığı köyün sakinleri net konuştu MHP’den bir skandal açıklama daha

‘İÇİŞLERİ BAKANI, PARTİMİZİ HEDEF GÖSTERMEKTEDİR’

Öztrak, tüm seçim kampanyası boyunca milletin arasına ekilen kin ve nefret tohumlarını, seçimin siyasi bir tortusu olarak görmenin mümkün olmadığını belirtti. Öztrak, şöyle dedi:

“9 ay önce ‘CHP’lilerin şehit cenazelerine alınmama talimatını verdim’ diyerek aslında dün yaşanan bu müessif olaya zemin hazırlayan İçişleri Bakanı, şimdi seçim tortusunun arkasına saklanarak sorumluluktan kaçamaz. Atanmış İçişleri Bakanının görevleri vardır. Birinci görevi bu olayı önlemektir; ama bunu becerememiştir, başaramamıştır. İkinci görevi bu olay olduktan sonra bu olayı tarafsız bir şekilde soruşturmak, sorumluları yargıya teslim etmektir. Ama İçişleri Bakanı bunu yapmak yerine hâlâ seçim öncesindeki ayrıştırıcı dili kullanmaya devam etmektedir. Partimizi ipe sapa gelmez suçlamalarla hedef göstermektedir. Anlaşılan ilk görevini yerine getiremeyen İçişleri Bakanı, ikinci görevini de yerine getiremeyecektir. İçişleri Bakanı bugün bu müessif olayı basite indirgemeye, seçim öncesi tortuları gerekçe göstererek, köylülerin bireysel basit bir eylemi olarak göstermeye çabalamaktadır. Burada ciddi bir linç girişimi olduğunu görmemek olsa olsa sorumluluk sahibinin, bu sorumluluktan kaçma çabası olabilir.”

‘SORUMLULUKTAN KAÇMAKTADIR’

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun köyde saldırı sırasında götürüldüğü evde 1,5 saat mahsur kaldığını ifade eden Öztrak, “Devlet, Başkent’in bir mahallesinde ortadan yok olmuştur. Şehidimizin cenazesinde güvenliği sağlamakla görevli olan Vali ve İçişleri Bakanı, görevlerini yapamamışlardır. İçişleri Bakanı, Sayın Genel Başkanımızın güvenlik birimlerine cenazeye katılım konusunda bilgi vermediğini ifade etmiştir. Bu doğru değildir. Genel Başkanımızın koruma birimi, devletin güvenlik protokollerine harfiyen riayet etmiştir. Pazar sabahı saat 10.03’te Ankara Koruma Şube Nöbetçi Amirliği’ne Sayın Genel Başkanımızın şehidimizin cenazesine katılacağı konusunda bilgi verilmiştir. Nitekim bu bilgiye dayanarak, Çubuk Kaymakamı, Sayın Genel Başkanımızı Akkuzuluk köyünün girişinde karşılamıştır. Milli Savunma Bakanının korumaları da Genel Başkanımızın törene katılıp katılmayacağını sormuş, katılım konusunda gerekli bilgi onlara da verilmiştir. Dolayısıyla İçişleri Bakanı, Genel Başkanımızın katılımı konusunda ‘Bilgi sahibi değildik’ diyerek bu konudaki gerçekleri saklamaktadır, sorumluluktan kaçmaya çalışmaktadır” diye konuştu.

‘BİLGİM YOK DEMESİ CİDDİ SIKINTI’

Öztrak, “Kaldı ki Genel Başkanımızın çalışma odasına ‘geçmiş olsun’ ziyaretinde bulunanları bugün yaptığı basın açıklamasında anbean takip ettiği anlaşılan bir İçişleri Bakanının, bu ülkenin ana muhalefet partisi genel başkanının şehit cenazesine katılıp katılmayacağı konusunda ‘bilgim yoktu’ demesi gerçekten çok ciddi bir sıkıntı yaratmaktadır. Bunu kabullenmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

‘ZEHİRLİ DİL, CİDDİ BİR TEHDİT HALİNE GELMİŞTİR’

Bu olay nedeniyle siyasi bir rant devşirme peşinde olmadıklarını belirten Öztrak, “Biz siyasete malzeme edilemeyecek kadar ciddi bir konuyla karşı karşıya olduğumuzu düşünmekteyiz. Devlet adamı olan herkes bunu bilir. Bunun bilincindedir. Söz konusu olan devletin kurucu partisi olan CHP’nin Genel Başkanının can güvenliğidir. Toplumumuzu ayrıştıran, bölen, parçalayan zehirli bir dil devletimiz için artık devletimizin bekası, milletimizin bekası için ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Seçim öncesi kullandığı bu ayrıştırıcı dili halen kullanan bir İçişleri Bakanına bizlerin güven duymasını kimse beklemesin. Bu İçişleri Bakanının güvenlik güçlerinin yapacağı soruşturma karşısında tarafsız kalacağını da inanmamızı da kimse beklemesin. Bu çerçevede bu İçişleri Bakanı ya sorumluluğunu yapmış olduğu hataların kendisini getirdiği bu noktayı idrak ederek istifa etmeli ya da onu oraya atayan makam onu derhal bu görevden almalıdır” şeklinde konuştu.

‘KİMSE BİZİ ŞEHİTLERİN CENAZELERİNE KATILMAKTAN ALIKOYAMAZ’

‘Demiri soğutma’ sorumluluğunun herkesten önce ülkeyi yönetenlere ait olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, ”Bu da sözle değil; ancak eylemle gerçekleşebilir. Kimse bizleri şehitlerimizin cenazelerine katılmaktan alıkoyamaz. Bayrak, vatan, şehitlerimiz hepimizindir. Asker ocağı ve şehitlerimizin siyasi partisi olmaz. Terörist kurşunu, şehitlerimize parti sormaz. Eğer iktidardakiler bu devletin kurucu partisinin genel başkanını koruyamıyorsa biz Sayın Genel Başkanımızı korumasını biliriz. Unutulmasın ki biz Kurtuluş Savaşı meydanlarında kurulmuş Kuvayı Milliye’nin partisiyiz” dedi.

Soylu’ya yanıt:’İçişleri Bakanı olarak görmüyoruz’ Kılıçdaroğlu’ndan yeni saldırı açıklaması CHP: Saldırının azmettiricileri belli MHP’den bir skandal açıklama daha

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Politika

SYKP İsviçre, 4. Kongresini yaptı

SYKP MYK Üyesi Erdal Kara, SYKP Kurucu Eşbaşkanı Tuncay Yılmaz, SYKP kurucularından ve aynı zamanda HDP Onursal Başkanı, eski Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, HDP MYK Üyesi Kenan Kalyon, Mahir Sayın da dün sona eren kongre katılımcıları arasındaydı.

KRİZE KARŞI NE YAPILABİLİR?

SYKP Avrupa örgütünün sürdürdüğü “Sınıf Mücadelesini Yükseltelim” kampanyasının sloganıyla toplanan kongrede, kapitalizmin tıkanıklığı ve krizi karşısında nasıl bir sınıf siyaseti izlenmesi gerektiği, erkek egemenliğine karşı kadınların özgürlük mücadelesi, ekoloji direnişleri de değerlendirildi.

Kongrede 5’i gençlik çalışmalarından toplam 8 kişi, Parti’ye üye olarak yeni dönem çalışmalarında yer aldılar.

YENİ KOORDİNASYON

Yeni koordinasyona 5 kadın, 5 erkekten oluşan 10 üye seçildi. Koordinasyon kuruluna Olga Kasman, Selim Ünay, Nergiz Özdemir, Ali Cem Kalkandelen, Nurcihan Ünlü, Ali Akkurt, Döndü Yıldırım, Gazi Yıldırım, Sevinç Ağlamaz, Hüseyin Bektaş seçildi. Ayrıca Kerim İşbilir de yedek üye olarak belirlendi.

Kongrede iki yıllık dönemde görev yapacak Etik Kurulu’na Fahriye Kotevelioğlu Usta, Hüseyin Kürekçi ve Muazzez Yücel seçildi.

 

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Forum7 saat ago

Maçoğlu Dersimli mi, Tuncelili mi? Asıl ona bakmak gerekir

CİHAN EREN Bu yazımızı, 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarından doğmuş başka bir tartışma üzerine yazacağımız için başka noktalara değinmeden doğrudan...

Güncel7 saat ago

Dersim Barosu: Linç kültürü yaygınlaştırılıyor

Ülkede artan linç girişimlerine dikkat çeken Dersim Barosu, Diyarbakır, Gebze ve Kızıltepe’de güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı tavrın, CHP Genel...

Güncel7 saat ago

Memur-Sen’den binlerce istifa

Belediyelerde işçilerin yanı sıra iktidara yakın Memur-Sen’e tepkili memurlar da jet hızıyla istifa ediyor. Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre  31...

Politika7 saat ago

İmamoğlu’ndan Bahçeli ve Akar’a: Her yere gideriz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı sonrası ‘Mesaj alınmıştır’ diyen MHP Başkanı Devlet Bahçeli ve Savunma...

Dünya7 saat ago

ABD, İran petrolü muafiyetlerine son veriyor

ABD, İran’dan petrol ithalatı muafiyetlerine son verildiğini açıkladı. Beyaz Saray’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, İran’dan petrol ithal eden ülkelere yaptırım...

Medya7 saat ago

Cumhuriyet davası avukatları: İnfazın durdurulması hukukun gereğidir

Cumhuriyet gazetesi davası avukatları, istinaf mahkemesinin sekiz eski Cumhuriyet çalışanının hapis cezalarını kesinleştirme kararı üzerine İstanbul Barosu’nda açıklama yaptı. Açıklamada,...

Dünya7 saat ago

Sri Lanka’da saldırılar sonrası OHAL ilan edildi

Güney Asya’da bulunan ada ülkesi Sri Lanka’da Pazar günü aralarında kilise ve lüks otellerin de bulunduğu sekiz ayrı noktada meydana...

Güncel7 saat ago

Türkdoğan: İktidar insanlıktan koptu

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İHD, TİHV, ÖHD Amed Barosu, ÇHD, SES ve İTO temsilcilerinden oluşan bir heyetle TBMM’de...

Dünya7 saat ago

Buteflika’ya yakın beş milyarder tutuklandı

Cezayir medyasına göre Buteflika’ya yakın beş milyarder, Algeruie’de yakalandı. Bunlar arasında yer alan Isad Rebrab, Cezayir’in en zengini olarak tanınıyor....

Güncel7 saat ago

HDP: Hukukçulara saldırı utanç vericidir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Özgürlük İçin Hukukçular...

Kültür-Sanat7 saat ago

AKP’li başkanın ilk icraatı: Aziz Nesin’in yazdığı ‘Azizname’ oyunu iptal edildi

Cumhuriyet Sahnesi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “31 Mart yerel seçimlerimde Kayseri’ye hizmet etmek üzere seçilen Büyük Şehir Belediye Başkanı...

Haberler7 saat ago

DİSK: 1 Mayıs Taksim’de kutlansın

Grup adına basın açıklamasını Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu yaptı. Küçükosmanoğlu, “Türkiye’de işçi sınıfının baskıyla çıkarılmaya çalışılan bir takım...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort