Connect with us

.

Politika

CHP’den işsizlik rakamlarına ilişkin değerlendirme

AleviNet

Published

on

Erdoğdu, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak 2019 iş gücü istatistiklerine göre resmi işsiz sayısının 4 milyon 668 bin olduğunu belirtti.

Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesinin iktidar tarafından kabullenilememesinin her alanda olumsuzluk yaratmaya devam ettiğini kaydeden Erdoğdu, işsizlerin de bu belirsiz ortamından en çok etkilenen kesim olduğunun altını çizdi.

İşsizliğin yüzde 14,7’ye ulaşmanın, Türkiye ile ilgili en yakıcı gerçek olduğunu vurgulayan Erdoğdu, şunları ifade etti:

“Demokrasiye inanan bir iktidara düşen, sandıktan çıkan iradeyi kabullenmek ve bir an önce ekonomiye odaklanmaktır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerindeki belirsizlik nedeniyle iş dünyası beklemeye girdi. Herkes bir an evvel seçimleri halkın hür iradesi ile kazanan Ekrem İmamoğlu’na mazbatanın verilmesini bekliyor. Bu belirsizliğin ekonomideki en olumsuz sonuçlarından biri de işsizlik. Çünkü hukuk ve demokrasinin olmadığı yerde yatırım olmaz, yatırımın olmadığı yerde de istihdam olmaz. İktidar en kısa zamanda bu gerçeği kabullenerek, ekonomiye odaklanmalıdır.”

“Geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyon 344 bin”

İktidarın seçimlerden önce 2,5 milyon kişiye istihdam sözü verdiğini hatırlatan Erdoğdu, “Açıklanan işsiz sayısı 4 milyon 668 bin. İş bulma ümidi olmayanlar, çalışmaya hazır ama iş bulmaktan ümidini kestiği için iş aramayanlar ve mevsimlik çalışanlar göz önünde bulundurulduğunda işsiz sayısı 7 milyon 144 bin. Zamana bağlı eksik istihdam edilenler de eklendiğinde bu sayı 7 milyon 552 bin ediyor. Yetersiz istihdam edilenlerin de dahil edilirse en geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyon 344 bin.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğdu, yaklaşık 1 milyon kişinin bir yıl ve daha uzun süredir iş aradığına işaret ederek, ekonomik daralmanın olduğu süreçte Türkiye ekonomisinin başka dönemlerdeki gibi iş yaratamadığını, kriz yönetimini beceremeyen iktidarın, krizin süresini uzatarak halkın ekmeğiyle oynadığını savundu.

Genç işsizliğe de değinen Erdoğdu, 15-29 yaş arasındaki gençlerin 5 milyon 175 bininin ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığını kaydetti.

Erdoğdu, sadece aralık ayından ocak ayına kadar inşaatta 137 bin, imalatta 139 bin, hizmet sektöründen ise 99 bin kişinin işini kaybettiğine dikkati çekti.

“Çalışanların büyük bir çoğunluğu mutsuz”

Erdoğdu, 24 Haziran’dan bu yana işini kaybedenlerin sayısının ise inşaatta 632 bin, imalatta 285 bin, hizmet sektöründe ise 164 bine ulaştığını belirterek, “Tarım dışı sektörlerde de hem kayıt dışı çalışan sayısı hem de kayıt dışı çalışma oranları arttı. Geçtiğimiz yılı ocak ayında kayıt dışı çalışma oranı yüzde 21,8 iken bu oran yüzde 22,5’e yükseldi. Son 5 yıllık kayıt dışılık oranlarına bakıldığında Türkiye ekonomisinde ortalama her 5 kişiden 1’inin kayıt dışı, güvencesiz çalışıyor olması bir süreklilik kazandı.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de sadece işsizlerin değil, çalışanların büyük bir çoğunluğunun da yoksulluk sınırında ücretle çalışmaktan mutsuz olduğunu ifade eden Erdoğdu, şunları kaydetti:

“Çalışanların önemli bir kesimi asgari ücretle çalışıyor. Resmi rakamlara göre 2017’de çalışanların yüzde 35’i asgari ücret üzerinden prim ödüyor. Asgari ücret ile asgari ücretin ancak iki katına kadar maaş alanların sigortalılara oranı yüzde 81’e ulaşıyor. Açlık sınırının Türk-İş’in rakamlarına göre 2 bin 14 lira olduğu göz önüne alınırsa çalışanların büyük bir kısmının da mutsuz olduğu ortadadır. İktidar, işsizliğin altında inleyen kitleler ile asgari ücret civarında yaşayan geniş bir kesime mutsuzluktan başka bir şey vermemiştir

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

ESP: Barış dedikleri işgal, pınar dedikleri kan deryası

AleviNet

Published

on

ESP Genel Merkezi yaptığı yazılı açıklamada, Türk işgal saldırılarına ilişkin, yüzlerce sivilin bombardımanlarda hayatını kaybettiği, bazı köyler ve kasabaların talan edildiğini kaydetti.

“Direnişin meşruiyeti büyürken işgalciler yalnızlıklarında boğuluyor” diyen ESP, direniş karşısında “Neo-Osmanlıcı işgal ve yayılma hevesleri sömürgecilerin kursağında kalıyor” diye ekledi.

İşgale “Barış pınarı” adının verilmesine de tepki gösteren ESP, “Tam da faşist karakterlerine ve ikiyüzlü tutumlarına uygun olarak bu işgal harekâtının “Barış Pınarı” diyorlar. Barış dedikleri işgal ve savaş, pınar dedikleri ise kan deryasıdır” dedi.

“Şimdi daha gür sesle halkların kardeşliğini ve eşitliğini savunmanın zamanı” olduğunu belirten ESP, şu çağrılarda bulundu:

-AKP-MHP faşist blokunun işgal saldırısı durdurulmalı, Türk burjuva ordusu ve denetimindeki çeteler Rojava topraklarını derhal terk etmelidir.

-Tüm emperyalistler ve bölge işbirlikçileri Suriye topraklarından elini çekmelidir. Suriye’nin geleceğine Suriye halkları karar vermelidir.

-Kuzey-Doğu Suriye halklarının ve yönetiminin statüsü ve hakları tanınmalıdır.

-Afrin işgali sonlandırılmalı, buradaki eli kanlı çeteler ve sömürge kurumları tasfiye edilmeli, Afrin halkının geri dönüşü güvence altına alınmalıdır.

-AKP-MHP faşist koalisyonunun savaş suçları tespit edilmeli, sorumluları uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır.

-İşgale karşı çıktıkları için tutuklananlar derhal serbest bırakılmalı, polis ve yargı terörü sonlandırılmalıdır.

Continue Reading

Politika

Erdoğan’ın Alman Bakan’a yönelik sözlerine tepki

AleviNet

Published

on

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas hakkındaki sözleri Almanya’da tepkiyle karşılandı.

Erdoğan, dün Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın Suriye’deki askeri harekâtta kullanılabilecek silah ve teçhizatların satışına izin vermeyecekleri sözlerini eleştirmişti. Erdoğan, “Alman Dışişleri Bakanı çıkmış, haddini bilmez bir adam, ‘Türkiye’ye silah satmayacağız’ diyor. Aman yandık! Ben kaybetmem siz kaybedersiniz. Sen siyaseti de bilmiyorsun, siyaset acemisisin. Siyaseti bilsen böyle konuşmazsın. Sen satmadın da ne olacak yani, biz bittik mi?” demişti.

Mützenich’ten “ilişkileri zehirler uyarısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine tepki gösteren Sosyal Demokrat Parti (SPD) Grup Başkanı Rolf Mützenich, bunu “Çirkin hakaret” olarak nitelendirerek, kabul edilemez olduğunu söyledi.

Mützenich, yaptığı yazılı açıklamada “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı Heiko Maas’a yönelik aşağılayıcı sözleri kesinlikle kabul edilemez” dedi. Mützenich, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sözler çok kötü bir şekilde sınırın aşılması ve kişisel olarak büyük bir gaftır. Müttefikler arasında eleştiri şarttır. Kişisel karalamaya varan çirkin hakaretler iki ülke arasındaki gergin ilişkileri zehirliyor.”

Sosyal Demokrat Partili Bakan Maas’ın Türkiye’nin askeri harekâtını eleştirdiğini hatırlatan Mützenich, Almanya’nın Türkiye’ye silah satışını durdurma kararını ve başka önlemleri değerlendirmesini desteklediklerini vurguladı.

Sol Parti’den tepki

Sol Parti de Erdoğan’ın Almanya Dışişleri Bakanı’na yönelik sözlerine tepki gösterdi. Sol Parti Grup Başkanı Dietmar Bartsch, Alman hükümetinden Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi’nin çağrılmasını talep etti. Bartsch, yaptığı yazılı açıklamada “Eğer Erdoğan hakaretlerini geri almazsa, Türk Büyükelçi’nin sınır dışı edilmesi” gerektiğini söyledi.

“Türkiye’nin Suriye’deki uluslararası hukuku ihlal eden işgali nedeniyle Heiko Maas’ın Türk Büyükelçiyi çoktan çağırması gerekirdi” diyen Sol Partili politikacı, Alman hükümetinden Türkiye’ye yönelik “Eksiksiz silah ambargosu ve diplomasinin bütün araçları ile siyasi baskı” uygulanmasını talep etti.

AFP,dpa/JD,HS

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

Politika

HDP: Kürt halkının iradesini kıramazsınız

AleviNet

Published

on

HDP eş genel başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, işgale karşı başlatılan siyasi soykırım operasyonlarına ilişkin bugün açıklama yaptı.

‘İKTİDAR CADI AVINDA!’

Buldan ve Temelli’nin yazılı açıklaması şöyle:

“İktidarın demokratik siyaset alanına ve Kürt siyasetine yönelik başlattığı tasfiye operasyonları adeta bir cadı avına dönüştü. Savaşa ve işgal girişimine karşı çıkan ve barış isteyen herkes iktidarın hedefinde.

9 Ekim’den bugüne kadar savaş karşıtı yüzlerce kişi gözaltına alınmış, onlarca kişi tutuklanmıştır. Belediye eşbaşkanlarımız, kriz merkezlerimiz, savaş mağdurlarına el uzatmaya çalışan gönüllü yardım organizasyonlarımız bu saldırının hedefindedir.

‘İTTİFAK PARTİLERİ DE HEDEFTE’

Kürt halkının haklı ve meşru taleplerini dillendiren ittifak partileri de hedef alınmaya başlamıştır. Kürdistan Komünist Partisi Genel Başkanı Sayın Sinan Çiftyürek bu sabah gözaltına alınmıştır. Böbrek nakli yaptırmış ve son bir yıldır bu nedenle tedavi gören 67 yaşındaki Sinan Çiftyürek’in evine gece yarısı baskın yapmak iktidarın hıncının göstergesidir.
Bu gözaltı da, siyasi çizgisi ne olursa olsun hak ve özgürlük talep eden bütün Kürtlere yönelik bir saldırı zihniyetinin olduğunun açık ve somut kanıtıdır. Kürt halkının meşru ve demokratik taleplerini dile getiren Sinan Çiftyürek başta olmak üzere, evrensel bir hak olan barış talebini dillendirenler derhal serbest bırakılmalıdır.

‘HALKIN İRADESİNİ KIRAMAZSINIZ’

Barış talebi, hak ve özgürlük talebi baskılarla susturulamaz. Gözaltı ve tutuklamalar Kürt halkının iradesini kıramaz. Haklı ve doğru bulduğumuzu savunmaya ve bu uğurda mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI