Connect with us

Haberler

MİT yeniden DAİŞ’i örgütlüyor

Türk devletinin Suriye iç savaşı boyunca politik ve yayılmacı hedeflerine ulaşmak için Müslüman Kardeşler, Cephet El Nusra, DAİŞ ve diğer çeteler çinde en fazla umut bağladığı ve desteklediği DAİŞ oldu ve DAİŞ’i Türkiye’de devletin önemli mekanizmalarında, paramiliter güç olarak da kullandı.

Türk devleti, DAİŞ elemanlarını Türkiye’de yeniden organize etmeye çalışıyor. MİT bünyesinde çalıştırılan ve DAİŞ sorumlularını Suriye’den Türkiye’ye kaçırmakla görevlendirilen bazı Suriyeli DAİŞ’lilerin isim ve bilgilerine ulaştık.

YENİDEN ORGANİZE EDİYOR

Edinilen bilgilere göre; QSD’nin operasyonları sonucu sıkışan DAİŞ’lilerin bazıları MİT planlamasıyla bazıları da insan kaçakçıları tarafından Türkiye’ye geçirildi. Türk devleti geçmişte bunları ordu, polis ve istihbarat güçleri içinde kullanırken bazılarını topluma serpiştiriyor. MİT Türkiye’deki DAİŞ elemanları ve ailelerinin yeniden toparlanması, içlerinde savaşa katılabileceklerin belirlenmesi için bir çalışma başlattı. Bu doğrultuda örgütsüz bir biçimde Türkiye’ye kaçanlar bazı kamplarda bir araya getirilip yeniden örgütlendiriliyor. Bu çalışma, DAİŞ adı kullanılmadan çok gizli bir biçimde yürütülüyor.

DEVLETTE ÇALIŞTIRILAN DAİŞ ELEMANLARI

Türkiye’de MİT içinde çalışan, DAİŞ emirleri ve elamanlarını Türkiye’ye geçirmekten sorumlu olan bazı isimler şöyle:

İsmail El İdo: Ebu Abdullah olarak tanınıyor. Girê Spîlidir (Til Ebiyad). El Ilêmat aşiretinden. DAİŞ içinde silahlardan sorumluydu. Daha sonra Türkiye’ye geçen bu şahıs şu anda MİT’le çalışıyor.

Abdülbasit El İdo: İsmail El İdo’nun kardeşidir. DAİŞ içinde savaşçıydı ve Türkiye sınırında görev yapıyordu. Suriye’den mültecileri ve DAİŞ elemanlarını Türkiye’ye geçiriyordu. Şu anda MİT’e çalışıyor.

Musiab El Bedir El Marûf: Ebu Teyir ismiyle tanınıyor. Girê Spîli ve El Meşhur aşiretindendir. DAİŞ içinde sınır güvenliği ve istihbaratında görevliydi. Şimdi MİT’e çalışıyor.

Sadun El Aşiq: Lesuud Aşiq’in kardeşi. Bu DAİŞ elemanı da şimdi Türkiye’de MİT’e çalışıyor.

Brahim El Şoia: Girê Spîli. DAİŞ istihbaratında yer alıyordu. Şu anda Türkiye’de ve MİT’e çalışıyor.

Birahim Elzakir: Ebu Muhammed ismiyle tanınıyor. Dêrazor’un Meyadin ilçesinin Mehken köyünden. Cizîr Fırtınası Hamlesi başladıktan sonra Türk devletinin işgali altındaki Şehba alanlarına geçerek ‘Fırat Kalkanı Güçleri’ adı verilen Türk devlet çeteleri içinde yer aldı. Şu anda Kuzey-Doğu Suriye’de saklanan DAİŞ emirleri ve elemanlarını Türkiye’ye kaçırmayı organize etmekle görevli.

DAİŞ TÜRKİYE’YE KARŞI EYLEM YAPMADI

DAİŞ çetesi Girê Spî, Hol, Şeddadê, Minbic, Reqa, Dêrazor’da QSD tarafından geliştirilen hamleler sürecinde hem savaşçılara hem de Kuzey-Doğu Suriye ve Rojava’daki sivillere karşı yüzlerce intihar saldırısı ve silahlı saldırı gerçekleştirdi. Türk devletin Cerablus ile başlayan işgal saldırılarına karşı ise Türkiye’de tek bir eylem yapmadı. ‘Fırat Kalkanı Harekatı’ sürecinde de DAİŞ’liler sakallarını kesip üniformalarını değiştirerek ‘ÖSO’ elemanı oluverdi.

Türkiye içerisinde de DAİŞ’in geliştirdiği bütün saldırılar, Kürtlere veya demokratik güçlere karşı geliştirildi. 20 Temmuz 2015’te Kobanê’deki çocuklara yardım için sınırı geçmek isteyen gençlere, Ağustos 2016’da Antep’teki Kürt düğününe, yine Mayıs 2015’te HDP’nin Adana ve Mersin’deki binalarına, Haziran 2015’te HDP’nin Amed’deki mitingine saldırılar gibi. Zaten Adana ve Mersin saldırılarını yapan DAİŞ’li Savaş Yıldız, Şubat 2016’da Girê Spî’de yaptıkları katliam sonrası yaralı yakalanınca MİT’le ilişkilerini ve saldırıların MİT-DAİŞ ortaklığıyla gerçekleştirildiğini itiraf etti.

KARAYILAN: DAİŞ’LİLER, TÜRK GÜÇLERİNİN YANINDA

Türk devleti, Türkiye’deki Suriyeli DAİŞ elamanlarını hem Güney Kürdistan dağlarında HPG gerillalarına karşı geliştirdiği operasyonlarda hem de öz yönetim direnişçilerine karşı Kuzey Kürdistan kentlerinde kullandı. PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, 22 Ekim 2015’te ANF’de yayınlanan söyleşisinde, bu durumu şu sözlerle ifade etmişti: “Savaşın kirliliğinin daha net açığa çıkması açısından bir örnek daha vereyim: Halkımız, Cizre’de mahallelere saldıran polislerin birbirleriyle Arapça konuştuklarına şahit olmuş. Aynı şekilde şu an Çarçella’da ordu içinde kendi aralarında Arapça muhabere yapanlar varmış. Herhalde o muhabereyi yapanlar Türk askeri değildir. Biraz önce ‘DAİŞ’le savaşıyor mu savaşmıyor mu’ diye sordunuz ya; işte DAİŞ’le olan ittifakın bulguları.”

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Haberler

150 örgütten uyarı: Durum çok acil; tecrit kaldırılmalı!

İnsan hakları savunucusu, sendika, hukuk ve demokratik kitle örgütleri ile çok sayıda siyasi partinin içinde yer aldığı 150 kurum, tecride karşı açlık grevinde olan tutsaklara ilişkin ortak deklarasyon yayımladı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde yapılan basın toplantısına kurum temsilcileri katıldı. 

‘ACİL’ UYARISI

İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, “Süreç acil olduğu için acil bir şekilde ve kısa bir sürede yaptık. 150 örgüt bir araya geldi ve deklarasyon hazırladı” dedi.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ümit Biçer, ortak deklarasyonu okudu. DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve tutsakların açlık grevlerine dikkat çeken Biçer, “Bir mevsimi geride bırakan açlık grevleri büyüklüğü ve sonuçları açısından toplum olarak altından kalkamayacağımız bir insani kriz aşamasına varmıştır” dedi.

‘ÖLÜM İHTİMALİ VAR’

Biçer, açlık grevindeki tutsakların yaşadığı sağlık sorunlarından yola çıkarak, kritik eşikte olunduğunu kaydetti. Geçmiş deneyimlerin, açlık grevlerinde ölüm riskinin sadece gün sayısıyla ilişkili olmadığını da gösterdiğini anımsatan Biçer, şöyle devam etti: “Nitekim açlık grevlerinde mahpuslardan bazıları açlık grevlerinin birinci ayında, bazıları ise üçüncü ayında yaşamını kaybetmiştir. Bugün ise, çoğu, yıllardır cezaevlerinde yeterli besine ulaşmamış olan,  kronik hastalıkları bulunan, sağlık birimlerine ve tedaviye ulaşma ile ilgili ciddi problemler yaşayan mahpuslar için açlık grevi oldukça zorlayıcı bir süreçtir ve her an ölümle sonuçlanma ihtimalini barındırmaktadır.”

‘ÇÖZÜM ZOR DEĞİL; ANAYASA UYGULANSIN’

Tutsakların taleplerine değinen Biçer, “Hukuki bir talep ile başlamış olan açlık grevlerinin çözüme kavuşturulması iktidar açısından hiç de zor değildir. Bunun için yeni bir yasal düzenlemeye dahi ihtiyaç yoktur. Anayasa ve yasaların eşit uygulanması tek başına yeterlidir” diye belirtti.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel de, “Gerçekten bir demokrasi olacaksa, bu çığlığa bu talebe ve bizim çağrımıza ses verilmelidir” diye konuştu.

‘YAŞAMI SAVUNMAK İSTEYEN TALEBE SAHİP ÇIKAR’

Tevgera Jinen Azad (TJA) Aktivisti ve Yazar Ayşe Berktay ise, “Yaşama sahip çıkmak demek açlık grevindekilerin taleplerini sahip çıkmak demektir. Yaşamı savunuyorsak hukukun herkese uygulaması gerektiğini söylemek gerekir” dedi.

İMZACILAR

Deklarasyonu imzalayan kurumlardan bazıları şöyle:

“*Avrupa Süryaniler Birliği

*ESU Türkiye

*Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST)

 

*Çağdaş Avukatlar Grubu (ÇAG)

 

*Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Merkezi Ve Tüm Şubeleri

 

*Demokrasi İçin Hukukçular

 

*Demokratik Alevi Derneği

 

*Demokratik Bölgeler Partisi İstanbul

 

*Devrimci Parti

 

*Doğu Ve Güneydoğu Dernekler Platformu: (Amed Dernekleri Federasyonu, Bitlis Dernekleri Federasyonu, Dersim Dernekleri Federasyonu, Elih Batman Dernekleri Federasyonu, Karakoçan Dernekleri Federasyonu, Mardin Dernekleri Federasyonu, Muş Dernekleri Federasyonu, Şirvan Dernekleri Federasyonu, Varto Dernekleri Federasyonu, Çatak Derneği, Adıyamanlılar Derneği, KAYYDER, Van Gevaş Derneği, Kozluk Derneği, Bitlis Derneği, Karayazı Derneği, Eruh Derneği, Bekiran Gençlik Derneği, Bağcılar Bitlisliler Derneği, Beşiri Derneği, Erzurum Karayazı Karagiviş Derneği, Gebze Siirtliler Derneği, İstanbul Batman Petrolspor Taraftarlar Derneği, İkitelli Batman Kozluklular Derneği, İstanbul Batmanlılar Derneği, Silvan Taşpınar Köyü Derneği, Şirvan Zivzik Derneği, Muş Bulanık Mele Mustafa Köy Derneği, Bismilliler Derneği, Diyarbakırlılar Derneği, Munzur Çevre Derneği, Gerger Derneği, Maltepe Bitlis Derneği, Başakşehir İş Adamları Derneği)

 

*Emek Partisi (EMEP)

 

*Eşit Haklar İçin İzleme Derneği

 

*Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP)

 

*Halkların Demokratik Partisi İstanbul

 

*Halkevleri

 

*Hak İnisiyatifi Derneği

 

*İmc Kadın Dayanışma Derneği

 

*İnsan Hakları Derneği İstanbul

 

*İstanbul LGBTİ+

 

*İşçi Sözü

 

*Kaldıraç

 

*Katılımcı Avukatlar Grubu (KAV)

 

*KESK İstanbul Şubeler Platformu (28 şube), (Eğitim Sen, SES, Tüm Bel Sen, BES, Yapı Yol Sen, Dives, Tarım Orkam Sen, BTS, ESM, Haber Sen, Kültür Sanat Sen)

 

*Kırk Yama Kadın Derneği

 

*Mor dayanışma

 

*78liler Girişimi

 

*Özgürlük İçin Hukukçular Derneği

 

*Özgürlükçü Demokrat Avukatlar Grubu

 

*Partizan

 

*Rosa Kadın Derneği

 

*Sosyalist Dayanışma Platformu (Sodap)

 

*Sosyalist Kadın Meclisleri

 

*Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP)

 

*Tevgere Jinen Azad (TJA)

 

*Toplum Ve Hukuk Araştırmaları Vakfı

 

*Toplumsal Özgürlük Parti Girişimi

 

*Türkiye İnsan Hakları Vakfı

 

*Yeşiler Ve Sol Gelecek Partisi

 

*Yeni Demokrat Kadın.”

Continue Reading

Haberler

Financial Times’tan ‘Merkez Bankası’ iddiası… Erdoğan’dan büyük tepki

Financial Times’ın dün internet sitesinde yayınladığı, bugün de basılı edisyonunun ilk sayfasında yer verdiği haberde Merkez Bankası ile ilgili iddialarda bulundu. Gazete, Türkiye’nin net rezervlerinin Merkez Bankası’nın açıkladığının aksine 28.1 milyar dolar değil, 16 milyar dolar olduğunu iddia etti.

Yorumlarına yer verilen eski bir üst düzey Merkez Bankası yöneticisi, fazladan dövizin kazanılmadığını, borç alındığını belirterek, “Bu, bir Merkez Bankası’nın rezerv artırmak için kullanacağı ortodoks bir yöntem değil” yorumunda bulundu.

Bloomberg verilerinden Merkez Bankası bilançosunu inceleyen Financial Times, 1 Ocak-25 Mart döneminde borçlanmanın 500 milyon doları aşmazken, 8 Nisan’da bu miktarın 13 milyar dolara tırmandığını yazdı. Haberde “Merkez Bankası bu kaynağı, Türkiye’de yerleşik bulunanların paralarını artan bir oranda döviz mevduatlarına yatırması sonrasında Türk bankalarından borç alarak oluşturdu” dendi.

MERKEZ BANKASI KABUL ETTİ AMA…

Merkez Bankası da Financial Times’ın yazılı sorularına verdiği yanıtta, ilk kez kamuya açık bir şekilde kur swaplarının kullanılmasının ‘rezerve meblağını etkileyebileceğini’ kabul etti ancak kullanılan metodun ‘uluslararası normlarla tam uyum içinde olduğu’ belirtildi.
Merkez Bankası’nın bu savunmasını yorumlayan Investec Bank’ın gelişmekte olan piyasalarda yatırım konusunda uzmanlaşan simsarı Julian Rimmer ise “Bunların geleneksel operasyonlar olduğunu düşünmüyorum ve bir şekilde de şeffaflıktan uzaklar. Bir merkez bankası gerçek konusunda ‘ekonomik’ davranma riskini alamaz” dedi.

ERDOĞAN GAZETEYİ HEDEF ALDI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Memur-Sen Konfederasyonu’nun düzenlediği uluslararası ‘İşin Geleceği: Tehditler ve Fırsatlar’ konferansında gazeteyi hedef aldı. Erdoğan, Financial Times hakkında “Ya sen ne yazarsan yaz, benim ülkemin durumu ortada. Ey Financial Times, 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’yi sen tanıdın mı? Hadi onu da haber yap” diye konuştu.

Continue Reading

Haberler

Êzidîlerin Basımbar’ına ‘siyasi simge’ engeli

Çarşema Sor Bayramı’nı kutlayan Êzidîlerin, bereket getirmesi amacıyla kollarına bağladıkları Basımbar’ın (ince ipler) “siyasi simge” olarak değerlendirilip engellenmeye çalışıldığı belirtildi. Êzidîler, bundan dolayı gümrük kapılarında sorun yaşadıklarını söyledi.

Êzidîler, her yıl Nisan ayının 13’ünden sonraki ilk Çarşamba gününü Çarşema Sor Bayramı olarak kutluyor. Êzidîler, bu günü aynı zamanda Tanrı tarafından dünyanın mayalandığı gün ve yılın başlangıcı olarak kabul ediyor. Çarşema Sor’u kutlayan Êzidîler, güneşin doğuşu ile birlikte yapılan duaların ardından misafirlerine renkli yumurtalar, şeker ve çeşitli ikramlarda bulunuyor. Baharın renklerinden yapılan “Basımbar” adı verilen ipleri ise Êzidîler, evlerinin kapılarına, başaklara, ağaçlara bereket getirmesi amacıyla bağlıyor. Çoğunlukla üç renk veya iki renk yapılan Basımbar, her yıl bir önceki yılın devamı olmaması amacıyla tek renk değiştiriliyor. Geçtiğimiz yıl da ise Basımbar, sarı, kırmızı ve yeşil renkte yapıldı. Dini inanışları gereği sarı, kırmızı, yeşil Basımbarı eline bağlayan kimi yurttaşlar, resmi kurumlarda “siyasi” simge denilerek Êzidî yurttaşların kolundan çıkarıldı.
‘DİNİ GELENEK’
Batman’ın Beşiri ilçesi Oğuz köyüne bağlı Onbaşı (Şâzim) mezrasında yaşayan Êzidî Ali Kartal, Basımbarların renklerini doğadan aldığına vurgu yaptı. Binlerce yıldır Êzidîler’in her yıl Basımbar yaptığını ifade eden Kartal, sarı, kırmızı, mor, yeşil  başta olmak üzere renklerin bereketi simgelediğini ve baharın renklerinin olduğunu söyledi. Son yıllarda ise sarı, kırmızı ve yeşil olarak yapılan Basımbarların renklerinden kaynaklı kimi Êzidî yurttaşların sorun yaşadığına dikkat çeken Kartal, “Bizim bu renkleri Basımbarlarda kullanmamızın tamamen tesadüfü bir yanı vardır. Biz inanışımız gereği bu Basımbarları yapıp kolumuza, evimizin kapısı ya da ekinlerimize asıyoruz. Fakat son zamanlarda özellikle Avrupa’dan gelen akrabalarımızın kolundaki Basımbarlar renklerinde siyasi simge var denilerek çıkartılıyor” dedi.
‘AYAKLARIMIZA BAĞLIYORUZ’
Dini inanışlarını özgürce yerine getirmek istediklerini söyleyen Kartal, “Bizim herhangi bir siyasi gayemiz yok, sadece dini geleneklerimizi yerine getirmek istiyoruz. Bu gelenek bilinmediği için özellikle devlet dairelerine girişlerde bazen sorun yaşayabiliyoruz. Mecburen kimi zaman bunları çıkartmamız gerekiyor. Dinimize göre Basımbarın kendiliğinden kopması veya çıkması gerekiyor. Biz de çözüm olarak elimize değil, kimi zaman ayaklarımıza bağlamak zorunda kalıyoruz” dedi.
‘GÜMRÜK KAPILARINDA SORUN YAŞIYORLAR’
Zorluklar nedeniyla Êzidî yurttaşların birçoğunun Avrupa’ya gitmek zorunda kaldığını anlatan Kartal, “Özellikle Avrupa’dan gelen akrabalarımız gümrüklerde sorun yaşıyor” diye konuştu.
‘BASIMBAR AYAĞA TAKILDI’
Almanya’dan Çarşema Sor için gelen Kartal’ın yeğeni Jale Ezgi ise gümrüklerde yaşadığı sorunları anlattı. Türkiye’ye geldiğinde gümrükte kimi memurların kolunda sarı, kırmızı, yeşil Basımbarları gördükten sonra çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Ezgi, “Bizim dinimize göre bu Basımbarların takıldığını her defasında anlatmak zorunda kalıyordum. Bir keresinde ise Basımbar elimden çıkartılmadan Türkiye’ye giriş yapamayacağım söylendikten sonra ben de mecburen Basımbarı bu yıl ayağıma takmak zorunda kaldım” dedi.
Ezgi, artık birçok Êzidînin bu sorundan kaynaklı Basımbarları ayağına takmak zorunda kaldığını söyledi.
MA / Metin Yoksu 

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Kültür-Sanat2 saat ago

Notre Dame’daki eserlerin yüzde 90’i kurtarıldı

Fransa’nın başkenti Paris’in tarihi sembollerinden Notre Dame katedralinde bulunan sanat eserleri ile Hristiyan inancına göre kutsal sayılan emanetlerin yüzde 90’ının...

Dünya2 saat ago

İranlı devrimci bir önder: Bijan Cezani!

İran’da köklü bir devrimci mücadele tarihi var. İran’da devrimci mücadele yürüten öncülerin büyük çoğunluğu Şah döneminde Şah Rıza Pehlewi, daha...

Haberler2 saat ago

150 örgütten uyarı: Durum çok acil; tecrit kaldırılmalı!

İnsan hakları savunucusu, sendika, hukuk ve demokratik kitle örgütleri ile çok sayıda siyasi partinin içinde yer aldığı 150 kurum, tecride...

Yaşam-Ekoloji2 saat ago

Ankara’da yine köpek katliamı!

Çankaya’nın Beytepe Mahallesi 1787’nci sokak üzerindeki boş arazide köpek ölülerini görenler, belediyeye ve polise haber verdi. İhbarla gelen Çankaya Belediyesi...

Güncel2 saat ago

Kanseri yenen öğretmene okulda göz yaşartan karşılama

Çorlu Cemile Yeşil Anadolu Lisesi’nde coğrafya öğretmeni olan Muharrem Poyrazoğlu, mide kanseri hastalığı nedeniyle okula ara verip, öğrencilerinden uzak kaldı....

Güncel2 saat ago

İstanbul Havalimanı taksi ücretleri dudak uçuklattı!

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO), İstanbul Havalimanı’na ilçe ilçe ulaşım taksi tarifesini açıkladı. İstanbul’un 39 ilçesinden ulaşımın esas alındığı tarifeye...

Güncel2 saat ago

Rabia Naz’ın ölümünde ‘şüpheli araç’ araştırılıyor

Rabiz Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de, Eynesil ilçesine bağlı Gümüşçay Mahallesi’ndeki evlerinin önünde yaralı halde bulundu. İhbarla olay yerine gelen...

Yaşam-Ekoloji2 saat ago

Bilim insanları evrendeki ilk moleküle ilişkin kanıt buldu

ABD’deki bilim insanları onyıllarca süren arayıştan sonra büyük patlamanın ardından evrende oluşan ilk molekül türüne dair uzayda kanıt buldu. Amerikan...

Politika5 saat ago

Arslan: CHP açlık grevleriyle ilgili rol almalı

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, partisinin il eşbaşkanlarıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed il binasında bir...

Kadın5 saat ago

İşyerinde dehşet: Tartıştığı kadın çalışanları vurdu

Saldırıda Ahsen Demirci (28) başından, Tuğçe Nur Yılmaz (36) ise karnından vurularak, ağır yaralandı. Üçüncü kadın çalışanın şans eseri yara...

Haberler5 saat ago

Financial Times’tan ‘Merkez Bankası’ iddiası… Erdoğan’dan büyük tepki

Financial Times’ın dün internet sitesinde yayınladığı, bugün de basılı edisyonunun ilk sayfasında yer verdiği haberde Merkez Bankası ile ilgili iddialarda...

Güncel5 saat ago

Öykü Arin’e nakil bu akşam…’5 aylık kabus bitecek’

İzmir’de yaşayan Eylem Şen Yazıcı ile Çağdaş Yazıcı’nın kızı Öykü Arin’e, geçen yıl kasım ayında löseminin nadir görülen türlerinden biri...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort