Connect with us

.

Güncel

Yargıtay’dan emsal karar: Bunu yapan kovulacak

AleviNet

Published

on

Karıştığı adli bir olaydan dolayı aldığı denetimli serbestlik cezasını işverenden saklayan işçi, kapı önüne konuldu. İş Mahkemesi’nde dava açan işçi, işe iadesini istedi. Davalı işveren ise davacı hakkında ‘kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ şüphesiyle soruşturma geçirdiğinin tespit edildiğini belirtti.

Kamu davasının ertelenmesine dair kararın bulunmasına rağmen davacının yanlış beyanda bulunarak işvereni yanıltması gerekçesiyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini savundu.

Mahkeme, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin esasında ahlak ve iyi niyet kuralları geçerli olduğuna dikkat çekerek davayı reddetti. Davacının istinaf başvurusunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi, işçiyi haklı buldu. Kararda, “İşveren tarafından düzenlenmesi istenilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Kaydı Formunda yer alan ‘Hakkınızda verilmiş mahkumiyet hükmü (ertelenmiş, paraya çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması dahil )veya devam eden ceza davası var mı?’ sorularına hayır cevabı vermiş ise de ilgili formun ise taraflar arasındaki iş sözleşmesi devam ederken düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, ilgili formda yer alan sorular ile davacı hakkında verilmiş bir mahkumiyet hükmü veya yargılama bulunup bulunmadığı öğrenilmek istenmiştir. Numarası belirtilen ‘kamu davasının açılmasının ertelenmesi’ kararı niteliği itibari ile mahkumiyet hükmü değildir .Anılan suça ilişkin davacı hakkında ceza davası açılmamıştır. 4857 Sayılı Kanunun 25/II-a bendi koşulları oluşmadığından işveren tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığı yönündeki mahkeme kabulü isabetsizdir gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.” denildi.

DAVALI KARARI TEMYİZ EDİNCE DEVREYE YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ GİRDİ

Davada son noktayı koyan Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırdı. Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi: “İş Kanunun 25/II-a maddesi gereğince iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek iş vereni yanıltması haklı nedenle derhal fesih sebebidir.

Davacının davalı iş yerinde iş sözleşmesinin yenilenmesi sırasında başvuru formunu doldururken herhangi bir suçtan dolayı yargılandınız mı, hakkınızda verilmiş bulunan mahkumiyet hükmü (ertelenmiş, paraya çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması da dahil) veya halen devam eden ceza davası bulunup bulunmadığı sorularına hayır cevabı verdiği, ancak davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma kararı ile kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle tedavili denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından doldurulan formda hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını işverenden gizleyerek ahlak ve iyi niyet kurallarına uygun davranmadığı ve işverenin feshinin haklı olduğu anlaşılmış olup davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. Maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.”

Güncel

PSAKD Ataşehir Şubesi 3. bahar şenliğini gerçekleştirdi

editor

Published

on

By

PSAKD Ataşehir Şubesi 3. bahar şenliklerini gerçekleştirdi. Etkinlikte konuşan şube başkanı Hasan Gülüm, Alevi hareketinin dağınık olduğunu ve bu dağınıklığın toplanması gerektiğini dile getirerek “Dağılmış Alevi hareketinin kontrol edilmesi, asimileye uğratılması ve istenilen rotaya sokulması çok kolaydır” dedi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi 3. bahar şenliklerini gerçekleştirdi. Cemevi bahçesinde yapılan şenlikte 7 ulu ozanlardan Seyit Nesimi anıldı. Cemevinin bahçesine “Katliamlara ve karanlığa teslim olmayacağız”, “Ferman Yezid’in de meydanlar Hüseyin’indir”, “Haksızlıklar önünde eğilmeyiniz çünkü haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz” yazılı pankartlar asıldı.
Etkinliğe PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, eski Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, HDP’nin Alevi milletvekili Ali Kenanoğlu ile HDP Halklar e İnançlar Komisyonu üyesi Çilem Küçükkeleş ve çok sayıda Alevi yurttaş katıldı.

Etkinlik yapılan Kadın Evi’nin açılışıyla başladı. Ardından Alevi yol mücadelesinde hayatını kaybeden tüm canlar için saygı duruşunda duruldu. Etkinlikte semahlar dönüldü, deyişler okundu. PSAKD Kadın Korosu, zakir Murat Aslan ve sanatçı Gani Pekşen türküler ve deyişler seslendirdi.

“ALEVİLER SADECE OY VEREN OLMAKTAN ÇIKMALI”

Bir konuşma yapan PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, 15-16 Haziran işçi direnişi ve Haziran direnişi olarak bilinen Gezi direnişini hatırlattı. 23 Haziran’da yenilenecek olan İstanbul seçimlerine değinen Gülüm, Alevilerin bu seçimlerde sadece oy verenler olduğunu ancak artık bunun değişmesi gerektiğini vurgulayarak Alevilerin eşit yurttaşlık temelindeki taleplerinin yerine getirilmediğini hatırlattı.

“ALEVİ HAREKETİ DAĞINIK”

Alevi hareketinin dağınık olduğunu ve bu dağınıklığın toplanması gerektiğini dile getiren Gülüm, “Dağılmış Alevi hareketinin kontrol edilmesi, asimileye uğratılması ve istenilen rotaya sokulması çok kolaydır” dedi.

“ALEVİ KURUMLARI GİDEREK ERKEKLEŞİYOR”

Arkasından söz alan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise Alevi kurumlarının aşamayacağı hiçbir sorun olmadığını dile getirerek Alevi kurumlarının gitgide erkekleştirildiğini ve kurumların kadınlaştırılmadığı sürece sonlarının tehlikeli olduğunu kaydetti. Kaplan, Alevi örgütlerindeki kadınlarla birlikte 16-17-18 Ağustos tarihlerinde yapılacak olan Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerinde Kadıncık Ana’nın anılmasını ve Kadıncık Ana Evi önünde bir cem yapılmasını önerdi.

“MÜZE İÇİN HİÇBİR YERDEN EKONOMİK DESTEK ALMAYACAĞIZ”

Sivas Katliamı’nın 26’ıncı yıl dönümüne değinen Kaplan, PSAKD olarak Ankara’da yapmakta oldukları müzede Sivas Katliamı’ndan Dersim Katliamı’nda idam edilen Seyit Rıza’nın heykeline kadar Alevi yol mücadelesi verirken serini verenlerin heykellerinin bulunacağını sözlerine ekledi. Madımak Oteli’nin utanç müzesi olmasının Alevilerin temel taleplerinden biri olduğunu hatırlatan Kaplan, Ankara’da yapılacak olan müze için hiçbir bir yerden herhangi bir ekonomik destek almayacaklarını duyurdu.

“YUMRUĞU SARAYIN ÇATISINA VURMANIN TAM ZAMANI”

Yenilenen İstanbul seçimlerine de değinen Kaplan, “Birleşince neler yapabileceğimizi gösterdik. Umut ediyorum ki 23 Haziran’da da yine aynı yumruğu mevcut iktidarın sarayın çatısına vurmanın tam zamanıdır” dedi.

“İTTİFAK DEMOKRASİ İTTİFAKIDIR”

Son olarak söz alan HDP’nin Alevi milletvekili Ali Kenanoğlu da 23 Haziran seçimlerini demokrasi blokunun gelişmesi ve kökleşmesi olarak gördüklerini dile getirdi. Bu seçimlerin muhalefetin demokrasi cephesinde buluşmasının önemli bir adımı olacağını belirten Kenanoğlu, ezilmiş halkların kurutuluşunun demokratik bir toplumdan e demokratik bir Cumhuriyetten geçtiğini kaydetti. “Biz umudumuzu şahıslara bağlamış değiliz. Topyekun toplumun demokrasi mücadelesine bağlamışız” diyen Kenanoğlu, “İttifak demokrasi ittifakıdır ve sadece siyasi partiler arasında değil tüm demokratik kurumlar arasında oluşacak dernekler, partiler, kitle örgütleri, inanç kurumları, emekçiler, kadınlar, sendikaların birlikte oluşturacağı bir demokrasi ittifakıyla bu ülkeyi güzel kılabiliriz, mutlu ve özgür yarınları çocuklarımıza bırakabiliriz. O nedenle tıpkı 31 Mart’ta yapmış olduğumuz gibi atanan bütün kayyumları nasıl süpürdüysek İstanbul’a atanan kayyumu da aynı şekilde süpüreceğiz” diye konuştu.

Pirha

Continue Reading

Güncel

Topçu Baba Şenlikleri’nin 22’ncisi düzenlendi

editor

Published

on

By

Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular köyünde geleneksel Topçu Baba Şenlikleri’nin 22’ncisi düzenlendi. ADFE ve AABK’dan katılım olan etkinliğe ilgi büyüktü.

Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular köyünde geleneksel Topçu Baba Şenlikleri’nin 21’ncisi düzenlendi. Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği tarafından her yıl Haziran ayında yapılan etkinliklerde Alevi Bektaşi gelenekleri yaşatılıyor.

Yüzlerce kişinin katıldığı etkinliğe Kırklareli’nin yanı sıra Tekirdağ, Edirne gibi çevre illerden ve Avrupa’dan da katılım oldu.

Etkinlikte, Bektaşi babaları dua verdi ve üçleme yaptı.

Etkinliğe Alevi Dernekleri Federasyonu’ndan (ADFE) genel başkanı Pir Celal Fırat, inanç kurulu başkanı Eren Yıldım ve başkan vekili Zeynel Abidin Koç ve yönetici Özgül Evcimen yanı sıra Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonun’dan (AABK) Mehmet Ali Çankaya katıldı.  HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen’de katılımcılar arasındaydı.

Etkinlikte konuşma gerçekleştiren ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, alevi gençlerinin yaşadığı problemlere ve Alevilere yönelik saldırılara değindi.

Celal Fırat’ın konuşması:

TOPÇU BABA ETKİNLİKLERİ

Bugün Topçu Baba etkinliklerinde federasyonumuz adına gerçekleştirdiğim konuşmadan…

Gepostet von Celal Fırat am Samstag, 15. Juni 2019

Celal Fırat’ın ardından AABK temsilcisi Mehmet Ali Çankaya’da bir konuşma gerçekleştirdi.

 

Continue Reading

Güncel

HDP: 15-16 Haziran 1970 işçi direnişi ittifaka çağırıyor

AleviNet

Published

on

15-16 Haziran 1970’te İstanbul ve İzmit’te çeşitli işyeri ve fabrikalardan yüz bini aşkın işçi şalter indirerek hayatı durdurmuş ve sokaklara çıkmıştı.

İşçi direnişine yapılan saldırıda üçü işçi, beş kişi hayatını kaybetmişti. 16 Haziran 1970 akşamı sıkıyönetim ilan edilerek, yüzlerce işçi karakollarda işkenceye maruz bırakılmış ve tutuklanmıştı.

HDP Emek Masası Çalışmaları Grubu Sözcüsü Hüseyin Taka, “Bütün bu saldırıların nedeni Türkiye’de gelişim gösteren ve geleceğe yönelik kendisini örgütleyebilen işçi hareketinin önünü kapatmak ve engellemeye yönelikti” dedi.

Taka şunları ekledi: “Ancak işçi direnişleri, siyasi dengeleri alt üst etti. Direniş toplumda hak alma bilincini geliştirdi. Direniş haklıydı çünkü devlet, işçi sınıfının mücadele örgütlerini, sendikalarını yasa yoluyla ortadan kaldıracaktı. Her yol denenmişti, işçinin elindeki tek yol sokaktı! 15-16 Haziran direnişinde, hiyerarşi yerine işçi inisiyatifi öndeydi.”

Yazılı açıklamada devamla şunlar belirtildi: “15-16 Haziran adaletsizliğe, hukuksuzluğa ve zulme karşı direnmenin her dönemde, her koşulda bir yolunun bulunabileceğini kanıtladı. Bugün gelinen noktada işçi sınıfı çok daha ağır koşullar altında, ağır tehditler altındadır. Bu koşullarda işçi sınıfının önünü açacak ve onu geleceğe taşıyacak yegane yol kendi tarihinden aldığı direnme gücüdür. Şartlar ağır, durum vahim olsa da biz gücümüzün farkındayız ve yolumuza bu bilinçle devam ediyoruz. Sahne bizim; oyun kurucular biziz!

Yapılması gereken AKP iktidarı eliyle büyüyen faşist ve baskıcı rejimi, işçi hareketi ve sendikal mücadele ekseninde halkların ortak mücadelesi ve dayanışmasıyla durdurmak ve geriletmektir. 15-16 Haziran direnişi başta olmak üzere direniş tarihinin bize yüklediği görev, hak ve hukuk mücadelesi için yan yana gelmemiz ve birlikte hareket etmemizdir. Bu konuda ilgili bütün kesimlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Savaş ve yıkım politikalarıyla beslenen, halklara yönelik insanlık suçu işleyen bu anlayışa karşı tek yol emek ve demokrasi güçlerini yan yana getirerek toplumsal muhalefeti büyütmek ve yükseltmektir.

HDP olarak; emeğe karşı çıkarılan ve çalışma hayatını güvencesiz hale getiren yasalara ve iktidara karşı demokratik direniş hakkını kullanan sendikal yapıların ve emek örgütlerinin haklı mücadelelerinin her zaman yanında olacağımızı ifade ediyor, 15-16 Haziran direnişinde yaşamını yitiren emekçileri saygı ve minnetle anıyoruz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI