Connect with us

.

Yaşam-Ekoloji

Dünya Sağlık Örgütü: Dünyada kızamık vakaları dört kat arttı

AleviNet

Published

on

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre, dünya genelindeki kızamık vakaları 2019’un ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre dört kat artış gösterdi.

DSÖ tarafından Pazartesi günü Cenevre’de yapılan açıklamada, bugüne kadar 170 ülkede 112 bin 163 vakanın kaydedildiği belirtildi. Bu sayı geçen yıl aynı dönemde 163 ülkeden 28 bin 124 vaka olarak açıklanmıştı. Vakalardaki en yüksek artışın Afrika’da gözlemlendiği belirtildi.

DSÖ’nün açıklamasında, Etiyopya, Kazakistan, Sudan ve Ukrayna’nın da dahil olduğu birçok ülkede yeni salgınların ölümlere sebebiyet verdiği belirtildi. DSÖ, daha geniş kapsamlı aşılama programı çağrısında bulundu.

Hastalık nedeniyle kaç kişinin yaşamını yitirdiği konusunda bir veri paylaşmayan örgüt, dünya çapında her 10 vakadan birinin ölümle sonuçlandığı bilgisini paylaştı.

DSÖ son aylarda küresel aşılanma oranlarında düşüş yaşandığına dikkat çekmişti. Kızamık iki aşamalı bir aşı ile engellenebiliyor.

Aşı çağrısı

DSÖ, ABD ve İsrail gibi geniş kapsamlı aşılama programı olan ülkelerde de hastalığın tırmanışa geçtiğini bunun nedeninin de aşılanmamış insanlar arasında hastalığın hızlı bir şekilde yayılması olduğunu açıkladı.

ABD’li sağlık yetkilileri, Pazartesi günü yaptıkları açıklamada ABD’de teyit edilmiş kızamık vakalarının sayısının 11 Nisan haftası itibariyle yüzde 20 artış gösterdiğini, bunun da ülke tarihindeki en kötü ikinci salgın olduğunu bildirdi. ABD’nin New York kentinde geçen hafta özellikle Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde yayılan kızamık salgınından dolayı acil sağlık durumu ilan edilmişti.

2017’de 110 bin kişi öldü

2016 yılına kadar gerileme gösteren kızamık, son yıllarda yine yayılmaya başladı. DSÖ’nin son verilere göre kızamık dünya genelinde 2017 yılında 110 bin kişinin ölümüne yol açtı.

Öksürük, hapşırma ve kişisel temas nedeniyle bulaşan kızamık virüsü karşısındaki en korunmasız grubu aşı olmamış çocuklar ve hamile kadınlar oluşturuyor. Beyine sıçrayabilen hastalık ölüme yol açabiliyor.

dpa, rtr, AFP/SSB

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam-Ekoloji

Caretta caretta yuvalarının yok edildiği iddiası

AleviNet

Published

on

Serik Belediye Başkanı Enver Aputkan, akşam saatlerinde Belek Turizm Merkezi’nin Boğazkent sahilindeki caretta carettaların yuvalama alanı olan yaklaşık bin metrelik sahilin, traktörle tarla gibi sürülerek düzleştirildiği yönünde bilgi geldiğini söyledi.

Caretta carettaların nesli tükenmekte olan hayvanlar olduğunu belirten Aputkan, bu açıdan kendilerinin de gereken hassasiyeti gösterdiklerini bildirdi.

Bölgenin en fazla caretta caretta yuvalarını barındırdığını anlatan Aputkan, “Olayı öğrenir öğrenmez kimin ya da kimlerin bunu yaptığını ortaya çıkarmak için çalışma başlattık. Olayın takipçisiyiz. Belediye olarak orada herhangi bir çalışma yapılmadı, benim de böyle bir talimatım hiç olmadı. İlgili arkadaşlarımızla da görüştük, böyle bir çalışma yapmadıklarını söylediler.” diye konuştu.

Ayrıca olayın belediye tarafından yapıldığının ileri sürüldüğünü aktaran Aputkan, bu iddiaların da asılsız olduğunu kaydetti.

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Havayı kirletenlere son 1,5 yılda 15,5 milyon lira ceza

AleviNet

Published

on

Kurum, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in “Emisyon ölçüm sistemi vasıtası ile takip edilen yerlerde kurallara uygun olmadığı belirlenen işletme ve kuruluş sayısı ile kesilen ceza tutarlarına” ilişkin yazılı soru önergesini yanıtladı.

Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve Atıkların Yakılmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında “sürekli emisyon ölçüm sistemi” kurma zorunluluğu olan 296 tesis ve 680 baca bulunduğunu belirten Kurum, bu tesislerde sistemin kurulması ve verilerin aktarılmasına yönelik işlemlerin Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemleri Tebliği kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütüldüğünü ifade etti.

Bakan Kurum, ülke genelinde 2018 yılında hava kirliliği konusunda 47 bin 375 denetimde 311 tesise 12 milyon 25 bin 598 lira, bu yıl ise 14 bin 622 denetimde 74 tesise 3 milyon 403 bin 963 lira idari yaptırım uygulandığını kaydetti.

– “Sürekli eğitim sağlanmalıdır”

CHP’li Gürer, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yaşanabilir bir dünyanın, doğayı kirletmeden mümkün olabileceğine işaret etti.

Kanuna gerek kalmadan herkesin bu konuda duyarlı olması gerektiğini vurgulayan Gürer, şöyle devam etti:

“Su kaynaklarını ve havayı kirletmeden, oksijen kaynağı ormanları tüketmeden yaşamayı öğrenmeliyiz. Halen kuruluşların baca gazları ile salınım sağlayan, dünyayı kirleten gazların, kirleticilerin varlığı kaygı verici. Cezaların caydırıcı olmaması yanında bu tür yerlerin sorunlarını gidermeden faaliyetlerini sürdürmesi korkutucu. Rant uğruna insan ve canlı yaşamı risk altına giriyor. Yapılan denetimlerin yanında bu konuda sürekli eğitim sağlanmalıdır.”

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Dersim’de yayla zamanı

editor

Published

on

By

Dersim’de besicilik yapan köylüler, havaların ısınmasıyla birlikte yaylalara çıkmaya başladı. Köylüler, yayla yaşamının zahmetli olduğu kadar birçok güzelliği de içinde barındırdığını dile getirdi.

Havaların ısınmasıyla birlikte yaylacılar yaylaya çıkmaya başladı. Dersim’de göçer aileler, hayvan sürülerini daha serin yaylalara götürmek için yollara çıktı. Kentin özelikle Pülümür ve Ovacık ilçeleri verimli yaylalara ev sahip. Bunlardan biri olan Pülümür’de yer alan Hel Dağları yamaçlarında son bir hafta içerisinde 300’e yakın yaylacı çadır kurdu. Yaylalara çıkanları başında Çemişgezek ve Pertek ilçelerinde yaşayan Şavaklılar geliyor.
GÜN SABAH 5’TE BAŞLIYOR
Dersim dağlarının en yüksek yamaçlarını mesken tutan yaylacıların soldukları temiz hava ve doğanın eşsiz güzelliği cezbetse de, yaşamları oldukça zahmetli. Çobanlar gece gündüz hayvanların başından ayrılmazken, sürü sahipleri için gün sabah saat 05.00’de başlıyor. Yaylacılar günlerinin nasıl geçtiğini anlattı.
PEYNİR VE YOĞUR ELDE EDİLİYOR
600’e yakın küçükbaş hayvanı olan Sultan Çınar (59), her sabah güneşin ilk ışıklarıyla birlikte uyandığını, önce peynirlerini mandıraya götürdüğünü, daha sonra ise günlük ekmek, çamaşır, temizlik gibi işleri bitirip, yeniden hayvan sağmaya gittiklerini dile getirdi. Koyunları günde 2 kez sağdıklarını söyleyen Çınar, sağdıkları sütten peynir ve yoğurt elde ettiklerini belirtti.
İŞLER ZOR AMA BİR O KADAR DA GÜZEL
Yaptıkları işlerin yoğunluğundan günlerinin nasıl geçtiğini bile anlayamadıkları söyleyen Çınar, “Hayvancılığı ve yaylalara çıkmayı çok seviyorum. Eşim geçen yıl hayvanları satmak istedi, ancak izin vermedim. Yaylara çıkmak için iki çoban tutum. Bütün işlerimi kendim görüyorum. 28 yıldır yaylacılık yapıyorum. Kendi topraklarımda kendi işimin sahibiyim. Herkes kendi doğasından faydalanıp hayvancılığı geliştirmeli. En azından başkasının işini yapmamış olurlar. İşimiz zor belki ama bir o kadar da güzel” diye konuştu.
GECE GÜNDÜZ DAĞLARDA 
15 yaşından beri çobanlık yapan Celal Koçyiğit (62) gece gündüz demeden sürüleri otlatıyor. Çobanlık yaparken yaban hayvanları gördüğünde mutlu olduğunu dile getiren Koçyiğit, çobanlık zor bir iş olsa da, dağlarda temiz hava soluduğunu ifade etti.
HAYVANCILIK BİTME NOKTASINDA 
Yaylaya çıkan Süleyman Koçaslan’ın da 400’e yakın küçükbaş hayvanı var. Ailece uzun yıllardır besicilik yaptıklarını söyleyen Koçaslan, çıktıkları yaylaları Mera Komisyonları’ndan kiraladıklarını kaydetti.
Yaşadıkları zorlukları anlatan Koçaslan, “Yaylacılar olarak devlet teşviklerinden faydalanamıyoruz. Her koyun başına devlete 7 buçuk TL veriyoruz. Her kuruşunda çocuklarımızın alınteri var. Devletin bizden aldığı parayı yaylacıların koşullarının iyileştirmesi için kullanması gerekir. Ancak hiçbir şeyi göremiyoruz. Memleketin kalkınması için üreticilerin desteklenmesi gerekir. Üreticiler desteklenmezse memleket biter, farklı ülkelere bağımlı oluruz. Böyle olduk mu da, hazıra dağ dayanmaz. Türkiye’de hayvancılık bitme noktasında, çünkü üreticiye destek yok” dedi.
MA / Semra Turan

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI