Connect with us

Kadın

Zihinsel engelli kadına tecavüz davasında sanıklara beraat

Evrensel’den Hilal Tok’un haberine göre Giresun’da 27 yaşındaki yüzde 75 zihinsel engelli H. K. 2016 yılında O.Y. ve M.Ç. tarafından tecavüze maruz bırakıldı. H.K. tecavüz sonucu hamile kaldı, ailesinin durumu fark etmesi üzerine dava açıldı, bu sırada yasal kürtaj süresi dolduğu olduğu için çocuğu da doğurmak zorunda kaldı. Dava boyunca sanıklar “Rızası vardı” diyerek suçu örtbas etmeye çalıştı. H.K. ile yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda çıkan her raporda yüzde 75 engelli olduğuna dikkat çekilirken Adli Tıp Kurumu Havva ile görüşme bile yapmadan sadece diğer raporlara bakarak zihinsel engel olmadığını savundu. Davanın gidişatını etkileyen bu kanaat sonucunda, sanıklar dava boyunca tutuksuz yargılandı ve hiçbir davaya katılmadı.

H.K.’NİN BABASI: BEN ADALET İSTİYORUM

Bugün görülen karar duruşmasında konuşan baba Avni K., sanıkların tutuklanmasını istedi: “Ben çocuğumun engelli olduğunu söyledim ve buna dair evraklar mevcut. Sanık silahla eve girip benim çocuğumu mağdur etti. Benim çocuğumun hakkı savunulmuyor, anlamıyorum. Ben adalet istiyorum. Çok çileler çektim. Mağdur durumdayım. Çocuğumun engelli olduğuna dair raporlar var” dedi.

Davaya müdahil olan Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı avukatı Fatma Şişman da sanıkların tutuklanmasını isteyerek “Mağdurun ısrarlı ifadesinden de anlaşıldığı gibi sanık silahla mağdurun iradesi dışında zorla eylemde bulunmuştur. Her iki sanıktan da şikayetçiyiz” dedi.

Ancak tüm taleplere, itirazlara ve delillere rağmen sanıklar yargılandıkları “nitelikli cinsel saldırı” ve “konut dokunulmazlığı ihlali” suçlarını işlediklerine dair somut delil olmadığı gerekçesiyle beraat etti.

ONCA RAPORA RAĞMEN ‘MUKAVEMET EDEBİLRDİ’ DENDİ

Davaya ilişkin Ekmek ve Gül’e konuşan H.K.’NİN avukatı Selin Nakıpoğlu, Giresun Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesinden, Çapa Tıp Fakültesinden mağdurun kendi işlerini görecek akıl sağlığının olmadığı, kendi işlerini göremeyeceği, mukavemet edemeyeceği kanaatine vardığını ve bu raporların Havva ile yapılan görüşmelerden sonra hazırlandığını ifade etti: “Ancak sanık itirazları sonrası Adli Tıp Kurumu sadece raporlara bakarak Havva ile görüşme bile yapmayarak sanıklara mukavemet edebileceği, kendi işlerini yapabileceği gibi bir karara varıyor. Bu bir çelişki. Mahkeme bu çelişkiyi sorgulamadı” diye konuştu.

BU KARARDA ADALET YOK

Karara tepki gösteren Nakıpoğlu “16 yıllık avukatlık hayatımda böyle adaletsiz bir karar görmedim. Soruşturma aşaması eksik. H.K’yi her gören kurum asla mukavemet edemeyeceğini söylüyor. Ama H.K.’yi görmeyen Adli Tıp Kurumu tam tersini söylüyor. 39 kiloluk H.K’NİN 90 kiloluk sanıklara karşı nasıl mukavemet edebilir? Sanıklar güle oynaya yargılandı. Duruşmalara gelmediler bile. 2 satırlık bir kararla mahkeme sanıkların beraatine karar verdi. Esasa ilişkin her talebimiz reddedildi. Bu kararda adalet yok” diye konuştu.

‘H.K. İÇİN ADALETİN PEŞİNDEYİM’

Avukat Selin Nakıpoğlu, karara itiraz edeceklerini belirterek “Bu karar, bu adaletsizlik asla kabul edilemez. Sanıkların suçlu olduğuna dair o kadar çok delil var ki. H.K için adaletin peşindeyim sonuna kadar. Onun gözyaşlarının peşindeyim” dedi.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
Advertisement //pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Kadın

İşyerinde dehşet: Tartıştığı kadın çalışanları vurdu

Saldırıda Ahsen Demirci (28) başından, Tuğçe Nur Yılmaz (36) ise karnından vurularak, ağır yaralandı. Üçüncü kadın çalışanın şans eseri yara almadan kurtulduğu saldırının ardından kaçan P.T. ise yakalanıp, gözaltına alındı.

Olay bugün saat 09.30 sıralarında Semerciler Mahallesi’ndeki cep telefonu bayisinde meydana geldi. P.T., bir gün önce telefon tarifesi satın aldığı bayiye geldi. Aldığı tarifeyle ilgili sorun yaşadığını söyleyen P.T., önce kasada oturan Ahsen Demirci ile tartışmaya başladı. İş yerindeki diğer 2 kadın çalışan, öfkeli konuşmalarını sürdüren P.T.’yi sakinleştirmeye çalıştı. Ancak P.T. bu sırada, yanında taşıdığı tabancasını çekti. Paniğe kapılan çalışanlardan Ahsen Demirci bankonun altına saklanırken, diğer 2 kadın çalışan iş yerinin arka kısmına kaçtı.

Tabancasını art arda ateşleyen P.T., Ahsen Demirci’yi, başından vurdu. Ardından arka tarafa geçip, diğer 2 kadına ateş etti. Tuğçe Nur Yılmaz da karnına isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Diğer kadın çalışan şans eseri saldırıdan yara almadan kurtulurken, P.T. olay yerinden koşarak kaçtı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ağır yaralanan Ahsen Demirci ve Tuğçe Nur Yılmaz, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak, tedaviye alındı. Çevrede çok sayıda kişi toplanırken, saldırıyı duyup olay yerine koşan Demirci ve Yılmaz’ın yakınları ile arkadaşları, gözyaşına boğuldu.

Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kısa süre sonra, P.T.’yi olayda kullandığı tabancayla birlikte Arifiye ilçesinde yakalayıp, gözaltına aldı. P.T.’nin ilk ifadesinde, “Bir anlık öfke ile gerçekleştirdim” dediği öğrenildi. Emniyet’e götürülen P.T., sorgusunun ardından adliye sevk edilecek.

Silahlı saldırı, iş yerine ait güvenlik kameralarınca da kaydedildi. P.T.’nin tabancasını çıkarması, paniğe kapılan 2 kadın çalışanın iş yerinin arka kısmına koşarak kaçması, kasada bulunan Ahsen Demirci’nin bankonun altına gizlenmesi, P.T.’nin gizlenen Demirci’ye ateş etmesi görüntülere yansıyor.

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Kadın

‘Kadının adı’ Duygu Asena 73 yaşında

Sibel Özalp
HABER MERKEZİ – Türkiye kadın hareketinin öncülerinden olan feminist yazar ve kadın hakları savunucusu Duygu Asena’nın 73. yaş günü. Duygu’nun yarım bıraktığı mücadeleyi kadınlar bulundukları her alanda sürdürerek, çözüm gücü olmaya devam ediyor.
Türkiye kadın hareketinin öncülerinden olan feminist yazar Duygu Asena, 1990’lı yıllarda kadın-erkek eşitliği meselesini gündeme getirdi. Duygu, o yıllarda günlük gazetelerde kadın cinayetlerine karşı isyanının yanı sıra temsiliyet yetersizliğinden kürtaj hakkına ve kadının cinselliğine değinen bir kadın hakları savunucusuydu. Yaşasaydı bugün 73 yaşında olacaktı. 19 Nisan 1946 tarihinde İstanbul’da doğan Duygu, Kadıköy Özel Kız Koleji ve İstanbul Üniversitesi Eğitim Fakültesi (İÜEF) Pedagoji bölümünü bitirdi. Haseki Hastanesi Çocuk Kliniği ve İÜ Çocuklar Evi’nde pedagog, sonrasında bir reklam şirketinde metin yazarı olarak çalıştı.
1972 yılında Hürriyet’te gazeteciliğe başladı. Yazılarında “Şirin” imzasını kullandı. Ayrıntılı Haber Gazetesi’nde muhabirlik yaptı. 1976-1978 yılları arasında Man Ajans’ta metin yazarıydı. 1978’de Gelişim Yayınları’nda çalışmaya başladı. Kadınca (1978), Onyedi, Ev Kadını, Bella, Kim ve Negatif (1992) dergilerini yönetti. TRT-2’deki “Ondan Sonra” programını hazırlayıp sundu (1992-1997). 1992’den 2002’ye kadar Milliyet gazetesinde köşe yazarlığı yaptı.
‘Kadının adı yok’
Gazeteciliğin yanında yazarlığını da sürdüren Duygu, 1987’de yayınlanan ilk kitabı “Kadının Adı Yok” ile adını duyurdu. Kitapta, bir kadının yaşadıklarını, her kadının tanık olabileceği ortak bir macerayı, bir kadının ağzından anlatıyordu. Bu kadın, küçücük bir kızın henüz yaşanmamış doğal meraklarından, aşklar, acılar, sahtekârlıklar ve hırslarla dolu bir hayatın bazen hafif, bazen ağır kıpırtılarına kadar, kendi ayakları üzerinde durabilmek için mücadele ediyordu.
Kitap müstehcen bulundu
1988 yılının Nisan ayında “Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu”, Duygu’nun kitabını “müstehcen” bularak küçüklere zararlı yayın ilan etti ve poşette satılmasına karar verdi. Yani kitap, sayfalarının açılmasını engelleyecek bir poşetin içinde satılabilecek ve üzerine “18 yaşından küçüklere zararlıdır” yazılacaktı. “Kadının Adı Yok”, 1988’de “müstehcen” kategorisinden yasak kitapların arasına girdi ve satışı durduruldu. Uzun süren dava sonucunda, 1991’de yayımına izin verildi. Kitap, aynı yıl yönetmen Atıf Yılmaz tarafından filme alındı. Kitap, Almanya, Hollanda ve Yunanistan’da çevrilerek yayımlandı. İlk baskıları kısa sürede tükendi.
‘Aslında aşk da yok’
Duygu’nun ikinci kitabı “Aslında Aşk da Yok”, “Kadının Adı Yok”un devamı niteliğindedir. Duygu’nun 36’ncı baskıya ulaşan bu kitabı, 1993’de Hollanda’da, 1994’te ise Yunanistan’da yayımlandı.
‘Mutluluk ve özgürlük dertlenmekle gelmiyor’
Duygu Asena, sadece kitaplarıyla değil yaşam tarzıyla da kadınlara güç verdi. Kadınları hayatlarına sahip çıkmaları için cesaretlendirdi. “Kadınca” ve “Kim” dergilerinin yayın yönetmenliğini yapan Duygu, yayın hayatı uzun yıllar süren bu dergilerde sürekli olarak kadınların hayatları ve feminizmin mücadele alanları üzerine durdu. Feminizmin güçlenmesinde, feminizmin sözlerine kulak verilmesinde Duygu’nun bu dergilerde yazdığı yazıların büyük etkisi oldu. 1990’lı yıllarda kadın-erkek eşitliği meselesini gündeme getiren Türkiye kadın hareketinin öncülerinden olan Duygu, “Mutluluk ve özgürlük, kendini yaşamın akışına bırakıp dertlenmekle gelmiyor” diyen ve kadın hakları konusunda mücadeleyi bırakmadan çalışan, yazılarında sürekli bu konuları gündeme getiren bir gazeteciydi.
Şirin Tekeli Duygu Asena’yı anlatıyor
Feminizmin teorikliğinin yanı sıra pratik anlamda kadınların yaşamına dokunmasında büyük etkisi olan Duygu’nun bu özelliğini Şirin Tekeli şöyle açıkladı: “Bizler, dünya kadın hareketini, eylemlerini, kazanımları, teorik problemleri yakından izliyorduk. Meselenin kapitalizmle, sosyalizmle, demokrasi ile ilişkilerini derinliğine tartışıyorduk. Ama öylesine kabız, kara kuru bir dille konuşuyorduk ki, insanların bizi dinlemesi, anlaması, dediklerimize katılması, fikirlerimizi benimsemesi pek kolay değildi. İşte Duygu’nun feminist hareket bakımından asıl büyük önemi burada ortaya çıktı.
1987’deki aile içi şiddet yürüyüşünden itibaren Duygu, feministlerin gündeme getirdikleri meselelere sahip çıktı. Dergisinde bu sorunlara geniş yer verdi ve meseleleri bizlerin yaptığından çok farklı, çok anlaşılır bir dille anlattığı için de sorunlar gündeme oturdu. Aile içi şiddet kampanyası sırasında Duygu, dönemin başbakanı Turgut Özal’ın eşi Semra Özal ile bir görüşme yapmıştı. Semra, kadın sorunlarının sahipliğine soyunuyordu ama dayak konusu gündeme geldiği zaman verdiği bir cevap vardır ki… Bu çabanın boşuna olduğunu derhal görüyordunuz.
Kadınca şöyle bir soru sormuştu: “Kadınlara uygulanan şiddete karşı Avrupa ülkelerinde çeşitli önlemler alınıyor; bu konuda bizde de bir şeyler yapılması gerekmez mi?” Semra Özal’ın cevabı, mealen şöyleydi: “Dayak meselesini, Avrupa ülkeleriyle bizde aynı gözle görmemek gerekir. Bizde bu mesele önemli değildir…” Duygu, eleştirel olmak için eleştirel değildi. Ama naif görünen bir söyleşi çerçevesinde iki cümlede, Türkiye’de iktidar sahiplerinin kadına yönelik şiddete hangi gözlüklerle baktığını açık etmişti.”
Duygu Asena, hastalığını köşesinde duyurdu
Duygu Asena, hastalığı teşhis edilene kadar Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde dergicilik dersi verdi. 2004 yılında beyin tümörü rahatsızlığı ortaya çıkan Duygu, Vatan gazetesinde yazmış olduğu köşesinde hastalığını okurlarına şu yazıyla duyurdu: “Bir gün birisi size, o birisi bir doktordur elbette, beyninizde bir şeyler olduğunu söyleyebilir. Evet bir beyin MR’ı çektirmişsinizdir ve beyninizde bir şeyler vardır. İşte o andan itibaren hayatınız tamamen değişecektir. Mesela beyninizdeki o şeye biyopsi için girip, bir lokmacık şey alıp baksınlar mı, yoksa ciddi bir ameliyat gibi girip ne varsa alsınlar mı? Buyurun bakalım, bu kararın ne kadar ciddi olduğunun farkındasınız herhalde.”
Duygu, bu mesajından kısa süre sonra Ekim 2004’te ameliyat edildi. Beyin tümörü nedeniyle tedavi görmekte olduğu Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde 30 Temmuz 2006 günü hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.
2007’den bu yana Duygu Asena Ödülü
Duygu’nun ölümünün ardından 2007 yılından bu yana PEN Türkiye Yazarlar Derneği Duygu Asena Ödülü’nü verdi. İlki 2007 yılında İpek Çalışlar’ın “Latife Hanım” adlı çalışmasına verildi. PEN Türkiye Merkezi’nin ilk Duygu Asena Ödülü’nü alan İpek, Duygu’yu “Dünyaya doğru yerden bakmayı öğrenmişti. Kim haklı, kim haksız, ezen kim, ezilen kim hep bilirdi. Gazeteciliğini, yazarlığını ve yaşamını eşitlik ve demokrasi üzerine kurmuştu. Toplumun en geniş ezilen kesimi olan kadınları güçlü kılmak için verdiği bunca çabanın altında da bu yatıyordu” diye anlatmıştı.
Duygu Asena Ödülü bu yıl Cumartesi Anneleri’ne verildi
Duygu Asena Ödülü bu yıl ise Cumartesi Anneleri’nin oldu. Bu yıl Cumartesi Anneleri’ne verilen ödül için PEN’den yapılan açıklama şöyleydi: “Türkçenin kadın haklarına en duyarlı kalemlerinden, kadın hareketinin öncülerinden sevgili Duygu Asena adına düzenlenen PEN Ödülünü özellikle bir kadın direnişi olarak öne çıkan ve süren Cumartesi Anneleri’ne sunmak hem doğal hem de çok anlamlı olur diye düşündük. 2019 PEN Duygu Asena Ödülü’nü, kayıpları kaybımız, acıları acımızdır duygusuyla, yılmaz Cumartesi Anneleri’ne saygıyla, hayranlıkla sunuyoruz.”
jinnews.com.tr

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

Kadın

Kadın Savunma Ağı ile kadınlar yalnız değil

Taciz ve tecavüz faillerini sokaklarda ifşa eden Kadın Savunma Ağı üyelerinden Buse Üçer, sanıkların üst düzey ilişkileri nedeniyle korunduğunu ancak kadınların yalnız olmadığını hatırlatarak, “Mağdurun suçlanmasından vazgeçilene,  ataerkil sistemi yok edene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’de cinsel saldırı suçları cezasızlık politikaları nedeniyle artarken, kadınlar suçluları ifşa ederek, savunmasız olmadığını gösteriyor. Ankara’da Özdemir Spor Kulübü’nde çocuk istismarının ortaya çıkması, ardından Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde Prof. Dr. Hasan Bilgin’in özel kliniğinde bir öğrencisine cinsel saldırıda bulunması Kadın Savunma Ağı’nı harekete geçirdi.

Jinnews’e konuşan Kadın Savunma Ağı üyesi Buse Üçer,  Yavuz Özdemir’in daha önceki işyerinde de çocuklara istismarda bulunduğu bilgisini paylaşarak, “Yıllardır bu insan bir şekilde korunuyor.  Davalarına takipsizlik kararı verilmesinde yüksek düzeydeki ilişkilerinin etkili olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Örgütlü tepki veren susturuluyor

Üniversitelerde de duyulmayan binlerce olayın üstünün kapatıldığını söyleyen Üçer, “Bu durumları konuşulabilecek bir eğitim alanı oluşturmak lazım. Oluşturulamamasında iktidarın payı var. İktidarın yaşattığı bir korku iklimi var.  Tacize, tecavüze örgütlü tepki vermek isteyen insanlar,  okuldan atılmak tehlikesiyle karşı karşıya bırakılıyor,  susmaya zorlanıyor.”

Ağ kadınların yanında

 Okullarda toplumsal cinsiyet yönetmenliği, toplumda cinsiyet eşitliği olmadığı için erkeklerin kadın bedeni üzerinde söz sahibi olmaya çalıştığını vurgulayan Üçer, “Yalnız değiliz;  kolektif bir mücadele yürüterek kendimizi koruyabiliriz. Biz öz savunma atölyeleri düzenliyoruz, tacize ve şiddete karşı kendimizi ve çevremizdeki insanları koruma yollarını arıyoruz.  3-4 kadın bir araya gelerek kadın savunma ağlarını oluşturabilir ve birbirimizi haberdar edebiliriz.  Birbirimizle dayanışma içerisinde daha güçlü olabiliriz. Kadınlar olarak diyoruz ki ‘mağdur suçlanmaktan vazgeçilene, ataerkil sistemi yok edene kadar mücadele etmekten vazgeçmeyelim” dedi.

  HABER MERKEZİ

0 Users (0 votes)
Criterion 10
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading

EN SON EKLENEN HABERLER

Kültür-Sanat2 saat ago

Notre Dame’daki eserlerin yüzde 90’i kurtarıldı

Fransa’nın başkenti Paris’in tarihi sembollerinden Notre Dame katedralinde bulunan sanat eserleri ile Hristiyan inancına göre kutsal sayılan emanetlerin yüzde 90’ının...

Dünya2 saat ago

İranlı devrimci bir önder: Bijan Cezani!

İran’da köklü bir devrimci mücadele tarihi var. İran’da devrimci mücadele yürüten öncülerin büyük çoğunluğu Şah döneminde Şah Rıza Pehlewi, daha...

Haberler2 saat ago

150 örgütten uyarı: Durum çok acil; tecrit kaldırılmalı!

İnsan hakları savunucusu, sendika, hukuk ve demokratik kitle örgütleri ile çok sayıda siyasi partinin içinde yer aldığı 150 kurum, tecride...

Yaşam-Ekoloji2 saat ago

Ankara’da yine köpek katliamı!

Çankaya’nın Beytepe Mahallesi 1787’nci sokak üzerindeki boş arazide köpek ölülerini görenler, belediyeye ve polise haber verdi. İhbarla gelen Çankaya Belediyesi...

Güncel2 saat ago

Kanseri yenen öğretmene okulda göz yaşartan karşılama

Çorlu Cemile Yeşil Anadolu Lisesi’nde coğrafya öğretmeni olan Muharrem Poyrazoğlu, mide kanseri hastalığı nedeniyle okula ara verip, öğrencilerinden uzak kaldı....

Güncel2 saat ago

İstanbul Havalimanı taksi ücretleri dudak uçuklattı!

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO), İstanbul Havalimanı’na ilçe ilçe ulaşım taksi tarifesini açıkladı. İstanbul’un 39 ilçesinden ulaşımın esas alındığı tarifeye...

Güncel2 saat ago

Rabia Naz’ın ölümünde ‘şüpheli araç’ araştırılıyor

Rabiz Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de, Eynesil ilçesine bağlı Gümüşçay Mahallesi’ndeki evlerinin önünde yaralı halde bulundu. İhbarla olay yerine gelen...

Yaşam-Ekoloji2 saat ago

Bilim insanları evrendeki ilk moleküle ilişkin kanıt buldu

ABD’deki bilim insanları onyıllarca süren arayıştan sonra büyük patlamanın ardından evrende oluşan ilk molekül türüne dair uzayda kanıt buldu. Amerikan...

Politika5 saat ago

Arslan: CHP açlık grevleriyle ilgili rol almalı

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, partisinin il eşbaşkanlarıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed il binasında bir...

Kadın5 saat ago

İşyerinde dehşet: Tartıştığı kadın çalışanları vurdu

Saldırıda Ahsen Demirci (28) başından, Tuğçe Nur Yılmaz (36) ise karnından vurularak, ağır yaralandı. Üçüncü kadın çalışanın şans eseri yara...

Haberler5 saat ago

Financial Times’tan ‘Merkez Bankası’ iddiası… Erdoğan’dan büyük tepki

Financial Times’ın dün internet sitesinde yayınladığı, bugün de basılı edisyonunun ilk sayfasında yer verdiği haberde Merkez Bankası ile ilgili iddialarda...

Güncel5 saat ago

Öykü Arin’e nakil bu akşam…’5 aylık kabus bitecek’

İzmir’de yaşayan Eylem Şen Yazıcı ile Çağdaş Yazıcı’nın kızı Öykü Arin’e, geçen yıl kasım ayında löseminin nadir görülen türlerinden biri...

Advertisement

Facebook

Öne Çıkan Yazılar

bahis siteleri kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri film izle canl? iddaa

porno izle

porno indir

istanbul escort